Adı:
Harry Potter ve Azkaban Tutsağı
Alt başlık:
Harry Potter #3
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
396
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750803116
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Harry Potter And The Prisoner Of Azkaban
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
“Mahsur kalmış cadıların ve büyücülerin acil durum taşıtı Hızır Otobüs’e hoş geldiniz. Asanızı tuttuğunuz elinizi uzatın, otobüse atlayın, sizi istediğiniz yere götürelim.”
Sirius Black adında azılı bir katil, tüyler ürpertici Azkaban kalesinde tam on iki yıl boyunca tutsak kalmıştır. Tek lanetle on üç kişiyi birden öldüren Black’in, Karanlık Lord Voldemort’un hizmetkârı olduğuna kesin gözüyle bakılmaktadır. Bir yolunu bulup Azkaban’dan kaçan Black’in peşinde olduğu bir tek kişi vardır: Harry Potter. Harry, büyücülük okulunun sihirli duvarları arasındayken, arkadaşları ve öğretmenleriyle birlikteyken bile güvende değildir. Çünkü aralarında bir hain olabilir.
510 syf.
·2 günde
SPOİLER İÇERİR!


Serinin 3. kitabı. Yine MÜKEMMEL bir kitap. Bu kitabı çok severek okudum. 2 günde bitirdim. Kitap çok macera doluydu. Şu an 4. kitaba geçtim bile...


Harry Potter, ünlü büyücü hapishanesi Azkaban’dan kaçan katil Sirius Black’in hedefidir. Azkaban’ın bekçiliğini yapan korkunç Ruh Emiciler, Black’in peşindedirler. Ayrıca Sirius Black'in Lord Voldemort'un hizmetkarı olduğuna kesin gözüyle bakılmaktadır.
Peki ama gerçektende Black kötü biri mi?


Kitapta Harry 13 yaşında ve Hogwarts'ta 3. yılında. Bu yıl yeni bir Karanlık Sanatlara Karşı Savunma öğretmeni, ilk kez alacağı Kehanet dersi, vaftiz babası, heyecanlı Quidditch maçları, yeni bir süpürge (Ateşoku) ve Hogsmeade (büyücülük köyü) Harry'yi bekliyor.

Hemde Hagrid öğretmen oluyor.
Aynı zamanda Profosör Lupin'nin de bir kurt adam olduğu öğreniliyor. (Yeni Karanlık Sanatlara Karşı Savunma öğretmeni)


Yani her sayfası muhteşem ve heyecan dolu. Beklenmedik ve şaşırtıcı olaylarla dolu harika bir kitap.


Keyifli okumalar dilerim...
Kitapla kalın...
Sihirli günler /*

#hayatevesığar
#evdekal
#evdehayatvar
#kitapoku
#kitapcandır
#kitaptavsiyesi
#neokudum
#kitapokubizimle
#potterhead
267 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Serinin 3. kitabını son 100'lükte çok heyecanlanarak okudum. Bunu ortaokul ya da lisede okumuş olmamanın hüznünü derin hissederken, şu anda da olsa okuyor olmanın keyfiyle gülümsüyorum. Harry Potter, bu kitapta bir süre sıkıcı bir çizgide olaylar yaşarken, sona doğru epey bir ters köşe yaşatarak okuyucuya dudak ısırtıyor. Her bir karakterin varlığı kitaba çok ayrı bir hava katmış. Fantastik dünyanın içinde olmak çok heyecan verici. Baykuşlarla haberleşilen bir şato okulda okumak ve bu okula geçişin bir gölden olduğunu düşünmek dahi insanın içini gıcıklarken, o okulda yaşanacak ve yaşanmış binlerce olay, okuyucuya bu müthiş hayal gücü karşısında hayret ettiriyor. Sirius Black, Azkaban'ın korkunç tutsağı. Kurt adamlar, köpekler, fareler, kediler, kartalla at arasıgiller, Sihir Bakanı, Okul Müdürü dev Dumbledore maviş gözleriyle size eşlik ederken 3 arkadaşın birbirine sırtlarını yaslayıp yaşadıkları çok güzeldi.
Kitabın başlarında daha önce anlatılan bazı şeylerin, hatırlatma yapmak gibi değil de ilk defa anlatılıyormuş gibi yazılması beni çok sıktı. Ama bu kitabın içinde çok minik bir kısım. Bu yüzden puan kıracaktım lakin o ne 100 sayfaydı o! Keyifli okumalar herkese. :)
396 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Azkaban tutsağı..


