Adı:
Günübirlik Acı
Baskı tarihi:
1999
Sayfa sayısı:
125
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755109640
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Un Chargin de Passege
Çeviri:
Mükerrem Akdeniz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Françosie Sagan, adını dünyaya 1954 yılında, on dokuz yaşındayken yazdığı Günaydın Hüzün adlı romanıyla duyurmuştu. Unutulmazlar arasına giren o kitabından sonra bugüne kadar tam kırk iki roman yazdı ve ilk romanında yakaladığı başarıyı sürdürdü. Fransanın klasik yazarları arasında yer alan Françosie Sagan, romanlarındaki kurguları daha çok, birlikte olan bir kadınla bir erkek ve onların dışındaki üçüncü bir kişi üzerine oturtur. Kahramanları, genellikle burjuva çevrelerinin insanlarıdır. Yalnızlık, acı ve hüzün, onun temel izlekleridir. Günübirlik Acının kahramanı bir erkektir; başarılı bir mimar olan Matthieu. Sıradan şikayetlerle gittiği doktorundan bir gün hiç beklemediği bir şey öğrenir genç adam: kanserdir. Çoğu kişinin yaptığını yapmaz Matthieu, kendisiyle hesaplaşmaz, içine kapanmaz. Sorununu yanındaki insanlarla paylaşır; onların tepkileri, onun bu insanlarla olan ilişkilerinin de sınanmasıdır bir bakıma. Çelişkiler içinde geçirdiği bu süreç, Matthieuyü, uzun zamandır yaşamından silmiş olduğu birine götürür: bir zamanlar delice sevmiş olduğu kadına. Bütün düzeni altüst olan genç adamı bir büyük süpriz daha beklemektedir.
125 syf.
·4/10
altı aylık ömrü kalan bir insanın hissedecekleri ne olur? yaşam, öleceğin zamanı bile bile nasıl geçer? bu acıyı insanın kendisi kabul edememişken kimlerle paylaşacak acısını?
üzerinde düşünülmesi lazım olan, her insanın bu soruları dürüstçe cevaplayıp nefes aldıkları her güne bir anlam yüklemektense sadece yaşadıkları için bile mutlu olmayı öğrenmesi gereken bir konu. ama bu konuyu kitabın ele alışı beni oldukça hayal kırıklığına uğrattı. hayat sadece çevrenizdeki arkadaşlar, edinilen sevgililer, evlilikler, metresler, aldatmalar demek değil. ama yazar kahramanını, kadınlarla olan ilişkileri üzerinden hayatı sorgulamaya itmiş. Sagan'ın ilk kitabını on dokuz yaşında çıkarmış olduğunu öğrenince kendilerini merak ettim ve bir kitabını okumak istedim. kitap kısaydı o yüzden çabuk bitti ama istediğim hazzı ve bulmak istediğim cevapları alamadım.
125 syf.
·1/10
Kitabın ismi dikkatimi çektiği için başladım. Matthieu, adındaki karakterin öleceğini öğrendikten sonra gün içindeki ruh halini, arkadaşı ve sevdikleriyle bu haberi paylaşmasını, duygusal karmaşasını anlatıyordu kitap. Bir gün içinde yaşamının altı ay sonra sona ereceğini düşünerek geçirdi. Okumasam da olurdu, bu kitabın anlatmak istediği düşünceyi bir araya toparlayamıyorum.
"Yirmi yaşındayken tutkularından emindi, içinde yaşayan insanlarla, rüzgârla, yollarla şenlenmiş görkemli evler ve saraylar yapmanın hayalini kuruyordu, ama bu hayallerinin yerini, ilk su taşmasında bozulmayacak banyolara ve esecek ilk rüzgârla uçmayacak çatılara sahip sağlam evler doldurdu çabucak, bir mimarın ilk görevi sağlam yapılar yapmak olmalıydı ama bu yerine getirilmesi zor bir görevdi."
Çocukluğu ve gençliği boyunca yavaş yavaş keşfettiği, sevdiği ve sahiplendiği bütün her şey, bütün bunlar aniden ondan koparılacaktı. İnsanlar ne yaparsa yapsın, hâlâ ışıldayan bu evren… Bu korunmasız canlı âlemde, sadık ve saf hayvanlar hemcinslerinize katlanmanıza ya da onlarla hiç ilgilenmemenize yardımcı olurlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Günübirlik Acı
Baskı tarihi:
1999
Sayfa sayısı:
125
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755109640
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Un Chargin de Passege
Çeviri:
Mükerrem Akdeniz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Françosie Sagan, adını dünyaya 1954 yılında, on dokuz yaşındayken yazdığı Günaydın Hüzün adlı romanıyla duyurmuştu. Unutulmazlar arasına giren o kitabından sonra bugüne kadar tam kırk iki roman yazdı ve ilk romanında yakaladığı başarıyı sürdürdü. Fransanın klasik yazarları arasında yer alan Françosie Sagan, romanlarındaki kurguları daha çok, birlikte olan bir kadınla bir erkek ve onların dışındaki üçüncü bir kişi üzerine oturtur. Kahramanları, genellikle burjuva çevrelerinin insanlarıdır. Yalnızlık, acı ve hüzün, onun temel izlekleridir. Günübirlik Acının kahramanı bir erkektir; başarılı bir mimar olan Matthieu. Sıradan şikayetlerle gittiği doktorundan bir gün hiç beklemediği bir şey öğrenir genç adam: kanserdir. Çoğu kişinin yaptığını yapmaz Matthieu, kendisiyle hesaplaşmaz, içine kapanmaz. Sorununu yanındaki insanlarla paylaşır; onların tepkileri, onun bu insanlarla olan ilişkilerinin de sınanmasıdır bir bakıma. Çelişkiler içinde geçirdiği bu süreç, Matthieuyü, uzun zamandır yaşamından silmiş olduğu birine götürür: bir zamanlar delice sevmiş olduğu kadına. Bütün düzeni altüst olan genç adamı bir büyük süpriz daha beklemektedir.

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • kai
  • bastianikalesindekipisi
  • geneteira
  • Sercan Aydın
  • Leyla Ağayeva
  • Zeynep Yüksel
  • Richard Wagner
  • Metin Özdemir
  • Leandre
  • Dersaadet

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%16.7 (1)
8
%16.7 (1)
7
%0
6
%33.3 (2)
5
%0
4
%16.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%16.7 (1)