Adı:
Harry Potter ve Ateş Kadehi
Alt başlık:
Harry Potter #4
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
859
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750803314
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Harry Potter And The Goblet Of Fire
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Harry Potter ve Ateş Kadehi
Harry Potter and the Goblet of Fire
Harry Potter'ın büyücülük okulundaki dördüncü yılında başından geçenleri anlatan Harry Potter ve Ateş Kadehi, dizinin önceki kitaplarında tanık olduğumuzdan hem çok daha eğlenceli, hem çok daha ürkütücü bir büyücülük dünyasının kapılarını açıyor.

Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu'nda dördüncü sınıfa geçen Harry, yaz tatilinde Dursley'lerden izin koparıp arkadaşlarıyla birlikte Quidditch Dünya Kupası finalini izlemeye gidiyor. Bu yıl Hogwarts'taki en büyük yenilik ise, Üçbüyücü Turnuvası. Üç rakip büyücülük okulunun katılımıyla gerçekleşen bu etkinlik yüz yıldan beri ilk kez düzenleniyor. Harry, istemediği halde, yaşı bile tutmadığı halde, kendini bu Turnuva'nın içinde buluyor. Oysa onun tek istediği, büyücülük standartları içinde olabildiğince "normal" bir yaşam sürmek, yeni büyüler öğrenerek kendini geliştirmek, Cho'yla ilgili hayaller kurmak, Ron ve Hermione'yle hoşça vakit geçirmek. Ancak, alnındaki yara izinin ikide bir acıması, korkunç olayların yaklaşmakta olduğunun habercisi...

Harry Potter ve Ateş Kadehi, dizinin önceki kitaplarında tanık olduğumuzdan hem çok daha eğlenceli, hem çok daha ürkütücü bir büyücülük dünyasının kapılarını açıyor. J. K. Rowling, 7 cilt olarak planladığı Harry Potter dizisinin ilk kitabı Harry Potter ve Felsefe Taşı (YKY, 2001), ikinci kitabı Harry Potter ve Sırlar Odası (YKY, 2001), üçüncü kitabı Harry Potter ve Azkaban Tutsağı'ndan (YKY, 2001) sonra, bir kez daha Türk okuruyla buluşuyor.
Harry bu kitapta hiç beklenmedik olaylarla karşılaşıyor. On yedi yaşından küçük olmasına rağmen, gizemli bir şekilde adı, ateş kadehine giriyor...
Bir Hogwarts macerasının daha, hatta bir Harry Potter’ın başını belaya sokup kurtulduğu bir romanın daha sonuna geldim. Güzel miydi? Evet çok güzeldi. Peki sıktı mı? Evet önceki 3 kitaba göre sayfa sayısının çokluğundan da olsa gerek daha çok sıktı. Nelerdi mesela sıktığı konular dersem 4 kitapta da olan, Hogwarts’daki her sene okula yeni gelen Karanlık Sanatlara Karşı Savunma hocasının altından her bir kitapta bir şeylerin çıkması bana gereksiz bir tekrarlar zinciri olarak geliyor. Bilemiyorum her kitapta bu durumun olması gerekiyor mu gerçekten ya da kalan kitaplarda da bu durum tekrar edecek mi ve J. K. Rowling yine kitabın sonlarında bu durumu bize beklenen ve sıkan bir sürpriz olacak sunacak mı merak ediyorum. Ateş Kadehi ise ilk üç kitaba göre sayfa sayısı olarak daha uzun dedim ama maalesef ki bu sayfa sayısının fazlalığı da Hogwarts içindeki gündelik olaylar üzerinden olmuş. Yanlış anlaşılma olmasın ama kitaba kötü kitap demiyorum, verdiğim puandan ve beğendiğim kitaplara eklememden de belli olacağı üzere kitabı çok sevdim, sadece bu saydıklarım kitabın ve serinin güzelliğine biraz gölge düşürüyor o kadar.