Sirius Black adında azılı bir katil Azkaban'da tam on iki yıldır tutsak kalmıştır. Tek lanetle on üç kişiyi öldüren Black, Voldemort'un hizmetkarı olduğuna kesin gözüyle bakılır. Azkaban'dan kaçan Black tek bir kişinin peşindedir: Harry Potter.
Peki Sirius Black gerçekten sanıldığı gibi kötü birimidir?

Hız kesmeden serinin 3 kitabıni da bitirdim. Açıkçası başları cok durağandı. Ama son 100 - 150 sayfa neydi öyle kitabi elimden bırakamadım.
Pek fantastik tarzı okuyan biri değilimdir, ilk tam anlamında okuduğum fantastik sanırım Harry Potter serisi, bu yüzden mi kitabı bu kadar sevdim acaba diye düşünüyorum? Her incelememde söylüyorum ama ve yine söyleyeceğim kurgusu muhteşem!

Birazcık Spoi içerebilir!! ️




Ve kitaba katılan yeni karakterlerin hepsini çok sevdim (Peter hariç), Lupin gelecek kitaplarda olmayacak gibi görülüyor(Doğru düzgün bir Karanlık Sanatlar öğretmeni oldu diye seviniyordum ama profesör Lupini geç bulduk tez yitirdik malesef) ama Black yine bizlerle olacak ve ben okumakta sabırsızlanıyorum cok sevdiğim bir karakter oldu kendisi.
Daha verimli bir okuma olması için bir gün ara verip yarın hemen 4. Kitaba geçmek istiyorum
396 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10 puan
Tek kelimeyle mükemmel. Harry Potter serisine hayranım ama Azkaban Tutsağı gerçekten çok ayrı. Bu kitap bir efsane. Heyecan asla düşmüyor. Rowling'in zekasına bir kez daha hayran kaldım. Mutlaka okumalısınız. Ben serinin bu kitabına aşık oldum.
396 syf.
·1 günde·10/10 puan
"Sanıyor musun ki sevdiklerimiz ölünce bizi gerçekten terk ederler?"

Ve Harry Potter serisinin üçüncü kitabı... Bu kitapta benim en sevdiğim iki kişi seriye girdikleri için ayrı bir güzelliği var. Sirius Black ve Remus Lupin. İkisini de çok seviyorum ve onlar bu kitapta geliyorlar.

Sirius Black adındaki katil büyücülerin hapishanesi olan Azkaban'da on iki yıl boyunca hapistir. Tek lanetle on üç kişiyi birden öldürmüş olan Sirius, Voldermort'un hizmetinde olduğuna herkes emindir. Azkaban'dan kaçan Black Harry Potter'ın peşine düşer. Okulunda bile güvende değildir Harry. Çünkü aralarında bir hain olabilir...

Acaba Sirius gerçekten kötü mü? Bu kitap serinin en sevdiğim ilk üç kitap arasında. Ayrıca Sirius ve Lupin sadece üçüncü kitapta yoklar, ana karakterlerden biri haline geliyorlar.

