Güneş Saatinin Altında İnsanı Söylemek 2Sami Gürel

·
Okunma
·
Beğeni
·
323
Gösterim
Adı:
Güneş Saatinin Altında İnsanı Söylemek 2
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
436
Format:
Karton kapak
ISBN:
9755991849
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyaz Yayınları
İnsan emeğinin en yoğunlaşmış en yüce biçimi olan sanatın o büyülü dili ve doğanın evrensel gizilgücü, şiiriyle kalemi elime aldım…
Yeteneğimi, düşünüp-ürettiklerimi, izdüşümlerimi (değerleri neyse, gelecekleri nerdeyse) dünyayla, insanlarla paylaşmak, yaşamın yüreğinde yanan göksel ateşe doğru yola çıkmak istedim?.. (Hayal gücümün uydurduğu bir masal değildir bu.)
Öyleyse, hadi insan olalım!.. Görme sanatını, düşünme ve üretme sanatını öğrenelim… Çürümüşlüğün cirit attığı, insanın yozlaşıp-robotlaştığı bir çağdan kurtulalım… Emeğimiz, ekmeğimiz, felsefemiz-estetiğimiz bize kalsın…
Gerçek bir estetiğin, gerçek bir felsefenin oluşmadığı bir yerde, gerçek bir insanlık ve uygarlık oluşamaz… Bize öğretilen her şey yanlıştır, doğal ve doğru olan saklanmıştır çünkü… Sanat dediğimiz büyülü güç, insanların gözlerini yaşamın başdöndürücü derinliklerine yönelterek, insansal özün gizli noktalarını açıklamış, düşünce ve istemlerimizin başlıca kökeni olduğunu göstermiş, beynin, eylemin ve devinimin emrinde bir araç olduğunu ispatlamıştır?.. Nasıl ki, fizik atomun çekirdeğinde enerjiyi bulmuşsa, felsefeye düşünmenin çekirdeğinde öğretiyi, sanatta aklın çekirdeğinde bilgiyi bulmuştur…
Yaşam anlamını bulsun, insan oluşumuz amacına ulaşsın diye?..
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Güneş Saatinin Altında İnsanı Söylemek 2
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
436
Format:
Karton kapak
ISBN:
9755991849
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyaz Yayınları
İnsan emeğinin en yoğunlaşmış en yüce biçimi olan sanatın o büyülü dili ve doğanın evrensel gizilgücü, şiiriyle kalemi elime aldım…
Yeteneğimi, düşünüp-ürettiklerimi, izdüşümlerimi (değerleri neyse, gelecekleri nerdeyse) dünyayla, insanlarla paylaşmak, yaşamın yüreğinde yanan göksel ateşe doğru yola çıkmak istedim?.. (Hayal gücümün uydurduğu bir masal değildir bu.)
Öyleyse, hadi insan olalım!.. Görme sanatını, düşünme ve üretme sanatını öğrenelim… Çürümüşlüğün cirit attığı, insanın yozlaşıp-robotlaştığı bir çağdan kurtulalım… Emeğimiz, ekmeğimiz, felsefemiz-estetiğimiz bize kalsın…
Gerçek bir estetiğin, gerçek bir felsefenin oluşmadığı bir yerde, gerçek bir insanlık ve uygarlık oluşamaz… Bize öğretilen her şey yanlıştır, doğal ve doğru olan saklanmıştır çünkü… Sanat dediğimiz büyülü güç, insanların gözlerini yaşamın başdöndürücü derinliklerine yönelterek, insansal özün gizli noktalarını açıklamış, düşünce ve istemlerimizin başlıca kökeni olduğunu göstermiş, beynin, eylemin ve devinimin emrinde bir araç olduğunu ispatlamıştır?.. Nasıl ki, fizik atomun çekirdeğinde enerjiyi bulmuşsa, felsefeye düşünmenin çekirdeğinde öğretiyi, sanatta aklın çekirdeğinde bilgiyi bulmuştur…
Yaşam anlamını bulsun, insan oluşumuz amacına ulaşsın diye?..

Kitap istatistikleri