Güneşe Bakmak Ölümle YüzleşmekIrvin D. Yalom

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.340
Gösterim
Adı:
Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
256
ISBN:
9789759971335
Orijinal adı:
Staring At The Sun: Overcoming The Terror Of Death
Çeviri:
Zeliha İyidoğan Babyiğit
Yayınevi:
Kabalcı Yayınevi
Öz-farkındalık büyük bir armağan, hayat kadar değerli bir hazinedir. Bizi insan yapan şeydir. Ama bedeli de çok ağırdır - ölümlülük yarası. Varoluşumuz, büyüyüp gelişeceğimiz ve kaçınılmaz bir şekilde ölüp yok olacağımız bilgisiyle gölgelenir.
Ölümlülük düşüncesi tarihin başından beri peşimizi bırakmaz. Dört bin yıl önce Babil kahramanı Gılgamış, arkadaşı Enkidu'nun ölümü üzerine yukarıda alıntıladığım sözleri söylemiştir: "Sen artık karanlıklar içindesin ve beni duyamaz oldun. Ben de öldüğümde Enkidu gibi olmayacak mıyım? Yüreğim umutsuzluk içinde. Ölümden korkuyorum."

Gılgamış hepimiz adına konuşuyor. Onun ölümden korktuğu gibi hepimiz korkarız - her erkek, kadın ve çocuk ölümden korkar. Bazılarımız için ölüm korkusu genelleşmiş bir huzursuzluk şeklinde dolaylı olarak kendini gösterir ya da başka bir psikolojik bozukluk kılığına girer; bazılarımız ölümle ilgili açık ve bilinçli bir anksiyete yaşarken, bazılarımız için ölüm korkusu bütün mutluluk ve sevinci engelleyen bir dehşet haline gelir..." Son derece kişisel olan bu kitabını Irvin D. Yalom, ölüm korkusuyla verdiği mücadele sırasında öğrendiklerinden yola çıkarak hazırlamış. Ölümle siz yüzleştiniz mi? Irvin D. Yalom okuyucularına ölümle korkmadan yüzleşmenin yollarını hastalarıyla seanslarında edindiği deneyimler yardımıyla biz okuyucularına aktarıyor.
Güneşe bakmak kadar zor olduğundan bahsetmiş ölümle yüzleşmenin, ölüm korkusunu yenmenin...

Aslında bu kitabı okuyana kadar hiç düşünmemiştim, ölüm hakkında ne hissederiz, neler aklımıza yer etmiştir de zaman zaman farklı olaylarda nasıl karşımıza çıkar diye.

Hastalarından örnekler vererek anlatması, özellikle rüyalardaki olayları ve kişileri açıklaması, ünlü düşünürlerin cümlelerini hayat felsefesi haline getirip kitabında da sıkça yer vermesi çok hoşuma gitti. Bu arada makale, kitap ve film önerileri de var.

Dili gayet anlaşılır, sadece meslektaşlarının anlayacağı şekilde yazmaması da bizim için avantaj olmuş.

