Adı:
Harika Portakal
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053756101
Kitabın türü:
Çeviri:
Egemen Özkan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Bu kitap, futbolun entelektüel ve estetik doğasına dair detaylı bir araştırma. İçinde tüm zamanların en harika “mağlup”larından biri olan Hollanda milli takımına dair bir güzellemenin olduğu meşakkatli bir çaba. Mağlup diyorsak, galip olanlarından; zira hem 1974 hem de 1978’de kaybetmesine rağmen, dünya futbol tarihine, halen daha etkileri devam eden “Total Futbol”u miras bırakmış bir okul bu. Zaferin değil acının estetiğini konu alan...
David Winner’ın Harika Portakal’ı da bu kıymetin hakkını veriyor ve “total bir futbol kitabı” yazıyor: Mimariden resime, tarihten sosyolojiye, felsefeden sanat tarihine, tüm beşeri bilimlerde gezinerek yüzyılın futbol mucizesinin kaynaklarına bakıyor. 1960’larda tüm dünyayı sarsan kültürel ve sosyal uyanışının izlerini Hollanda futbolunun derinliklerinde keşfediyor. Müthiş bir kazı çalışması bu; futbolun yaşama benzeyen yanlarını bir klişe basitliğinde değil, entelektüel bir titizlikle yapıyor.
Kitap, Rinus Michels komutasında Cruff yönetiminde Ajax’la başlayıp, Hollanda milli takımında demlenen, sonrasında doğduğu topraklarla yetinmeyip Barselona, AC Milan, Arsenal ve daha nicelerinde devam eden geleneğin hikâyesini anlatıyor. Ki, dünya futbol yazınında bugün oynanan kolektif futbolun esvabı mucizesi olan ekolu anlamak için gösterilen en büyük çabalardan biri Winner’ın Harika Portakal’ı diyebiliriz.
Futbol kitapları arasında, adeta bir “Cruyff çalımı” güzelliğinde olan bir kitap, oyuna dair “başka türlü” güzellikler tahayyül edenler için keyifli bir okuma olacaktır. Nihayetinde eski Provo anarşisti Roel van Dulin’in dediği üzere: “Herkesin top tepmeye ihtiyacı vardır.”
Uğur Vardan’ın Sunumuyla
320 syf.
Türkiye’de yayımlanan futbol kitaplarının sıkı bir takipçisiyim. Pek çok kitabı okudum. Açıkçası içlerinde gerçekten çok iyi kitaplar da var. Harika Portakal da onlardan birisi. Peki, bir futbol kitabını ‘iyi kitap’ sınıfına koyabilecek şeyler neler olabilir?

En başta sıradan olmaması gelir. Yani, medyada zaten okuduğumuz herhangi bir futbol köşe yazısı ya da haberi özelliği taşımamalı. İyi bir kurgusu, ilgi çekici bir öznesi olmalı. Yazarın belli bir edebi niteliği, farklı bir üslubu olmalı. Gezmeye, seyretmeye ve sevmeye dayalı bir anlatımı olmalı. Evet, futboldan ve futbolcudan tabii ki bahsetmeli ama onların içinde insan hikayeleri, sosyolojik tahliller ve hatıralar da olmalı.

İşte bu kitap tam da öyle bir kitap. İngiliz gazeteci David Winner, Hollanda futbolunu yazmış. Cruyff ve arkadaşlarıyla 1960’larda başlayan Hollanda futbolunu, Portakalları…

Ve tabii ki Total Futbolu…

Ancak o kadar başarılı bir kitap ki, beraberinde Hollanda’yı, Hollandalıları, Hollanda sanat ve siyasetini de okuyorsunuz. 1974 ve 78 finalinin kaybedilişi, 1988 Avrupa Şampiyonluğu… Ajax’ın halleri… Amsterdam’ın hikayesi… Cruyff, Rensenbrink, Haan, Van Der Kerkhoff’lar… Gullit, Rijkaard, Van Basten, Koeman… Michels, Van Gaal, Hiddink… Kluivert, Bergkamp, Overmars… Hollanda,-Belçika rekabeti… Hollanda-Almanya düşmanlığı… Hollanda futbolundaki Surinam geleneği… Önemli olan kazanmak değil iyi oynamak inceliğini…

