4️⃣#ylndny10ock
#güneypostası
#saintexuper
#odayayınları
.
"Benim olan bir yaşamda, bir yabancıyım."
.
.
"Kendisi rahatsız olduğunda, başkalarının rahat olmasından rahatsızlık duyardı."
.
.
. “Aramızda ayrılık yoktu. Ayrılıktan da daha korkunç bir şey vardı. Nasıl anlatayım: Bin yıl vardı sanki aramızda. İnsan bir başka insanın hayatından o lkadar uzaktır ki.”
Merhabalarrr bugün sizlere #küçükprens yazarının ilk kitabı ile geldim . Okuma süresi 3 saat falan olan 112 sayfalık bu kitabı 1 hafta da okudum ... Bende olan eser 1.basım 1994 çok eski hali , Halil Gökhan çevirisi... Eski basım olduğundan mıdır yoksa çeviri sorunsalı yüzünden midir anlamakta cok zorluk çektim diyebilirim. Yeryüzünde miyim gökyüzünde mi bilemedim bazen de engin sularda bir gemi de ... Konusu güzel bir kitap . Jacques Bernis posta taşıyan bir pilot... Yalnız yaşamında yolu bir gün çocukluk aşkı Genevieve ’le kesişir, kadın evli ve cocugu vardır... Bernis uçuşlarında geçmişte yaşanılanları bir şekilde anlatıyor... Genevieve kocasını terk edip Bernis ile kaçıyor ... Yaşanılanları ve yaşamaya korktuğu ne varsa duygu düşünce ve ifadeler ile açıklamaya çalışıyor... Çeviri güzel olsaydı daha anlamlı konu bütünlüğü elde edilebilirdi diye düşünüyorum. Bu şekilde konu geçişlerini anlamak cok güç oldu ... Zira konusu güzel bir eser belki günümüzde daha güzel çevirisi olanına denk gelirsiniz. .. Kitapla ve Sevgiyle Kalın
.
.
.#edebiyat #kitapönerisi #tavsiyekitap #kahvekitap #kahvesunumları #okumakgüzeldir #kitapkurdu #okuyananneler
Güney PostasıAntoine de Saint-Exupéry · Oda Yayınları · 1994170 okunma
Azra Erhat ‘ın Türkçesiyle sunduklarını belirtmişler ama bir kelime eksik olmuş sanki, Azra Erhat’ın bozuk Fransızca lisanıyla sunuyoruz, evet bu daha doğru oldu. Bir eser sanırım bu kadar bozulamazdı, çevirmenin önemini bir kez daha görsem de Remzi Kitabevi’ni bu konuda suçlayamam 93 yıllık bir yayın hayatı var neticede ve her kitabını elime aldığımda tarihe gömüldüğümü hissederim, gelelim kitap analizine;
Açıkçası ben Antoine de Saint-Exupéry ‘in diğer eserlerini Küçük Prens ‘in gölgesinde bırakmak istemediğim için okudum, çeviri her ne kadar vasat da olsa burada hayal gücümü devreye sokup olayları yazıldığı çerçeveden kendime nakşetmeyi başardım. Toulouse'dan Casablanca'ya, hatta Dakar'a kadar posta taşıyan korkusuz bir pilot Jacques Bernis. Savaş yıllarından sonra monotonlaşan hayattan kaçıp pilot kabinine sığınmış bir münzevi ve çocukluk aşkı Geneviève her uçuşunda trajik anılarına seyahat eder aslında ama gelin görün ki Geneviève evli ve çocukludur ama belirtmeliyim ki mutsuzdur. Hemen belirtmeliyim ki Antoine de Saint-Exupéry ‘de Toulouse ve Dakar arasında posta servisi pilotluğu yapmıştır ve eser ilk yazınıdır. Aslında savaşın getirdiği yıkımın ortasında dünyaya bir umut mesajı diyebilirim Güney Postası için.
