Adı:
Halkların Rus Devrimi Tarihi
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051722283
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A People’s History of the Russian Revolution
Çeviri:
Tuncel Öncel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yordam Kitap
Günümüzün önde gelen Marksist tarihçileri arasında yer alan Neil Faulkner, 1917 Büyük Ekim Devrimi’nin 100. yılında, devrime farklı bir bakış açısıyla yaklaşan, onun bir demokrasi ve yaratıcılık patlaması olduğunu ileri süren kitabıyla yeni tartışmalar açıyor. Yordam Kitap’ın Geçmişten Geleceğe Sosyalizm Dizisi’nde her biri farklı perspektif ve politik duruşla kaleme alınmış, birbirinden ayrılan görüşler barındırsa da tartışmacı nitelikleriyle birbirini bütünleyebilen, sosyalizm deneyimlerini ve tarihsel süreçleri Marksizmin metodolojisine dayanarak irdeleyen, tartışma ve ufuk açıcı kitaplara yer veriliyor. Neil Faulkner’ın Halkların Rus Devrimi Tarihi adlı yeni çalışması da tam bu yaklaşıma uygun bir kitap. Kitabına “Rus Devrimi, dünya tarihinin muhtemelen en yanlış anlaşılmış olayıdır,” diyerek başlayan Faulkner, devrimin özü itibariyle aşağıdan yükselen bir demokrasi ve eylem patlaması olduğunu, katılan milyonlarca insanı bizzat dönüştürürken olup biteni takip eden on milyonlarca insana da esin verdiğini, temellerinden sarstığı dünya kapitalist sistemini devirmenin eşiğine geldiğini, ancak alabildiğine farklı bir dünyanın umut verici bir anlık görüntüsünü sunduktan sonra da geri çekildiğini ve karşı-devrimle yıkıldığını ileri sürüyor. Halkların Rus Devrimi Tarihi’nin birinci bölümünde 1825-1916 dönemi, devrimcilerin yükselişi, rejimin konumu, Lenin ve Bolşeviklerin tarih sahnesine çıkması ve Büyük Savaş koşullarıyla birlikte değerlendiriliyor. İkinci bölümde Faulkner, tümüyle 1917 yılındaki “fırtına”ya odaklanırken; Şubat Devrimi’ni, ikili iktidar olgusunu, Ekim günlerini ve karşı-devrimi tartışıyor. Üçüncü ve son kısım ise 1918-38 yıllarını kapsıyor ve bu dönemi; dünya devrimi, kuşatılmış devrim ve Stalin tartışmaları ekseninde ele alıyor. “Rus Devrimi’nin yüzüncü yıldönümü yaklaşırken rafl arda yerini almaya başlayan sayısız kitap arasında sosyalist bakış açısıyla kaleme alınıp halka hitap eden, anlaşılır ve tarihî açıdan güvenilir bir anlatıma gerçekten ihtiyaçvar. Neil Faulkner’ın Halkların Rus Devrimi Tarihi de bu ihtiyacı karşılıyor.” Neil Davidson
272 syf.
·21 günde·6/10
Mustafa Kutlu, Izdiham 31'de yazmıştı: <<Devrim genellikle zor kullanır. Ama bizde bir söz var bilirsiniz: "Zorla güzellik olmaz." >>.

Fakat, bu kitabın yazarı "Dolayısıyla kitap, Devrim sonrasından çok ona giden yola ağırlık vermektedir." diye yazdığı için ben de "güzellik için zor kullanılan" kısmıyla pek işim olmayacağını anladım. Tarihi, edebiyat tadında okumaya iştahlandım. Belki de en azından Puşkin ve Gogol döneminden başlayarak Tolstoy'a kadar Rus toplumunun (yöneticiler dahil) sosyal, kültürel, medeni, ahlaki, psikolojik+felsefi (hiçte olmasa oblomoçuluk ve nihilizm), ve dini tablosunu ortaya çıkaracağız diye umutlandım. Ama maalesef, ekonomik ve siyasi tablodan başka bir şey göremedim. Daha da kötüsü bunu obyektif değil, marksist "ideoloji" üzerinden okumuş oldum. Kendi üslubumla ifade edersem "mideye hizmet davası"nın tablosu, ağır ifadesiyle zooloji konusu. Bu, marksizme öfkem değildir, tarihin böyle işlenişine olan öfkemdir.

