·
Okunma
·
Beğeni
·
40661
Gösterim
Adı:
Güneşi Uyandıralım
Baskı tarihi:
18 Şubat 2018
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750725050
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Vamos Aquecer O Sol
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Güneşi Uyandıralım
Güneşi Uyandıralım
Güneşi Uyandıralım
"Şeker Portakalı"nın sevimli, küçük kahramanı "Zeze", işte yine karşınızda. Gözlerinin içi yine ışıl, ışıl, yüreği yine sevgi dolu. Ama hüzünleri, biraz daha büyümüş bir çocuğun hüzünleri. Küçüklüğündeki küçük "Şeker Portakalı" yok, ama bu kez de yüreğinde sevgili kurbağa'sı var. Zengin ve aşırı alıngan bir aile onu evlat edinmiştir. Ama Zeze, babalığının iyi niyetli davranışlarına bir türlü karşılık verememektedir. Evdeki tek dostu, aşçı Dadada'dır. Bir de düşlerindeki, yeri hiçbir zaman doldurulamayacak olan, yüreğine sokulup yerleşen kurbağa'sı ve filmlerde görerek gerçek babasının yerine koyduğu ünlü Fransız şarkıcı ve oyuncu Maurice Chevalier vardır. Çok parlak bir öğrencidir Zeze. Şimdi ergenlik dönemindedir; sinirlidir, huysuzdur. Üstelik sırılsıklam aşıktır. Şeker Portakalı'nın devamı olan Güneşi Uyandıralım'ı da çok seveceğinizi biliyoruz. Bu kitabın da devamı var: Delifişek. O kitapta Zeze'yi daha da büyümüş bulacak, artık onun delikanlılık serüvenlerini izleyeceksiniz.
(Arka Kapak)
280 syf.
·4 günde·8/10
“José Mauro De Vasconcelos” “Güneşi Uyandıralım” kitabı ile tekrar karşımıza “Zeze” karakterini çıkarıyor. Zeze yine bildiğimiz Zeze… Devasa bir hayal gücü... (Hayal gücü o kadar yüksek ki bazen hayal ettikleri şeyleri okurken karıştırabiliyorsunuz.) Yine hüzünlü bir Zeze… Yine yaşamdan bıkmış bir Zeze… Ve yine umut dolu bir Zeze… “Şeker Portakalı” ile çocukluk dönemini okuduğumuz Zeze’nin şimdi ise ergenlik çağındaki yaşamını okuyoruz. Şeker Portakalı’nda olan yaramazlıklar, komiklikler ve hayaller yine burada da var. Kitabın ilk 50 saylayasına gelene kadar size aynen Şeker Portakalı tadını veriyor. Fakat sayfalar ilerledikçe nedendir bilmiyorum, o tattan uzaklaşmaya başlıyorsunuz. (Muhtemelen Zeze’nin yaşından dolayı yaptığı yaramazlıkların sayısının azalması ve büyüdüğü için hayal dünyasının temel taşlarını yavaş yavaş terk etmesi olabilir. ) Yani eğer oran verecek olursak içindeki “Şeker Portakalı” tadı yüzde 70’lerde diyebiliriz. Ben kesinlikle Şeker Portakalını okuyan herkese aynı zamanda serinin diğer kitaplarını da tavsiye ediyorum. Her ne kadar geri kalan iki kitapta Şeker Portakalı kadar kaliteli olmasa bile. Tek başlarına dünya sırlamasına girebilecek eserler. “Güneşi Uyandıralım” kitabı da böyle çok kaliteli ve akıcı bir eser olmuş. “Güneşi Uyandıralım” ile “Şeker Portakalı”nın arasındaki farklara bakarsak: Zeze kendi ailesinden alınıp farklı bir aileye veriliyor. ( Kendi ailesinden çok fazla şiddet gördüğü ve mutlu olmadığı için aslında durumundan memnun görünüyor.) Fakat Zeze bu ailede yine istediği sevgiyi göremiyor. Her zaman dediği gibi sevgisiz yaşanmaz ki. Zeze zaten yaşamak istemiyor. Aradığı şey tekrar sevgi oluyor. Sevgiyi aradığı için tekrar hayal dünyasını zenginleştirmeye başlıyor. Gerçek hayatta bulmadığı sevgileri kendi dünyasında kurmaya başlıyor. Siz de hemen o dünyaya girmeye başlıyorsunuz. Yeni arkadaşlarımız karşımıza çıkıyor. Kurbağa, Dadada, Maurice Chevalier, Fayolle…
Yeni Arkadaşlarımız ve yeni çevremiz; aynı hayal dünyamız ve Zeze… Keyifli okumalar.
256 syf.
·23 günde·Beğendi·10/10
(EN SEVDİĞİM KİTAPLARDAN)