İkinci kitaptan beri seride beklediğim bir şey var ki o da ev cinlerinin maruz kaldıkları durumlar ve bunların düzelip düzelmeyeceği. Bu kitapta ise sağ olsun Hermione bir şeyler yapmaya çalıştı ama sonuç? Yok işte sonuç. Sayfalarca okudum, sayfalarca hak verdim hatta rozetini zihnimde ben de taktım ama maalesef sonuçlanan bir şey olmadı, işin kötü tarafı ise her şey havada kaldı, birden kesildi yani bu konuyla ilgili yazılanlar. Umarım devam kitaplarında güzel bir sonuca ulaşır ve ev cinleri rahatlarlar en azından. Ve keşke de Dobby’e çoraplar gönderebilme imkânım olsa.

Harry Potter kitaplarında sevdiğim bir nokta var ki o da kitapların bazı bölümlerinde gerçekten de keyifli ve kaliteli esprilerin olması. Tebessüm ettirebilmeyi ve güldürmeyi gerçekten de başarabiliyor. Mesela kitabın başındaki Harry’nin Dumbledore’un yaz tatillerini nasıl geçirdiği hakkında düşüncesi çok iyiydi, insan gerçekten de Harry’nin düşünecesini okuyunca Harry gibi gülebiliyor ve kitabın ortalarında kehanet dersi için Ron ve Harry’nin sallamasyon bir çalışması vardı ki mizahın kalitesinin gerçek manada konuşturulduğu kısımlardı ya da yine bir bu kadar kaliteli olan Ron’un muggle çözümleri diyebilirim, yani büyüde çözemediği olayları mugglelar gibi bir çözüm getiriyor ki hoşlanmamak elde değil. Ama bunların yanında Rita’nın yaptığı bir aşk haberi var ki maalesef bu güzel romanı ergen romanı havasına sokmuş.

Rowling sanki bu sefer bu kitabında edebiyatçıların, romancıların sürekli kullandığı bir yöntemi kullanarak Doğu-Batı kıyaslamasına girmiş gibi geldi. Batı’nın uçan süpürgesi ile Doğu’nun uçan halısını sanki kıyaslamış gibi. Uçan süpürgelerin olduğu ve sihir dünyasının hâkim olduğu bir seride zaten uçan halıların olmaması, adının geçmemesi düşünülemezdi. Rownling de Ateş Kadehi’nde uçan halılara yer vererek ve karakter ismini de Ali Beşir yaparak istemsiz bir şekilde güzel bir sürpriz yapıyor. Ama halıların yasaklanmış sihirli bir nesne olarak gösterilmesi de uçan süpürgelere karşı uçan bir halıyı ezmek midir o da haklı olarak düşündürtüyor. Yanılmıyorsam uçan halı figürü ilk olarak edebiyatta Binbir Gece Masalları’nda kullanıldı, Yahudilik inancında da Süleyman’ın uçan halısının olduğu bilgisi geçiyor diye biliyorum. Uçan süpürge de bu tarihlerden eski midir bilemiyorum ama sanki halıya karşılık tarihte de uçan süpürge kullanılmaya başlanmış gibi geliyor. Zaten halıya karşılık süpürgenin de olması bana fazlasıyla da manidar geliyor, sonuçta süpürge ile o halı süpürülür ve halıya göre daha hızlanan ve daha çok manevra yeteneği olan eşyadır.

