Güneşi Uyandıralım

8,4/10  (207 Oy) · 
798 okunma  · 
151 beğeni  · 
6.244 gösterim
"Şeker Portakalı"nın sevimli, küçük kahramanı "Zeze", işte yine karşınızda. Gözlerinin içi yine ışıl, ışıl, yüreği yine sevgi dolu. Ama hüzünleri, biraz daha büyümüş bir çocuğun hüzünleri. Küçüklüğündeki küçük "Şeker Portakalı" yok, ama bu kez de yüreğinde sevgili kurbağa'sı var. Zengin ve aşırı alıngan bir aile onu evlat edinmiştir. Ama Zeze, babalığının iyi niyetli davranışlarına bir türlü karşılık verememektedir. Evdeki tek dostu, aşçı Dadada'dır. Bir de düşlerindeki, yeri hiçbir zaman doldurulamayacak olan, yüreğine sokulup yerleşen kurbağa'sı ve filmlerde görerek gerçek babasının yerine koyduğu ünlü Fransız şarkıcı ve oyuncu Maurice Chevalier vardır. Çok parlak bir öğrencidir Zeze. Şimdi ergenlik dönemindedir; sinirlidir, huysuzdur. Üstelik sırılsıklam aşıktır. Şeker Portakalı'nın devamı olan Güneşi Uyandıralım'ı da çok seveceğinizi biliyoruz. Bu kitabın da devamı var: Delifişek. O kitapta Zeze'yi daha da büyümüş bulacak, artık onun delikanlılık serüvenlerini izleyeceksiniz.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2016
  • Sayfa Sayısı:
    256
  • ISBN:
    9789755100142
  • Orijinal Adı:
    Vamos Aquecer O Sol
  • Çeviri:
    Aydın Emeç
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Hüseyin DEMİR 
31 Oca 01:40 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

“José Mauro De Vasconcelos” “Güneşi Uyandıralım” kitabı ile tekrar karşımıza “Zeze” karakterini çıkarıyor. Zeze yine bildiğimiz Zeze… Devasa bir hayal gücü... (Hayal gücü o kadar yüksek ki bazen hayal ettikleri şeyleri okurken karıştırabiliyorsunuz.) Yine hüzünlü bir Zeze… Yine yaşamdan bıkmış bir Zeze… Ve yine umut dolu bir Zeze… “Şeker Portakalı” ile çocukluk dönemini okuduğumuz Zeze’nin şimdi ise ergenlik çağındaki yaşamını okuyoruz. Şeker Portakalı’nda olan yaramazlıklar, komiklikler ve hayaller yine burada da var. Kitabın ilk 50 saylayasına gelene kadar size aynen Şeker Portakalı tadını veriyor. Fakat sayfalar ilerledikçe nedendir bilmiyorum, o tattan uzaklaşmaya başlıyorsunuz. (Muhtemelen Zeze’nin yaşından dolayı yaptığı yaramazlıkların sayısının azalması ve büyüdüğü için hayal dünyasının temel taşlarını yavaş yavaş terk etmesi olabilir. ) Yani eğer oran verecek olursak içindeki “Şeker Portakalı” tadı yüzde 70’lerde diyebiliriz. Ben kesinlikle Şeker Portakalını okuyan herkese aynı zamanda serinin diğer kitaplarını da tavsiye ediyorum. Her ne kadar geri kalan iki kitapta Şeker Portakalı kadar kaliteli olmasa bile. Tek başlarına dünya sırlamasına girebilecek eserler. “Güneşi Uyandıralım” kitabı da böyle çok kaliteli ve akıcı bir eser olmuş. “Güneşi Uyandıralım” ile “Şeker Portakalı”nın arasındaki farklara bakarsak: Zeze kendi ailesinden alınıp farklı bir aileye veriliyor. ( Kendi ailesinden çok fazla şiddet gördüğü ve mutlu olmadığı için aslında durumundan memnun görünüyor.) Fakat Zeze bu ailede yine istediği sevgiyi göremiyor. Her zaman dediği gibi sevgisiz yaşanmaz ki. Zeze zaten yaşamak istemiyor. Aradığı şey tekrar sevgi oluyor. Sevgiyi aradığı için tekrar hayal dünyasını zenginleştirmeye başlıyor. Gerçek hayatta bulmadığı sevgileri kendi dünyasında kurmaya başlıyor. Siz de hemen o dünyaya girmeye başlıyorsunuz. Yeni arkadaşlarımız karşımıza çıkıyor. Kurbağa, Dadada, Maurice Chevalier, Fayolle…
Yeni Arkadaşlarımız ve yeni çevremiz; aynı hayal dünyamız ve Zeze… Keyifli okumalar.