"Ruh Emici'ler bulundukları yerdeki mutluluğu emip alıyorlar..."
396 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Harry Potter-3 Azkaban Tutsağı. İlk kitabını eylül ayında, ikinci kitabını ekim ayında okuduğum serinin bu kitabını okumak için çok geç kaldığımı fark ettim çünkü fantastik edebiyat serilerinin her kitabını bir öncekine göre daha çok beğendiğim gibi Azkaban Tutsağı da Harry Potter serisinin şimdiye kadar en sevdiğim kitabı oldu. 1999 yılında basılmış bu kitap ve diğer uzak tarihlerden bu günlere kadar gelen serinin diğer kitapları fantastik edebiyat grubunda en iyi serilerden ilk beşe giriyor benim için zira olay örgüsü çok sağlam olan, dolu dolu geçen, çocuk kitabından çok tam bir gençlik kitabı olan bize gerçek sevgiyi, dostluğu, gösteren her yaş aralığında insana hitap edip kesinlikle okumadan önce ölünmemesi gerekilen en saygın yazarlardan olan Rowling'in en başarılı yapıtı. Yarattığı karaktrerlerin her birinde insan kendini bulabiliyor, ve kendinden pay biçebiliyor çünkü... Hermione de, Ron da, Snape de, Sirius Black de - ki benim en sevdiğim karakterdir kendisi Snape'den sonra- Lupin de ... Kitabın başında Marge halayı şişirip evden giden Harry'nin bindiği Hızır Otobüs'ün -mahsur kalmış cadıların ve büyücülerin acil durum taşıtı Hızır Otobüs- muavini Sten ve şoförü Ernie, Joanne Kathleen Rowling'in büyükbabalarının isimleriymiş. Yazar yakın çevresinden bol isim kullanmış hatta muhtemelen İngiliz asıllı olduğu için filminde kesinlikle İngiliz olmayan birinin oynamamasını da istemiş bunu duyduğumda biraz şaşırmıştım sebebini merak ediyorum doğrusu. Kitaplarda ilk başlarda fark edemediğimiz ama daha sonrasında fark edince çok şaşırıp hüzünlendiğim bazen de hayranlık duyduğum olaylar çoğunlukta. Rowling bizi kitabın dünyasına çekerken ilerdeki birçok ayrıntı için zemin hazırlıyor da biz farkında olmuyoruz. Mesela Hermione'nin Zaman Dönüştürücü kolyeyi McGonagall yardımı ile bakanlıktan alınca nerden bilebilirdik ki Sirius Black ve Şahgaga'nın kurtarılmasına yarayacak, Snape'in Harry'ye kötü davranışlarının altında iyi niyetli bir baba görevi üstlenmiş biri olduğunu, veya başka şekillerle mesela ilk kitapta Harry ile ilk karşılaşmasında Snape'in ona "Çiriş otu kökü ile Pelin otu tozunu karıştırırsam ne elde ederim?" sorusunda Çiriş otunun bir türü olduğu Zambak çiçeğinin İngilizcedeki karşılığı Lily, yani aşık olduğu kadın,Harry'nin annesi, baş düşmanı James'in karısı. Oradaki Pelin otu da "gecikmişlik ve keder" anlamına gelen bir kavrammış yine buna benzer olarak Roma Mitolojisi'ne göre Roma'nın kurucuları olan Romulus ve Remus'un -kurt adama dönüşen Lupin'in baş ismidir kendisi- dişi bir kurt tarafından emzirilen insanlar olarak biliniyor. Buradan Lupin'e ön ad olmuş bir isim yani Remus. Yine aynı şekilde Köpek dönüşümü yapabilen Sirius Black'ın ismi de gökyüzündeki en parlak yıldızlardan biri olan Sirius A'nın diğer isminin Köpek Yıldızı isminden geliyormuş. Böyle ince ayrıntıları fark edince daha fazla okuyası geliyor insanın.. Bu kitabın asıl kahramanı Sirius Black'e gelecek olursam, Lupin ile birlikte James Potter'ın en yakın arkadaşı olan adam. Benim favorim. Son 100-150 sayfasına bir oturuşta okuduğum kısımlarını oluşturan kişi. Sonda söylemiş olduğu #44107957 sözüyle gözlerimi gerçekten doldurdu #44104582 bu satırlarda arkadaşlarına gerçekten de ne kadar sadık olduğunu gösterdi 12 yıl Azkaban'da arkadaşlarının intikamı için kendine sahip çıktı en sonda ise masum olduğunu anlayan Harry'nin yardımıyla çok uzaklara, özgürlüğe uçtu Şahgaga ile birlikte. Yine onun kadar sevdiğim Lupin öğretmen de kurt adam olma talihssizliğini yaşayan ama arkadaşları tarafından dışlanmayıp kendi gibi bir Animagus'a dönüştüklerini görmek onu ne kadar minnet duygusu verdiyse bana da verdi ne güzel arkadaşlıkmış be dedirtti. Ve son olarak Harry'nin sadece çok güçlü büyücülerin yapabildiği #44107649 büyüsü ile oluşan Çatal Boynuzlu Geyik silueti kitabın bir şişe sıcak Kaymakbirası içmişim gibi içimi ısıtan sahnesiydi. AZKABAN TUTSAĞI böyleydi.
Aylak, Kılkuyruk, Patiayak ve Çatalak. Sihirli Muziplik Sanatçılarının Yardakçıları gururla sunar: ÇAPULCU HARİTASI.
KurtAdam kılığına dönüşen Remus Lupin'i Aylak, arkadaşı Lupin için dönüşümünü Köpek'ten yana kullanan Sirius Black'ı Patiayak, arkadaşlarına ihanet edip köstebeklik yapan onursuz pis fare Peter Pettigrew'i Kılkuyruk ve Çatal Boynuzlu Geyik kılığında dolaşan Çatalak James Poter'ın arkadaşlıklarını böylece gördük. O GECE HEPSİ ORADAYDI... Umarım ilerideki zamanlarda Lupin ile Black'i daha fazla görürüm. Lumos. Muziplik Tamamlandı.
Azkaban tutsağına da en az diğer kitaplar kadar bayıldım.Sirius beni gerçekten çok şaşırttı. Harry İle olan ilişkileri çok sevimliydi. Aralarında gerçek bir baba-oğul ilişkisi vardı. Kitaptaki ileri gidiş gelişler muhteşemdi. Fakat keşke kitabın sonunda harry de onunla birlikte yaşayabilseydi. Buna rağmen kitap ayni diğerleri gibi çok sürükleyici. Okurken zaman çok hızlı geçiyor. Okumanızı tavsiye ederim :)
396 syf.
·10/10 puan
Yani bu incelememi uzunca yazmak istiyorum çünkü ilk defa bu kadar çok zamanım oldu yazacak. Sıcağı sıcağına yazıyorum bunu bitireli daha 1 dk bile olmadı.
Gereğinden fazla güzel bir kitaptı öncelikle. İncelememde alıntılara da sayfalarını yazarak yer vereceğim.