Çocuk olmak güzel birşey. Güzel olmayan tarafıda var, mesela zamanla biteceğini bilirsin, anlarsın. Bir bakmışız koskoca insanlar olmuşuz. Çocukluğu unutmuşuz, çocukları unutmuşuz... Zéze'yi kendime çok yakın görüyorum. Onun canı yandığında benimde canım yanıyor, kısacası acıların çocuğu diyebiliriz Zéze için...

5 yaşındaki Zéze'den sonra(Şeker Portakalı), 11 yaşındaki Zéze'yi okumakta bana çok iyi geldi. Şeker Portakalı fidanı olmasa da, onun yerini dolduracak kurbağası vardı Zéze'nin. Şeker Portakalı kitabı, Güneşi Uyandıralım'dan daha hüzünlü geldi bana. Kurbağası da ayrılıyor Zéze'den. Çok iyi, güzel, bir kitap. Devamını da okumayı düşünüyorum, Delifişek kitabını.

Şeker Portakalı kitabında, Zéze'den sonra en çok sevdiğim Portekiz'li arkadaşı olmuştu. Zéze'yi okuyan herkes bence yumuşak kalpli biridir ya da olmuştur. Elimde olsa bütün çocukların Zéze'yi okumasını sağlardım.

Kalbi çocuk olan herkese tavsiye edebilirim.
272 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Harika bir kitap hüzün dolu şeker portakalindan aldığım hazzı aldım bunda da .
Zeze yine afacan ve bir o kadar duygusal benim gibi :) gözyaşları hiç eksilmiyor gözlerinden .

Evlatlık olarak bir aileye veriliyor Zeze ve orda kendini hep mutsuz hissediyor eski ailesini hatirliyor onu en çok seven godia ablasını babasini babasıyla arasında geçen duygusal anlari .

Bir kurbağayla tanışıyor Zeze ve adını Adam koyuyor ve adam onun yüreğine giriyor ve zezenin yüreğini yiyor önce adam sonra zezenin yüreği oluyor .
Zeze tam bir ergen . Bir sorgu ,bir isyan içinde .
Rahip Fayolle, Maurice ve Adam büyütüyor onun güzel yüreğini ve Güneşi uyandırıyorlar birlikte.

Her satırı duygu dolu bir kitap .
280 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
bu kitap şeker portakalının 2. kitabı ve o kitabı okurken ne kadar hoş vakit geçirdiysem bu kitap içinde aynı şeyleri söylüyorum.yazar çok başarılı...
280 syf.
·3 günde
Zezem yine yüreğime dokunmayı başardı . Herkese iyi okumalar yüreğinize dokunması dileği ile..


Zeze, kendini yetiştirsin,büyük adam olsun diye onu zengin bir ailenin yanına vermek yerine Zeze'ye biraz sevgi kırıntısı gösterseydiniz o zaten çok büyük adam olacaktı. Noelde hediye alamadığı için mi mutsuzdu bu çocuk sizce, zengin bir ailenin yanına verilirse mutlu olur mu sandınız? 12 yaşında sık sık ölme isteği duyan mutsuz bir çocuk yaratmada emeği geçen herkese yazıklar olsun. Oysa nasıl hasret benim zavallı Zeze'm sevgiye. Kendisine hayali bir baba yaratacak, o babanın göğsüne yaslanıp uykuya dalabilecek kadar hasret bu duyguya. O hayalindeki adam onun pijamalarının düğmelerini ilikliyor diye pijamasında iki yüz seksen iki düğme bulunmasını istecek kadar aç sevgiye. Yarım saatçik daha o adama sarılabilmek için çok korkmasına rağmen yüz elli bademcik ameliyatına katlanabilecek kadar istiyor sevilmeyi...yüreğinin yerinde bir Cururu kurbağası taşıyan masum çocuğum. Ne kadar kötü olmaya çalışsa da karşısında biri ağlayınca dayanamayan merhametlim. Sevdiklerini kaybetmekten o kadar fazla yaralanmış ki artık kimi severse sevsin ona 'ölmeyeceksin değil mi?' diye soru soran, bu hayatta hep kaybetmiş canım zezem...Zezem bu kitaba kalbimi bıraktım. Umarım istediğin her şeye kavuşursun benim minnik kalpli , merhameti dağ olan Zezem...

