Halkalı Köle

·
Okunma
·
Beğeni
·
1027
Gösterim
Adı:
Halkalı Köle
Baskı tarihi:
1986
Sayfa sayısı:
159
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Varlık Yayınları
Baskılar:
Halkalı Köle
Halkalı Köle
Halkalı Köle
Halkalı Köle
162 syf.
Kitap aslında toplumsal bir gerçekliği de gözler önüne seriyor. Evlilik kurumunu, tabiri caizse evlenmek için, yuva kurmak için oluşturan insanların, sevgiden bihaber olarak kurduklarında sonuçlarının ne denli acı olabileceğini anlatıyor. Tek kendilerini değil, çocuklarınında sevgisizlik ortamında büyüyüp sonrasında sıkıntılarla boğuşacağına değiniyor.

Aile baskısından sıkılıp çözümü evlenmekte bulan -evlenip kurtulayım- diyen insanların sonrasında nasıl daha büyük sıkıntılara girebildiğini anlatıyor.

Evlilik ne kadar doğalsa, boşanmanın da o kadar doğal olması gerektiğini savunuyor. Kitapta da dediği gibi iki insan arasında "düşünsel bütünlük" yoksa hep çekişme, üstün gelme çabası varsa boşanmanın doğal olduğunu ancak yasaların bu konuda katı olduğuna değiniyor.

Tabii bütün bunların altında sebep olarak yoksulluk temasının işlendiğini belirtmekte fayda var.
Kitap zamanında kadınlar tarafından aşırı eleştirilmiş ancak cinsiyetçi bakmayıp o şekilde okunursa toplumsal gerçekliği görebilirsiniz.
159 syf.
·Puan vermedi
Onun kafasının içinde olmak bir labirentte gezinmek gibi .
her şey karmaşık sonu başı belli olmayan bir yol gibi uzun ve ıssız.
Kısaca başrol oyuncumuz kendi hikayesinde kaybolmuş oysa anlattıkları heran çevremizde yaşanan gerçekler ama insanların maskeleri var ve kılıktan kılığa girip mutluluk oyunu oynanıyor.
Aklımda deli sorular , yetişkinlik ne zaman başlar, evlenince mi? Anne,babanın doğruları çocuklarına doğru mu?
Ebeveynlerin gösterdikleri yoldan gitmeye mecbur bırakılmak ne kadar acı, sonra cahillikten doğan hatalar başka hataları doğuruyor gözler yumulup yola devam etme çabası işte sana halkalı bir köle, daha bir birey olmayı bilmeden baba olan ve geçim sıkıntısı çekip gurbet ellere göç eden bir ailenin dramı ama işte o an baba olmanın ne demek olduğunu anlayan gerçek baba oğul ilişkisini yaşayamamış bir yanı hep eksik kalmış şimdi de baba olunca babasına özlem duyan birisi var hemde prangalarıyla bu hayata mahpus.
Aileye gelicek olursak karısı klasik kapitalist sistemin kurbanı olmuş ,çoktan nerden geldiğini unutan yeri gelince gelenek,göreneklerini kullanıp bilmediği bir şehirde %5 indirimleri kovalayan birine dönüşmüş, tabi kocasının onu aldatması önemli değil yeterki onu terk etmesin evin düzeni bozulmasın para akışı bitmesindi.
Çocuklar var birde hazıra alıştırılan kendi ayakları üstünde durmak nedir bilmeyen iki arada kalan ezilen ruhları yok edilen yaşamaya çalışan canlar.
Kahramanımız kendi doğrularını söylemek istiyor, cebelleşiyor ,söylüyor ama faşistler düşüyor aklına ve adresine çünkü sevmek yasaktı doğru olan sevgiden doğmuşsa sevgisizlik onun sonu olurdu sonu muammaydı.
Kitabı okumama vesile olan arkadaşım Selman Ç. 'a teşekkür ederim bazen bir kitap pencere olur ışık ille içeri girer :)
159 syf.
·4 günde
Bir Türk entelektüeli düşünün ki devrimci bakış açısı İle toplumun dönüşeceğini, iyiye doğru evrileceğini, faşizmden uzaklaşacağını, kadının da üretime katılması gerektiğini, dini inancın yerini alacak başka düşünce sistemlerini düşlüyor. Anasını, karısını, çocuklarını hiç kimseye muhtaç etmeden yaşatmak için üretime katılarak canla başla çalışıyor. Gerektiğinde anavatanından ayrılmak zorunda kalarak Almanya'lara giderek üretime orada da devam ediyor para kazanabilmek, insan gibi yaşam şartlarını ailesine sunabilmek adına.