"...esasen devrim, sıradan insanların çağlar boyu devam eden özgürlük, adalet ve insanca bir yaşam özlemlerinin yoğunlaşmış (zaman ve mekanda yoğunlaşmış) bir ifadesidir." Tanım yapmak kolay üstelik kulağa da yatkın. Tarihte "sıradan insanlar"ın devrim çıkardığı görülmemiştir. Bilmiyor olabilirim. "Sıradan insanlar"ın yerine 'örgütlenmiş insanlar'ın (kafası doldurulmuş, silahlandırılmış ve s.) devrimi görülmüştür. Tohumu ekilmemiş "fitne" filizlenemez! Kendi mülkü olmayan, eğitimsiz halk neyin devrimini yapabilir?! Kafası doldurulmuş dediğimi kötüye yorumlamak çirkince olur. Çünkü boş kafa her manada doldurulabilir. Boş kafaların devrimi? Saçmalık!..

Sen solcu, ben sağcı, o marksist, bu ateist, bir diğeri dindar.. Peki, doğruları kim yorumlayacak?! Rusya tarihi üzre aslen gürcü olan prof.dr (ismini veremem) hocamız vardı. Rusça anlatmıştı ve anladığım kadarıyla şöyle ifade etmişti: "Tarih ideoloji ilmidir, her kes çıkarınca yazar." Haksız sayılmaz. Yine benim için en iyisi, bir toplumun tarihi sürecini edebiyat üzerinden gözlemlemek.

Bu kitapta Ekim Devrimi'ne doğru 19. yüzyılın ikinci yarısından başlayarak adım adım gidiyoruz. Soyalizme zemin arıyoruz - hakikat bu, böyle zemin kurgulandığı için. Rus toplumu için imparatorluğun yıkılması, sosyalizm ve ateizmin inşa edilmesi ne ölçüde doğruydu? Gogol'a, Gonçarov'a, Dostoyevski'ye, Turgenyev'e, Çehov'a ve Tolstoy'a sormak lazım. Kitapta bu, yahudilere, kısmen de almanlara soruluyor. Kim kimi kandırıyor?!! Bir bakar mısınız...

Devrim gerçekleşti; "zor kullanıldı", binlerce "sıradan insan" öldü. Serflerin yerine Devlet isimli kapitalist ortaya çıktı. "Sıradan insanlar"a mülk verildimi!!! Ya fikir özgürlüğü, inanç özgürlüğü!!! Kendi kendini idare edemez, kolektif halde çalışmalı - gerekçe bu. Devlet isimli kapitalist kolektifin patronu: sana ne dayatacaksa o. Hatırlat-"zorla güzellik olmaz". ('Devlet kapitalizmi' anlayışına yazarın kitapta kendince savunması vardır. Suçlu Stalin.)