Sirius Black adında azılı bir katil, tüyler ürpertici Azkaban kalesinde tam on iki yıl boyunca tutsak kalmıştır. Tek lanetle on üç kişiyi birden öldüren Black’in, Karanlık Lord Voldemort’un hizmetkârı olduğun akesin gözüyle bakılmaktadır. Bir yolunu bulup Azkaban’dan kaçan Black’in peşinde olduğu bir tek kişi vardır:Harry Potter. Harry, büyücülük okulunun sihirli duvarları arasındayken, arkadaşları ve öğretmenleriyle birlikteyken bile güvende değildir. Çünkü aralarında bir hain olabilir. (Kapakta yazılan bölüm)

Bu yıl yeni dersler var yeni arayıcılar mesela Cedric Diggory bir taraftan da Hermione bütün dersleri seçmiş durumda ve iki ders de aynı saatte peki nasıl yapıyor bu işi acaba. Harry yine Dursleylerin evinde yaptı yapacağını Marge halaya affedilmeyecek bir sinirle hata yaptı ve kaçtı imdadına da Hızır Otobüsü yetişti.


“Mahsur kalmış cadıların ve büyücülerin acil durum taşıtı Hızır Otobüs’e hoş geldiniz. Asanızı tuttuğunuz elinizi uzatın, otobüse atlayın, sizi istediğiniz yere götürelim.” (Arka kapak)

Okula yeni bir Karanlık Sanatlara Karşı Savunma öğretmeni geldi ama öncekilerden daha iyi olduğu kesin yalnız herkesin olduğu gibi onun da bir karanlık yönü var. Ve Snape bunu değerlendirmek için her fırsatı kolluyor. Bu yıl yeni öğretmen var Hagrid. İlk dersi Harry için Harika haddini aşan Malfoy içinse tam bir facia oldu.Bunu yaratan şey ise Şahgaga. Kendisi bir Hipogrif aslında çok iyi ama işin içinde Malfoy varsa iyilikten pek eser kalmıyor. belki bugünlerde haberlerde de görmüş olabilirsiniz Ankara’da göründü gibi teoriler var. Neyse Ruh Emici’ler ise olmamaları gereken yerdeler ve kafayı özellikle de ona takmışlar tabi o da onları gördüğünde bayılıyor o ayrı bir konu. Bir kedi ile bir köpek iş birliği yapabilir mi? Bu sorunun cevabını çok güzel öğreneceksiniz emin olun. İhanet eden kişiye yapılabilecek en büyük şey onu öldürmek değil yaşatmaktır bu da büyüklük ister. Çapulcular’ı duyacaksınız bu kitapta. Bu kitapta da Draco’nun Harry’e bulaşmaktan başka işi yok. Bu yıl Hogsmeade gezileri var ama Harry gidemiyor tabii George ve Fred kardeşler olmasaydı. Ron ve Hermione’nin arası ihanetçi bir fare yüzünden açılıyor neyse ki Sirius var. Harry Ruh Emiciler’le baş etmesi gerektiğini biliyor çünkü ne zaman onlarla karşılaşsa annesinin yalvarışlarını duyuyor. Ve en üst düzey büyüyü öğreniyor. Harry seneye Hogsmeade’e gidebilecek ama nasıl. Harry’nin Nimbus 2000’i Şamarcı Söğüt tarafından parçalanıyor ama yerine daha harikası geliyor Harry’nin bir hafta boyunca gözünü alamadan baktığı süpürge. Ve kupanın sahibini Lee Jordan yine kendi yorumuyla açıklıyor. Ve değerli profesör McGonagall kendisini tutamıyor.

