Harry Potter and the Philosopher's Stone (20th anniversary Ravenclaw Edition)

·
Okunma
·
Beğeni
·
37.252
Gösterim
Adı:
Harry Potter and the Philosopher's Stone
Alt başlık:
20th anniversary Ravenclaw Edition
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9781408883778
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Harry Potter and the Philosopher's Stone (Harry Potter #1)
Dil:
İngilizce
Yayınevi:
Bloomsbury
Celebrate 20 years of Harry Potter magic with four special editions of Harry Potter and the Philosopher's Stone.

Gryffindor, Slytherin, Hufflepuff, Ravenclaw . Twenty years ago these magical words and many more flowed from a young writer's pen, an orphan called Harry Potter was freed from the cupboard under the stairs - and a global phenomenon started. Harry Potter and the Philosopher's Stone has been read and loved by every new generation since. To mark the 20th anniversary of first publication, Bloomsbury is publishing four House Editions of J.K. Rowling's modern classic. These stunning editions will each feature the individual house crest on the jacket and line illustrations exclusive to that house, by Kate Greenaway Medal winner Levi Pinfold. Exciting new extra content will include fact files and profiles of favourite characters, and each book will have sprayed edges in the house colours. Available for a limited period only, these highly collectable editions will be a must-have for all Harry Potter fans in 2017.
274 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Bugün 450 milyondan fazla satmış, sayısız ödül almış, 8 sinema uyarlamasıyla gişe rekorları kırmış bir serinin, Harry Potter Serisi’nin, ilk kitabından bahsedeceğim: Harry Potter ve Felsefe Taşı. Kitabı tek kelimelik cümlelerle anlatmak gerekirse şöyle olurdu: Muhteşem. Olağanüstü. Harika. Süpper. Amazing. Magical vs.

Öncelikle Joanna Kathleen Rowling’den bahsetmek istiyorum. Harry Potter Serisi’nin ilk kitabını yazmadan önce boşanmış olması yanında bir de işsizliğe mahkûm olması onu derinden sarsmıştır. Oturduğu soğuk evinde kızı uyurken yazmaya başlamış bu seriyi. Ve ilk kitaptan sonra gelen o büyük başarı. Bu büyük başarının perde arkasında ne vardı peki? Kişi, mekân ve olay tasvirlerindeki yeteneği, kurgusundaki sağlamlıkla çocukları ve ilk gençlik çağlarındaki kişileri aşıp yetişkinlere de ulaşan anlatımı, en önemlisi tek başına kızına bakan bir anne olarak çocukların ne istediğini, onların hayal güçlerine neyin iyi geleceğini bilmesi bu başarının perde arkasında yatanları açıklayabilir. Altı yaşında kalemi eline almış yazmaya başlamış. Kendisi şöyle diyor bu konuyla ilgili: ″Hep yazmayı istedim, ama içimi kemiren bu tutkudan asla kimseye söz etmedim. Yaklaşık altı yaşında iken bir kitap yazdım. Bu basit hikâyeyi bitirdiğimde şu sözleri söylediğimi hatırlıyorum: ″Çok iyi, bu hikâye şimdi yayımlanabilir. Bu yaşta bile, sonuna kadar gitmeyi istiyordum.” Azim, kararlılık, yetenek, hayal gücü işte size Rowling.

Serinin ilk kitabını okumadan önce tüm filmlerini izlemiştim. Filmleri izledikten sonra açıkçası kitaplarını okumaya gerek görmemiştim. Ne büyük, ne kötü düşüncesizlikmiş benimkisi. Felsefe Taşı’nı da okuduktan sonra anladım ki kitap ayrı bir serüven, filmi ayrı bir serüven. Hayır, yanıltmasın sizi bu sözüm. Olaylar, kişiler, mekânlar %99 aynı. Ama Felsefe Taşı’nı ya da seriyi okumakla izlemek büsbütün ayrı şeyler. İzlemenin verdiği heyecan, merak; okumanın damağınızda bıraktığı tat mükemmel. Kitaptaki anlatım çok çok hoşuma gitti. Yapılan tasvirler, yer yer araya katılmış mizahi öğeler, oluşturulan karakterlerin sağlamlığı bunda çok etkili oldu.