Beyza 
10 Kas 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · 7/10 puan

Şeker Portakalı'nı yıllar önce ve defalarca okumuş biri olarak bu kitabı bitirdiğimde, Zeze'yi hala 5 ve 6 yaşında bir çocuk olarak gördüğümü hissettim. Hep 'yığınla şey uyduran küçük bir şeytan' olarak kalmasını istedim. Kalbinin üstünde duran kurbağası yerine, şarkı söyleyen kuşunu tercih ettim. Bu kitapta anlaşıldığı üzere Zeze de aynı şeyleri istemiş. Büyüyüp kendi güneşini nasıl uyandıracağını unutmak yerine, hayalinde istediği babasıyla yaşamayı yeğlermiş.
Zeze'nin ileriki yıllarda neler yaşadığını şimdiden merak ediyorum.

Sümeyye Nevra Yıldız 
26 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · 10/10 puan

Şeker Portakalı kadar güzel bir kitaptı. Zeze'nin hüznü kitap boyunca insanı derinden etkiliyordu. Yüreğine yerleşen kurbağanın 'Güneşi uyandıralım.' demesiyle başlayan hikaye Zeze'nin türlü yaramazlıklarıyla devam ediyor ve bir de Zeze'nin düşündeki Maurice' in Zeze'yi ziyaretleri... Zeze, ünlü aktris Maurice'i babası olarak düşlüyor. Zeze'nin düşleri ve yaşamın gerçekliğinin birleştiği bir kitaptı. Son sayfaları okuyup tüketmek istemedim ve aynı zamanda sonunu merak ettiğim için de okuma isteği duyuyordum. Üçüncü kitap, Delifişek'i en kısa zamanda edinmeyi düşünüyorum.

Rabia Nur Tekkaya 
02 Ara 2016 · Kitabı okudu · 4/10 puan

Şeker Portakalı'ndaki tadı vermedi. Hatta kitabın sonu gelmedi. Kendini okutturma adına bir çekiciliği yoktu. Ya da yazarın ilk kitabından sonra haliyle oluşan beklentiyi karşılayamadı. Veya şöyle de denebilir Zeze'nin büyümesini pek kabullenemedim. Eski masum Zeze'yi hep arattı.
Tekrar kitaba gelicek olursak da sonuca bağlanamayan olaylar akıcı olmayan bir dil söz konusuydu. Sonu güzeldi; sebebi de tüm kitap boyunca anlatmak istediğini oraya sığdırmış olmasi ve orada sonuca bağlaması. Bence keşke yazar Şeker Portakalı ile zirvede bıraksaydı.

Damla Özdemir 
25 Nis 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Şeker Portakalı'nın devamı niteliğinde olan bu kitapta,Zeze yine bizi alıp hayaller alemine sokmaya devam ediyor.Şeker Portakalı'nın yerini alamayacak olsa da iyi ki okudum dediklerim arasında yerini aldı.Keşke herkesin kalbinde Adam adlı bir kurbağa olsaydı,o zaman her şey daha güzel olabilirdi.

