Gurbet Kuşları

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.644
Gösterim
Adı:
Gurbet Kuşları
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752893726
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
1950'li ve 6O'lı yıllarda göçler ve inşaatlarla çehresi hızla değişmekte olan İstanbul Gurbet Kuşları'nın acımasız toprağıdır. Ekmek kavgası uğruna İstanbul'a göçmüş Anadolulular, bu değişimin rüzgârından nasiplenmeye çalışan açıkgözler ve kendini bu insanların sırtına basarak dönüştüren sistem, İstanbul kadar yaşamın da rengini değiştirmektedir. Tam bu değişimin ortasındaki insanlar Orhan Kemal'in usta kalemi ve her zaman insana sevgi dolu olan duruşuyla sunuluyor okurlara. Türkiye'nin yakın geçmişine ve onu takip eden şimdisine gerçekçi bir gözle bakabilmek için Gurbet Kuşları mutlaka okunması gereken bir kitap.

Orhan Kemal'in kitapta lir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve iyimserliği yemden kazanmamız için yol gösterir bize. Edebiyatımızın en değerli ustalarından biri olan Orhan Kemal'in kitaplarını yayımlamaktan
onur duyuyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)
Yakın tarihimizi öğrenmek için en güzel yollardan biri o dönemi anlatan romanları okumaktır. Bu roman da bunun en güzel örneklerinden biri. Siyasi tarihimize ufak dokundurmaların yer aldığı, esasında göç olgusuyla beraber kentlileşememenin işlendiği bir roman. Gecekondulaşmanın ilk kıvılcımları, İstanbul'un yeniden imara açılması, siyasi kokuşmuşluğun topluma yansıması, köylü kurnazlığı mizahi dokunuşlarla çok güzel işlenmiş. Ülkemizin önde gelen yazarlarımızdan Orhan Kemal'in anlattığı olayların yanında kullandığı dil de eserin değerinin artmasını sağlamaktadır. Kitabı herkese öneriyorum.
Hiç bir yer bilmeden köyünden taşı toprağı altın olan İstanbul'a göç eden bir ailenin tutunma ,var olma çabası ile yaşanan acı gerçeklerin anlatıldığı belki de en güzel roman...
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.260 Oy)19.009 beğeni43.228 okunma2.974 alıntı182.346 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.450 Oy)7.853 beğeni21.312 okunma3.962 alıntı128.809 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (4.981 Oy)5.390 beğeni17.271 okunma1.006 alıntı59.961 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.682 Oy)11.426 beğeni28.433 okunma1.558 alıntı149.084 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.524 Oy)8.808 beğeni28.601 okunma844 alıntı139.163 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.244 Oy)9.214 beğeni25.508 okunma1.780 alıntı118.216 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.547 Oy)9.052 beğeni25.261 okunma1.558 alıntı125.987 gösterim
  • Sefiller
    9.1/10 (4.303 Oy)5.082 beğeni16.940 okunma3.509 alıntı109.068 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.682 Oy)13.376 beğeni34.423 okunma3.380 alıntı145.583 gösterim
  • Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
    8.3/10 (3.130 Oy)3.342 beğeni14.957 okunma828 alıntı46.408 gösterim
DİLİNEN TARİFİ GAYRİ MÜMKÜNSÜZ ŞEHİR.
Umudun, hasretin, varlığın, acının, yokluğun, gurbet kuşlarının şehri İstanbul.

Kitabın dili öyle samimi, öyle içten ki okumaya başladığınızda elinizden bırakmak pek mümkün olmuyor. Sosyolojik, tarihi, siyasi ve bir çok şeyi içinde barındıran bir roman var karşımızda. Romanda bahsedilen dönem 50-60 yılları. Bu kitabı okurken o yılların toplumsal, siyasal yapısına az çok hakim olmak gerekiyor.
Göçmenler ile köyden kente göç etmiş olanlar ve bunları bir şekilde kendi amaçları için kullanan iktidarlar. 6-7 eylül olaylarına değiniyor. Kentleşememe sorununu boy gösterdiği zamanlar. “Gecekondu” tabirinin hayatımıza girdiği yıllar ve daha niceleri. Yanlış devlet politikalarının sonucu bunlar. Günümüzle harmanlarsak mülteci sorunu, şehirlerin binbir türlü çözülemeyen sorunları, tarımın, üretimin neredeyse bitmesi, vs. say say bitmez. Olan hep halka oluyor ama bunu değiştirmek için çabalanmıyor. Gerçi çabalanması için önce görmek gerekiyor tabii.