Her şey karanlık bir gecede, saçı sakalı kemerine kadar uzanan, yaşlı, uzun, zayıf bir adamın kucağındaki yetim ve öksüz bebeği bir notla Privet Drive Dört Numara’ya bırakmasıyla başladı. Bırakılan bu bebek, Harry Potter, Kim-Olduğunu-Bilirsin-Sen’in gazabından kafasındaki şimşeğe benzeyen izle kurtulmuştu.
Harry’nin kapıya bırakılmasının üstünden on yıl geçer. Harry Dursleyler’in evinde sefil bir hayat yaşamaktadır. Çünkü aile çok gıcık, çocukları yaramaz ve sinir bozucu. Aksine Harry de saf, farklı özellikleri olan bir çocuktur. Günün birinde Harry’e bir mektup gelir. Mektup büyücülük konusunda rakipsiz olan Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu’ndan gelmiştir. Mr Dursley mektubu Harry’e vermemek için elinden geleni yapar ta ki Hagrid adındaki saçı sakalına karışmış, iki üç insan büyülüğündeki dev adam gelene kadar. Harry mektubu bizzat o zaman okur ve Hagrid ile beraber Hogwarts’a gitmeyi kabul eder. Sonra başlasın harika bir macera.

Kitapta çok güzel bir dostluğu da şahit oluyoruz. Harry-Hermione-Ron'un daha karşılaştıkları ilk andan itibaren bu dostluğun sinyallerini alıyorsunuz. Dostluğun gerçekte ne olduğunu kitapta 11 yaşındaki çocuklardan öğreniyorsunuz. Albus Dumbledore kitaptaki doğru, yönlendiren, görmüş geçirmiş akıl konumunda. Hagrid başlı başına özgün bir karakter zaten. Profesör McGonagall, Severus Snape, Neville. Daha nice niceleri. Her karakter ayrı bir boyut.

Her şeye kulp takan insanlar vardır ya işte o insanlar bu kitaba ve serinin diğer kitaplarına da bir kulp hatta birkaç kulp takmışlar: Çocuk kitabı, basit anlatımlı, gerçeğe çok uzak. Tamam, çocuklar için yazılmış ama gerek anlattığı şeylerle gerek de uyandırdığı duygularla kesinlikle her yaştan kişiye hitap ediyor. Gerçek ve büyülü öğelerin birbirine harmanlandığı bir havada ilerliyor kitap. Bu harmanlamanın altında insanoğlunun süregeldiği vakitten beri çatışma içinde olan iyi ve kötünün mücadelesi anlatılıyor.( İyi ve kötü çatışması demişken yine bu türde olan Yüzüklerin Efendisi’ne de yakın zamanda başlamayı düşünüyorum.) Annesiz babasız büyümüş bir çocuğun yaşadığı zorluklar, hep eksikliğini hissettiği sevgi de anlatılıyor Harry üzerinden. Hem düşündüren, hem güldüren, hem de nefes nefese bırakan üslubu söylenecek fazla bir söz bırakmıyor insana. Fantastik ya da bilimkurgu kitapları sevmeyip de Küçük Prens tarzı kitapları yere göğe sığdıramayan insanların o türü okuyanları hep bir ikinci sınıf okur olarak görmeleri bana hep ironik gelmiştir. Yanlış anlaşılmasın burada Küçük Prens’e laf falan etmiyoruz. Orda da fantastik öğeler yok mu? Tamamıyla edebi bir eser mi? Orda güzel tespitler yapan Küçük Prens varsa burada da Albus Dede var. İşte yapılan yanlış ayırdımın ucunu bazıları burada çok fazla kaçırıyor. Nasıl hayal gücü olmayan insanların kanatları yoksa büsbütün düşler dünyasına dalıp gerçek dünyayı, yaşamayı unutmanın doğru olmadığını da biliyoruz. Burada sadece biraz hayal gücü istiyoruz. Birazcık.

