Adı:
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet
Baskı tarihi:
9 Mayıs 2013
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055752583
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mitra Yayınları
Baskılar:
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet
Bir cinayete canavarca gerçekleştirilmiş bir eylem değil de,titizlikle tasarlanmış bir sanat eseri, katile ise bir sanat üstadı olarak bakılabilir mi? Üç bölümden oluşan Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet isimli denemesinde Thomas De Quincey, ahlâkçılıktan sıyrılarak, 'cinayeti' her ayrıntısı ince ince düşünülmüş bir sanat eseri olarak değerlendiriyor. Bunu yaparken de, aynı zamanda şiddetle sanatsallığı harmanlayarak allak bullak ettiği okuyucuyu kendisine insani sorular sormaya itiyor. Polisiye edebiyatın en çarpıcı örneklerinden biri olan bu sürükleyici eser sadece aykırı bakış açısıyla değil, aynı zamanda şiirsel diliyle de dikkat çekiyor.
172 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Öncelikle bu bir cinayet, polisiye veya gerilim romanı değil. Bu anlatıyı herhangi bir şekilde sınıflandırabileceğimizden de emin değilim. Zaten Emre Ayvaz ve Kaya Genç de ön sözde bunu açıkça belirtmişler. Ön sözün kitabın mahiyetini açıklaması ve benzer başka kitaplara yönlendirmesi açısından oldukça çekici ve aydınlatıcı olduğunu söyleyebilirim. Sonra da yazarın cinayetlerin anlatımını çok etkileyici bulduğumu söyleyeceğim. Bu sahneleri okurken (kendi adıma) zevk için insan öldüren canilerden ne oranda tiksinebileceğimi yeniden gördüm. Adam öldürmenin estetiği üzerine kurgulanmış bir anlatı gibi duran eser, aslında bunun ne anlama geldiğini gösteriyor.
172 syf.
·16 günde·7/10
Farklı bir yayın evinden okuduğum bu kitabı bir polisiye olarak düşünmüştüm. Değilmiş. İsminden etkilenmiştim. Yabancı kelimelerin, alt yazılar ile çevirisi arasında boğulduğum bir kitaptı.
172 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Belki de mesleki bir yönelim ile adını görüp aldığım bir kitap. Başlığına yüklediğim anlamların hiçbirisini çıkaramamış olmam nedeniyle içerik bakımından tatmin olmadım diyebilirim. Bir polisiye içerik bekleyenlere tavsiye edilmemeli. Adından böyle bir algı uyandırsa da benim beklentim çok daha farklı bir yönde cevapsız kaldı.

Kitabın ismi bende biraz daha olayla ilgili profesyonel gözle inceleme beklentisi uyandırdı. Belki örnek birkaç olay üzerinden katilin neden sadece bir katil olamayacağı, cinayetin neden salt adam öldürme ekseninde ve yasalar çerçevesinde değerlendirilmekten fazlasını hak ettiğine dair daha parlak açıklamalar yapılabilirdi. Katile ilişkin psikolojik çözümlemeler, klişe olması pahasına katilin çocukluğuna inmeler bekledim. Bu eksende beklentileri olanlara tavsiye edemem. Muhakkak bir şeyler kazanmışımdır, henüz tespit edememiş olsam da.
172 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
Polisiye ve Yeraltı Edebiyatının ilk eseri olarak kabul edilen "Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet", günümüze kadar bir çok eseri etkilemeyi başarmıştır. İngiliz yazar Thomas de Quincey'in kaleminden çıkan eserde, bir nevi kara mizahla karşılaşıyorsunuz. Cinayete güzellemeler içeren eserde bir suçun estetiği tüm çıplaklığıyla ortaya konulmaya çalışılmış. Yazıldığı zamana göre ve hatta günümüzde bile nahoş görülen bu konuyu böyle derinlikli işlemek ve güzellemeler yapmak gerçekten cesaret isteyen bir hareket. Yazılmış romanların dışında farklı bir şeyler arayanlar için önerebileceğimiz eserlerden biri olan kitabımızda, ara ara bunalmanız da pek olası.
250 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Thomas De Quincey eserini 1827’de kaleme almış. Takdir edersiniz ki o dönemde güzel sanatın bu dalıyla ilgili eserler hem nitelik hem nicelik bakımından günümüzün çok arkasında her ne kadar arada sırada nitelikli eserler çıksa da o da haliyle seyircisini çok tatmin edemiyor. Düşünün televizyon bile 2O. yy icadı, haliyle açlık büyük. Biz öylemiyiz peki? Şahsen ben canlı olarak birine şahit oldum (eseri gördüm sadece, sanatçıyı önceden tanıyordum) konusu neredeyse sadece bu sanatçılar ve eserleri üzerine kurulu onca dizi var, kendi üzerinde çalışma yapıp bunu canlı yayınlayanlar bile mevcut! O dönemde Londra’da son yirmi yılda 86 cinayetten bahsediyor yazarımız bugün ise bu sayı 1 yılda işlenenin bile çok altında. Demem o ki eser 21.yy insanı mest edecek durumda değil ama yine de kitaptaki hiciv çok kaliteli ve okunmaya değer.

