·
Okunma
·
Beğeni
·
634
Gösterim
Adı:
Gündüz Güzeli
Baskı tarihi:
1989
Sayfa sayısı:
142
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753900126
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
E Yayınları
Baskılar:
Gündüz Güzeli
Gündüz Güzeli
Herşeyi olan, güzel ve kocasını çok seven bir kadın bir rastlantı ve merak sonucu gündüzleri hayat kadınlığına başlar. Yaşamı birden, yürekle ten, ruhla beden arasında çelişkiler yumağına dönüşür...
(Ön Kapak)

`Gündüz Güzeli`nde benim yapmak istediğim, yürekle ten arasındaki korkunç uçurumu; gerçek, sonsuz ve sevecen bir aşkla bedensel isteklerin dizginlenemez dürtüleri arasındaki derin kopukluğu göstermekti. Uzun zaman seven her erkek, her kadın -kimi istisnalar dışında- bu çatışmayı benliğinde taşır. Bu duyumsanır ya da duyumsanmaz, açığa çıkar ya da uyuklar, ama vardır.

`Gündüz Güzeli`nin konusu Severine`in bedensel isteklerindeki sapıklık değil, bu sapıklıktan bağımsız olarak, onun kocası Pierre`e duyduğu sevgi ve bu sevginin acıklı yanıdır.

Yazdığım kitaplar arasında hiç bu denli sevdiğim olmamıştır ve ben ona en insancıl vurguyu yerleştirmiş olduğuma inanıyorum.
Severine`e acıyan, onu seven yalnız ben mi olacağım acaba
İlk yayımlandığı yıl (1928) Fransa`da şok etkisi yaratan roman konusu ve kurgusuyla hep güncel kaldı. Uzun yıllar sonra Luis Bunuel yapıtı filme aldı (1966). Catherine Deneuveun oynadığı film, dünyada ve ülkemizde (1978) büyük ilgi gördü.
(Arka Kapak)
176 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Bizde Müjde Ar /Kupa Kızı, aslında Orjinal uyarlama olan Luis Bunuel’in güzel oyuncu Catherine Deneuve tarafından canlandırılan sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri olan BELLE DE JOUR’u izlediğimden beri uyarlandığı kitabı okumayı erteliyordum.

**** Yazı kitap hakkında detay içerir ***




Gündüz güzelinin muhtemelen çocukluğunda istismara uğrayan pek çok insan gibi dürtülerinin verdiği rahatsızlıkla,hem de bilişsel gelişimi sırasında öğrendiği şiddet-şehvet ayrımı olmayan bir tatmini deneyimlemek amacıyla sadomazoşist bir güdüyle çizdiği hayatı metnin sonunda dile getirilen “insancıl duyguyla” okura öyle başarılı yansıtılmış ki, kitabın edebiyat dünyasında sarsılmaz bir yer edinmemesi zaten imkansızdı.

Neyin düş neyin gerçek olduğu ayırt edilmeden çekilen Bunuel filmine göre çok daha net ve duyguyu okuyucuya tamamen aktarabilmesiyle(filmde düş ile gerçek karışmış olup çok sarfedilen bir düşünceye göre acaba gündüz güzeli / genç bir cerrahla evli Severine’in fahişelik hayali kurması mı yoksa bir fahişe olan gündüz güzelinin zengin ve yakışıklı bir erkekle evli olup burjuva Severine olma hayali mi? ) , şüphesiz ki filminden güzel olan kitaplar içerisinde.




Kessel’in önsüzünde sorduğu Severine’e acıyan ve seven yalnız ben miyim sorusuna en uygun verilecek cevap hiç kuşkusuz ; yalnız değilsin demek olurdu.
176 syf.
·7 günde·7/10
Kitabın akıcı bir anlatımı var diyemem. Okurken ilerlemekte zorlandığım zaman zaman dönüp aynı cümleyi tekrar okuma ihtiyacı hissettiğim oldu.