“İnternet çağında, Pokemonların ve buna benzer diğer çizgi kahramanların söz konusu olduğu dönemde çocukların tercihlerini alt üst eden bu eser onları kendine çekmeyi başarmıştır.” İşte böyle bir etki yaratmış Harry Potter ve Felsefe Taşı. Alın okuyun, açın filmini izleyin gönül rahatlığıyla. Okumayı düşünenler daha fazla geciktirmesinler. Keyifli okumalar.
274 syf.
Harry Potter serisinin ilk kitabı. Harry, bu kitapta henüz on bir, on iki yaşlarında bir çocuk. Annesini ve babasını hiç görmemiş, onlar hakkında en ufak bir bilgisi bile yok. Bir gün annesine ve babasına karşı yapılan büyük bir ölüm büyüsü nedeni ile annesi ve babası hayatını kaybetmiş. Ama o, mucize eseri hayatta kalmış... Annesi ve babası ölünce, hayattaki tek akrabası olan Teyzesi, amcası ve kuzeni Dudley kalmış. Ve bu kitapta, başından türlü türlü olaylar geçiyor. Bu kitap öyle güzel ki, kelimelerle anlatılamaz. En iyisi okuyun. :)
272 syf.
·20 günde·Beğendi·10/10
Uyuduğum uzuuun uykumdan uyanıp incelemelerimin başına dönüyorum bugün. Neden mi? Çünkü Harry Potter serisi, çok farklı bir yer edindi gönlümde. "Felsefe Taşı'na inceleme yapmayacaksın da hangi kitaba inceleme yapacaksın?" diye konuştum kendi kendimle. https://1000kitap.com/dmlkk/Duvar/ ile uzun muhabbetlerimiz sonucunda yazılarıma geri dönmeye karar verdim.
Sitedeki samimiyetsizlikler, yazılanların değil, insanların beğenildiği bir ortam bana artık çok itici gelmeye başlamıştı ki, Harry Potter'ın büyülü dünyası imdadıma yetişti ve beni satırlarımın başına döndürdü...

Önceden fantastik edebiyatla alakalı tek bir kitap okumamış olan ben, Yüzüklerin Efendisi-Yüzük Kardeşliği ve Harry Potter ve Felsefe Taşı ile bu büyülü dünyaya ilk adımlarımı atmış oldum. Tolkien çok büyük bir kesim için "fantastik edebiyatın kralı" sayılsa da, bana göre (en azından şimdilik) bayrağı elinde tutan kişi kesinlikle Rowling''tir. Anlatımındaki yalınlık, içerisinde mesaj olarak verdiği, dostluk, dayanışma, cesaret, dürüstlük gibi unsurlar kitabın herkes tarafından anlaşılmasına ve keyifli bir okuma sağlamaya yardımcı oluyor.

Harry Potter serisine, "çocuk kitabı, anlatımı çok basit, bunda ne buluyorsunuz" gibi absürt sözler eden her bir kişiyi bu incelemem ile tek tek tek kınıyorum. Marquez'in Kırmızı Pazartesi'sinin vermediği hazzı bana, bu türde bir kitap veriyorsa, okuduğum kitap türünü değiştirmenin zamanı çoktan gelmiş demektir zaten. Zira Harry Potter'ın bana kattığı şeylerin %3'ünü bile bulamamıştım o kitapta ben.

Zamanında çok ağır kitaplar okuyup da kendimin kitap okumaktan zevk aldığını sanan biriymişim meğerse ben. Ama aslında durum öyle değilmiş. Çok farklı türlerde çok farklı zevkler yatıyormuş ve ben bunu tabularım yüzünden fark edemiyormuşum. Bu itiraflarım da, yaptığım ilk fantastik kitap incelememde imzam olsun...

Harry, Ron, ve Hermoine'in dillere destan dostluklarının ilk basamağını görmüş oldum Felsefe Taşı'nda. Dostluk ne demektir, yardımın kelime manası nedir, kendinin yerine başkasını düşünmek ne demektir, bu soruların cevaplarını en belirgin şekilde avuçlarımın içinde buldum. Okuması çok kolay, anlatımı çok sade, aşırı güzel bir kitaptı benim için. İş yoğunlukları olanlar, kitap okumaya vakit bulamamaktan şikayet edenler için, belki de defalarca aynı hazla okunacak bir seri bu.