*Aşktan öyle rahat ölünürdü ki senin sesinle!
Star Wars filmini neredeyse herkes bilir. Önce önümüze bir film çıktı. Çok beğenilince devam filmleri çekildi ve bir üçleme oldu. Sonra aradan yıllar geçti ve ilk anlatılan hikayenin öncesi diyerek bir üçleme daha yaratıldı. Daha sonra , sonrasını bende unuttum, daha doğrusu takip etmeyi bıraktım.
Şimdi bunun bu kitapla ne ilgisi var diyeceksiniz. Malumumuz üzere bir Küçük Prens efsanesi var, hala da çok satmaya ve okunmaya devam ediyor. İşte yazarımız bu efsaneyi yaratan kişi ve bu kitap da ilk kitabı. Yani "Efsanenin Öncesi".
Yer yer ustalık izlerinin hissedildiği ama bütünlüğün sağlanmasında sorunların yaşandığı (bunda kötü çevirinin de büyük etkisi var) sanki bir kazazede gibi diyebileceğimiz (hala yaşıyor, çok şükür!) bir kitap oldu benim için.
E yani nasıldı derseniz?
Gökyüzünün anlatıldığı bölümlerde, o göğü delip bir an önce Küçük Prens'e kavuşmak istedim.
Güney PostasıAntoine de Saint-Exupéry · Remzi Kitabevi · 2017170 okunma
Bu kitap bildiğiniz aşk kitabı. Yazarın bir önceki kitaplarıyla alakası yok. bildiğiniz aşk üzerine kurulu bir kitap ve işin ilginci tanıtım yazısında falan bunu da belirtmemişler. Üzücü böyle bir ters köşe yemek. Hayır aşk kitabı olduğunu bilsem ona göre okurum ama beklentim o yönde olmayınca tüm şevkim kırıldı. Kitap uçak yolculuklarını çok az ele alıyor. TEslimat'ın Pilottan daha önemli olduğunu bir kaç cümlede verilmeye çalışılsa da bu çok az ve içinize işlemiyor. Haa aşk kitabı severim diyorsanız bir şans verin ama kitap çok kötü yazılmış. Roman içinde tiyatromsu kelimeler var. Başlar,Kalktı,yapar,bağırır,yürür vb tonla kelime okumanızı baltalıyor. Yazarın ilk kitabı olduğu için mi yoksa çeviriden mi bilmiyorum ama gerçekten okuması hiç kolay değil. bitirmek için bitirdim. aşk seviyorsanız belki bakılır ama onun dışında vasat bile sayılmayacak bir kitap. yazarın ve ufacık da olsa uçuş anlarının hatırına 5 verdim yoksa onu da vermezdim.
Güney PostasıAntoine de Saint-Exupéry · Remzi Kitabevi · 2017170 okunma
Sırf bitirmek için okuduğum bir kitap oldu. Amazon da küçük prensin yazarına ait bu kitabı gördüğümde alıp okumak istedim. Ancak bölümün büyük bir kısmını ne yazık ki anlayamadım bir konu bütünlüğü yoktu. Özellikle havacılıkla alakalı olan hicbir bölümü anlayamadım. Emeğe saygısızlık asla etmek istemiyorum ama bazı bölümlerde çeviri translate 'e direkt yapıştırılmış gibiydi örnek verecek olursam sayfa 98 " ayakta bekliyorum. Adam bana yandan sol elini uzatıp, sağ elini manipülatörden ayırmaz. Sonra bana seslenir"," bir şey söylemedim. Yirmi saniye geçer"
Zaman kayması olan bölümler çok fazlaydı. Bu şekilde hikayenin tamamı bütün olmaktan çok uzaktı
Hepimiz biliyoruz ki, yazarımız küçük prens kitabıyla herkesin kalbini fethetmişti. Bu kitap da, yazarın ilk kitabıymış. Yazar'ın pilotluk günleri, kitabına ilham olmuş. Jacques bernis'in hikayesini okuyoruz. Bernis, beni çok etkiledi. Düşünceleriyle, bakış açısıyla, hissettiği yalnızlıkla... Bir de aşk hikayesi var bu kitapta. Umutsuz kadın, Genevieve ile... Buruk bir aşk... Kesinlikle tavsiye ediyorum ama keyifle okumak istiyorsanız, başka yayınevinden okuyun derim jsjsj. Çünkü çevirisi karmakarışık, o yüzden keyif alamadım pek ama kesinlikle çok güzel bir kitap.
