Harem-i Hümayun Osmanlı İmparatorluğu'nda Hükümranlık ve Kadınlar

9,7/10  (3 Oy) · 
6 okunma  · 
3 beğeni  · 
351 gösterim
Hürrem Sultan, Nurbanu Sultan, Kösem Sultan, Turhan Sultan... Osmanlı İmparatorluğu'nun yönetiminde söz sahibi olmuş kadınlar. Kanuni Sultan Süleyman'ın saltanatının başından 17. yüzyıl ortasına kadar, Osmanlı hanedanının ileri gelen kadınları daha önce sahip olduklarından ve daha sonra olacaklarından da büyük bir politik güce kavuştular.

İmparatorluk tarihinin bu dönemine hem popüler hem de bilimsel edebiyatta "kadınlar saltanatı" denir. Harem-i hümayun kadınları, özellikle de saltanat süren sultanın annesi ve hasekileri, saray ducarlarının ardında bile olsalar, politik gücü doğrudan kullanabiliyorlardı. Ayrıca hükümranlık kültürünün halka yönelik kısmı olarak adlandırılabilecek olaylarda, yani saltanata meşruiyet kazandırıcı kamusal ritüellerde ve anıtsal binaların inşası ve sanatsal üretimin saltanat himayesi altına alınmasında merkezi rol oynadılar. Leslie P. Peirce, padişah kadınlarının elindeki politik gücün kaynaklarını ve bu gücün 16. ve 17. yüzyıllarda artış nedenlerini inceliyor.
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2010
  • Sayfa Sayısı:
    408
  • ISBN:
    9753330480
  • Orijinal Adı:
    The Imperial Harem - Women and Sovereignty in the Ottoman Empire
  • Çeviri:
    Ayşe Berktay
  • Yayınevi:
    TARİH VAKFI YURT YAYINLARI
  • Kitabın Türü:

Osmanlı haremi öyle dizilerde görüldüğü gibi değildi elini kolunu sallayan hareme giremediği gibi padişah dahi sadece haremin belli kısmına destur ile girerdi. Ergenlige girmiş olan sehzadeler de hareme alınmamaktaydi. Bugün bile haremin bir kac kısmı halka kapalıdır. Bu kitap osmanlı haremine girmiş ve akademik araştırma yapılmış ilk ana kaynaklardan biridir.