Yazarımızın tabiriyle kahramanımız, teni ve ruhu iki uzlaşmaz parçaya bölünmüş bir kadın.

Yazar özellikle kitabın sonlarına doğru kahramanın yaşadığı yoğun kaygı ve çaresizliği gayet başarılı resmetmiş.

Kahramanımızın eşinin düştüğü durum için sanırım herkes isyan edecektir.

Minnak bir spolier: Kitabın sonu hiç beklemediğiniz bir şekilde bitiyor.

Keyifli okumalar dilerim...
176 syf.
·4 günde·Beğendi·5/10
1928 yilinda basilan ve bir sure sonra da yasaklanan bir kitaptir. Konusu itibari ile uç noktalarda işlenmiş evli olan bir kadının gündüzleri randevu evine giderek çalışmasını anlatmıştır ve sonralarında da felakete sürüklenen evliliğini konu almıştır. 1967 yapımli filmi de mevcuttur . Kitapta +18 lik kısımlar yoktur.
176 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Uzun zamandır kitaplığımda duruyordu, şimdiye kadar neden okumamışım diye hayıflandım! Çok ince bir kitap zaten, bir çırpıda okunuyor. Kitap, zamanında filme de çevrilmiş. Bir doktorun eşi, dürtülerine yenilip gündüzleri eşi işteyken bir randevu evinde çalışıyor. Gizli hayatının eşiyle hayatını etkilemeyeceğini düşünürken hiç beklenmedik olaylar oluyor. Mutlaka okuyun; ben çok etkilendim.
176 syf.
·9/10
Okuduğum en ilginç kitaplardan biri 'Gündüz Güzeli'. Kocasına delicesine aşık olmasina rağmen gündüzleri randevu evinde çalışmaya başlayan bir kadının hikayesi. İlk defa bir karakteri anlamaya çalışırken zorlandım, neden diye sordum sürekli. Neden bir insan kendine böylesi bir hayatı reva görür? Ruhuna yetmeyen şey neydi de bedeninin kölesi oldu? Bunu sadece insan doğasına, yazarın da dediği gibi"insanlik haline"indirgemek yanlış olur. Kitapta çok net belirtmese de geçmişinde yaşadığı travmatik bir olay ya da psikolojik bir durum söz konusu. Yazarın tarzında sevdiğim şeylerden biri de +18 sahneye yer vermeden - ki böyle bir kitapta beklenti bu yöndeyken- sadece karakterin iç dünyasını anlamamıza yardımcı olacak şekilde hikayeyi kaleme alması. Aksi takdirde pornografik, basit bir kitap olmaktan öteye gidemezdi..
İnsanları anlamakta zorlandığım şu hayatta Severine iyice kafamı karıştırdı. Kült bir eser olmasından da mütevellit okunmaya değer bir kitap.

Kitabın sonu itibariyle -ki etkileyici bir sondu- artık Severine'e acıyan yalnız sen değilsin Joseph Kessel :)
176 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
JOSEPH KESSEL (1898-1978) OKUMALARI 1
--------------------------------------------------------
1967 yılında "Belle De Jaur" adıyla filme uyarlanan bu KÜLT eser mutlaka okunmalı

Yayımlandığı yıllarda, cinsellikten söz ettiği için basılması bir ara yasaklanan bu kitabın aslında derin psikolojik unsurlar içerdiğini rahatlıkla söyleyebilirim.
Baştan sona kadar hiç değişmeyen bir tempoda devam eden kitabı, acabalarla, merakla sayfalarını çevirip, biraz huzursuz biraz kızgın bitirdim. Okurken kendime en çok sorduğum soru, "Gündüz Güzeli" Severine'e nezaman hak vermeli, nezaman vermemeliydim. Cevabını halâ bilmiyorum.