Seni seviyorum zeze, Adam'ın sana güneşi uyandıralım diyişini seviyorum, Mauricenin sana baba oluşunu seviyorum, Fayollenin kareli mendilini ve o melek kalbini seviyorum, senin hayalindeki her şeyi seviyorum Zeze. Keşke bir zamanlar kalbinden havalanan kuşun, şeker portakalı fidanın, o güzel Portuga’n, bitmeyen umuduyla Adam’ın, o hasır şapkasıyla baba bildiğin Maurice'n ve o melek Fayolle'n oturup saatlerce gevezelik etsek. Keşke güneş hiç uyuyakalmasa...
280 syf.
·3 günde·9/10
Şeker Portakalı’nın devamı olan Güneşi Uyandıralım ne yazık ki ilk kitap kadar etkileyici değildi. Zeze’nin varlıklı bir aileye evlatlık verilmesi, orada da istediği gibi sevgi ve şefkat göremeyişi içinizi burkuyor. Yine yaptığı türlü yaramazlıklar da tebessüm ettirmeye devam ediyor. Gerçek ailesinde de evlat edinildiği ailede de göremediği sevgiyi okuldaki öğretmenlerinden, hayali karakterlerinden bekliyor. Dediğim gibi ilk kitap kadar etkilemese de okunmaya değer...
256 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Ah Zeze Ah, ne de çabuk büyümüşsün! Seni tanıdığımda 5 6 yaşlarındaydın, yaşın olmuş 11 ama hâlâ beni hem güldürüp hem de aglatabiliyorsun. Tıpkı 6 yaşındayken yapabildigin gibi :) Hayatında birçok şey değişmesine rağmen o yüreğindeki sevecenlikten, düş kurma gücünden vazgeçmeden büyüdün ve hatta 15 yaşına gelip aşık bile oldun Şüş...
Ah Şüş, senin o hayal gücünle dolu serüvenlerinin, haylazlıklarının, sevecenliklerinin,yüreğindeki temiz duygularının hiç sonuna gelmek istemedim! Cururu kurbağının da tıpkı sana dediği gibi : "Hayatın güzelliğiyle doldurmak zorunda olduğum bir eksiklik bu. Çünkü güzellik, bir boşluğu doldurmaya çalışacak; sevecenlik diye adlandırılan basit bir boşluk bu. Senin çocuk yüreğinin sevecenliğini. Bunu kimse ne yıldızlarda bulabilir ne de ayın parlaklığında." Bu güzelliği, sevecenliği hiç kimse ne ayın parlaklığında, ne de yıldızlarda bulabilir işte bu yüzden herkes seni mutlaka okumalı, anlamalı, tanımalı Zeze :)
272 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Şeker Portakalı'nda tanıdığımız küçük Zezé biraz daha büyümüş bir şekilde karşımızda. Küçük Zezé çok narin ve kırılgan bir çocuk olmasına rağmen birçok acıya katlanmıştı . Çektiği acı halen bitmiyor .
Zezé yüreğini dinleyerek hareket eden bir çocuk yüreğini ve yüreğinde ki bir cururu kurbağası olan Adam'ı .
Onun yüreğinin saflığını keşfeden öğretmeni ve büyük hayalgücü sayesinde hayata tutunuyor.
Şimdi ailesinden ve arkadaşlarından uzaklaşıp daha iyi bir eğitim görmesi için başka bir aileye veriliyor. Yeni ailesine ve arkadaşlarına hatta arkadaşsızlığa alışmaya çalışıyor. En büyük arkadaşı da hayalgücü oluyor Zezé'nin.