Bana göre incelemeden çok spoiler yok çünkü zaten kitap 395 sayfa yorum yapacaksanız biraz kibar olmanızı dilerim.
396 syf.
·17 günde·Beğendi·10/10 puan
Expecto Patronum

Serinin daha 3 tane kitabını okumuş olsam da okuduğum her bir kitabı bir öncekine göre daha güzel oluyor. Zaten genel olarak da serinin iki kitaptan sonra gerçek manasıyla güzelleştiğini savunanlar çok fazla olduğu için de bunu bilerek ve bu durumun beklentisiyle seriye başladım ve bu güzel seri bu güzel kitabıyla beklentimi tamamen karşıladı, genelde bu tarz beklentilerle başladığım sağ olsunlar kitaplar çoğunluk olarak beni üzerdi Azkaban Tutsağı ise beklentimin azlığının farkına vardırttı. Nasıl desem kitap bu sefer daha bir gerçekçi ve daha bir olgunlaşmış hissi verdi, birçok ipucu vermiş olmasına rağmen sonlarında ve final kısmında daha olgun daha güzel şekilde şaşırtabildi. Şaşırtmasıyla beraber duygulandırabildi de.

İlk iki kitapta olduğu gibi Rowling yine final zamanı olacak şeylerle ilgili kitabın başından beri okuyucuya ipuçları veriyor, bu sefer ise ilk 2 kitaba göre çok çok daha fazla ipuçları vererek daha doğrusu dikkatli okurun yakalamasını isteyerek final hakkında okuru hem düşünce sahibi yapıp tahminlerde bulunduruyor hem de bunlarla beraber yanıltabiliyor. Cümlemden de anlaşılacağı üzere kurgu bayağı bir katmanlı, yeni karakterler ve unsurların fazlasıyla etken olup detaylandırıldığı ve bunlarla beraber seri ile ilgili yeni birçok şeyi de öğrenebileceğimiz içerikte. Düşünün artık Malfoy’u bile fazla okumayıp yeni unsurların içinde geziniyoruz. Malfoy ve diğerleri kitabın içinde çok fazla aktif olmamasından dolayı sanırım Rowling sayfa sayısını kısa tutmak da istemiş olabilir. Zaten serinin bu kitabından sonra kalan kitaplarında Rownlig’ın sayfa sayısının fazlasıyla arttığını görüyoruz. Sihir dünyasından yeni karakterlerle de tanışıyoruz bu kitapta, hayal gücünün en kuvvetli olduğu tartışmasız benim için “Hızır Otobüs”, Ruh Emiciler ise Yüzüklerin Efendisi Dokuzlar’dan sonra fantastik kitapların artık olmazsa olmaz tür karakterlerinden. Yüzüktayflarına fazlasıyla benzeyip onları akla getiriyor ama bana daha çok Robert Jordan ‘ın Zaman Çarkı serisindeki “Soluk”ları hatırlattı, gerek karşılarındaki kişiye verdiği öpücükler olsun, gerek tayfların aksine sayılarının çokluğu olsun gerekse de göz ve yürüyüş hareketleri olsun birbirine daha çok benzer şekilde.

