İnsanlar sesler ve mimiklerle iletişim kurarlar. Bu sesler, İletişimi kolaylaştırmak için harflere dönüşür. Harflerin listesine alfabe deriz. Bazen, anlatmak ya da anlamak için kelimeler, harfler yetmez. İşte burada da hål dili devreye girer. Halden anlamak, hâle yola koymak, çeşitli hållerden geçip yolculuğunu tamamlamak. İşte yazarımız bu dili oluşturan seslere de Hâlfabe diyor.
Nasıl ki ismin; yalın, belirtme, yönelme, bulunma ve ayrılma hälleri var, kitap boyunca yazar insanları da bu hallerden geçirip bir yolculuk yaptırıyor. Şiirlerle desteklenmiş, deneme türündeki bu kitapta yazarın bakış açısıyla hâllerini, düşüncelerini okuyoruz ve onunla beraber düşünüyoruz. Bazen sözlerin, davranışların ardındaki derinliği anlamak için farklı pencerelerden bakmak gerekir. İşte kitap bize bunu veriyor. Bunu henüz kitabın başında, ilk bölümlerde fark ediyoruz.
Mesela, 'Ne Hâlin Varsa Gör" bölümü bizi bu cümleye bambaşka bir açıdan bakmaya, daha derin düşünmeye sevk ediyor. Neden bir sitem, bir bıkkınlık olsun ki; belki de karşındaki için elinden geleni yaptıktan sonra onu kadere emanet etmektir bu söz. Bırak yaşanması gereken yaşansın deyip, gelecek güzelliklere umut etmektir.
Okuru düşündüren ama yormayan, hâllerden geçip, hâlden anlamaya davet eden güzel bir kitap, tavsiye ederim.