Ateş Kadehi Harry Potter’ın esas konusuna biraz geç giriyor, bekletiyor fazlasıyla okuru ama mükemmel bir finalle de son buluyor. Bekliyorum devam kitaplarında artık daha fazla hareketlilik olacak gibi.
Serinin dördüncü kitabı Ateş Kadehi. Şahsen, seride okumaktan en zevk aldığım kitaptı. Kitap serinin en kalın kitaplarından biri. Gözüm korktu açıkcası. En fazla ne olabilir diye düsünmedim degil.
Üç Büyücü Turnuvası çok zekice kurgulanmıştı. Çok sıradışı üç görev vardı. Sadece o görevler icin 800 değil, 8000 sayfa okurdum. O kadar keyifliydi.
Kitabı okurken filmini izleme gafletinde bulundum. Ve tabii filmin kitapla ilgisi yok, ana konu islenmis, geri kalan her şey çarpıtılmıştı. Filmde, sadece Harry, Ron, Hermonie aktif, geri kalan tüm karakterler pasifti. Ki kitapta her şey çok farklı idi. Mesela Sirius cok aktifti; ama filmde sadece bir kez geçti Sirius'un ismi. Snape bile cok aktif degildi filmde, gercekten sırf film ile bilinemez, yaşanamaz bu kurgu dünyası. Filmde Dobby(ev cini) yoktu. Ama Dobby cok önemli idi bu kitapta. Hikayenin gidişatını değistiriyordu Dobby, ancak filmde Dobby'nin yararları başka karaktere lütfedilmişti. Ve bunun gibi değisiklikler... Kitapta en sevdiğim ayrıntı ise: Hermonie ile Ron'un iliskisi idi. Cok güzeldi.
Günde 300 küsür sayfa okuyarak kendi rekorumu kırdım. Çünkü bir kere elinize aldığınızda kitabı, bırakamıyorsunuz.
Şimdiye kadar Harry Potter serisinde okurken en çok zevk aldığım bu kitabti diyebilirim. Evet kitap çok uzun ve başta insanın gözünü korkutuyor kabul! Ama konusu itibariyle Harry'inin yaşı tutmamasına ragmen üç büyük büyücü turnuvasına katılıp çok ilginç yollarla sınavlardan geçmesi kitabı elimden düşürmemi engelledi resmen.
Tekrar tekrar söylüyorum bu J. K. Rowling'in hayal dünyası çok farklı çalışıyor. Bunu her okuduğum kitapta biraz daha tasdikliyorum.
Dün akşam, iş dönüşü yorgun olduğumdan işten gelir gelmez uyudum ve saat 12 gibi uyandım. Bu saatte ne yapılır. En iyisi Ateş Kadehi'nin kalan kısmını okuyayım dedim - Demez olaydım :D (Sebebini birazdan anlayacaksınız) - 12 gibi kitabın kalan kısmını okumaya karar verdim. 508. sayfadaydım ve geri kalan 150 sayfalık kısmı normalde bugünün akşamında bitirmeyi düşünüyordum. Ama ne hacet. Kitabı elimden bırakamadım bir türlü. Hem de bu sabah 7'de uyanıp işe gitmem gerektiğini bile bile Saat gece 4 gibi kitap bitti. Rowling iyi ki daha fazla yazmamış dedim. Yoksa bugün işe uyumadan gelmiş olacaktım :D

Şimdi değerlendirmemize geçelim:

Ateş Kadehi, Harry Potter serisinin 4. kitabı ve en kalın olanlarından biri (660 sayfa). Kitabın ilk 150 sayfası yaz tatilini ve bu dönemde gerçekleşen Quidditch Dünya Kupasını anlatıyor. Açıkçası ilk 150 sayfa diğer kitapların giriş kısmına göre biraz sıkıcıydı. Ancak yine de bu kısmı dikkatlice okumanızda fayda var. Zira kitabın devamındaki karmaşık ve oldukça gizemli olay örgüsü kitabın başlarındaki ipuçlarını iyi bir şekilde hatırlamanızı gerektiriyor.

