Hak YolcusuPearl S. Buck

·
Okunma
·
Beğeni
·
41
Gösterim
Adı:
Hak Yolcusu
Baskı tarihi:
Ocak 1945
Sayfa sayısı:
228
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Çeviri:
İbrahim Hoyi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitapevi
Ömrünün 40 yılını Çin'de geçiren Nobel ve Pulitzer Ödülü sahibi yazarın anne ve babasını edebiyata mal etmek istemesi haklı bir gerekçedir. Yazar bu romanda babasını anlatıyor. Ancak bu romandan önce yazarın annesini anlattığı “Gurbetteki Kadın” ya da “Sürgün” adlı kitabı okumalarını tavsiye ederim.

Yazarın annesi ile babası belki dünyadaki en zıt karakterlere sahip kişilerdi. Bir madalyonun adeta iki yüzü gibiydiler. Bunu bize Buck söylüyor. Yazarın annesini anlattığı romanda babasına çok fazla gönderme vardı. O zaman babasından nefret etmiştim. Bir insan ailesine karşı nasıl bu kadar taş kalpli olabilir diye çok merak etmiştim. Bu kitabı da özellikle bu yüzden okumayı çok istiyordum. Yazar annesi için kalp ifadesini kullanırken babası için ruh ifadesini uygun bulur. Öyle ki kitabın orijinal ismini Fighting Angel (Mücadeleci Melek) koyarak babasını adeta bu dünyadan biri olarak saymamaktadır.

Babası yarım yüzyıl Çin'de misyonerlik faaliyetlerinde bulunmuş ve Çin'in en ücra köşelerine kadar kayıp ruhların izini sürmüş, onları kendi dinine döndürmek için hayatını ortaya koymuştur. Çinlileri onun kadar iyi tanıma fırsatı belki başka bir beyaz adama nasip olmamıştır. Çinceyi bir Çinliden bile daha iyi konuşmuş, Çini vatanı olarak saymış, Tanrı'ya bile Çince dua etmiştir. Tüm bu yıllar içinde tek bir arkadaşı olmamış, koyu sofu, sert ve çetin misyonerlik vazifesinden başka bir şeyi gözü görmemiş, bunun uğruna hayatındaki her şeyi feda etmekten çekinmemiştir. Çin'de belki binlerce kişinin Hristiyan olmasını sağlamış ama kendi eşi hakkındaki şu sözü de çok ilginçtir: "Annenizin ruhu, imanı, akidesi nedir, bu hususta tam bir kanaate varmış değilim." Aynı yastığa onlarca yıl baş koyduğu eşinin ruhunu kurtarmayı başaramamıştır. Ailesine karşı kayıtsızlığına birkaç örnek daha verecek olursak: Eşi öldüğünde tek bir damla gözyaşı dökmemiş, bir kerecik olsun mezarını ziyaret etmemiş ve onun adını öldükten sonra bir kez bile anmamıştır. Yazar babasından kendi hayatını yazmasını istediğinde topu topu 25 sayfa yazabilmiş ve bu sayfaların içinde çocukların ve eşinin adları bir kez bile geçmemiştir. Öyle görülüyor ki babası bu dünya ve içindekilerle olan hesabını daha ölmeden kapatmıştır. Onun bu dünyada tek bir görevi olmuştur: mümkün olduğu kadar çok kişiyi kendi dinine davet etmek. Bu görevi bir peygamber hassasiyetiyle de yerine getirmiştir.

İki kitabı okuyan biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki iki kitap da birbirinden çok farklı. Carie ve Andrew aynı çatı altında yaşamış; gördükleri aynı vaka, başlarından geçen aynı macera olmasına rağmen dünyayı farklı görmüşler, ona farklı anlamlar yüklemişlerdir. Yazar, annesini anlatırken o kadar duygusal ve içtenken maalesef babasını anlattığı bu romanda aynı duygusallığa başvurmamış, babasıyla arasına mesafe koyarak daha soğuk bir dil kullanmayı tercih etmiş. Netice itibariyle okuması güzel iki kitap olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hak Yolcusu
Baskı tarihi:
Ocak 1945
Sayfa sayısı:
228
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Çeviri:
İbrahim Hoyi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitapevi

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Öznur Kaplan
  • Necmettin Zafer

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%100 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0