Aslında en fazla iki günde okunabilecek kadar kısa ama okuduktan sonra hazmedilmesi uzun süren bu kitabın yazılış yılı 1928... Tefrika edildiği dönemde okurlarından yazara ciddi tepkiler gelmiş. Önsözde kendisinin de belirttiği gibi pornografi yapmakla suçlanmışsa da
kitapta pornografi denilebilecek tek bir satıra rastlamadım. Orijinal eserde durum aynı mıdır bilmiyorum. Öğrenebilmek için biraz araştırdım ama herhangi bir bilgiye denk gelmedim. Yazar bu suçlamaları kesinlikle kabul etmiyor, sınırları aşmadığını da belirtiyor önsözde. ▪
Konusuna gelince : Genç ve başarılı cerrah Pierre'le evli olan Severine kocasına duyduğu güçlü aşka rağmen gündüzleri bir randevu evinde çalışmaya başlar. Bu davranışını, çocukken geçirdiği bir travmaya bağlamak gerektiğini daha kitabın ilk sayfalarından okura belli eden yazar, basit ama müthiş bir kurgu ortaya çıkarmış. Kocasını çok sevmesine rağmen, dürtülerine engel olamayıp, günün belli saatlerinde randevu evinde çalışan Severine bu tercihiyle kendisini tam bir çıkmazın içine sokuyor.
Kitabın son cümlesinin beni çok etkilediğini de yazmadan geçmeyeyim. ▪
Yazarın kitapla ilgili düşüncelerinden birkaç satır:
"Gündüz Güzeli'nin konusu, Severine'in tensel sapkınlığı değildir, Pierre'e bu sapkınlıktan bağımsız olarak duyduğu aşk ve bu aşkın ortaya koyduğu trajedidir"
Doruğa vardırılan korku ile kıskançlık arasındaki ortak nokta, acı çeken insanın en küçük olasılıklara bile mutlak gözüyle bakmasıdır.
Ruhun ve tenin dramını sergilemek, birinden ya da ötekinden olabildiği ölçüde özgürce söz etmeksizin bana olanaksız gibi geliyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gündüz Güzeli
Baskı tarihi:
1989
Sayfa sayısı:
142
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753900126
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
E Yayınları
Baskılar:
Gündüz Güzeli
Gündüz Güzeli
Herşeyi olan, güzel ve kocasını çok seven bir kadın bir rastlantı ve merak sonucu gündüzleri hayat kadınlığına başlar. Yaşamı birden, yürekle ten, ruhla beden arasında çelişkiler yumağına dönüşür...
(Ön Kapak)

`Gündüz Güzeli`nde benim yapmak istediğim, yürekle ten arasındaki korkunç uçurumu; gerçek, sonsuz ve sevecen bir aşkla bedensel isteklerin dizginlenemez dürtüleri arasındaki derin kopukluğu göstermekti. Uzun zaman seven her erkek, her kadın -kimi istisnalar dışında- bu çatışmayı benliğinde taşır. Bu duyumsanır ya da duyumsanmaz, açığa çıkar ya da uyuklar, ama vardır.

`Gündüz Güzeli`nin konusu Severine`in bedensel isteklerindeki sapıklık değil, bu sapıklıktan bağımsız olarak, onun kocası Pierre`e duyduğu sevgi ve bu sevginin acıklı yanıdır.

Yazdığım kitaplar arasında hiç bu denli sevdiğim olmamıştır ve ben ona en insancıl vurguyu yerleştirmiş olduğuma inanıyorum.
Severine`e acıyan, onu seven yalnız ben mi olacağım acaba
İlk yayımlandığı yıl (1928) Fransa`da şok etkisi yaratan roman konusu ve kurgusuyla hep güncel kaldı. Uzun yıllar sonra Luis Bunuel yapıtı filme aldı (1966). Catherine Deneuveun oynadığı film, dünyada ve ülkemizde (1978) büyük ilgi gördü.
(Arka Kapak)

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 3 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0