Bu kitap önceki 3 kitaptan farklı olarak şu konuları da işliyor:
1. Ron, Hermione ve Harry'nin her birinin aşk hayatlarına yer verilmiş. İsimlerini vermiyorum. :)
2. İlk kitapta sihir kullanamayan bir Harry, ikincisinde çat pat sihir kullanan ve üçüncüsünde de sihir yapmaya ısınan bir harry vardı. Ateş Kadehi'nde ise Harry'nin sihir yeteneğinin artık profesyonel bir seviyeye ulaşmış olması ve diğer 3 kitaba nazaran bu kitapta bu yeteneklerinin ön plana çıkarılmasına özen gösterilmiş.
3. Rita Skeeter adında bir köşe yazarı var. Gelecek Postası adında büyücüler alemini ilgilendiren bir gazetede yazıyor. Yalan ve asparagas haber yapmayı seven bu ablamız bazı haberleriyle biz okuyucuları bazen sinirlendiriyor bazen de yarım yarım yarıyor :)
4. Büyücülük dünyasının sadece Hogwarts ve İngiltere ile sınırlı olmadığını tüm dünyada bir çok büyücülük okulu olduğunu ve bunlardan bir kaçının kitabın ana teması olarak işlenen üç büyücü turnuvasında boy göstermesi söz konusu. Bu durum haliyle bir çok yeni karakteri tanımamızı sağlıyor ve bu karakterlerin serinin ana karakterleriyle etkileşimlerini (duygusal açıdan) de beraberinde getiriyor.
5. Lord Voldemort, ailesi, geçmişi ve destekçileri (ölüm yiyenler) hakkındaki sır perdeleri neredeyse tamamen aralanıyor. İyi ve kötü arasındaki saflar netleşiyor. Harry ve Voldemort arasında heyecan verici bazı şeyler gerçekleşecek. Ayrıntıya girmiyorum. Okuyun görün :)

Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Genel bir değerlendirme yapacak olursam: Çok dolu bir kitaptı. Serinin önceki 3 kitabından daha fazla hem de. Yaz tatilini kapsayan ilk 150 sayfayı saymazsak Harry'nin Hogwarts'sa ayak bastığı ilk sayfadan itibaren kitap inanılmaz derecede sürükleyiciydi. Üç büyücü turnuvasının başlamasıyla zaten olay örgüsü aldı başını gitti. Rowling'teki "nasıl bir hayalgücü, nasıl bir kurgu yeteneği" diye düşünmeden edemiyor insan.