İyi okumalar dilerim.
Varoluşçu psikoterapinin öncülerinden olan yazarın bu kitabı da önceki okuduğum kitapları gibi etkileyici özellikte...Her ne kadar danışanlarıyla olan terapi deneyimlerine fazlaca yer vermiş olsa da, hatta kitabın son bölümünde daha çok psikoterapistlere hitap etmiş olsa da yazarın okuyucuya vermek istediği mesajlarını genel anlamda etkin şekilde verdiği düşüncesindeyim. Yazar kitabında, yaşadığımız bir çok kaygı ve korkunun aslında kaynağının ölüm anksiyetesi olduğu, ancak bunun farkında olmadığımız için korkularımızı dışsal etmenlere dayandırdığımızı ifade etmektedir. İşimizle, sosyal çevremizle, ailemizle olan ilişkilerimizde bu üstünü örttüğümüz asıl sorunun yaşamımızı son derece olumsuz etkilediğini, bunun en güzel çözümünün ise fani olduğumuz bilinciyle ölümle yüzleşmek ve burada ve şimdi duygularımızı kullanarak(anda kalmak), başkalarına katkı sağlamak suretiyle(dalgalanma) yaşamın anlamını kavramak ve yaşama sıkı sıkı sarılarak, kendimizi gerçekleştirmek olduğunu aktarmaktadır. Varoluşçu yaklaşımının en önemli amacının insan umutsuzluğuna yardım etmek olduğunu belirten yazar, canımızı sıkan konuların yalnızca biyolojik genetik kaynaklı olmadığını, yalnızca bastırılmış içgüdüsel çabalarımızdan ortaya çıkmadığını, yalnızca içselleştirdiğimiz ilgisiz, sevgisiz ilişkide olduğumuz insanlardan kaynaklanmadığını, yalnızca bozulmuş düşünce biçimlerimiz yüzünden olmadığını, sadece unutulmuş travmatik anıların buna sebebiyet vermediğini, yalnızca kariyerimize bağlı önemli kişilerle olan ilişkilerimizden kaynaklanmadığını, aynı zamanda; varoluşumuzla yüzleşmememizden de kaynaklandığını önemle vurgulamaktadır. Kısaca yaşamın anlamı ölümle ve varoluşumuzla yüzleşmemizde saklı...Bunun farkına vardığımızda yazara göre bütün kaygı ve huzursuzluklarımızın da üstesinden gelebilir, olabildiğince mutlu, ahlaklı ve anlamlı bir yaşam sürdürebiliriz. Yaşamınıza farklı bir perspektiften bakmak, içselleştirdiğiniz sorunların çözümü için alışılmışın dışında bir yöntem geliştirmek istiyorsanız bu kitap tam size göre diyebilirim. İyi okumalar...