Thomas De Quincey deneme ustası diye bilinir, bu kitap da Blackwood dergisinde yayınlanan bir denemedir esasında. Yazar hayali bir dernek kurar, bir grup genelde entelektüel insanlardan oluşan ve cinayeti sanat eseri, katili sanatçı diye gören bu grubun kurgu dernek konuşmalarından oluşur eserin önemli bir kısmı. Aslında baştan sona kara mizah içerir eser. “Gazete okuyucuları içinde yeterince kan olan her şeyi takdir edip izlerler” fikrinden yola çıkıp kaleme almıştır. Gerçekten İngilizler bu sanatın hakkını verirler, sağlam izleyicilerdir ve sanatçılarına da sahip çıkarlar. Usta bir sanatçı olan Jack the Ripper (Karındeşen Jack’i) hepimiz biliriz mesela.Özellikle filozoflarla ilgili bir kısım vardır ki belki en eğlenceli kısmı. Kant’tan Descartes’e kadar filozofların başına gelen cinayet teşebbüslerine değinir. Felsefeyle ilgisi olan bir sanat olduğunu iddia edip, “Kendisine filozof diyen birinin canına hiç kastedilmemişse o kişinin kafasının bomboş olduğuna emin olunabilir” der. Kitabın sonlarına doğru da iki cinayeti baştan sona anlatır. Hatırı sayılır derece de felsefe de okumuş olan yazarımızın tahlilleri de bir o kadar yerinde ve etkili.
İnsanların söylediklerine bakılırsa, sanki bütün olumsuzluklar ve kötülükler hep öldürülme tarafında toplanmış; öldürülmemekte ise bunlardan hiçbiri yok... Fakat akıllı insanlar başka türlü düşünüyor. "Bir kılıcın acımasız vuruşuyla düşmek,' diyor Jeremy Taylor,',"hiç kuşkusuz şiddetli bir sıtmadan ölmekten daha az dünyevi bir kötülüktür ve balta da (buna gemi marangozunun çekicini ve demir küsküyü de ekleyebilirdi) boğazı sıkan ipten çok daha az acı vericidir."
Dünya, Baylar genel olarak son derece kan düşkünüdür, insanların bir cinayet olayından bütün istedikleri bol bol kan dökülmesidir; bu açıdan çarpıcı ve göz alıcı bir gösteri onlar için yeterlidir.
Özel mülkiyet üzerinde çıkan bir yangında, komşunun felaketi nedeniyle duyulan acıma başlangıçta bizi, bunu seyirlik bir olay
gibi görmekten alıkoyar. Ama belki de yangın kamu binalarıyla sınırlı tutulabilir! Ne olursa olsun, olayı bir felaket sayıp bir kez üzüntü borcumuzu ödedikten sonra, kaçınılmaz biçimde ve hiç çekinmeksizin bir sahne gösterisi gibi seyretmeye devam ederiz. Büyülenmiş gibi bakan kalabalıktan "Ne büyük! Ne muhteşem!" gibi bağırışlar yükselir.
Latin Dili, adam öldürme kavramını bile doğru dürüst ifade edemiyor. " Adam öldürüldü" . Bu Latince nasıl denir acaba?
İnter fectus est,interemptus est... Yani sadece adamın canının cıktığı anlaşılıyor, o kadar. Bu yüzden , Latince' yi kullanan ortaçağ Hitistiyan dünyası , zayıf klasik dil ve deyişin asla ulaşamayacağı analatım gücünde yeni bir sözcüğü devreye sokmak zorunda kaldı. " GOTİK" çağların daha süzülüp incelmiş edebi dili,
( Gotik- Sözcüğün ilk ve asıl anlamı "kaba, barbar " demektir )
Dünya işlerini ben çekip çeviriyor olsaydım, inanıyorum ki yılın bir ucundan öbür ucuna tek bir adam bile öldürülmezdi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet
Baskı tarihi:
9 Mayıs 2013
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055752583
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mitra Yayınları
Baskılar:
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet
Bir cinayete canavarca gerçekleştirilmiş bir eylem değil de,titizlikle tasarlanmış bir sanat eseri, katile ise bir sanat üstadı olarak bakılabilir mi? Üç bölümden oluşan Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet isimli denemesinde Thomas De Quincey, ahlâkçılıktan sıyrılarak, 'cinayeti' her ayrıntısı ince ince düşünülmüş bir sanat eseri olarak değerlendiriyor. Bunu yaparken de, aynı zamanda şiddetle sanatsallığı harmanlayarak allak bullak ettiği okuyucuyu kendisine insani sorular sormaya itiyor. Polisiye edebiyatın en çarpıcı örneklerinden biri olan bu sürükleyici eser sadece aykırı bakış açısıyla değil, aynı zamanda şiirsel diliyle de dikkat çekiyor.

Kitabı okuyanlar 44 okur

  • EGE TÜRKMEN
  • Ayça ülgen
  • Esther. Sema

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%6.7 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0