Yine mesela Ajax’ın ve Amsterdam’ın Yahudi imajının aksine aslında hiç de öyle Nazi karşıtı kahramanlıkları olmadığını anlatıyor. ( Aynı şeyi Simon Cuper de Ajax, Hollandalılar ve Savaş’ta anlatmıştı. )

Dediğim gibi, kitap elbette bir futbol kitabı ama sadece bir futbol kitabı değil. Amsterdam’ı görmüş birisi olarak ilgimi daha çok çektiğini de söylemeliyim.
Orada anlatılan bazı maçları, pozisyonları internetten bulup tekrar seyrettim. Bazı fotoğrafları araştırdım. Hatta kitabın kapağında futbol literatüründe Cruyff dönüşü / Cruyff Turn olarak geçen o mükemmel hareket var.

Winner, 2000’e kadar olan kısmı yazmıştı kitabında. 2000’de ülkesinde yarı finalde İtalya’ya maç içinde 2 penaltı kaçırıp, penaltılarla elenmişti Hollanda. Kitap aslında orada bitmişti ancak 2010’da yeni bir bölüm eklenmiş. Tam 10 yıl aradan sonra yani. Çünkü 2010 Dünya Kupası finalinde Hollanda, İspanya ile oynadı. Ve ilk defa yazar Hollanda’yı değil de rakibini tutmuştu. Çünkü güzel oyun İspanyollardaydı…

Daha bir sürü şey yazabilirim lakin son olarak şunu söyleyeyim; eğer futbolla ilgiliyseniz mutlak okuyun derim.
320 syf.
Hollanda deyince aklınıza ilk ne geliyor? Futbolu takip edenler ilk olarak futbol diyecektir ama ona gelmeden hatırlamamız gereken birkaç şey var. Bunlardan ilki “özgürlük”. Dünyanın birçok ülkesinde devlet eliyle yasaklanan unsurlar, laleler ülkesinde özgürlük tanımı içinde kendine yer bulabiliyor. Ondan sonra sanat geliyor aklıma. Vermeer, Rembrandt ve Van Gogh gibi ressamlar; Royal Concertgebouw Orchestra gibi dünyanın en prestijli orkestralarından biri ve harika mimarisi. Yaratıcılık, bu küçük ülkenin sanatta ileri olmasının en önemli kaynaklarından birisi. Peki başka? Hollanda’nın, içinden kanalların geçtiği, alanın çok değerli olduğu şehirleri. Hollandalılar yaşayabilmek için sahip oldukları alanı çok iyi kullanmak zorundadırlar. Tüm bunlar, tarihte belki de eşine bir daha rastlamayacağımız “Total Futbol”u neden Hollandalıların ortaya çıkardığını bize gösteriyor.

David Winner kitabında, Hollandalılara has özelliklerin ülke futbolunu nasıl şekillendirdiğini anlatıyor. Birçok turnuvaya en iyi takım olarak katılmalarına rağmen neden başarılı olamadıklarını masaya yatıran yazar, Hollandalı oyuncuların futbola bakışlarını, karakterlerini ve beklentilerini okurla paylaşıyor.

Kitabı okurken kendinizi nostaljik bir futbol hikayesinde buluyorsunuz. Bu hikayenin unsurları çoğunlukla, 70’lerin ilk yıllarında Avrupa futboluna damgasını vurmuş Ajax ve Feyenoordlu oyuncular olurken, oyuncuların gizli kalmış anılarına tanıklık etme şansını yakalıyorsunuz.

74’te Hollanda’yı başarılı ya da başarısız kılan faktörler nelerdi? Her iki durum da geçerliliğini bir ölçüde koruyabilir çünkü Hollandalılar ortaya güzel bir oyun koyduysa, kendilerini başarılı sayabilir. Bu düşünce, Hollandalı ya da Hollanda’da görev yapmış ünlü futbol adamları arasında da yıllar boyu tartışılmış. Cruyff, Michels ya da Happel gibi isimler güzel futbola önem verirken; Van Gaal, Beenhakker ve Advocaat gibi teknik adamlar sonuca odaklanmayı tercih etmiş.

Cruyff nasıl bir insandı? Michels ile oyuncuları arasındaki ilişki nasıldı? Total futbol nasıl doğdu? Oyuncuların rolleri neydi? Muhteşem Ajax takımı nasıl dağıldı? Cruyff 1978 Dünya Kupası’na neden katılmadı?