Acılarınıa ve yalnızlığına rağmen kendini ve yüreğini keşfetmeye çalışıyor küçük Zezé .
Yüreğindeki güneşi uyandırmak için çabalıyor.

Güneşi Uyandıralım okudukça insanı duygudan duyguya ,hayallerden hayallere sokan bir serinin ikinci kitabı . Okumanızı tavsiye ederim . Size şimdiden iyi okumalar dilerim .
272 syf.
·3 günde·8/10
Yine Jose Mauro De Vasconcelos'un kaleminden okuduğumuz roman Şeker Portakalı (My Sweet Orange Tree) kitabının devamı niteliğinde olup romanda ki kahramanımız yine Zeze'dir. Romanda Zezé büyümüş olarak karşımıza çıkar ve artık 11 yaşındadır ve evlatlık verildiği ailenin yanında Natal'da, yani Brezilya'da yaşıyor ve yokluk çekmiyor, sinemaya gidiyor ,piyano dersi alıyor ama kimi zaman yine de isminie şeytanlık dediği afacanlığına devam ediyordur. Evlatlık verildiği için konuştuğu portakal ağacından ve ailesinden uzak olan Zeze'nin geçirdiği zatüree sonrası bu sefer konuştuğu bir kurbağası vardır ve onunla konuşup onunla yaşayacaktır ve büyüdüğünü düşünen Zeze rüyalarında gördüğü sinema oyuncusunu kalbinde babası olarak yaşatmaktadır. Şeker Portakalı'nın devamı niteliğinde olan kitap birçok seride olduğu gibi ilk kitabın gerisinde olsa da yine de okuyuculuğundan birşey kaybetmiyor ve severek okuyorsunuz.
Zeze'nin iyi kalpli öğretmeni ve ilk aşkını da barındıran kitap aslında çocuk kitabı olarak görülse de kesinlikle her yaşın okuyabileceği bir kitap olurken sonunda yine şeker portakalı kitabı gibi insanı hüzüne boğuyor.
272 syf.
Öncelikle 21. Yüzyılda hala kitap hediye edebilen insanların var olduğu ve hayatımda oldukları için ne kadar şükretsem az sanırım.
Çocukluk ne tuhaf bir kavram yahu! Bazılarının yüreğinde leblebi tozları uçuşturup yüzlerinde tebessüm oluşturabiliyorken,bazılarında ise acı bir tat bırakıyor dilinin ucunda.Hani dile gelecek belki eşeleseniz ama kimse de sormuyor,zaten belki de anlayan da olmaz.Yarım elma izleyeyim diyorum,hem biraz ruhum çocuk olsun hem de kasvetli havalarda biraz içim açılsın.Öyle bir zamanda hediye ediliyor kitap da işte.Zeze'yle Şeker portakalından sonra yolculuğun ikinci kısmına geçiyoruz.Tam bir anne edasıyla sayfalar geçtikçe,"Ne çabuk büyüyorsun Zeze!" diyor,duygulanıyorum.İncelemeyi yazarken spoi vermeyeyim dedim ama tutamıyorum.O sebeple:
**SPOİLER İÇERİR**
Artık Zeze'nin Portekizli dostu ve şeker fidanı yok.Yeni bir ailesi var,yüreğinde bir kurbağası ve hep babası olmasını istediği Maurice..Burada yalnız değilsin Zeze diyorum istemsizce,benim de yüreğimde küçükken kuşlar vardı mesela,sen Adam'ın sözünü dinliyordun,ben de içimdeki kuşların.Haşarı Zeze,büyürken de aynı şekilde yine haşarı,ama hala bir çocuk.