İstanbul’da inşaat işlerinin aşırı derecede çok olduğu yıllar. İşçiye çok ihtiyaç var. Bunu sağlamak içinde köylerden kentlere göç başlıyor. Gurbet kuşları birer birer yuvalarından çıkıp taşı toprağı altın olan şehire geliyor. Bunlardan biri de İflahsızın Memed. Şehire geliyor ama kendisine sahip çıkması gerek akrabası yüz üstü bırakıyor onu. Burada bir alıntı eklemek istiyorum. “Emmim derdi ki, siz siz olun gurbete düşerken gurbetteki hemşerinize memşerinize güvenmeyin.”
Köylerden şehirlere gelen insanların o süreçteki yaşadığı zorluklar gayet net bir şekilde aktarılıyor bize. Akrabalarının sahip çıkmaması, dolandırıcılara para kaptırma. En meşhuru da “Bul karayı al parayı” oyunu  Neyse konumuza dönersek Memed’in bir şekilde inşaatlarda iş bulup çalışmaya başlaması bu süre zarfında okuma yazma öğrenme isteği, köye kendi elleriyle mektup yazma hevesi vs. çalışarak bir şeyleri başarma çabası ön plana çıkıyor.

Ve bunların dışında iktidarın gücünü arkasına alarak gemisini her türlü yüzdüren kişiler eksik olmuyor tabii.

Dönemini samimi, içten bir dille anlatan Orhan Kemal’in bu eserini okumadan geçmeyin. Çok büyük keyif alacaksınız eminim. Bu kitabı okuduktan sonra o zamanla bu zaman arasında pek bir şeyin değişmediğini görmek de ayrı bir üzüntü kaynağı.
Eşimle tanıştığımda bu kitabı okuyordum. Kitabı okurken gelip oturmuştu yanıma. Kalbim nasıl çarpıyordu...Bana bişeyler soruyordu ben de cevap verip kitaba dönüyordum. Bi sürü okumuşum o arada ama hiç bişey anlamamışım tabi. O sayfaları gittikten sonra tekrar okumuştum. Gurbet Kuşları benim için bu yüzden çok ayrı bi kitap..
Orhan Kemal'in ölümsüz eserlerinden biri daha... Orhan Kemal'in kalemi deyince aklıma dramın, çaresizliğin, maddi sıkıntının da kol gezdiği hayatlar geliyor. Ve yazarın bu zamana kadar okuduğum romanlarında aslında her zaman için hep bir günümüz sıkıntıları mevcut. Orhan Kemal gerçekten günümüzde yaşanılan sıkıntıları dobra dobra kaleme almış olan nadir yazarlarımızdan. Kitabın konusuna gelecek olursam, bir ailenin teker teker yaşadığı yeri terk edip hiç bilmediği bir şehre gelip orada ekmek parası kazanma çabalarını anlatmış yazarımız bütün profesyonelliğiyle. Bu aile İstanbul da dilediği hayatı yaşayabilmiş mi? Ekmek parası kazanıp da feraha erebilmiş mi? Bütün bu soruların cevaplarını merak ettiyseniz sizi Gurbet Kuşları kitabını okumaya davet ediyorum. Ben son olarak sadece şunu söyleyebilirim ki, üzüleceksiniz, roman karakterlerinin iç yüzlerini öğrendiğinizde bazı roman karakterlerini takdir edip, bazı karakterlere ise içinizde bir kızgınlık, öfke oluşacak...
Çaresizlik, dram, yoksulluğun kol gezdiği hayatlarda kısa bir gezi yaptırıyor Orhan Kemal. Dönemin siyasi yapısı, kentlileşememe çok ince bir çizgi ile işlenmiş. Diğer romanlarında olduğu gibi kitabın son sayfasını büyük bir umutsuzluk ile kapatıyor insan. Okuyunuz efendim tavsiye ederim...
Orhan Kemal'in okuduğum ikinci kitabı.
Kitapta temel olarak; İstanbul'a yoğun göç furyasının olduğu, taşı toprağı altın sözünün İstanbul'un önüne geçtiği, Demirkıratlılarla CHP'lilerin çekişmeli yıllarını, Menderes dönemini anlatılıyor.