Benzer kitaplar

Irvin Yalom yine yazdıklarıyla adeta zihnimi doyurdu diyebilirim. Çok güçlü bir kalemi olduğundan 4. kitabını okuduktan sonra iyice emin oldum. Kitap adından da anlaşılacağı üzere ölüm anksiyetesi ve bunun tedavisiyle ilgili. Yalom, kitaba aslında ölüm anksiyetesinin hiç hafife alınacak bir sorun olmadığını belirterek başlıyor. Hatta nedeni olmayan anksiyete ölüm anskiyetesidir diyerek duruma farklı bir boyut kazandırıyor. Sonrasında psikoterapi anıları anlatarak düşüncesini örneklerle pekiştirmiş. Ölümle yüzleştiğimiz andan itibaren bir daha aynı hayatı yaşamayacağımızı, bu yüzleşme sayesinde daha radikal kararlar alıp hayatı anlamlandırabileceğimizi belirten Yalom, ayrıca bu yüzleşme sırasında etkili olabilecek fikirleri vermiş. Terapilerinde en çok işine yarayan fikirleri bizle paylaşmış:
- Epikurosun simetri iddiası(doğumdan öncesiyle ölümden sonraki bilinçsizlik hali aslında aynıdır, yani benim olduğum yerde ölüm yoktur, ölümün olduğu yerde de ben yokum)
- Dalgalanma (Bulunduğumuz her ilişkide diğer insanlar üzerindeki etkimizin sürerli olduğu ve hatta kuşaklar boyunca bu etkinin görülebileceği fikri)
Bunlara ek olarak da Nietzsche'den alıntılar: (Amor fati, yani kaderinizi sevin -sevebileceğiniz bir kader yaratın)
Kitabın sonuna doğru da yeni terapistlere önerilerde bulunmuş. Bir terapistin hastasıyla olan ilişkisinde her zaman dürüst olmasının, burada ve şimdi kuralını kontrol etmenin gerekliliğini, hastadan uzaklaştığını, ona ulaşamadığını hissettiğinde bunu hastayla güzelce paylaşmanın ve bu durumun üstünden beraberce üstünden gelinmesinin ilişkiyi güçlendireceğini belirtmiş.
Kitabı okumak kendinizden uzaklaşıp adeta bir terapistin bakışıyla kendinizi incelemenizi, buna bağlı olarak ufkunuzun açılmasını, ölümle yüzleşmenin (bir başka deyişle güneşe bakmanın) kolaylaşmasını, ve daha sağlıklı kararlar vermenizi, daha güzel ilişkiler kurmanızı, kısacası daha doğru yaşamanızı sağlıyor.
Böyle kitaplar iyi ki var, okuyun, okutturun...
Sınav haftasından sonra sonunda kitabı bitirebildim. Okurken asla bitmesini istemiyorsunuz. Ölümün sizdeki tanımını sorgulamanıza ve bulmanıza yardımcı oluyor. Varoluşsal kaygılarımız, ölüm korkumuz hepsi birlikte anlam kazanıyor yeniden. Terapilerinden örnekler de vererek somutlaştırmış ve kitabı gruplandırmış sayın Yalom. Teşekkür ederiz. Güzeldi. Bir kaç defa daha rahatlıkla okunabilir. En son kısımdaki sorular da kitabı adeta özetlemiş.
Her anı ölümün tamamen farkında olarak yaşamak hiç kolay değildir. Bu güneşe dosdoğru bakmaya benzer fazla dayanamazsınız. Ama en sağlam, en saygıdeğer savunmalara rağmen ölüm anksiyetesini tam olarak bastıramazsınız. Her zaman oradadır, zihnin bazı gizli yarıklarında dolaşır durur. Belki de platon'un söylediği gibi benliğimizin en derin noktalarına yalan söyleyemeyiz.
Psikoloji alanının en sevilen Yazarlarından biridir Yalom. Nietzsche Ağladığından sonra diğer kitaplarını da okumaya başladığım her kitabında alanıma dair çok değerli bilgiler öğrendiğim ve uyguladığım yazarın kitaplarını herkesin okumasını tavsiye ederim.
Düşünmek için çok erken dediğimiz zamanlar olabilir ölüm için.Ta ki kapısını çalanları etrafımızda görene kadar veya bir kayıp yaşayana kadar kıymet bilmediğimiz şeylere üzülene kadar erkendir düşünmek.Kitap an'da kalmak şimdide var olmak adına yüzleşmek istemediginiz bir konu hakkında düşündürüyor sizi.yalom iyi geliyor en acı yanlara bile okuyalım şifa bulalım...iyi okumalar...
Ölüm korkusundan kurtulmak için okuyanlara üzülerek soyluyorum; kurtulmak diye bir şey yok ama korkunun üzerini örtmeyi öğretiyor diyebiliriz. Okumakta fayda var.
Kitap toplamda 7 bölümden oluşmaktadır.Yazar Her bölümde ölüme farklı şekilde yaklaşmış.Kitabın konusu kendi terapistliğini yaptığı hastalar üzerinden düşüncelerin aktarılmasıyla biçimlenmiş.Dünyaca ünlü filozofların sözlerinden yararlanılmış.Okunmaya değer olduğunu düşünüyorum.
Korkuyordum.Tehdit edici hiçbir şey yoktu.İnsanlara bunu anlatamazdım.Korkuyorum dersem,neyden korktuğumu soracaklardı.Bunu bende bilmiyordum.Korktuğum şey var olan bir şey değildi.Nereden geldiği belli değildi.Ama benim içimden geçiyordu.Acıtarak...Teşekkürler Yalom.Bu korkuya isim verebiliyorum artık.Kitabı bitirince fevkalâde hissettim.Son zamanlarda attığım adımların nirvanasaydı bu kitabı okumak.Her şeyle yüzleşmek o kadar da kötü değil.Denemelisiniz.Hayatta bir çok şeyi denemelisiniz.Kendimi o kadar iyi hissettim ki tarif edemiyorum.Yalom seni daha önce okusaydım öyle iyi olurdu ki.Ama keşke demeyeceğim.Demek doğru zaman buymuş.Ve bu zaman öyle bir zaman ki kazanmaya çalışıyorum hep.Bazen birini kaybedersiniz sonra hiçbirini kazanmak istemezsiniz diyordum hep.Şimdi kazanmak istiyorum bir insanı,bir sevgiyi,bir mesleği,bir yüreği kısaca bir hayatı.Aptallık etmişim.Sona yaklaşırken bağırmak istiyorum: Ölüm var.Evet.Ölüm kaçınılmaz.Ama bu hayatı dolu dolu yaşamak istiyorum.Korkusuzca,İçten ve Coşkulu....
Nietzsche'nin bir asır önce söylediği bir söz var: "yorulduğumuzda ve cesaretimizi kaybettiğimizde yıllar önce yendiğimiz düşüncelerin hücumuna uğrarız."
"Her anı ölümün tamamen farkında olarak yaşamak hiç kolay değildir. Bu, güneşe dosdoğru bakmaya benzer: Fazla dayanamazsınız."
Çoğu insanı ölüm konusunda dehşete düşüren şey geleceğin kaybı değil, geçmişin kaybıdır. Aslında unutma davranışı hayatın içinde her zaman var olan bir ölüm biçimidir.