Bu kadar güzelliğinin ve barındırdığı yeniliklerinin yanında da aslında bir nebze de olsa kendini tekrarlayan ve az da olsa “Yine mi yani?” dedirten bir kitap. Klasik şekilde 4 Privet Drive’da Dursleyler’in yaptıkları ile başlayıp Harry’nin bir şekilde o evden çıkması, yine ufak ama farklı bir macera ile beraber Hogwarts’a gidilmesi, yeni Karanlık Sanatlara Karşı Savunma hocası ve bu hocadan kitap sonunda bir şeyler çıkması, Harry’nin başını belalara sokup bunlardan ucuz bir şekilde kurtulması gibi klişelerin olduğu bir kitap, aslında bu durumlardan sıkması gerekirken aksine hem bu durumları beklenti haline getirip hem de sevdirterek farkını ortaya koyan bir seri.
396 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Oldukça zor bir sene atlatan Harry Potter Hogwarts’daki 2. yılına büyük bir sevinçle başlar. Fakat okulda sırasıyla taşlaşan öğrenciler yüzünden günah keçisi olmuştur. Aslında yaz tatilinde kendisine görünen cin Dobby’nin yaptıkları ve söyledikleri onu etkilemiştir. Çünkü Dobby, Harry Potter’ın büyük bir tehlike ile karşı karşıya kaldığını söylemiştir. Dobby Harry ve arkadaşı Ron’un Okul trenine binmesini bile engellemiştir.

Harry Quidditch takımının değişmez arayıcısı olmuştur. Zaman ilerledikçe en yakın arkadaşlarından olan Hermione’nin taşlaşması ve Ron’un kızkardeşi Ginny’nin kaçırılması onu tuvalet hayaleti Mızmız Myrtle’a yönlendirmiştir. Fakat bundan önce Harry’nin eline geçen bir gizemli günlük olayların büyümesine yol açtı. Günlüğün sahibiyle günlükte esrarengiz konuşmalara imza atan Harry, kendisini Hagrid’in yıllar önce açmış olduğu sanılan Sırlar Odasında bulur. Sırlar Odasını son açan Tom Marvolo Riddle ismiyle okul kayıtlarına geçen Lord Voldemorttur. Basiliskle düello sonucu Harry, Ankakuşu yardımıyla sırlar odasından Ginny ile beraber çıkar, Gilderoy Lockhart’ın hafızasını kaybetmesi nedeniyle okulda Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersleri iptal edilir. Dönem Gryffindor binasının galibiyetiyle sona erer.
396 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Harry Potter'ı okumak, uzun bir yolculuktan sonra verilen mola, bir hafta çalışmanın ardından gelen bir günlük tatil gibi geliyor bana; dinlendiğim, soluklandığım aynı zamanda da büyük keyif aldığım zamanlar. Serinin üçüncü kitabı Harry Potter ve Azkaban Tutsağı'nı okumuş bulunmaktayım ve artık kitabı okumaya başladığımda o dünyayı ne kadar özlemiş olduğumu hissediyorum.

Okul için alışveriş yaptıkları Diagon Yolu, üçüncü sınıfların ziyaret edebilcekleri büyücülere ait Hogsmeade köyü, cadılar bayramında ve noelde büyük salonda yapılan şölenler, Kehanet, İksir, Karanlık Sanatlara Karşı Savunma gibi birbirinden ilginç derslere girmelerini keyifle, eğlenerek okuyorum. Artık serinin tüm kitaplarında aynı olduğunu düşündüğüm kurguya dayanarak kitabın sonunda beni heyecanlı olayların beklediğini ve çok şaşıracağımı biliyorum. Azkaban Tutsağı'nda da yine öyle oldu. Hogwarts'taki üçüncü yıllında Harry Potter'ı Azkaban kalesinde on iki yıl boyunca tutsak kalmış Sirius Black adında bir katil bekliyor. Bu kitapla birlikte yine yeni karakterler tanıyoruz, kimin iyi kimin kötü olduğunu kitabın son satırına kadar anlayamıyoruz tabi ki. Lupin, Pettigrew ve Sirius arasında yaşanan şaşırtıcı olaylar merakla okumamı sağladı Azkaban Tutsağı'nı.

Rowling artık alışılmış bir şekilde kitabın başlarında önceki kitaplardaki olayları tekrarlıyor, okura hatırlatıyor, bu biraz sıkabiliyor ama kitaplar arasında fazla zaman geçtiyse bir yandan da iyi olabiliyor sizin için. Harry Potter Dursley'lerde yaz tatilini geçiriyor ve okula gitmesinin ardından kitabın sonunda olayların çözülmesi ve bizi bekleyen şaşırtıcı son... İlk üç kitabında benzer sıra ile devam ediyor ve sanırım diğer kitaplarında da böyle sürecek gibi görünüyor. Keyifli okumalar.
510 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
"Mutluluk en karanlık zamanlarda bile vardır yeter ki ışığı açmayı unutmayın."

