·
Okunma
·
Beğeni
·
989
Gösterim
Adı:
Günü Yaşamak
Baskı tarihi:
1976
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cem Yayınevi
Baskılar:
Günü Yaşa
Günü Yaşamak
132 syf.
·2 günde·8/10
Günü Yaşa, Nobel edebiyat ödüllü Saul Bellow un eserlerinden birisi.
Hayatta tümüyle ; işinde ,evliliğinde ilişkilerinde başarısız olan Wilhelm' i anlatıyor.
Yaptığı yanlış tercihler mutsuzluğuna giderek yalnızlaşmasına yol açıyor.
İçinden çıkamadığı sorunlar çığ gibi büyüyor.
Toplumda Wilhelm gibi örnekleri görmek mümkün.Onun için Wilhelm karekteri içimizden biri.
133 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
“Doğa,sadece tek bir şeyden anlar,o da şimdidir.Şimdi,şimdi,ebedi şimdi,iri,kocaman,muazzam bir dalga gibi-devasa,parlak ve güzel,hayat ve ölüm dolu,gökyüzüne tırmanan,denizlerde yükselen.Gerçekliğe ayak uydurmalısın,şimdi-ve-burada’ya,zafere-“
.
Gündelik sıkıntıların birey üzerindeki baskılarından bahsediyor Bellow. Aklınızdaki şeylerin pratikte hiç de planladığınız gibi gitmediğini,aksiliklerin bir köşede pusu kurup beklediğini Tommy Wilhelm karakteri üzerinden anlatıyor.Önce aktör olmak isteyen,ardından girdiği iş de yükselmeyi beklerken işten ayrılan,eşi ve çocuklarını bırakan,babasının başarısının gölgesinde kalmaktan yorulan..Beklentilerin gereksizliği ve hayatın tüm olasılıkları taşıdığına ilişkin sade bir eser..Özellikle Dr. Temkin karakterinin hastalarına ilişkin uydurma mı gerçek mi olduğu bilinmeyen hikayeleri çok hoştu..
.
"Bir ahmak nasıl da egemendir zamana! Zamanı geçirir ya da öldürür. Zamansa boyun eğer buna. Çünkü zamanın bir ahmağı önüne kattığı ya da öldürdüğü, daha hiç duyulmamıştır."
Yaşanmayan zaman üzerine bir öykü, roman, belki. Yaşanmayan bir senaryo nasıl adlandırılırsa o işte. Kurgu bu evet, elbette olur, olabilir ancak gerçeğin düz anlatımı da buna dahil edilebilir mi veya bunu gerçekçilik boyutu içinde mi kabul etmeli? O halde acımasız kalem çırpınışları arasında çoktan silinmiş birinin öyküsünü okumaya çalışmak olur bu eseri okumak, görme engelli biri gibi ellerinizi kelimeler arasında gezdirin ve tamamlayın hikayeyi- ucu açık bir anlatım.
Kahramanımız güneşin yüzüne hiç gülmediği, boşanmış orta yaşların sonunda, derbeder bir aylaktır. Evet, aylak, bu hali onun işsizliği veya okulu düşleri için bırakmasından kaynaklı değil, aylaklık da bir ruh halidir, zavallılık gini. İkibin beş yüz parçalık legolara dönüşmüş kimlikler sahibi bir uyuşuk.daha azına razı olamadığı için, daha fazlasını feda eden bir alçak. Bir de sahtekarımız var, bu pek hevesli binbir suratı tokatlayıp yoluna bakıyor, ara ara felsefeden, bilimden bahsedip aklını çeliyor. Hikayenin gerisini siz okursunuz artık, ebeveyn sevgisi üzerine bir şey söylemek istemiyorum. :) yaşanmayan zaman dedim en başında ama bir sürü zırvadan bahsettim, arayı bir iki aşk, çoluk-çocuk, iş-güç, hayaller, tutkular.. falanla boyayın siz kafanıza göre. Yanlış kararların peşinden ölümüne gitnek değil, (hem doğru olan nedir ki?) olmayan bir hayatı yaşamaya çabalamak bu adamın sorunu. Kıyafetler iğreti duruyor, tutku pantolonunuz düşmesin diye kullanabileceğiniz bir kement değildir, ya da duvara son defa çekilen bir kat boya. Üstünüzü başınızı kirletmekle kalakalırsınız işte böyle.
Sondaki cenaze töreni kimindi?

"... neden ağlıyorsun?
-Çünkü siz ağlamıyorsunuz."
133 syf.
·6 günde·7/10
Çaresiz misiniz? Bir umuda mı tutunmaya çalışıyorsunuz ya da herşey üstünüze mi geliyor? Belki de en önemlisi yanınızda sevdiğiniz, size destek olan değerli birileri yok mu? Eğer böyleyse bu kitabın içinde kendinizi bulabilirsiniz.

Wilhelm, karısından ayrı yaşayan, çocuklarına bakmakla yükümlü hale gelen, aldığı yanlış kararlardan sonra babasının güvenini ve sadakatini yitirmiş, kardeşi ile arası açık, yalnız ve sefil duruma yakın bir kişi. Birşeyleri düzeltmek için birşeyler yapması gerektiğinin farkında olan, maddi durumu gittikçe kötüye giden bir durumda. Tam da bu anda Dr. Tamkin’in onay düzeleceğini, iyi olacağını, para kazanacağını” hissettirmesine inanır. Bizim hayatımızda da böyle olmaz mı? Herşey üstümüze gelir, başa çıkacak gücü kendimizde bulamayız ama hep bir “Düzelecek, iyi olacak.” vaatlerini duyarız. Düzelir mi peki? İyi olur mu? Bence hayır.

Tamkin’in karakteri, doktor olmasının getirdiği çeşitli psikolojik yöntemler ve bunları konuşmasıyla birleştirmesi kitap ilerledikçe bana “Amma da konuşuyorsun be ihtiyar, Dünya bu kadar toz pempe mi?” hissi uyandırdı ama açıkçası da yapması gerektiği buymuş galiba. Babasından göremediği ilgiyi, alakayı ve alamadığı nasihatleri ondan alıyor Wilhelm ve tutunması gereken o küçük umut Dr, Tamkin oluyor.

Ben kitapta kendi hayatımın, psikolojimin izlerini fazlasıyla buldum. Hayatın gerçek yüzünü belki biraz daha kötüleştirerek anlatmış Saul Bellow. Kitabın sonunda da şöyle bir söz geldi aklıma hemen belki de kitabın etkisiyle aniden düşündüğüm;

“Bağlanabilecek bir umut arıyoruz ama umut ve bizi birbirimize bağlayan ipin başkasının elinde olduğunu unutuyoruz.”
"Insan kendini incelemekten ,kendini onarmaya çalışmaktan bıkabilir. ..yaşamın tüm ikinci yarısını birinci yarının yanıltılarını düzeltmekle geçirebilir "
"Burada,seninkinde ,benimkinde,herkesinkindebir değil ,bir çok ruh vardır ....
Ama bunlardan ikisi esastır ,gerçek ruhla öykünen ruh ..tamam mı ?.
Herkes bir şeyi, ya da birini sevmemesi gerektiğini bilir ...dışarı açılmak zorunluluğu duyar ..
"Sevemiyorsan bir hiçsin sen . "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Günü Yaşamak
Baskı tarihi:
1976
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cem Yayınevi
Baskılar:
Günü Yaşa
Günü Yaşamak

Kitabı okuyanlar 49 okur

  • Nihan Alkan
  • Ebru Ince

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%4.8 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0