Çıkış noktası köyden kente bir bavul ve yorganla göç olduğu için yazarımız kahramanlarını konuştururken veya düş kurdururken şiveli dillerini olduğu gibi yansıtmış, kesinlikle böyle yapması kitaba daha gerçekçilik katmış.

Orhan Kemal'in en sevdiğim yönü olayları anlatırken toplumda yaşananları harmanlayarak anlatması, şöyle ki; konusu köyden kente göç olmasına rağmen aynı zamanda 6-7 Eylül olaylarında Rum yurttaşlarımızın canlarına,mallarına talanına değinmiş, yine dönemin iki farklı siyasi görüşlerine değinmiş, görüş farkı gözetmeksizin yapılan yolsuzluklara, adam kayırmalara, yurttaş fişlemelerine ve Türkiye'yi İstanbuldan ibaret sanan ' aydın ' görüşüne değinmeden geçmemiş olması bunun canlı örneklerindendir.

Orhan Kemal'in her romanında işlediği bir konu da toplumsal ve kültürel yozlaşma, Gurbet Kuşları'nda da bunu net biçimde görüyoruz.
Orhan Kemal'i Murtaza adlı eseriyle tanımıştım. İnsanı hem güldüren hem de hüzünlendiren trajikomik toplum olaylarını tüm gerçekliğiyle anlatan bir kalemi vardır. Bu kitaptada insanların köyden göç ettiği büyük şehirde gerek fiziksel gerek ruhsal değişim yaşaması ilgimi çekti.
Gurbeti yurt bellemiş, diyar diyar bir ekmeğin peşinden sürüklenmiş insanların kitabı Gurbet Kuşları.
İnsan bu kitapta geçmiş ile gelecek arasındaki o kopmaz bağları çok iyi görüyor. Geçmişin aslında geride kalmadığını, bugünün Türkiye’sinde yaşamaya devam ettiğini görüyorsunuz. Kitap, İflahsızın Memed üzerinden. 1950’lerde bir umut uğruna taşı toprağı altın şehir İstanbul’a göç edenlerin hüzünlü öyküsüne odaklanıyor.
Memed’in elinde tahta bavulu ve dürülü yorganı ile Haydar Paşa Garı'nda inişi.. Çaresizce insanlara hemşerisi Gafur’u soruşu…İnsanların “ayıya bak ayıya” diye onu alaya alışı, daha vapura binerken bir bekçi tarafından azarlanması….Geldiği “kabzımal” dükkanında Gavur Ağası tarafından adam yerine konulmaması, Veli’nin, hamal Velinin ona sahiplik etmesi… Memed’in Kastamonulu sayesinde kısa sürede okumayı bellemesi… Duvarcılıkta ehlileşmesi, Ayşe ile tanışması, hayatına yeni bir yön vermesi, ailesini İstanbul’a aldırması…Babası Yusuf ile çatışması ve yollarının ayrılması…Kabzımal Hüseyin Efendi’nin evinden ayrılıp Zeytinburnu’nda Ayşe’nin Hatça Ablasının oralara taşınmaları, bir göz evin hayaliyle bir arsa almaları ve geçe gizliden çalışıp evi kondurmaya çalışmaları… Gafur’un Ayşe’ye olan eski tutkusu, Gavur’un onları “yeşiller” diye adlandırılan ve evlerini yıkacak olanlara şikayet etmesi, Ayşe’nin ve Memed’in bir göz odaya sığdırdıkları hayallerinin yeşillerin kazma darbeleriyle tuzla buz olması…Gafur’un onları adeta zafer kazanmış bir komutan gibi izlemesi.. Memedin çaresizliğinin yüzündeki yansıması olan göz yaşları. Ayşe’nin bitmeyen direnci ve Gavur’a olan öfkesi ile Memed’e diklenmesi ve ardından bütün gücüylehaykırması:
“Kalk lan kalk gene yaparık, yenisini yaparık!”
Kitapta beni en çok etkileyen şey ise, kendilerini İstanbul’un gerçek sahibi olarak gören insanların Anadolu’dan bir umut uğruna çıkıp gelmiş bu gurbet kuşlarını,üstlerinden başlarından ötürü alaya almasıydı. Bu galiba bu ülkenin makûs talihiydi. Her dönem eskiden bu kente gelip yerleşmiş olanlar yeni gelenleri hor görüyor, Orhan Kemal’in deyimiyle “yadırgıyorlardı.”
Kitabı bitirdiğimde büyük bir pişmanlığın içinde buldum kendimi. Daha önce Okumamış olmanın hayıflanmasını yaşıyorum. Kim bilir belki başkaları da benim gibi düşünmüştür, Orhan Kemalin ‘in bu baş yapıtını hangi yaşta okursanız okuyun, geç okumuş olma duygusundan kurtulamayacaksınız