Harry, okulunun üçüncü senesinde kendisine verilen özel bir koruma ilgisiyle olayların iyiye gitmediğini farkeder. İnsanlara göre ailesini öldüren azılı katil şimdi de onun peşindedir.

Serinin en sevdiğim kitabı olabilir çünkü serideki en sevdiğim karakter bu kitap da ortaya çıkıyor; Sirius Black...

Kapak tasarımından konusuna kadar yine mükemmeldi. Olayların iyice yerine oturduğunu da okuyoruz ayrıca kitapta.

Sirius Black üzerine yazılmış bir kitaptı da diyebilirim ve tabii ki de Lupin. Kitabın ne zaman bittiğini bile anlayamayacaksınız. Sirius ve Lupin'i tanıdığımız ve en çok gördüğümüz kitaptı Azkaban Tutsağı.

O zaman bir alıntıyla sonlandırayım incelemeyi.

"Ben Harry Potter'ın vaftiz babası sıfatıyla, onun hafta sonlarında Hogsmeade'i ziyaret etmesine izin veriyorum."
"Anlamıyorsun!" diye sızlandı Pettigrew. "Beni öldürürdü, Sirius!"
"O HALDE ÖLSEYDİN!" diye kükredi Black. "DOSTLARINA İHANET EDECEĞİNE ÖLSEYDİN, BİZ SENİN İÇİN BUNU YAPARDIK!"
Beynin ve kalbin çalışmayı sürdürdükçe ruhsuz da varlığını sürdürebilirsin. Ama artık hiçbir benlik duygun, hafızan... hiçbir şeyin olmaz. Düzelme şansı sıfırdır. Sadece - var olursun. Boş bir kabuk gibi.
Hiçbir Hogwarts öğrencisinin okul arazisi ve Hogsmeade hakkında bizim kadar çok şey öğrendiğini sanmam... İşte Çapulcu Haritası'nı yazmaya böyle başladık, lakaplarımızla da imzaladık. Sirius Patiayak'tı, Peter Kılkuyruk, James ise Çatalak.
"Harry, gelip bizde kalmalısın. Annemle babamdan izin alırım, sonra da seni ararım. Artık feleton kullanmayı biliyorum-"
"Telefon, Ron," dedi Hermione. "Cidden, gelecek yıl asıl senin Muggle Araştırmaları alman lazım..."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Harry Potter ve Azkaban Tutsağı
Alt başlık:
Harry Potter #3
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
396
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750803116
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Harry Potter And The Prisoner Of Azkaban
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
“Mahsur kalmış cadıların ve büyücülerin acil durum taşıtı Hızır Otobüs’e hoş geldiniz. Asanızı tuttuğunuz elinizi uzatın, otobüse atlayın, sizi istediğiniz yere götürelim.”
Sirius Black adında azılı bir katil, tüyler ürpertici Azkaban kalesinde tam on iki yıl boyunca tutsak kalmıştır. Tek lanetle on üç kişiyi birden öldüren Black’in, Karanlık Lord Voldemort’un hizmetkârı olduğuna kesin gözüyle bakılmaktadır. Bir yolunu bulup Azkaban’dan kaçan Black’in peşinde olduğu bir tek kişi vardır: Harry Potter. Harry, büyücülük okulunun sihirli duvarları arasındayken, arkadaşları ve öğretmenleriyle birlikteyken bile güvende değildir. Çünkü aralarında bir hain olabilir.

Kitabı okuyanlar 18,4bin okur

  • Beyza
  • Mahsume Talan
  • BANU SÖZER
  • Semantikitap
  • Buse
  • İlayda B
  • bz ★
  • Yasin Kala
  • lavinia
  • Rabia Zehra Bağcı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%6.3
13-17 Yaş
%19.4
18-24 Yaş
%32.6
25-34 Yaş
%27.8
35-44 Yaş
%9.1
45-54 Yaş
%3
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%1.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%73.9
Erkek
%26.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%56.2 (3.205)
9
%14.6 (831)
8
%8.4 (481)
7
%2.6 (148)
6
%0.8 (45)
5
%0.4 (21)
4
%0.1 (6)
3
%0.1 (5)
2
%0 (2)
1
%0.2 (10)

Kitabın sıralamaları