Keyifli okumalar ;)
Kesinlikle ilk 3 kitaptan çok çok daha iyi. Hogwarts'daki 4. yılında Harry oldukça etkileyici şeyler yaşayacaktır. Üç Büyücü Turnuvası için ateş kadehine isimler atılmaya başlanmıştır. Her nasılsa 17 yaşından küçük olmasına rağmen Harry'nin adı da ateş kadehinden çıkar. Bağlayıcı özellik gösteren kadehten adı çıkan turnuvaya katılmak zorundadır. Ve bir ilk olarak Üç Büyücü Turnuvasına 4 şampiyonla devam edilir. Zekice düzenlenen bu turnuvada şampiyonların hem cesaret hem hızlı karar verme ve bilgileri sınanırken hemde dostluk, yardımseverlik ve iyi kalplilik gibi özellikleri de sınanıyor.
Kitap boyunca sinir bozan karakterlerde Rita Skeeter başı çekiyor. Malfoy seri boyunca limitimi zorladığı için artık onu saymıyorum. Turnuva dışında bir balonun düzenlenmesi de karakterlerimizin farklı yönlerini öne çıkarıyor. Hepsinin özel hayatlarına bir parça yer veriliyor Ateş Kadehi'nde. Tüm bu atraksiyonlu sahnelerin dışında Harry'nin Voldemort'un öldüren lanetinden nasıl kurtulduğuna da biraz değiniliyor.
Voldemort destekçisi Ölüm Yiyenler bizi şaşırtacak hareketlerde bulunuyorlar gerçekten. Sadece filmi izleyenlerin kesinlikle kitabı okuması gerekiyor diye düşünüyorum. Karakterlerin iç dünyası kitapta çok iyi yansıtılıyor. Son olarak içimi dağlayan ve fantastik bir kitapta/filmde ağlamama neden olan Cedric Diggory diyorum.
"Cedric'i hatırlayın. Gün gelir de doğru olanla kolay olan arasında seçim yapmanız gerekirse eğer, iyi kalpli, yardımsever ve cesur bir çocuğa, sırf Lord Voldemort'un yoluna çıktığı için neler olduğunu hatırlayın. Cedric Diggory'yi hatırlayın."
Her kitabın bir önceki kitabın üstüne çıktığını düşünüyorsun bu seriyi okurken, her sayfa daha da sürükleyici olmaya başlıyor. Lordum işaretini veriyor, sahne onun için hazırlanıyor artık.
Kitap çok iyi. Konusu Harry'nin yaşı tutmadığı halde kendini turnuvada bulması ve turnuvada yarışması.. Sonradan Cedric olayı vs. sürpriz oldu. Tavsiye ederim..
Serinin önceki kitaplarında tanık olduğumuz gibi eğlenceli ve ürkütücü bir büyücülük dünyasının kapıları aralanmış. Sıkıcı tek bir sayfası bile yok. Olay örgüsü olağanüstü mükemmel. Bu gidişle benden de çocuklarıma kalacak en muhteşem koleksiyonum olacak.
Bu kitabı her hatırladığımda aklıma gri renk gelir. Çünkü renkli büyücülük dünyasının sağlam duvarlarının çatlayarak yavaş yavaş o gri dumanın sızdığını hatırlarım. Seri artık diğer okuyucuların gözünde "çocuk kitabı" olmaktan çıkıp ciddiyet içeren kitaplar arasına giriyor. Asla ve asla hafife alınmayacak Voldemort sahneye çıkıyor ve savaşın temelleri atılıyor.
Bu evreni merak edenler okumalı. Sayfa sayısı gözünüzü korkutmasın. Kitap akıp gidiyor. Film evreni için önemli bir sürü detay çıkarılmış yani sadece filmini izlediyseniz bence okuyun. Hayal gücüne olan etkisine diyecek lafım yok zaten.
Harry büyüdükçe seride onunla birlikte daha da olgunlaşıyor. Zümrüdüankaya başlamak için sabırsızlanıyorum!!!
sadece yarım saat daha okuyup uyuyacağım deyip sabahladığımı bilirim. kitap hiç bitmesin diye düşündüğüm nadir eserlerdendir.
ateş kadehi nedir, yazarın aklına nasıl gelir, o kurguyu bu kadar kusursuz nasıl yazarsın be hatun kişi :)
"Cedric'i hatırlayın. Gün gelir de doğru olanla kolay olan arasında seçim yapmanız gerekirse eğer, iyi kalpli, yardımsever ve cesur bir çocuğa, sırf Lord Voldemort'un yoluna çıktığı için neler olduğunu hatırlayın. Cedric Diggory'yi hatırlayın."
Bir tanesi uzun, çiçekli bir gecelik giymiş çok yaşlı bir büyücüydü. Öteki ise besbelli bir Bakanlık büyücüsüydü. İlk adama çizgili bir pantolon uzatıyordu. Sabrı tükenmişti, neredeyse ağlamaklıydı.

”Hadi, giy şunları, Archie, iyi bir adamsın sen... Böyle dolaşamazsın, zaten kapıdaki Muggle şüphelenmeye -”

İhtiyar büyücü inatla, ”Ben bunu bir Muggle dükkânından aldım,” dedi. ”Muggle’lar bunları giyiyor.”

Bakanlık sihirbazı, ”Bunları Muggle kadınları giyiyor, Archie, erkekleri değil, onlar bunları giyiyor,’ ’deyip, ince çizgili pantolonu ötekinin gözü önünde salladı.