Gurbet kuşları romanı köyden şehre göç eden insanların büyük şehirde tutunma ve var olma mücadelesini gözler önüne serer.Bu doğrultuda köylüsü Gaffur'dan gelen İstanbul'da iş olduğuna dair yazmış olduğu mektuptan 3 sene sonra İflahsız Yusuf'un oğlu Mehmet, İstanbul'a gelir.Yazar Mehmet'in İstanbul'a geldikten sonra yaşadıklarını, köylüsünün kendisine nasıl sırt çevirdiğini, büyük şehirde kimsesizlik, barınma sorunu, işsizlik gibi sıkıntılarla dolu süreci eserinde güzel bir şekilde kahramanının bakış açısından yansıtır.
Yine cok akici bir dil,akici bir anlatim ve kahramanlarin ruh halleri. Bu kadar guzel bir gozlem yetenegi . Sanki orada ben yasiyormusum gibiydi.
Yıllar önce hani aklımız kazı kazıyı vermişlerdi ya o tümceyi Hatırlayalım. "Taşı Toprağı Altın İstanbul un". İşte buydu belleğimize Yeşil Çam filimleri ile, günün medya organları ile mecmuaları ile yerleştirdikleri. Anadolu insanı çareyi, umudu hayata çıkan yolu o sihirli kentte bulacağına inandırılmıştı.
Anadolu nun en ücra köşelerinden başlayan yolculuk Haydarpaşa garın da biterdi. pılı pırtı, yatak yorgan sırtta ekmek kavgası peşine düşülmüştür İstanbul yollarına.
Orhan Kemal Edebiyatımızın devi, Türk hikayeciliğinin en usta kalemi işte bu devri ne güzel anlatıyor kitabın da,
Sadece bu romanla bir hikaye anlatmıyor, O devrin sosyal sıkıntılarını, Siyasi yaklaşımlarını, politik varyasyonlarını ( 6- 7 Eylül olayları misali), sosyal olgularını, devrin toplumsal algılamalarını mükemmel bir tahlil, gözlem gücüyle, tam bir Anadolu dili ile, nükteleri ile, duygusallığı ile anlatıyor Romanlaştırıyor.
Harikulade akıcılıkla kendine has yarattığı terim ve deyimlerle destekleyerek bir soluk da okunacak eser sunmuş bizlere...
Orhan kemalin her yapıtı gibi bu da mükemmel bir kitap....
..."Hangi partiyi tutuyorsunuz hanımefendi?"
Güldü:
"Hiçbir partiyi."
"Niçin?"
"Hiçbirine itimat etmiyorum da ondan!
Orhan Kemal
Sayfa 127 - Everest Yayınları 10.Baskı Mayıs 2013
Ne zaman dükkana ansızın gelse, elinde ya gazete, ya kitap. Oysa, sen bir işçisin, nene gerek gazete, kitap!
Orhan Kemal
Sayfa 277 - Everest Yayınları 10.Baskı Mayıs 2013
Bir insanın karnı nerde doyarsa... Vatan, karnının doyduğu yerdir hanımefendi. Emmim dirdi ki...
Orhan Kemal
Sayfa 293 - Everest Yayınları 10.Baskı Mayıs 2013
Emmim dirdi ki, üryalar essahın övey kardaşı. Üryalarda çok iş var dirdi.
Orhan Kemal
Sayfa 288 - Everest Yayınları 10.Baskı Mayıs 2013
"Bilmediğimiz her şey kitapta yazılı mı?"
"Yazılı ama, bir kitapta değil!"
"Ya?"
"Birçok kitapta."
"İnsan o kitapların hepsini alıp okusa?"
"Okuyamaz."
"Niye?"
"Ömrü yetmez!"
Orhan Kemal
Sayfa 177 - Everest Yayınları 10.Baskı Mayıs 2013
Onun elinden başkaları nasıl tuttularsa, o da şimdi bu açıkgöz, kabiliyetli çocuğun elinden tutacaktı. Böyleydi bu dünya: "Yap bir iyilik, denize at. Balık bilmezse Hâlik bilirdi!"
Orhan Kemal
Sayfa 198 - Everest Yayınları 10.Baskı Mayıs 2013
Devir, istemesini bilenin devriydi. Tahsil mi? Diploma mı? İlmü irfan mı? Hadi canım. Bütün bunlar birer kuruntudan ibaretti. Dünyanın en zengin, en akıllı insanları diplomasızlar, hayatları dehşetli mücadelelerle geçmiş kaba saba insanlardı. Mihveri paraydı bu dünyanın, para!
Orhan Kemal
Sayfa 107 - Everest Yayınları 10.Baskı Mayıs 2013