Milan Kundera
bir şeyi bilmek ile kendi deneyimimizle öğrenmek arasında büyük bir fark var .
Hepimiz her gece uykuya dalarken ya da anestezi altında bilincimizi kaybederken ölümü tadarız. Yunan sözcük dağarcığında ölüm ve uyku yani Thanatos ve Hypnos ikiz kardeştir....

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
256
ISBN:
9789759971335
Orijinal adı:
Staring At The Sun: Overcoming The Terror Of Death
Çeviri:
Zeliha İyidoğan Babyiğit
Yayınevi:
Kabalcı Yayınevi
Öz-farkındalık büyük bir armağan, hayat kadar değerli bir hazinedir. Bizi insan yapan şeydir. Ama bedeli de çok ağırdır - ölümlülük yarası. Varoluşumuz, büyüyüp gelişeceğimiz ve kaçınılmaz bir şekilde ölüp yok olacağımız bilgisiyle gölgelenir.
Ölümlülük düşüncesi tarihin başından beri peşimizi bırakmaz. Dört bin yıl önce Babil kahramanı Gılgamış, arkadaşı Enkidu'nun ölümü üzerine yukarıda alıntıladığım sözleri söylemiştir: "Sen artık karanlıklar içindesin ve beni duyamaz oldun. Ben de öldüğümde Enkidu gibi olmayacak mıyım? Yüreğim umutsuzluk içinde. Ölümden korkuyorum."

Gılgamış hepimiz adına konuşuyor. Onun ölümden korktuğu gibi hepimiz korkarız - her erkek, kadın ve çocuk ölümden korkar. Bazılarımız için ölüm korkusu genelleşmiş bir huzursuzluk şeklinde dolaylı olarak kendini gösterir ya da başka bir psikolojik bozukluk kılığına girer; bazılarımız ölümle ilgili açık ve bilinçli bir anksiyete yaşarken, bazılarımız için ölüm korkusu bütün mutluluk ve sevinci engelleyen bir dehşet haline gelir..." Son derece kişisel olan bu kitabını Irvin D. Yalom, ölüm korkusuyla verdiği mücadele sırasında öğrendiklerinden yola çıkarak hazırlamış. Ölümle siz yüzleştiniz mi? Irvin D. Yalom okuyucularına ölümle korkmadan yüzleşmenin yollarını hastalarıyla seanslarında edindiği deneyimler yardımıyla biz okuyucularına aktarıyor.

Kitabı okuyanlar 122 okur

  • fastangel
  • Bilgehan Guler
  • Ilknur Binici
  • Ali
  • Üneyse
  • Simge
  • Özge SAKA
  • Burcu Yıldızer
  • Ümmühan Kılıç
  • Zana

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.3
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%23.4
25-34 Yaş
%40.6
35-44 Yaş
%20.3
45-54 Yaş
%9.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%68.4
Erkek
%31.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%19.6 (9)
9
%23.9 (11)
8
%28.3 (13)
7
%19.6 (9)
6
%4.3 (2)
5
%2.2 (1)
4
%2.2 (1)
3
%0
2
%0
1
%0