Bir Türk entelektüeli düşünün ki Doğu kültürü İle yetiştirilmiş, anasının secdeden kalkmayan başına hayran, çocuklarına bakılması için annesi olmazsa karısı haricinde kimseyi kabullenmeyen, doğum kontrol yöntemlerine yabancı, parasıyla ailesi üzerinde güç dengesini kendisinden yana büken, sorumluluk kadar ataerkillik de taşıyan, karısını defalarca aldatan ama en sonunda birisine gerçekten aşık olup bunun ailesi tarafından kabullenilmesi gerektiğini savunan, karısını kötüleyen ve tüm evlilik içi anlaşmazlıkları ona yükleyen bir adam.

Bu iki adam da aynı kişi! Düşünce adamlığı yönünden çıkarımlarına hayran kalınan bu adam, yaşam tarzı yönünden özellikle kadınların kabullenemeyeceği bir yaşam tarzının güzellemesini yapmakta.

Modern çağın sorunu olan evliliğin olumsuz taraflarını, evliliklerin en başında nasıl yanlış yargılarla yapıldığını, Anadolu'da başta olmak üzere insanların şiddetten ve sevgisizlikten kaçarak, daha özgür olmak adına nasıl birer " halkalı köle"ye dönüştüklerini çok iyi anlatmakta.

Yabancılaşmanın olduğu yerde hiçbir bağın kalmayacağı mesajıyla son nokta konulabilir.
162 syf.
·6/10
Yanlış zamanda okuduğumu düşündüğüm kitaplardan biri. Toplumsal beklentilerle bireysel ihtiyaçların çelişkisini anladığım ve evliliğe uzak bakmama neden olan kitaplardandır.
162 syf.
·Beğendi·10/10
2013 yılında bir üniversite öğrencisinin tahlil etmek için koştur koştur getirdiği bir kitaptı. Kitapla o sebeple tanıştım. Bir gecede okudum ve yedi sayfalık bir çözümleme yaptım.
Alt yapı olarak aile kurumu üzerinden sosyalizm, kapitalizm gibi siyasi durumlara değinilmiş bir kitap.
Parmaklar ve kölelik...

Kitap yazarın şahsi romanıdır; denilebilir.
okumanızı tavsiye ederim.
162 syf.
·8/10
Bekir Yıldız'ı hikayeleriyle tanıyoruz daha çok. Bu kez de kendi hikayesini, yaşamını romanlaştırarak kaleme alıyor. Kendine has şiirsel dili ile farklı bir anlatıma sahip.
Romanda evlilik kurumu merkezinde toplumsal baskı, tüketim toplumu, faşizm, kadının toplumdaki yeri gibi birçok konu eleştiriliyor.
Keyifli okumalar dilerim.
Son sözlerini söyleyemeden bir insanın şu dünyadan göçürülmesi, haksızlıkların en büyüğü olmaz mı?
Bekir Yıldız
Sayfa 5 - İskele Yayıncılık
İki insan önemli konularda, hatta herhangi bir konuda bile, kendilerini hayvandan ayıran, konuşarak, sorunları çözebilme yeteneğinden yoksunlarsa, dünyaya neden çocuk getiriyorlardı? Çocuk, aralarında çözümlenemeyen herhangi bir konudan daha mı önemsizdi? Yoksa çocuklar, iki insanın uzlaşamazlığını unutturan, geçiştiren uğraşlar mıydı?
Bekir Yıldız
Sayfa 119 - İskele Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Halkalı Köle
Baskı tarihi:
1986
Sayfa sayısı:
159
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Varlık Yayınları
Baskılar:
Halkalı Köle
Halkalı Köle
Halkalı Köle
Halkalı Köle

Kitabı okuyanlar 43 okur

  • Emine Erturk
  • Primadonna
  • Yaz
  • Tuncay Fou

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0