1988’deki şampiyon kadro, ne oldu da 1990’da varlık gösteremedi? Hollandalı oyuncularda birlikte bir takımın parçası olma eğilimi ne düzeyde? Milli takım için mi oynuyorlar yoksa kendileri için mi? Amaç, kazanmak mı yoksa güzel futbol oynamak mı? Ajax’a neden Yahudi kulübü deniyor? Surinamlı oyuncular, ülke futboluna nasıl dahil oldu? Tüm bu soruların cevabı, o dönemi yaşamış kişilerce yapılan sayısız konuşmaya dayanarak verilmeye çalışılmış kitapta.

Son söz olarak, bu kitabın sadece bir futbol kitabı olduğunu düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz demektir. Kitabın futbolu merkezine aldığı şüphesiz ancak emin olun, kitabı okuduktan sonra Hollanda hakkında çok şey öğrenmiş olacaksınız.
Hollandalı taraftarların açtıkları pankartta savaşa açık ve acı göndermeler vardı. 'Bisikletlerimizi geri verin' diye tezahürat ediyorlardı seyirciler. Almanların savaş esnasında Hollandalıların fiestlerine/bisiklet toplu halde koymuş el olmasını kast ediyorlardı. Nazilerin Führer sloganını tiye alan bir pankartta 'Ein Reich, Ein Volk, Ein Gullit' yazıyordu.
David Winner
Sayfa 138 - İthaki
1993 yılında Alman neo-Nazilerin Türk Gastarbeiter'lerin evlerini kundaklaması Hollanda'da bir dizi protestoya neden oldu. Bir milyondan fazla Hollandalı erkek ve kadın 'Kızgınım' isimli dilekçesini imzalayıp Alman Şansölye Kohl'e gönderdi. 'Ben De Kızgınım' aslında daha doğru bir isim olabilirdi: Dehşet içindeki yüz binlerce Alman da kendi şehirlerindeki bu kundaklama olayını lanetliyordu.
David Winner
Sayfa 142 - İthaki

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Harika Portakal
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053756101
Kitabın türü:
Çeviri:
Egemen Özkan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Bu kitap, futbolun entelektüel ve estetik doğasına dair detaylı bir araştırma. İçinde tüm zamanların en harika “mağlup”larından biri olan Hollanda milli takımına dair bir güzellemenin olduğu meşakkatli bir çaba. Mağlup diyorsak, galip olanlarından; zira hem 1974 hem de 1978’de kaybetmesine rağmen, dünya futbol tarihine, halen daha etkileri devam eden “Total Futbol”u miras bırakmış bir okul bu. Zaferin değil acının estetiğini konu alan...
David Winner’ın Harika Portakal’ı da bu kıymetin hakkını veriyor ve “total bir futbol kitabı” yazıyor: Mimariden resime, tarihten sosyolojiye, felsefeden sanat tarihine, tüm beşeri bilimlerde gezinerek yüzyılın futbol mucizesinin kaynaklarına bakıyor. 1960’larda tüm dünyayı sarsan kültürel ve sosyal uyanışının izlerini Hollanda futbolunun derinliklerinde keşfediyor. Müthiş bir kazı çalışması bu; futbolun yaşama benzeyen yanlarını bir klişe basitliğinde değil, entelektüel bir titizlikle yapıyor.
Kitap, Rinus Michels komutasında Cruff yönetiminde Ajax’la başlayıp, Hollanda milli takımında demlenen, sonrasında doğduğu topraklarla yetinmeyip Barselona, AC Milan, Arsenal ve daha nicelerinde devam eden geleneğin hikâyesini anlatıyor. Ki, dünya futbol yazınında bugün oynanan kolektif futbolun esvabı mucizesi olan ekolu anlamak için gösterilen en büyük çabalardan biri Winner’ın Harika Portakal’ı diyebiliriz.
Futbol kitapları arasında, adeta bir “Cruyff çalımı” güzelliğinde olan bir kitap, oyuna dair “başka türlü” güzellikler tahayyül edenler için keyifli bir okuma olacaktır. Nihayetinde eski Provo anarşisti Roel van Dulin’in dediği üzere: “Herkesin top tepmeye ihtiyacı vardır.”
Uğur Vardan’ın Sunumuyla

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Kemal mert
  • Mehmet Y.
  • Çağrı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0