İçten içe imreniyorum,çocuk olmanın doyasıya tadına varabilmiş çocuklara da hep imrenmişimdir zaten ziyanı yok.Yüreğindeki kurbağa yani Adam,bir gün kendini keşfedince,korkusuz,cesur bir çocuk olduğunda gideceğini söylüyor.Yüreğime dokunuyor ve yüreğime dokunuyorum içimdeki kuşlar da acaba bu yüzden mi gitmiştir diyorum.Belki de çocukluk bu yüzden güzeldir kim bilebilir ki,belki de psikolog koltuğuna oturunca her şeyin en saf haliyle yaşandığı çocukluğa o yüzden dönmemizi de bu yüzden isterler? (Eminim bilimsel açıklaması vardır;fakat ben bunları yazarken Zeze kadar saf düşünmek istiyorum,o yüzden özür dileyeceğim.) Zeze büyüyor,Adam gidiyor,aşık oluyor ve Maurice gidiyor.Büyümek küçükken hepimizin belki de arzusu olmuştur;fakat hayat böyledir Zeze,arzumuza kavuşurken hep bir şeyleri kaybediyoruz işte.Gerçekler acıtıyor ve sen de bu yolculuğumuzda bunu keşfettin.Seninle birlikte yeniden çocuk Merve oldum,yarım elma izleme isteğim de kaçtı,alacağın olsun.Elini tutup büyüme Zeze,İnan bu güzel bir şey değil dememe fırsat bırakmadın,olsun.Hoşçakal..
''Unut, Zeze, bir işe yaramaz. Yavaş yavaş unutacaksın, unutacaksın, yeniden düşününce de her şey öylesine uzaklarda olacak ki artık hiç acı çekmeyeceksin.''
"Biliyor musun Fayolle...''
''Neyi yavrum?''
''Başka bir hayatta düğme olarak doğmak istiyorum.Ne düğmesi olursa.Külot düğmesi bile.İnsan olmaktan ve bir zavallı gibi acı çekmekten iyidir."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Güneşi Uyandıralım
Baskı tarihi:
18 Şubat 2018
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750725050
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Vamos Aquecer O Sol
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Güneşi Uyandıralım
Güneşi Uyandıralım
Güneşi Uyandıralım
"Şeker Portakalı"nın sevimli, küçük kahramanı "Zeze", işte yine karşınızda. Gözlerinin içi yine ışıl, ışıl, yüreği yine sevgi dolu. Ama hüzünleri, biraz daha büyümüş bir çocuğun hüzünleri. Küçüklüğündeki küçük "Şeker Portakalı" yok, ama bu kez de yüreğinde sevgili kurbağa'sı var. Zengin ve aşırı alıngan bir aile onu evlat edinmiştir. Ama Zeze, babalığının iyi niyetli davranışlarına bir türlü karşılık verememektedir. Evdeki tek dostu, aşçı Dadada'dır. Bir de düşlerindeki, yeri hiçbir zaman doldurulamayacak olan, yüreğine sokulup yerleşen kurbağa'sı ve filmlerde görerek gerçek babasının yerine koyduğu ünlü Fransız şarkıcı ve oyuncu Maurice Chevalier vardır. Çok parlak bir öğrencidir Zeze. Şimdi ergenlik dönemindedir; sinirlidir, huysuzdur. Üstelik sırılsıklam aşıktır. Şeker Portakalı'nın devamı olan Güneşi Uyandıralım'ı da çok seveceğinizi biliyoruz. Bu kitabın da devamı var: Delifişek. O kitapta Zeze'yi daha da büyümüş bulacak, artık onun delikanlılık serüvenlerini izleyeceksiniz.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 10.117 okur

  • Canan
  • Nezir acilgoz
  • Yasemin teksin
  • Umut
  • Ayşe Başol
  • Shargiya Ashurova
  • ik06
  • Nehir Naz
  • Yağmur Şevval Kılınç
  • Büşra akın

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.6
14-17 Yaş
%10.6
18-24 Yaş
%25.6
25-34 Yaş
%28
35-44 Yaş
%20.1
45-54 Yaş
%6
55-64 Yaş
%0.7
65+ Yaş
%1.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%79.5
Erkek
%20.4

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.3 (609)
9
%15 (410)
8
%17.6 (480)
7
%9.1 (248)
6
%3 (81)
5
%1.6 (43)
4
%0.5 (15)
3
%0.3 (9)
2
%0.2 (5)
1
%0.1 (2)

Kitabın sıralamaları