Devamı için acayip sabırsızlandığım, bitirmek için meraktan yerimde duramadığım, filmini gözlerimden kalpler çıkarak izlediğim muazzam bir serinin ilk kitabıydı bu kitap. Ben kitap okumak ne demekmiş şimdi bildim. Kitaptan haz almak, tat almak ne demekmiş şimdi öğrendim.
Bundan sonra "GERÇEK TATLAR KORUMAMIZ ALTINDA."
Şiddetle tavsiye ediyorum! Okuyunuz, okutunuz!
274 syf.
·10 günde·10/10
Ben nasıl bir kitap okudum böyle! Filmini zamanında izlemiş olmama rağmen kitabı okuduğumda anladım bu kitabın ne kadar olağanüstü bir hayal ürününün sonucu olduğunu. Baykuşlar, kurbağalar, üç başlı köpekler, ejderhalar, uçan süpürgeler ve sihirler…

“Wingardium Leviosa” diyerekten başlayayım kitap hakkındaki düşüncelerime. :)

Kitap evet fantastik bir dünyayı anlatıyor olabilir ama bütünüyle bizim dünyamıza uzak olan temaların dışına da asla çıkmış değil. Ejderhalar, üç başlı köpekler gelir gider bizim dünyamızın da var ağzından ateş çıkaran kötü insanları ama esas olan arkadaşlıklar ve dostluklardır. Kitap boyunca birbirleri ile atışsalar da birbirlerine darılsalar da hep birbirini tamamlayan üç kalbi güzel insanı görüyoruz. Her biri bir diğeri için kendini tehlikeye atmaktan çekinmeyen çocuklar. İşte böyle bir dostluk bu hikâyenin ana temasını oluşturuyor.

Harry Potter, hayata 10-0 geriden başlamış olan büyücümüzdür. Tabi ki 11. Yaşına değin özel güçleri olduğunun farkına varamıyor. Bu 11 yıl değimi yerindeyse cehennem gibi geçiyor halasının evinde. Dudley ve arkadaşlarının türlü pisliklerinden kimi zaman kurtuluyor kimi zamansa kaderine razı geliyor. Sonrasında bir mektup ile hayatı değişiyor büyücümüzün ama ne o ne de biz hazırız bu yeni dünyaya ki her yeni gelişme ile şaşkınlığımız, beğenimiz katlanarak devam ediyor anlatım boyunca ve Harry’nin 9 Çeyrek Expresi ile inanılmaz bir dünyaya adım atıyor ve olaylar gelişiyor. Olayların gelişimi, kişiler ve nesnelerin uyumu o kadar mükemmel ki şu yaşınıza rağmen utanmadan orada olmak istiyorsunuz. Sporun her dalı ile iç içe olan bir insan olarak uçan süpürgelerle havada oynadıkları oyunu oynamak için neler vermezdim.

Geçenlerde Ben Robot özelinde düşüncelerimi belirtirken bu minval üzere olan kitapların varsa filmlerini izlemeyi tercih ediyorum diye yazmıştım ama bu kitap nezdinde seriye devam edeceğim her ne kadar uzun bir maraton beni bekliyor olsa da irademi kaybetmeden okumaya devam edeceğimi belirtmek isterim. Çünkü bu kitabın anlatımı beni gerçekten içine çekti. Evet ciddi bir edebi lezzet aldığımı söylemiyorum ama karakterlerin hislerini, düşüncelerini ve ruh hallerini yazarımız okuyucuya başarıyla aktarmış. Bu gerçekten taktiri hak eden bir başarı olsa gerek. Hoş yazar, o kadar özel bir dünyanın yaratıcısı olaraktan böyle bir kaygıya girmeyebilirdi ama bunu kendine dert edinmiş ve gayet başarılı bir şekilde yazımını yansıtmış. Öyle ki o kadar güzel yansıtmış ki kimi yerlerde bol bol duygulandığınız bile oluyor. Belki de çeviri sahibi Ülkü Tamer’in başarısıdır bilemiyorum lakin anlatımı oldukça beğendiğimi açık yüreklilikle itiraf etmek gerek.