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gurbet Kuşları
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752893726
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
1950'li ve 6O'lı yıllarda göçler ve inşaatlarla çehresi hızla değişmekte olan İstanbul Gurbet Kuşları'nın acımasız toprağıdır. Ekmek kavgası uğruna İstanbul'a göçmüş Anadolulular, bu değişimin rüzgârından nasiplenmeye çalışan açıkgözler ve kendini bu insanların sırtına basarak dönüştüren sistem, İstanbul kadar yaşamın da rengini değiştirmektedir. Tam bu değişimin ortasındaki insanlar Orhan Kemal'in usta kalemi ve her zaman insana sevgi dolu olan duruşuyla sunuluyor okurlara. Türkiye'nin yakın geçmişine ve onu takip eden şimdisine gerçekçi bir gözle bakabilmek için Gurbet Kuşları mutlaka okunması gereken bir kitap.

Orhan Kemal'in kitapta lir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve iyimserliği yemden kazanmamız için yol gösterir bize. Edebiyatımızın en değerli ustalarından biri olan Orhan Kemal'in kitaplarını yayımlamaktan
onur duyuyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 135 okur

  • inn akkç
  • Büşra Baba
  • Sadık Tekin
  • Jiyan Tunç
  • Lavieannoire
  • Eyyüp eren
  • Hiç.
  • Ümran Baykondu
  • B K
  • Elif Taner

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.9
14-17 Yaş
%1.4
18-24 Yaş
%11.4
25-34 Yaş
%34.3
35-44 Yaş
%25.7
45-54 Yaş
%12.9
55-64 Yaş
%7.1
65+ Yaş
%4.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%54.1
Erkek
%45.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.4 (10)
9
%29.3 (12)
8
%19.5 (8)
7
%17.1 (7)
6
%4.9 (2)
5
%4.9 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0