Günler Akıp Giderken (Bir Genç Kızın Gizli Defteri 8)

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.751
Gösterim
Adı:
Günler Akıp Giderken
Alt başlık:
Bir Genç Kızın Gizli Defteri 8
Baskı tarihi:
Ağustos 2012
Sayfa sayısı:
418
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054560912
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Artemis Yayınları
Baskılar:
Günler Akıp Giderken
Günler Akıp Giderken
Baharlar, kar taneleri ve güneş ışınları!
O ışınlar çiçeklere ve kar tanelerine vuruyor, simli ışıltılar oluşturuyordu.
İşte böylesi bir doğa görüntüsü içinde dedemle konuştum, anlattım, tüm duygularımı paylaştım onunla.
Unutulmaz bir zaman dilimiydi benim için.
İşte böyle. Ve sonra...
Arkadaşlar. Gırgır, şamata. Bu da hayatın başka bir yüzü.
Sabah dedemle geçmişti ve bambaşka düşünceleri yaşamış, öğleden sonraysa arkadaşlarla gelecek üstüne, bizden sonraki kuşak üstüne, çocuklarımız üstüne eğlenceli konuşmalar yapmış, gülmüş, eğlenmiştik.
Ölüm ve doğum. Geçmiş ve gelecek.
Tıpkı kar taneleri ve baharlar gibi...
Hayatımızı oluşturan değişik renkler.
Bitmedi! Bir de ofiste yaşananlar var.
Dedim ya, süperstar gibiyim, diye.
Dün sabah ofise geldiğimde ne göreyim! Masam çiçekler içinde.
Ve bir not, "Tanrının verdiği en güzel hediye. Tadını çıkar."
Ve altında tüm çalışanların imzaları.
Kutlamalar, iyi dilekler. Çok, çok hoştu.
İşte sayende yaşananlar, sevgili bebiş.
İstersen artık bize iyi geceler yedi cüceler diyelim ve uyuyalım.
Ne dersin?..
 
418 syf.
·4 günde·6/10
Artık geri gelmeyecek o yıllara...
Işte bunun farkına varmak insana hüzün veriyor. Sanki zaman olduğu yerde duruyordu.
Bizlerse koşuyor, çalışıyor, didiniyorduk.
Evleniyorduk, kimimizin çocukları oluyordu.
Ve uyanıyor insan.
Gerçekle yüz yüze geliyorsun.
Zaman sessizce, yavaş yavaş, sezdirmeden geçtiğinin farkına varıyorsun.
Yıllar geçiyor ve sen o akışı durduramıyorsun ne yazık ki...
418 syf.
Kitabı okumamış olanlar bu incelemeyi okumasın, baştan uyarıyorum.
VE OKUMAYAN HERKESE KİTABI ÖNERİYORUM!!DAHA DOĞRUSU SERİYİ.

Aman Allahım ne kadar çok boşanma, hüzün vardı bu kitapta ne kadar çok!!
Melis, kuzum, neler çekiyor, yazık! Ama bir o kadar güçlü...
Sıla'm, kıyamam ben sana! Bir kadının başına gelen en acı ikinci şey bu olsa gerek, birinci evlat acısı diye düşünüyorum.
Ama....
İyi haberler de var!
Dilek, canım benim ne zorluklar atlatmıştı geçen kitapta. Artık Derya'sına kavuştu canım benim...
Hoş geldin Cengiz! Esin ve Selçuk'u kızdırma tamam mı?
Sude Mey!! Sırma'nın kendisi gibi, cıvıl cıvıl, neşeli olursun sen bence. Annene ne kadar da benziyorsun, daha bir yılını doldurmadan!!!!
Ve Selin...
Selin....
Özgür ve Serra'nın gözbebeği, minicik Selin!!!! Ben seni yerim!!!
Ama...
Serra bu kitapta sevindiği kadar üzüldü de. Ben sana kıyamam... Cevat dede'nin vefat ettiği kısımda ağlamayan var mı? Var mı o kadar taş kalpli biri? Serra''mın her derdine ortak olmuş, çare bulmuş Cevat dedenin ölümüne, var mı hüzünlenmeyen?
Bu kitapta çok gözyaşı döktüm, güldüğüm gibi.... Bu kitap kurgu değil, işin acı tatlı karışık yanı.
Hepsi gerçekte insanların yaşadığı şeyler.
Kahkalar da...
Ağlamalarda...
Minik, şirin bebekler...
Ve ihtiyor, tontoş neneler, dedeler...
Ölüm ve doğum...
Geçmiş ve gelecek...
İç içe.
Şimdi ise, önüme bakmam gerek!! İşte bu böyle bir kitaptı. Duygu yüklü, anlamlı...
418 syf.
·3 günde·8/10
Bir Genç Kızın Gizli Defteri serisinin üçte ikisini bitirmiş bulunuyorum. Geriye kaldı üçte biri. Ki bu da dört kitap kaldı demek. Yavaş yavaş sonuna geliyoruz serinin...

Bu kitap için söyleyebileceğim çok bir şey yok. İlk kitapta liseye giden Serra'nın bu kitapta çocuğu oluyor (spoiler değil, kapağından ve arka kapak yazısından da gayet anlaşılabilir). Onun kitaptan kitaba büyümesini görmek farklıydı.