Değerli çalışma arkadaşım, aynı zamanda sitemizin de pasif kullanıcılarından olan Begüm Nur Çelik 'e bu kitap için teşekkürlerimi sunar, incelemeyi kendisine ithaf ederim. Sırlar Odasında görüşmek dileğiyle.
274 syf.
·10/10
Bu seriyi liseye başladığım yıl okumuştum. Harry Potter benim kitap okumamda milattır. Harry Potter'ı okumadan önce de kitapları severdim ama Harry Potter'la bu sevgi bambaşka boyuta geldi. İlk kitabı elime aldıktan sonra bırakamadım. 7 kitap bir ayda su gibi bitti. Hele hatırlarım 5. kitabı üç güne bitirmiştim. Yarın okul olmasına rağmen sabahlara kadar okurdum. En sonunda uykuya yenik düşerdim de öyle uyurdum. Tabi bir de geceleri annem gelip niye yatmadın diye kızacak diye bazen yorganın altında okurdum. Benim için anlatılamaz bir seri bu. O zamanlar giden bir vasıta da midem bulandığı için bir şey okuyamazdım. Ama bunu bildiğim halde serviste her sabah okurdum. O ay çoğu sabah mide bulanık gözler uykulu bir şekilde gittim okula.
Biraz da kitap hakkında bahsedeyim. Kitap inanılmaz bir şekilde akıcı bir kitap. Yalın bir dille anlatılmış. Kurgu ise süper. Yazar ilk başta sadece para kazanmak için yazsa bile kitaplar arasındaki bağlantı muhteşem. Sanki yazar bu kitapları yazmadan önce en az 100 kitap yazmış da bu kitap onun ustalık döneminin eseri. Tabi bu yazar için bu tam tersi olmuş. Yazdığı ilk kitaplar olan Harry Potter süper olurken bundan sonra yazdığı Boş Koltuk ise bu kitapların yanına bile yaklaşamadı. Harry Potter kitabında adeta karakterle bütünleştim. Adeta okurken kendim bir Harry Potter oldum. Beraber korktuk, güldük, beraber üzüldük, eğlendik. Benim için değişilmez bir sei. Keşke okuduklarım aklımdan silinse de bir daha hiç bilmeden aynı heyecanla okuyabilsem. Diğer dünyada cennete gidersem şayet bu kitabın dünyasında belli bir süre geçireceğim mutlaka.
274 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Muggle olduğunuza üzüleceğiniz kalitede ve güzellikte bir seri.

Harry Potter benim için senelerdir okumak istediğim ama senelerdir de ertelediğim bir seridir. Neyse ki geç de olsa seriye kavuştum ve okuma şerefine nail olabildim. Tabii ki burada Harry Potter’ın başarısından, güzelliğinden veya J. K. Rowling’in hayatından bir şeyler yazmayacağım, fazlasıyla yazılıp, söylenmiş ve duyulmuştur; ama benim için çok güzel bir kaçış oldu Harry Potter ve Felsefe Taşı hatta kaçış edebiyatı da oldu benim için. Sonuçta önemli olan kaçış edebiyatına bakış açımız, verdiğimiz anlamdır diye düşünüyorum.

Fantastik edebiyat benim için tartışmasız Yüzüklerin Efendisi demektir. Buz ve Ateşin Şarkısı gibi kimin iyi, kim kötü olduğunun bilinmediği, karakterlerin gidişata göre, çıkarlarına göre farklılık gösterdiği eserler değil de Yüzüklerin Efendisi gibi siyah ile beyazın, iyi ile kötünün mücadeleleri daha çok hoşuma gider. Bu durumda birebir şekilde Yüzüklerin Efendisi’nin kopyasını okumak istemesem de her daim Yüzüklerin Efendisi mihenk taşımdır ve olmaya da devam edecektir. Bunun için de okuduğum her fantastik kitapta bir Yüzüklerin Efendisi havası, atmosferi ve notalarını ararım, aramamla beraber de okumak isterim. Buna en yakın hissi Zaman Çarkı serisinden almıştım ama maalesef yazım tarzı ile çok ağır bir eser olduğu için doyurucu bir eser olmasına rağmen bir şeyler tutmuyor kendisinde ve beklediğim etkiyi göremedim ama Harry Potter ise kendi dünyası olmasına rağmen günümüz dünyasının içinde de olan bir eser ve o beklediğim, istediğim havayı fazlasıyla alabildim.

Harry Potter dünyasının fantastikliği kadar okulun da fantastikliği ayrı bir hoşuma gitti. Hogwarts’ın hemen hemen her bir odası sanki ayrı bir fantastik dünyaya açılıyor gibi geniş bir hayal gücü ile yazılmış ve eminim Harry ile o kilitli kapıların, o yasak koridorların ve katların hepsine gitmek isteyecek ve o kapıları açmak isteyeceksiniz. Tabii ki de Rowling’in hayal gücüne seri içinde yazdığı oyunlar için de hayran olacaksınız. Büyücü satrancını kim oynamak istemez ki veya Quidditch’i kim oynamak istemez ve yine eminim ki tüm okurlar bir Nimbus 2000’e sahip olmak istemişlerdir.

