Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet

·
Okunma
·
Beğeni
·
595
Gösterim
Adı:
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759174934
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Merkez Kitaplar
Baskılar:
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet
De Quincey, her şeyden önce, belirli bir çizgiyi takip etmeyen bir yazar. Nüktedan sıfatı, herhalde herkesten çok ona yakışıyor. Charles BaudelaireOscar Wilde ya da James Whistler'm iğneleyici üsluplarını güçlü bulanlar, Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet'te onların söylediklerinin büyük bir kısmının çok daha iyi söylenmiş olduğunu görecekler. G. K. ChestertonVahşi suç, De Quincey'nin kaleminde bir sansasyon malzemesi olmaktan çıkıp edebi öneme sahip bir konuya dönüştü; aşağılık bir sosyal olay kimliğinden sıyrılıp yüksek sanat konumuna erişti. Günümüz suç edebiyatı, De Quincey'siz düşünülemez. Robert McCrum, Guardianhomas De Quincey'nin üç metninin bir araya getirildiği Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet, 1811 yılında on iki gün arayla Londra'da işlenen ve toplam yedi kişinin katledildiği iki cinayet ile bu cinayetlerin faili John VVİlliams'a odaklanıyor. De Quincey, bu cinayetleri yermek şöyle dursun, tüm ahlaksal değerleri yerle bir ederek katliamları övüyor, cinayetlerin kusursuzluğunu ve sanata yakınlığını vurguluyor. Mükemmel cinayetin kurallarını belirleyip cinayetleri yetkinliklerine göre sınıflandırıyor. De Quincey'nin benzersiz ironisiyle bezeli olan Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet, önemini asla yitirmeyen, polisiye ile gerçek suç edebiyatını derinden etkilemiş bir klasik.
Öncelikle bu bir cinayet, polisiye veya gerilim romanı değil. Bu anlatıyı herhangi bir şekilde sınıflandırabileceğimizden de emin değilim. Zaten Emre Ayvaz ve Kaya Genç de ön sözde bunu açıkça belirtmişler. Ön sözün kitabın mahiyetini açıklaması ve benzer başka kitaplara yönlendirmesi açısından oldukça çekici ve aydınlatıcı olduğunu söyleyebilirim. Sonra da yazarın cinayetlerin anlatımını çok etkileyici bulduğumu söyleyeceğim. Bu sahneleri okurken (kendi adıma) zevk için insan öldüren canilerden ne oranda tiksinebileceğimi yeniden gördüm. Adam öldürmenin estetiği üzerine kurgulanmış bir anlatı gibi duran eser, aslında bunun ne anlama geldiğini gösteriyor.
Farklı bir yayın evinden okuduğum bu kitabı bir polisiye olarak düşünmüştüm. Değilmiş. İsminden etkilenmiştim. Yabancı kelimelerin, alt yazılar ile çevirisi arasında boğulduğum bir kitaptı.
Dünya işlerini ben çekip çeviriyor olsaydım, inanıyorum ki yılın bir ucundan öbür ucuna tek bir adam bile öldürülmezdi.
İnsan bir cinayetle karşılaşınca ,gözlerini,kulaklarını ve anlama yetisini pantolon cebine koymak zorunda değildir.
İlk adam öldürme olayını hepiniz biliyorsunuz. Bu işi icat eden kişi ve bu sanatın babası olarak, Kabil herhalde birinci sınıf bir dahiymiş.
İnsanların söylediklerine bakılırsa, sanki bütün olumsuzluklar ve kötülükler hep öldürülme tarafında toplanmış; öldürülmemekte ise bunlardan hiçbiri yok... Fakat akıllı insanlar başka türlü düşünüyor. "Bir kılıcın acımasız vuruşuyla düşmek,' diyor Jeremy Taylor,',"hiç kuşkusuz şiddetli bir sıtmadan ölmekten daha az dünyevi bir kötülüktür ve balta da (buna gemi marangozunun çekicini ve demir küsküyü de ekleyebilirdi) boğazı sıkan ipten çok daha az acı vericidir."
Dünya, Baylar genel olarak son derece kan düşkünüdür, insanların bir cinayet olayından bütün istedikleri bol bol kan dökülmesidir; bu açıdan çarpıcı ve göz alıcı bir gösteri onlar için yeterlidir.
Özel mülkiyet üzerinde çıkan bir yangında, komşunun felaketi nedeniyle duyulan acıma başlangıçta bizi, bunu seyirlik bir olay
gibi görmekten alıkoyar. Ama belki de yangın kamu binalarıyla sınırlı tutulabilir! Ne olursa olsun, olayı bir felaket sayıp bir kez üzüntü borcumuzu ödedikten sonra, kaçınılmaz biçimde ve hiç çekinmeksizin bir sahne gösterisi gibi seyretmeye devam ederiz. Büyülenmiş gibi bakan kalabalıktan "Ne büyük! Ne muhteşem!" gibi bağırışlar yükselir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759174934
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Merkez Kitaplar
Baskılar:
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet
De Quincey, her şeyden önce, belirli bir çizgiyi takip etmeyen bir yazar. Nüktedan sıfatı, herhalde herkesten çok ona yakışıyor. Charles BaudelaireOscar Wilde ya da James Whistler'm iğneleyici üsluplarını güçlü bulanlar, Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet'te onların söylediklerinin büyük bir kısmının çok daha iyi söylenmiş olduğunu görecekler. G. K. ChestertonVahşi suç, De Quincey'nin kaleminde bir sansasyon malzemesi olmaktan çıkıp edebi öneme sahip bir konuya dönüştü; aşağılık bir sosyal olay kimliğinden sıyrılıp yüksek sanat konumuna erişti. Günümüz suç edebiyatı, De Quincey'siz düşünülemez. Robert McCrum, Guardianhomas De Quincey'nin üç metninin bir araya getirildiği Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet, 1811 yılında on iki gün arayla Londra'da işlenen ve toplam yedi kişinin katledildiği iki cinayet ile bu cinayetlerin faili John VVİlliams'a odaklanıyor. De Quincey, bu cinayetleri yermek şöyle dursun, tüm ahlaksal değerleri yerle bir ederek katliamları övüyor, cinayetlerin kusursuzluğunu ve sanata yakınlığını vurguluyor. Mükemmel cinayetin kurallarını belirleyip cinayetleri yetkinliklerine göre sınıflandırıyor. De Quincey'nin benzersiz ironisiyle bezeli olan Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet, önemini asla yitirmeyen, polisiye ile gerçek suç edebiyatını derinden etkilemiş bir klasik.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 1 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0