İhtiyar Archie incinmiş bir şekilde, ”Ben onu giymem," dedi. ”Mahrem yerimde sağlıklı bir esinti olmasından hoşlanıyorum, sağ ol."
Harry, Dursley’leri en çok uyudukları zaman seviyordu. Uyanık oldukları zaman hiçbir hayırlarını görmemişti de ondan.
Harry bedenini her zamankinden çok daha fazla hissediyordu; kalbinin hızla çarptığının parmaklarının korkuyla karıncalandığının fazlasıyla farkındaydı... Ama aynı zamanda da, sanki bedeninin dışına çıkmış gibiydi. Sanki çadırın duvarlarını uzaktan bir yerden görüyor, kalabalığın sesini uzaktan bir yerden duyuyordu.
Voldemort usulca, "Sana bunu tekrar yapmamı ister misin?" dedi. "Bana cevap ver! Imperio!"
Ve Harry, hayatında üçüncü kez, aklından bütün düsüncelerinin silindiği hissini duydu... Ah, ne mutluluktu düşünmemek, yüzüyor gibiydi, rüya görüyordu...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Harry Potter ve Ateş Kadehi
Alt başlık:
Harry Potter #4
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
859
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750803314
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Harry Potter And The Goblet Of Fire
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Harry Potter ve Ateş Kadehi
Harry Potter and the Goblet of Fire
Harry Potter'ın büyücülük okulundaki dördüncü yılında başından geçenleri anlatan Harry Potter ve Ateş Kadehi, dizinin önceki kitaplarında tanık olduğumuzdan hem çok daha eğlenceli, hem çok daha ürkütücü bir büyücülük dünyasının kapılarını açıyor.

Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu'nda dördüncü sınıfa geçen Harry, yaz tatilinde Dursley'lerden izin koparıp arkadaşlarıyla birlikte Quidditch Dünya Kupası finalini izlemeye gidiyor. Bu yıl Hogwarts'taki en büyük yenilik ise, Üçbüyücü Turnuvası. Üç rakip büyücülük okulunun katılımıyla gerçekleşen bu etkinlik yüz yıldan beri ilk kez düzenleniyor. Harry, istemediği halde, yaşı bile tutmadığı halde, kendini bu Turnuva'nın içinde buluyor. Oysa onun tek istediği, büyücülük standartları içinde olabildiğince "normal" bir yaşam sürmek, yeni büyüler öğrenerek kendini geliştirmek, Cho'yla ilgili hayaller kurmak, Ron ve Hermione'yle hoşça vakit geçirmek. Ancak, alnındaki yara izinin ikide bir acıması, korkunç olayların yaklaşmakta olduğunun habercisi...

Harry Potter ve Ateş Kadehi, dizinin önceki kitaplarında tanık olduğumuzdan hem çok daha eğlenceli, hem çok daha ürkütücü bir büyücülük dünyasının kapılarını açıyor. J. K. Rowling, 7 cilt olarak planladığı Harry Potter dizisinin ilk kitabı Harry Potter ve Felsefe Taşı (YKY, 2001), ikinci kitabı Harry Potter ve Sırlar Odası (YKY, 2001), üçüncü kitabı Harry Potter ve Azkaban Tutsağı'ndan (YKY, 2001) sonra, bir kez daha Türk okuruyla buluşuyor.

Kitabı okuyanlar 3.656 okur

  • Melike
  • Gulnar
  • Rana Yazar
  • Huriye Koç Çolak
  • Cem Engüzel
  • Melis Aktaş
  • Helin Öztürk
  • Eylül
  • Deniz Dindar
  • Deborahyr

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.1
14-17 Yaş
%16.4
18-24 Yaş
%33.7
25-34 Yaş
%30.9
35-44 Yaş
%9.7
45-54 Yaş
%2.7
55-64 Yaş
%0.4
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%73.6
Erkek
%26.4

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%65.9 (716)
9
%16.4 (178)
8
%10.6 (115)
7
%2.9 (31)
6
%1.5 (16)
5
%0.3 (3)
4
%0.5 (5)
3
%0.1 (1)
2
%0.1 (1)
1
%0.3 (3)

Kitabın sıralamaları