Quidditch demişken de ODTÜ’nün Quidditch topluluğuna göz atılmasını tavsiye ederim ama ne olursa olsun sonuçta bir Muggle Quidditch: https://www.youtube.com/...K3BZRFI8k&t=954s

https://www.youtube.com/watch?v=Htaj3o3JD8I
274 syf.
·10/10
Kitabının filmden daha iyi olduğunu söylemeye gerek duymuyorum. Aslen Harry Potter serisi zaten başlı başına başka bir dünya. Harry Potter severlerden biri olduğum için mutluyum^^Ah harry ^^
274 syf.
·10/10
Dünyadaki bütün kitapları verecek olsalar asla elimdeki Harry Potter kitaplarını değişmem. Küçükken yangın çıksa evinden 3 şeyi kurtaracak olsan neler olurdu diye sorarlardı. İlk kurtaracağım şey Harry Potter kitaplarım olurdu derdim. "Çok güzel" desem "Harika" küser. "Harika" desem "Olağanüstü" oradan boynunu büker..
274 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Harry Potter. Dünya üzerinde 450 milyondan fazla okunmuş,filme uyarlanınca izlenme rekorları kırmış bir seri. Çevremde kitap okuma alışkanlığı olan olmayan herkes okumaya başlayınca ben de dayanamadım ve okudum Felsefe Taşı'nı. Yazarı tebrik etmek gerek,hem bir tek süslü ya da ağır kelime kullanmamış hem de eğlenceli ve kendine çeken bir hikayeye sahip. Her yaştan insanın okuyabileceği bu kitap,beni hiç mi hiç sıkmadı, aksine içine çektikçe çekti beni. Konusundan kısaca bahsetmek istiyorum. Harry teyzesi,eniştesi ve kuzeniyle beraber sıradan bir hayat sürerken bir gün bir baykuşun getirdiği mektupta Hogwarts büyücülük okuluna kabul edildiği yazılıdır. Harry oraya gider ve çeşitli maceralar yaşar. Simya ile harmanlanmış bu eğlenceli kitabı okumanızı hepinize tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar...
274 syf.
·Beğendi·9/10
Mükemmel bir fantastik kurgu serisinin başlangıç romanı. Harry Potter, Lord Voldemort'un ölüm büyüsünden kurtulan tek çocuktur ve teyzesi ile eniştesinin evinde kalmaktadır. Büyücülük hakkında hiç bir şey bilmeyen Harry'ye 11. Yaş gününde Hogwarts büyücülük okulundan davetiye gelir ve hayatı değişir. Ron Weasley ve Hermoine Granger adında iki sıkı dost edinen Harry'nin yıldızı iksir hocası Profesör Snape ile bir türlü barışmaz. Ancak Hogwarts güvenli bir yer değildir. Karanlık bir güç önce büyücü bankası Gringotts'tan sonra Hogwarts'tan hayat ve ölümsüzlük veren Felsefe Taşı'nı çalmak istemektedir. Bu kişi kimdir ve Harry kısıtlı bilgisi ile buna engel olabilecek midir? Soluksuz okunan bir roman. Mutlaka okunması gerekenlerden.
274 syf.
Harry Potter filmlerini kaç kez seyrettim hatırlamıyorum.Kitabını okuyayım bu seriye'de başlayayım dedim ve bu kitap ile ilk adımı attım