Selman Ç. 
27 Şub 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Zeze artık büyüyor. Acıyı, aşkı, kaybedişi, özlemi, perişanlığı, dostluğu hepsini teker teker yaşıyor. Bütün duyguları bu kitapta bulabilirsiniz. Kendinizden çok fazla şey bulacağınızı düşünüyorum. Şeker Portakalı'nı okurken aklıma Aamir Khan'nın Taare Zameen Par filmi geldi demiştim Şeker Portakalı'nda Portuga vardı. Burda da Fayolle var, Maurice var. Çocuklara destek olup her zaman yanlarında olduklarını hissettirdiğimizde, onlara destek olduğumuzda zorluklarla mücadele etmesini daha iyi öğreniyorlar. Tek başlarına kalırlarsa gerçekten hayat onlar için zor oluyor. Çocuklar bizim dünyamızın en renkli varlıkları onları hep sevelim, üzmeyelim.

Zeze ve hayalleri. Zeze'nin öyle bir hayal gücü var ki insan bazen okuduğunun hayal olup olmadığını anlayamıyor. Ama o hayal gücüne de hayran kalıyor. Evet minik dostumuz Zeze yine karşımızda ama daha farklı olarak. Hayatında bir çok şey değişmiş fakat zeze aynı. Zeze'nin hayalleri,bitmek bilmeyen enerjisi sizleri alıp Zeze'nin dünyasına götürüyor. Ve o dünya inanın bu dünyadan daha güzel.

Nazrin Karimova 
 24 Oca 16:42 · Kitabı okudu · 9 günde · Puan vermedi

Seker portakali kadar etkileyici olmasada guzeldi ama. Kitab ilk başlarda cokk sıkıcı geldi hatta yarim bırakmayıda düşündum.ama sonları cokkkk guzeldiii.İyiki okumayı birakmamışım Zeze buyumuş e haliylede sorunlarıda buyumuş, aşkla tanışmış.

Lütfiye 
15 Şub 14:25 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Zeze bulup yitirdiği üvey babasının ardından çok tutucu bir aileye evlatlık verilmiş, öz ailesine faydalı olmak adına çocukluğuna ilişkin söz hakkı bırakılmamış, yine aradığı tek şey onu dinleyen bir çift kulak bir şefkatli kalp iken bir cururu kurbağası çıkıp yüreğine konar. Uzun yıllar boyunca hüzünlü zamanlarında güneşi uyandırarak onu neşelendiren, kritik anlarında cesaretlendiren kurbağası adam, Zeze'nin artık ona muhtaç olmadığını, eskisi gibi kulak vermez hale geldiğinden görünce görevini tamamladığını düşünür ve bir gece Zezeyi uyandırmadan gitmek üzere yüreğinden çıkar.
Bu bölümünde Zeze'nin kalbini o kadar çok hissediyorsunuz ki eksilen sizin kalbinizmiş gibi, sanki mütemadiyen sizin dostunuz ayrılıyormuş da sonbaharda yaprakları dökülmüş ağaçta tek yaprak sizmişsiniz gibi....
Ama Adam(kurbağa) gider. Yazar, Zeze'yi 10 yaşından alır 40'lı yaşlarında bir köşe başında hüzün hüzün, güneşi uyandırması için Adam'ı çağırırken bırakır.