Bazen üzülüyorum, bazen de iyi ki şahit olmamışlar diyorum. "Bunca anlattıklarımızın hedefi duvarmıymış" diye "utançlarından" eserlerini yakardılar - yukarda ismi geçen klasikler. Elinize silah sıkıştıranlar kapınıza ne amaçla gelmiş olabilirdiler. Gidilen ize bak.. İnsanoğlu işte...
Soğuk savaş bitinceye değin Batılı araştırmacılar, Bolşevik Devrimin'i, diktatörlük kurma amaçlı "Leninist" bir darbe olarak gören bir karikatürleşmenin hakimiyeti altındaydı.
Aydınlar kesimi bir sınıf değildir.Sınıfı, sömürüyü merkeze alan iktisadi süreçler ve toplumsal ilişkiler ortaya çıkarır. Aydınlar kesimi, meslek, eğitim ve yaşam tarzına göre tanımlanmış bir toplum katmanından başka bir şey değildir.
İşçiler özel mülkiyete bireysel olarak el koymak yoluyla kendilerini özgürleştiremezlerdi. Öylesine karmaşık iş bölümünün parçasıydılar ki ancak üretim, bölüşüm ve mübadele araçlarının kolektif kontrolü, kapitalizme karşı inandırıcı bir alternatif olabilirdi.
Rusya kırsalının karanlık yığınları (yani köylüler, Rusçası ile müjikler) nasıl harekete geçirilecekti? 1874'te yaklaşık 2.500 radikal, köylüler arasında devrimci fikirler yaymak amacıyla çoğunlukla köylü kıyafetleri giyerek taşraya yollandılar,kelimenin tam anlamıyla "halka gittiler". Çar aleyhinde konuşanlar ya da Tanrının varlığını inkar edenler yetkililere ihbar edildi. Ekonomik sıkıntılara odaklanan kimileriyse daha iyi karşılandı. Ama hepsi bu kadardı: örgütlenme oluşturulamadı, mücadelenin kıvılcımı ateşlenemedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Halkların Rus Devrimi Tarihi
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051722283
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A People’s History of the Russian Revolution
Çeviri:
Tuncel Öncel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yordam Kitap
Günümüzün önde gelen Marksist tarihçileri arasında yer alan Neil Faulkner, 1917 Büyük Ekim Devrimi’nin 100. yılında, devrime farklı bir bakış açısıyla yaklaşan, onun bir demokrasi ve yaratıcılık patlaması olduğunu ileri süren kitabıyla yeni tartışmalar açıyor. Yordam Kitap’ın Geçmişten Geleceğe Sosyalizm Dizisi’nde her biri farklı perspektif ve politik duruşla kaleme alınmış, birbirinden ayrılan görüşler barındırsa da tartışmacı nitelikleriyle birbirini bütünleyebilen, sosyalizm deneyimlerini ve tarihsel süreçleri Marksizmin metodolojisine dayanarak irdeleyen, tartışma ve ufuk açıcı kitaplara yer veriliyor. Neil Faulkner’ın Halkların Rus Devrimi Tarihi adlı yeni çalışması da tam bu yaklaşıma uygun bir kitap. Kitabına “Rus Devrimi, dünya tarihinin muhtemelen en yanlış anlaşılmış olayıdır,” diyerek başlayan Faulkner, devrimin özü itibariyle aşağıdan yükselen bir demokrasi ve eylem patlaması olduğunu, katılan milyonlarca insanı bizzat dönüştürürken olup biteni takip eden on milyonlarca insana da esin verdiğini, temellerinden sarstığı dünya kapitalist sistemini devirmenin eşiğine geldiğini, ancak alabildiğine farklı bir dünyanın umut verici bir anlık görüntüsünü sunduktan sonra da geri çekildiğini ve karşı-devrimle yıkıldığını ileri sürüyor. Halkların Rus Devrimi Tarihi’nin birinci bölümünde 1825-1916 dönemi, devrimcilerin yükselişi, rejimin konumu, Lenin ve Bolşeviklerin tarih sahnesine çıkması ve Büyük Savaş koşullarıyla birlikte değerlendiriliyor. İkinci bölümde Faulkner, tümüyle 1917 yılındaki “fırtına”ya odaklanırken; Şubat Devrimi’ni, ikili iktidar olgusunu, Ekim günlerini ve karşı-devrimi tartışıyor. Üçüncü ve son kısım ise 1918-38 yıllarını kapsıyor ve bu dönemi; dünya devrimi, kuşatılmış devrim ve Stalin tartışmaları ekseninde ele alıyor. “Rus Devrimi’nin yüzüncü yıldönümü yaklaşırken rafl arda yerini almaya başlayan sayısız kitap arasında sosyalist bakış açısıyla kaleme alınıp halka hitap eden, anlaşılır ve tarihî açıdan güvenilir bir anlatıma gerçekten ihtiyaçvar. Neil Faulkner’ın Halkların Rus Devrimi Tarihi de bu ihtiyacı karşılıyor.” Neil Davidson

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Enejan Humat
  • Musti demiryürek
  • Ferman Mamedov

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%33.3 (1)
8
%33.3 (1)
7
%0
6
%33.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0