Güvercinler HavalanırkenMelinda Nadj Abonji

·
Okunma
·
Beğeni
·
662
Gösterim
Adı:
Güvercinler Havalanırken
Baskı tarihi:
Aralık 2014
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755399614
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Tauben Fliegen Auf
Çeviri:
Zehra Aksu Yılmazer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Güvercinler Havalanırken, köklerinden koparıldıktan sonra yeni bir ülkeye, farklı bir topluma uyum sağlamış gibi görünürken, aslında hiçbir yere kök salamamanın anlatıldığı otobiyografik bir roman... Romanın kahramanı Ildiko ile kız kardeşi Nomi iki farklı dünya arasında büyür. Bir yanda göçmen ailenin İsviçre'de işlettiği kafe ve orada gün be gün yaşanan irili ufaklı eziyetler, öte yanda eski memleket, oradaki akrabalar, şahane ziyafetler ve küçük sırlar. Kızların sevgili büyük anneleri ölünce memleketle ilişkiler giderek zayıflar. Kısa süre sonra da Balkanlar'da savaş patlak verir ve çocukluğun özlemle anılan kasabası sonsuza dek yitirilir. Zamanda ve mekânda yepyeni sınırlar oluşur.

"Arabamız kavakların yanından geçerken, o ışıltı aklımı başımdan alırken, çikolata rengi gemimiz bir ağaçtan diğerine sessizce süzülürken, aralarda ovanın havası görülüyor, görebiliyorum havayı, güneş öyle acımasız ki, hava çok durgun şimdi, o sırada babam klimaya bakarak, her şey aynı, diyor alçak sesle, hiçbir şey değişmemiş, hiçbir şey."
(Tanıtım Bülteninden)
Dikkat spoiler içerir!
Irkçılık konusuyla yazılmış bir kitap daha. Bu kitabın etkili olmasının bir nedeni de otobiyografik roman olmasıdır.
Ildiko, Sırbistan'ın özerk bölgelerinden biri olan Voyvodina bölgesinde doğmuştur. Bu bölgede Macarca konuşuluyor. İnsanları Macaristan ve Sırbistan arasında bölünüp giderken Yugoslavya çalkalanmaya başlıyor. Tam bu dönemlerde İldiko ve ailesi İsviçre'ye göç ettiler. Ailesi ve İldiko bir çok iş yaptıktan sonra en sonunda bir kafe satın alırlar ve onu işletmeye başlarlar. Tabi bu sıralarda Balkan Savaşı patlak verir ve orada da köklerinden kopuk bir şekilde yaşam mücadelesi vermeye çalışırlar. Sırbistan'daki ailesinin perişan durumu ve onların ailesi için hiçbir şey yapamamasını anlatır.
Sırbistan'da yaşarsa savaşta ölecek, fakat İsviçre'de yaşarsa İsviçre vatandaşı olmasına rağmen oradaki halk ona mülteci gözüyle bakıyor. İldiko ve kız kardeşi Nomi iki dünya arasında kendilerine tutanacak yer arıyorlar. Büyükanneleri Mamika ölünce memleketle ilişkileri kesintiye uğramaya başlar.
Balkan Savaşı'nda kuzenleri Béla, Güvercinlik işiyle ilgilenir ve bu işte o kadar iyidir ki tüm dünya onun için savaş yapılan bölgeye bile gelmeyi düşünür. Tabiki savaş durumu buna izin vermez ve Béla askere gitmek zorunda kalır.
Ildiko sevdiği adamı da kaybetmek durumunda kalır. Mülteci olan Dragana ülkesindeki durumdan dolayı en sonunda İsviçre'den ayrılmak zorunda kalır.
Hayat bu kadar zorken bir de kafedeki bir müşteri tuvaletin duvarlarına kendi bokunu sürmesiyle onlara mesaj vermek ister. Bu son olay Ildiko'yu çok sinirlendirir ve kafedeki işinden ve ailesiyle yaşadığı evinden ayrılıp kendi evine çıkar.
"Öyle ya, tek bir sözcüğün bile karşılığı bulunamazken bir ömrün yarısı nasıl anlatılabilir ki yeni dilde?"
"Çünkü sözcüklerin yatıştırıcı olamayacağını anladım, en önemli şeyleri sözcüklere aktarmak imkansızdı."
"Şehirlerin benim gözümde bir bütün olmadığını, sevdiğim minicik yerlere bölündüklerini daha yeni yeni fark ediyorum."
"Bir umuda doğru yol alan dingin bir yüzdeki mutluluğa bakmayı çok severim, hiç gitmediğim yerlere, Barselona'ya, oradan Talgo'ya atlayıp Madrid'e, Lizbon'a gitmek için saatlerce oturabilirim burada."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Güvercinler Havalanırken
Baskı tarihi:
Aralık 2014
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755399614
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Tauben Fliegen Auf
Çeviri:
Zehra Aksu Yılmazer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Güvercinler Havalanırken, köklerinden koparıldıktan sonra yeni bir ülkeye, farklı bir topluma uyum sağlamış gibi görünürken, aslında hiçbir yere kök salamamanın anlatıldığı otobiyografik bir roman... Romanın kahramanı Ildiko ile kız kardeşi Nomi iki farklı dünya arasında büyür. Bir yanda göçmen ailenin İsviçre'de işlettiği kafe ve orada gün be gün yaşanan irili ufaklı eziyetler, öte yanda eski memleket, oradaki akrabalar, şahane ziyafetler ve küçük sırlar. Kızların sevgili büyük anneleri ölünce memleketle ilişkiler giderek zayıflar. Kısa süre sonra da Balkanlar'da savaş patlak verir ve çocukluğun özlemle anılan kasabası sonsuza dek yitirilir. Zamanda ve mekânda yepyeni sınırlar oluşur.

"Arabamız kavakların yanından geçerken, o ışıltı aklımı başımdan alırken, çikolata rengi gemimiz bir ağaçtan diğerine sessizce süzülürken, aralarda ovanın havası görülüyor, görebiliyorum havayı, güneş öyle acımasız ki, hava çok durgun şimdi, o sırada babam klimaya bakarak, her şey aynı, diyor alçak sesle, hiçbir şey değişmemiş, hiçbir şey."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Ayşe Diken
  • fulden ufacık

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (1)
8
%0
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0