Güney PostasıAntoine de Saint-Exupéry · Alfa Yayınları · 2020170 okunma
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, bazı tercümeler en güzel eseri en berbat eser haline getiriyorsa, o tercüman bir daha eser tercüme etmemelidir. Kelimeler üzerinden yapılan tercümeler cümleleri o kadar abes ve saçma yapmış ki okumakta zorlanıyor insan. Nasıl bir çeviri anlayışıdır bu anlayamıyorum. Cümle üzerinden tercüme yapacağına kelimelerin karşılığını bularak cümle oluşturmaya çalışmış Azra hanım. Belki de eser çok sağlam ve çok akıcıydı. Ama çeviri onu öyle bir berbat etmiş ki, neredeyse cümleleri okumak için hece hece sürdürdüm kitabı. Cümleleri kendim bağlayıp o şekilde ilerledim. Eserin tercümesi çok kötü.
Eser bir pilotun, ölen bir pilotun arkadaşının ağzıyla son demlerinin anlatıldığı hüzünlü olaylar silsilesinden oluşuyor. Havacılık özellikle Havacı postacılıkta insanların çektikleri sıkıntıları dile getirmiş eser.
Yazar özellikle şiirsel bir dil kullanıyor. Ama gelin görün ki tercüme o kadar berbat, o duyguyu malesef almakta güçlük çekiyor insan.
Güney PostasıAntoine de Saint-Exupéry · Remzi Kitabevi · 2017170 okunma
Posta teslimatının pilottan daha önemli olduğunu anlatmaya çalışırken geçmişin pilotu içine çektiği karmaşayı,yine oldukça karmaşık bir anlatımda buluyoruz.Bunun en büyük sebebi aslında yaşayamadığı ve ardında bırakıp bırakmamaya da karar veremediği bir aşk.Ama çeviriden mi anlatımın zayıflığından mı bilemediğim bir duygu eksikliği var hikayede. Genvieve’in umutsuzca tutunmaya çalıştığı aşkla Bernis’nin uçuşlarda anılarında yaşatmaya çalıştığı aşk aynı aşk mı?Belki de Toulouse’dan Casablanca’ya giderken kopmuştur bu bağ.Dakar’a ulaşmadan da yitip gitmiştir.Çünkü o pilot -yıldızların çavuşunun- yüreğinde bir anıdır artık,altı ay hükmü olacak bir anı. Bir de posta uçağı Dakar’a varmış görev tamamlanmıştır.
Güney PostasıAntoine de Saint-Exupéry · Alfa Yayınları · 2020170 okunma
Kitabi okuyamıyorum, anlayamıyorum, odaklanamiyorum, azra erhat in Türkçesi kitabi katletmiş, bir zaman sonra yeniden baslayabilirim belki çünkü yazık olur konusunu sevmistim
Güney PostasıAntoine de Saint-Exupéry · Remzi Kitabevi · 2017170 okunma
İlk parağraftan itibaren başlayan havacılıkla ilgili teknik terimler ve karakterlerin Fransızca isimleri yüzünden uzun süre kitapla bütünlük kuramadım. Bitirmek için okuduğum nadir kitaplardan bir tanesi oldu. Sonlara doğru karakterleri tanıdıkça ve olaylara aşina oldukça akıcı hale geldi.
Antoine Marie Jean-Baptiste Roger, comte de Saint Exupéry (29 Haziran 1900 - 31 Temmuz 1944), Fransız pilot, yazar ve şairdir. Özellikle "Küçük Prens" (Le Petit Prince) isimli eseriyle ünlenmiştir. Yaşamı Fransa'nın Lyon şehrinde doğdu. Beş kardeşin üçüncüsüydü. Aristokrat bir aileye mensup olan Exupéry dört yaşındayken babasını kaybetti. Babasının ardından aile hızla yoksullaştı. Anneleri kültürlü bir kadındı. İlk öğretmenleri anneleri oldu. Exupéry okulda başarılı değildi. Ödevlerle arası yoktu, sürekli ceza alıyordu. Uçaklarla 12 yaşında tanıştı. Evlerinin yanındaki hava alanına gizlice girer uçakları yakından seyrederdi. 12 yaşındayken bir pilot onu uçağına aldı ve uçurdu. Kardeşi François'in ölümü onu ve ailesini çok sarstı. Liseyi bitirdikten sonra pilot olmayı çok istediği halde annesini kırmamak için denizcilik okuluna kaydoldu. 19 yaşında Ecole des Beaux-Arts'ta mimarlık fakültesine girdi. 21 yaşında orduya çağrıldı. Eğitimini yarıda bırakıp askere gitti. Askerlik görevini Fransız Hava Kuvvetlerinde teknisyen olarak yaptı. Strasbourg şehrinde pilotluk eğitimi aldı. Askerliğin ardından ailesinin isteği üzerine Paris'te bir ofiste kamyon satıcısı olarak çalışmaya başladı. Ticaret yaşantısında başarısız oldu. Bu arada yazı yazmaya da başlamıştı. 1926 yılı hayatında bir dönüm noktası oldu: Tekrar uçmaya başlamıştı. Toulouse ve Dakar arasında posta servisi yapan uçağın pilotu olarak göreve başladı. İlk kitabı Güney Postası'nı bitirdi. Burada ilk uçuş deneyimlerini anlatıyordu. Aynı şirketin Arjantin bölge sorumluluğuna getirildi. Gece Uçuşu adlı romanı Arjantin'deki yaşantısını anlatır. Paris'te evlendi. 35 yaşındayken uçağı arıza yaptı ve Tunus'ta çöle zorunlu iniş yaptı, kayboldu. Dört günlük zorlu çöl macerası ardından bir Bedevi tarafından bulundular. İspanya İç Savaşı boyunca Fransız gazetesi adına muhabir olarak görev yaptı. Havacılık alanında birçok buluşa imza attı. Gece uçuşlarını düzenleyen cihazların geliştirilmesinde katkı sağladı. II. Dünya Savaşı başladığında Fransa, Almanya'nın işgaline uğradı. Komutanları Exupéry'ye sağlık durumunun savaş şartlarına uygun olmadığını söylemesine rağmen o askere yazıldı. Fransa'nın yenilgisi üzerine ABD'yi gitti. Buradayken yazdığı Dünya ve İnsanlar ile Savaş Pilotu adlı iki kitabı New York'ta çok tutuldu. En önemli eseri Küçük Prens'i de bu dönemde yazdı. Savaşın getirdiği yıkımın ortasında dünyaya bir umut mesajı vermek istiyordu. Bunu Küçük Prens'te bir çocuğun gözüyle yapmaya çalıştı. Ülkesinin işgal altındaki durumu onu çok üzmekteydi. Olaylar karşında sessiz kalamayacağına karar vererek ABD ordusuna katılarak yüzbaşı rütbesiyle Kuzey Afrika'ya gitti. Görevi Alman ordularının hareketini havadan izlemekti. Yine böyle bir keşif uçuşu sırasında 31 Temmuz 1944'te uçağı vuruldu ve Marsilya açıklarında denize düştü. Uçağının enkazı 2000 yılında balıkçılar tarafından bulundu.