Evet, seriye devam...
418 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Oldukça güzel ve sürükleyen bir kitaptı. Hiç sıkılmadan okudum anlatım dili yine çok güzeldi diğer kitaplar gibi ilgiyle okudum seriyi bitirmeyi düşünüyorum. Kitap okumaya başlayacak olan herkese bu kitabı ve serisini öneririm.
418 syf.
·Puan vermedi
Bir Genç Kızın Gizli Defteri serisinde Serra'nın en dolu dolu geçirdiği aylar konu alınmış kanımca. Tek bir olaya değil, pek çok olaya değiniyor, bu sebeple daha hızlı, bir tempo, daha çok sayfa, daha fazla şok ve elbette daha çok eğlence diyorum bu kitaba.
418 syf.
·Beğendi·10/10
Spoiler vermek istemem ama bu kitapta Serra'nın hayatı değişiyor. Ama merak etmeyin iyi anlamda. Serinin 8. Kitabı olması ile birlikte günler akıp gidiyor.
418 syf.
·1 günde
Blogumdan alintılama yapiyorum.Spoi icerir.Bilgilerinize.Sırma doğuruyordu Ve bu yüzden Serra İstanbuldan Dubai’ye gitti.Sonra geri geldi ve hem kendi hemde arkadaşlarının sorunları ile uğraştı.İşlerin yoğunluğuna rağmen her şeye yetişebilmesi ve doğru kararlar alabilmesi ile beni şaşırtıyor. :)Dileğin çocuk sahibi oluşuna çok sevindim ama üzüldüğüm o kadar şey olduğu ki okurken.Serranın arkadaşı Melis’in boşanması Ve dedesinin ölümü brni üzdü.Özellikle de dedesinin ölümüne çok üzüldüm.Oktay ile Serra’nın evliliklerinin rayına oturmasına da çok sevindim ama en çok Serra’nın hamile olup kızını dünyaya getirmesi beni çok mutlu etti.Serinin diğer kitabına başlamak için sabırsızlanıyorum.Daha fazla Spoi vermeden okumanızı tavsiye ediyorum.Keyifli okumalar. :)
İnsan ilişkileri nasıl da karmaşık.
Birbirini çok da fazla sevmeyenler bir arada olurken, gerçekten sevenler bir arada olamayabiliyorlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Günler Akıp Giderken
Alt başlık:
Bir Genç Kızın Gizli Defteri 8
Baskı tarihi:
Ağustos 2012
Sayfa sayısı:
418
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054560912
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Artemis Yayınları
Baskılar:
Günler Akıp Giderken
Günler Akıp Giderken
Baharlar, kar taneleri ve güneş ışınları!
O ışınlar çiçeklere ve kar tanelerine vuruyor, simli ışıltılar oluşturuyordu.
İşte böylesi bir doğa görüntüsü içinde dedemle konuştum, anlattım, tüm duygularımı paylaştım onunla.
Unutulmaz bir zaman dilimiydi benim için.
İşte böyle. Ve sonra...
Arkadaşlar. Gırgır, şamata. Bu da hayatın başka bir yüzü.
Sabah dedemle geçmişti ve bambaşka düşünceleri yaşamış, öğleden sonraysa arkadaşlarla gelecek üstüne, bizden sonraki kuşak üstüne, çocuklarımız üstüne eğlenceli konuşmalar yapmış, gülmüş, eğlenmiştik.
Ölüm ve doğum. Geçmiş ve gelecek.
Tıpkı kar taneleri ve baharlar gibi...
Hayatımızı oluşturan değişik renkler.
Bitmedi! Bir de ofiste yaşananlar var.
Dedim ya, süperstar gibiyim, diye.
Dün sabah ofise geldiğimde ne göreyim! Masam çiçekler içinde.
Ve bir not, "Tanrının verdiği en güzel hediye. Tadını çıkar."
Ve altında tüm çalışanların imzaları.
Kutlamalar, iyi dilekler. Çok, çok hoştu.
İşte sayende yaşananlar, sevgili bebiş.
İstersen artık bize iyi geceler yedi cüceler diyelim ve uyuyalım.
Ne dersin?..
 

Kitabı okuyanlar 1.675 okur

  • AHU TAŞ
  • Fatma Őzenç
  • Şevval
  • Aslı Su Gök
  • Yağmur Eylül Özdemir
  • Efsun Adıgüzel
  • Melike1283
  • Pınar
  • Nisa Tanrıber
  • Hayali 36

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5
14-17 Yaş
%18.3
18-24 Yaş
%43
25-34 Yaş
%25.7
35-44 Yaş
%6.3
45-54 Yaş
%1
55-64 Yaş
%0.3
65+ Yaş
%0.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%98.3
Erkek
%1.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%46.2 (103)
9
%10.8 (24)
8
%15.7 (35)
7
%7.6 (17)
6
%3.6 (8)
5
%2.2 (5)
4
%1.8 (4)
3
%1.8 (4)
2
%0.9 (2)
1
%1.3 (3)