vurkan i 
30 Oca 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Şeker Portakalı 'nın küçük Zeze 'si artık biraz daha büyümüş halde zengin bir ailenin yanında karşımıza çıkar.Ailesi onu yaramazlıklarından bıktığı için eğitim alması için en önemlisi de para için bir doktorun yanına yollar.Zeze yeni ailesinde mutsuzdur.Çünkü aşırı kurala bağlıdır her şey.Aynı zamanda onların sürekli Kızıldereli olduğunu ve yoksul bir aileden geldiğini hatırlattığını düşünür.Ve yine hayali kahramanları vardır.Kalbine yerleştiğini düşündüğü küçük kurbağası Adam, yeni babası olarak gördüğü Maurice , ormanların kralı Tarzan vb. vb.Evde sevdiği ve anlaşabildiği tek kişi ise hizmetçi Dada'dır. Okulda ise okul müdürü Fayolle ile arası çok iyidir.Bu adam Zeze'nin kalbinin temizliğine inanır ve hep ona yardımcı olur.Yaramazlıklarını görmezden gelir hatta onun deniz keyfine kaçmak yapmasını sağlar.Zeze eskiye özlem duymaktadır ve Portekizli 'yi ara ara anmaktadır.Küçük Zeze yaramazlıklarla büyümeye başlar kendi isteği ile çok sevdiği piyanodan vazgeçer.Zeze babası ile küser ve ona ceza olarak verilen yatılı okulda kalma cezası ona en büyük ödüldür.Zeze yaptığı çeşitli yaramazlıkların nedenlerinden dolayı diğer öğretmenlerince de takdir edilir.Ve sınıfının da birincisidir.Taşındıkları yeni evlerinde de haşarılıkları sürer Zeze'nin ve Doleres adlı komşu kızına aşık da olur artık büyümüştür o.Ve önce Adam daha sonra Maurice onu bırakır görevlerini tamamladıklarını söyler.Mezuniyet gününde 35 Devrimi'ne şahitlik eder.Bina bombalanır sokaklarda kalır.Halkın daha sonra her şeyi unuttuğunu söyler.Zeze hala ne olacağına karar vermemiştir ve limandan Fayolle de dahil diğerleri onu uğurlar.Ve daha sonra Zeze'nin kırk yaşında yazar olduğunu görürüz.Ama o hala güneşi uyandırma özlemi yaşamaktadır.

3 /

Kitaptan 120 Alıntı

Hüseyin DEMİR 
10 Şub 21:21 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Ne kötülük yapmıştık? İnsanların birbirlerini sevmelerinde nasıl büyük bir günah olabilirdi?

Güneşi Uyandıralım, José Mauro De VasconcelosGüneşi Uyandıralım, José Mauro De Vasconcelos

''Unut, Zeze, bir işe yaramaz. Yavaş yavaş unutacaksın, unutacaksın, yeniden düşününce de her şey öylesine uzaklarda olacak ki artık hiç acı çekmeyeceksin.''

Güneşi Uyandıralım, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 27 - Can Yayınları)Güneşi Uyandıralım, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 27 - Can Yayınları)
Elif Kimya Salt 
27 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

"Biliyor musun Fayolle...''
''Neyi yavrum?''
''Başka bir hayatta düğme olarak doğmak istiyorum.Ne düğmesi olursa.Külot düğmesi bile.İnsan olmaktan ve bir zavallı gibi acı çekmekten iyidir."

Güneşi Uyandıralım, José Mauro De VasconcelosGüneşi Uyandıralım, José Mauro De Vasconcelos
Emine Çoban 
21 Oca 15:42 · Kitabı okudu · 9/10 puan

''Mutluluk bu olmalıydı; insanların birbirine ufak tefek ve hoş şeyler anlatması.''

Güneşi Uyandıralım, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 218 - Can Yayınları)Güneşi Uyandıralım, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 218 - Can Yayınları)

"Biliyor musun, Zeze. Onu gerçekten sevmeye başlıyorum. Aslında..."
"Biliyorum. Aslında ikimiz de budalayız."

Güneşi Uyandıralım, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 165)Güneşi Uyandıralım, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 165)

Küçük, cılız bir çocuktum geldiğimde, güçlü bir çocuk olarak dönüyordum; ama gerçekte korkudan geberiyordum.

Güneşi Uyandıralım, José Mauro De VasconcelosGüneşi Uyandıralım, José Mauro De Vasconcelos

Aslında, kimse insanların acıya katlanma gücünü bilemez. Tek bilen kendi yüreğimizdir. Ve neye yarar?

Güneşi Uyandıralım, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 252)Güneşi Uyandıralım, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 252)