Önce kitabın yazarından bahsetmek istiyorum.Kitabın yazarı bu kitabı zorluklar içerisinde (eşinden ayrıldıktan sonra işsizlik maaşı ve bir Çin lokantasında çalışıyor geceleri de Harry Potter kitabını yazmıştır.Ayrıca şunları da belirtmek isterim.
* Yazar Robert Galbraith bu yazdığı kitapları ile dünyanın kitap yazarak Milyarder(Yaklaşık 20 Milyar ) ünvanına sahiptir.
*Ve Büyük Britanya'nın ilk kadın Milyarder'i olma özelliğine de sahiptir.
*Yazarın ek olarak ise "Ozan Beedle hikayeleri" adlı kitabı vardır ve bu kitabın tüm kazançları'nın hayır kurumuna gitmesini sağlanmıştır.
* Harry potter serisi bugüne kadar en çok okunanlar listesinde ilk on kitabın içindedir(tam olarak hatırlamıyorum) ve yaklaşık 470 milyon satmıştır.
..........................
Kitaba gelirsek bence kitap gerçekten sizi kendi dünyasına taşıyor insan hissediyor ve kitabı ne kadar okuduğumuzun farkına varmıyoruz(ve bence bu çok güzel bir duygu)
Kitapta ki şahıslar çok iyi işlenmiş ve hiç birimizin aklında en ufacık soru işareti bırakmamaktadır. Ve kitapta ki tasvirler yardımıyla eser daha da etkili olmuştur.
Mekan'ın Hogwarts seçilmesi ve her ayrıntının işlenmesi benim çok hoşuma gitti zaten ana konu'da büyücüler var ve büyücü okulu olması da birbirini çok iyi tamamlamış.
İnsan kitabı okuyunca neden bu kadar okunduğunu da anlıyor gerçekten. Her filmini çok kez seyretmeme rağmen kitabı beni daha da çok etkiledi çünkü kitapta ki heyecan, merak uyandırma hissi ve yazarın üslubu daha samimi geldi bana. Serisini de alacağım kitabı çok çok beğendim ve umarım okunma sayısı da çok daha fazla olur.
Allah'a emanet sağlıcakla kalın :)
274 syf.
·6 günde·9/10
Bu seriyi bu yaşıma kadar nasıl okumamışım anlamıyorhm. Harry... çok muhteşem bi karakter muhteşem bi eser akıcı anlaşılır ve heyecan dolu bi kitap. Büyükten küçüğe herkesin okuması ve kitapta kaybolmasııı...
Harry alçak sesle Snape'in Quidditch maçında hakemlik edeceğini anlattı.
Hermione: Oynama.
Ron: Hasta olduğunu söyle.
Hermione: Ayağın kırılmış gibi yap.
Ron: Ayağını gerçekten kır.
Dilediğin kadar para, dilediğin kadar yaşam! Birçok insanın hemen isteyeceği iki şey - asıl sorun, insanların kendileri için en kötü şeyleri isteme tutkuları.
Dumbledore: " Annen seni kurtarmak için öldü. Voldemort'un anlayamayacağı bir şey varsa o da sevgidir. Annenin sana olan sevgisi kadar güçlü bir sevgi ne derin izler bırakır bunu anlayamaz. Yara izine benzemez bu, gözle görülmez. Böylesine yürekten sevilmek, seven insan gitse bile, bizi sonsuza kadar korur. Tenine işlemiştir bu."
Dumbledore: " Düzenli bir kafa için ölüm de büyük bir serüvenden başka bir şey değildir. Biliyor musun, pek de öyle harika bir şey değildi taş. Dilediğin kadar para, dilediğin kadar yaşam! Bir çok insanın hemen isteyeceği iki şey. Asıl sorun, insanların kendileri için en kötü şeyleri isteme tutkuları."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Harry Potter and the Philosopher's Stone
Alt başlık:
20th anniversary Ravenclaw Edition
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9781408883778
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Harry Potter and the Philosopher's Stone (Harry Potter #1)
Dil:
İngilizce
Yayınevi:
Bloomsbury
Celebrate 20 years of Harry Potter magic with four special editions of Harry Potter and the Philosopher's Stone.

Gryffindor, Slytherin, Hufflepuff, Ravenclaw . Twenty years ago these magical words and many more flowed from a young writer's pen, an orphan called Harry Potter was freed from the cupboard under the stairs - and a global phenomenon started. Harry Potter and the Philosopher's Stone has been read and loved by every new generation since. To mark the 20th anniversary of first publication, Bloomsbury is publishing four House Editions of J.K. Rowling's modern classic. These stunning editions will each feature the individual house crest on the jacket and line illustrations exclusive to that house, by Kate Greenaway Medal winner Levi Pinfold. Exciting new extra content will include fact files and profiles of favourite characters, and each book will have sprayed edges in the house colours. Available for a limited period only, these highly collectable editions will be a must-have for all Harry Potter fans in 2017.

Kitabı okuyanlar 8.297 okur

  • Hazal Öztürk
  • pervin örgen
  • Celal Ateşşahin
  • Aspandabürküt
  • 1903 Beşiktaşsssss
  • İrem Bağcı
  • Tigin Özmen

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0 (1)
9
%0 (1)
8
%0.1 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları