Harry Potter ve Azkaban Tutsağı (Harry Potter #3)J. K. Rowling (Robert Galbraith)

·
Okunma
·
Beğeni
·
10.744
Gösterim
Adı:
Harry Potter ve Azkaban Tutsağı
Alt başlık:
Harry Potter #3
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
396
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750803116
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Harry Potter And The Prisoner Of Azkaban
Çeviri:
Kutlukhan Kutlu, Sevin Okyay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Harry Potter ve Azkaban Tutsağı
Harry Potter and the Prisoner of Azkaban
Harry Potter ve Azkaban Tutsağı
“Mahsur kalmış cadıların ve büyücülerin acil durum taşıtı Hızır Otobüs’e hoş geldiniz. Asanızı tuttuğunuz elinizi uzatın, otobüse atlayın, sizi istediğiniz yere götürelim.”
Sirius Black adında azılı bir katil, tüyler ürpertici Azkaban kalesinde tam on iki yıl boyunca tutsak kalmıştır. Tek lanetle on üç kişiyi birden öldüren Black’in, Karanlık Lord Voldemort’un hizmetkârı olduğuna kesin gözüyle bakılmaktadır. Bir yolunu bulup Azkaban’dan kaçan Black’in peşinde olduğu bir tek kişi vardır: Harry Potter. Harry, büyücülük okulunun sihirli duvarları arasındayken, arkadaşları ve öğretmenleriyle birlikteyken bile güvende değildir. Çünkü aralarında bir hain olabilir.
Expecto Patronum

Serinin daha 3 tane kitabını okumuş olsam da okuduğum her bir kitabı bir öncekine göre daha güzel oluyor. Zaten genel olarak da serinin iki kitaptan sonra gerçek manasıyla güzelleştiğini savunanlar çok fazla olduğu için de bunu bilerek ve bu durumun beklentisiyle seriye başladım ve bu güzel seri bu güzel kitabıyla beklentimi tamamen karşıladı, genelde bu tarz beklentilerle başladığım sağ olsunlar kitaplar çoğunluk olarak beni üzerdi Azkaban Tutsağı ise beklentimin azlığının farkına vardırttı. Nasıl desem kitap bu sefer daha bir gerçekçi ve daha bir olgunlaşmış hissi verdi, birçok ipucu vermiş olmasına rağmen sonlarında ve final kısmında daha olgun daha güzel şekilde şaşırtabildi. Şaşırtmasıyla beraber duygulandırabildi de.

İlk iki kitapta olduğu gibi Rowling yine final zamanı olacak şeylerle ilgili kitabın başından beri okuyucuya ipuçları veriyor, bu sefer ise ilk 2 kitaba göre çok çok daha fazla ipuçları vererek daha doğrusu dikkatli okurun yakalamasını isteyerek final hakkında okuru hem düşünce sahibi yapıp tahminlerde bulunduruyor hem de bunlarla beraber yanıltabiliyor. Cümlemden de anlaşılacağı üzere kurgu bayağı bir katmanlı, yeni karakterler ve unsurların fazlasıyla etken olup detaylandırıldığı ve bunlarla beraber seri ile ilgili yeni birçok şeyi de öğrenebileceğimiz içerikte. Düşünün artık Malfoy’u bile fazla okumayıp yeni unsurların içinde geziniyoruz. Malfoy ve diğerleri kitabın içinde çok fazla aktif olmamasından dolayı sanırım Rowling sayfa sayısını kısa tutmak da istemiş olabilir. Zaten serinin bu kitabından sonra kalan kitaplarında Rownlig’ın sayfa sayısının fazlasıyla arttığını görüyoruz. Sihir dünyasından yeni karakterlerle de tanışıyoruz bu kitapta, hayal gücünün en kuvvetli olduğu tartışmasız benim için “Hızır Otobüs”, Ruh Emiciler ise Yüzüklerin Efendisi Dokuzlar’dan sonra fantastik kitapların artık olmazsa olmaz tür karakterlerinden. Yüzüktayflarına fazlasıyla benzeyip onları akla getiriyor ama bana daha çok Robert Jordan ‘ın Zaman Çarkı serisindeki “Soluk”ları hatırlattı, gerek karşılarındaki kişiye verdiği öpücükler olsun, gerek tayfların aksine sayılarının çokluğu olsun gerekse de göz ve yürüyüş hareketleri olsun birbirine daha çok benzer şekilde.

Bu kadar güzelliğinin ve barındırdığı yeniliklerinin yanında da aslında bir nebze de olsa kendini tekrarlayan ve az da olsa “Yine mi yani?” dedirten bir kitap. Klasik şekilde 4 Privet Drive’da Dursleyler’in yaptıkları ile başlayıp Harry’nin bir şekilde o evden çıkması, yine ufak ama farklı bir macera ile beraber Hogwarts’a gidilmesi, yeni Karanlık Sanatlara Karşı Savunma hocası ve bu hocadan kitap sonunda bir şeyler çıkması, Harry’nin başını belalara sokup bunlardan ucuz bir şekilde kurtulması gibi klişelerin olduğu bir kitap, aslında bu durumlardan sıkması gerekirken aksine hem bu durumları beklenti haline getirip hem de sevdirterek farkını ortaya koyan bir seri.
Seride sevdiğim kitap sıralamasında 3. olan kurgusu çok sağlam bir kitap. Mitolojide hastası olduğum hayvanın kapak resminde görmemle daha bir içim ısınmıştı. :D Seride sevdiğim karakterlerden 2 tanesi daha sahneye çıkıyor. Fantastik dünyaya ruh emici yaratığının kazandırılması çok sevdim(Bence yaratığın özellikleri üstümde test etmek isterdim. Öpülmek haricinde. :D). Hermione'nin zekisi ve hırsının hayranlığı bu kitaptan kalmadır. Son söz olarak acaba dikkatle bakıyor musunuz. :D
Fantastik dünyanın kapılarını bir bir aralayarak azimle ilerlemekteyim. Bittiğine üzüldüğüm heyecanlanıp duygulandığım, Harry, Hermonie, Ron ve benim bile dahil olup müdahalelerde bulunmaya çalıştığım soluksuz bir macera oldu.
Neler mi yaptık anlatayım.

Spoiler İçerir

Okul başlamadan önce Dursley lerin evinde haberleri izlerken başlayan maceramızda Azkaban Tutsağından kaçan kötü mü kötü bir Sİrus Black haberi yayılıyor. Katil kaçtı şehir panikte! Zaman geçtikçe o da ne, Black Harry'nin peşindeymiş. Harry nin annesini babasını öldürmüş yarım kalan işi için Harry'i öldürecekmiş. Görelim bakalım diyerek sayfaları çevirmeye başladığımızda Dursley lerın çektirdikleri yetmezmiş gibi büyük bela Marge hala geliyor. Ve tabii bunun yanında moral bozmakta üstüne tanınmayan Vernon enişte, Hogsmeade gezilerine katılabilmemiz için gerekli formu imzalamaz .

Meşhur halamız geldi ve Harry ile birbirlerinden nefret etmelerinin verdiği his kitabın sayfalarından ruhuma işlemeye başladı. Harry'e ettiği hakaretler sonucunda Harry dayanamayıp onu balon gibi şişirmeseydi sayfayı yırtabilirdim. Ezdirme kendini artık be çocuk dediğim an, zafer Harry'nin oldu. Ama durma Harry topukla evden derken, karanlıkta sokakta kalakaldığımız anda hooop bir otobüs çıktı önümüze ve çatlak kazan a yolculuğumuz başladı.

Çatlak kazana geldik ve sihir bakanı Fudge ile sohbetimizi ettikten sonra Hermonie ve Ron ile buluştuk ve hikayemiz Azkaban tutsağından kaçan Black in amacının Harry'i öldürmesinin yanında Voldemort adına çalışan biri olması bilgileri ile devam ediyor. Tabi bu sırada, kafamızda yavaş yavaş Harry nin rahat durmayıp Black in peşine düşeceği düşüncesi oturmaya başlar.


Geldik okula derken yeni bir profesörümüz geliyor Karanlık sanatlara karşı savunma öğretmeni profesör Lupin. Hikayemiz yavaş yavaş oturmaya başlarken yolumuza, okulu Black'ten korumak için gelen ruh emicilerle devam ediyoruz. Aynı zamanda okulda siyah bir köpek dolaşmaya başlar ve herkesi tedirginlik kaplar. Sonrasında Harry'e kimin gönderdiğini bilmediğimiz bir süpürge gelir. Bu süpürge Ateşoku dur . Dünyanın en hızlı ve en güzel uçan süpürge özelliğine sahip bu Ateşokunu Hermonie görünce ve kimin gönderdiği bilinmeyince olayı gider Profesör McGonagall'a yetiştirir.
Mc Gonagall Harry tehlikede olduğu için nereden geldiği bilinmeyen bu süpürgenin incelenmesi gerektiğini söyleyerek elinden alır. Harry Lupin ile iyi anlaştığından dolayı çoğu olayda ondan yardım ister ve kendini ruh emicilerden, diğer karanlık yaratıklardan koruyabilmek adına çalışmalar sürdürerek kendi Patronus büyüsünü yapmaya çalışır.

Üç kafadarımız olan ron hermonie ve Harry gezinirken birden siyah köpek belirir ve Ron'u tutarak sürüklemeye başlar, bir geçide doğru ilerlediklerinde Ron bacağından yaralanmıştır . Müdahale edecekleri sırada arkalarından Black gelir. Harry i intikam hırsı sarar ve Black i öldürmek isterken arkadan Prof. Lupin in gelmesiyle yavaş yavaş tüm karmaşık olaylar çözülmeye başlar. Ron'un faresi olarak bildiğimiz meğer Harry nin annesinin babasının ölümüne sebep olup Voldemortla iş birliğine giren, öldü sanılan Peter Pettigrew miş . Black, Harry nin annesi ve babasının sır tutucusu en yakın arkadaşları olduğundan, intikam almak için Peter'in peşine düşmüş, Peter kendisini fareye dönüştürdüğü için Harry nin anne babasının ölümü Black'in üzerine kalınca, Azkaban a kapatılan Black olmuştur. Ancak Peter den intikam alma duygusunu hiçbir zaman köreltmeyen Black, bir şekşilde kendisini Harry e anlatır. Derken olaya pis saçlı lanet hoca Snape dahil olur. Ancak Snape'i etkisiz hale getirerek kendi aralarında olayları aydınlatmaya devam ederlerken Lupin kurt adama dönüşmeye başlar ve Black köpeğe dönüşerek Lupinle mücadele eder.

Bu kurguda iki kayıp verdik, Hagrid'in Şahgagası ve kötü diye bildiğimiz ama aslında iyi olan Black. Maceramız olumsuzluklarla bitti derken Sahalara Dumbledore etkisi girer, Hermonie'nin tüm derslere aynı anda girmesini sağlayan geriye dönüş kum saatini kullanarak Şahgaga yı ve Black i kurtalabileceklerini söyler. Kimsenin bunu anlamaması içinde üç kafadarı Snape'in ve diğerlerinin gözü önünde odasına kitler ve hoooppp zaman geriye gider…Önce Şahgaga'yı infazdan kurtardık sonra Patronus büyümüzle Black'i. Herkes mutlu mesut ama Snape sinir krizi geçirmekte.

Harry sürekli Black'i düşünür, kaçıp kurtulmuştur ama vaftiz babasının yanında olmak ister derken baykuştan gelen bir mektup, tabii ki Black'ten.

''Umarım sen teyzenle eniştene ulaşmadan önce bu mektup seni bulur. Onların baykuş postasına alışık olup olmadıklarını bilmiyorum. Şahgaga ve ben saklanıyoruz. Sanırım Ruh Emiciler beni hâlâ arıyor, ama burada beni bulmalarına imkân yok. Yakında birkaç Muggle' ın beni görmesine izin vereceğim. Hogwarts'tan uzakta olduğum için, şatodaki güvenlik kaldırılacaktır. Kısa görüşmemiz boyunca söylemeye fırsat bulamadığımm bir ş ey var. Sana Ate ş oku'nu gönderen bendim -Siparişi Baykuş Bürosu'na benim için Crookshanks götürdü. Senin adını kullandım, ama onlara altını Gringotts'taki yedi yüz on bir numaralı kasadan almalarını söyledim - yani benim kasamdan. Lütfen bunu vaftiz babanın, senin on üç yıllık doğum günlerine karşılık toptan bir hediyesi olarak kabul et. ....sana, Hogwarts'ta önümüzdeki yılı daha keyifli geçirmeni sağlayacağını düşündüğüm bir şey gönderiyorum. Bana ne zaman ihtiyacın olursa, haber gönder. Baykuşun beni bulur. Yakında tekrar yazarım. Sirius Black …

Ve içinde bir not daha

''Ben, Sirius Black,
Harry Potter' ın vaftiz babası sıfatıyla onun hafta sonlarında Hogsmeade'i ziyaret etmesine izin veriyorum''

Harry ve bendeki mutluluğu tarif edemem, bakalım bunu duyan enişte ne diyecek derken okuldan döndüğümüzde Harry'nin elinde zarf gören Vernon enişte'' imzalamam gereken belge getirdiysen imzalamayacağım'' dediği anda Harry zarfın vaftiz babasından olduğunu söyler, enişte senin vaftiz baban yok diyerek kükrer ancak Harry cevap verir "Annemle babam ın en iyi arkadaşıydı. Kendisi hüküm giymiş bir katil, ama büyücü hapishanesinden kaçtı ve şu anda saklanıyor. Yine de benimle temasta kalmayı seviyor... benden haberdar olmayı ... mutlu olup olmadığımı kontrol etmeyi..."

Veron eniştenin yüzünde dehşet ifadesi, Harry de sırıtık bir surat yolculuğumuz sona eriyor.

Haydi bakalım gelsin Harry Potter ve Ateş Kadehi
Zihnimi gerçekten arındırıp, tamamen boşalttığım ve keyiflendirdiğim bir seri filmlerini izlemeden önce okusaydım keşke diyorum. Muhtemelen kendi kahramanlarımı yaratarak okumak, çok daha heyecan verici olacaktı
Hepimizin onlarca kez filmini izlediğimiz kitap... gerçekten efsane güzeldi. Filmde olmayan çok fazla şey var. Mesela Quidditch maçları. Filmde olsaydı daha bir keyifli olurdu. Kitapta tam üç tane maça çıktılar ve izliyormuş gibi heyecanlandım. Bu filmde olmayan ama kitapta olan çok küçük bir ayrıntı bile olabilir. Kitap cidden çok daha iyiydi. Olaylar çok daha ayrıntılıydı. Sirius Black’in o mükemmel mektubu çok tatlıydı. Harry’nin babasının aslında bir Animagus olduğunu öğrendiğimde şok oldum. Neyse kitapla ilgili spoi vermeyeyim, ama filmi kaç kere izlemiş olursanız olun kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.
Serinin üçüncü kitabında ise olaylar yavaş yavaş derinleşiyor. Harry Potter'ın tanıyamadığı ailesini öğreniyoruz biz de. Ve sevdiğim iki karakter daha giriyor bu kitapta maceraya: Sirius Black ve Remus Lupin.
Harry, Hermione ve Ron'un arkadaşlıklarındaki dalgalanma bu bölümde hoşuma gitmeyen tek olay oldu.
Ben de Hogwarts'dan mektup falan bekliyorum işte hala.
Zaman geçtikçe Harry Potter ve arkadaşları biraz daha büyüyorlar. Onlarla beraber Harry nin macerası da gittikçe daha heyecanlı ve korkutucu oluyor. Hikaye muhteşem bir şekilde ilerleme yapıyor ve heyecandan bile olup bitenlere aldırış etmiyorsunuz. Üstelik önce filmini sonra kitabı okumama rağmen merak uyandırmaya devam ediyor.
Bazen insanlar suçsuz oldugu halde yıllarca suclanabılırler. Hatta binlerce insan da yanlış görmüş ve suçsuz insanı yıllarca zindana hapsetme pahasına şahitlik eder. Halbuki asıl suçlu rahaaat rahat dolaşır. Ta ki bikaç küçük çocuk bu olayı çözer ama yine de şahitlikleri önemsenmez. Ama yine de o küçükler sayesinde suçsuz suçlu kurtulur...
Yine soluk soluğa bir macera. Ayrıca oldukça da uzun. Elimden hiç bırakmadım diyebilirim. Hayata dair verilen mesajlar gerçek hayatta cevabını buluyor. Bence inanılmazdı!
Ben okuduğum yıllarda yanlış hatırlamıyorsam ilk dört kitap vardı, prefabrik evlerde oturduğumuza göre sene 2000 yada 2001 olmalı.... Harry Potter kitap serisi genç nesiller için elbette daha uygun ama büyükler okuyamaz diye bi kaide yok :) Seriyi kızım da okuyor şimdi, ileride yeğenim, torunum da okusun isterim.... Bildiğiniz üzre Harry'nin başına gelmeyen kalmıyor. Seride en sevdiğim kitap Azkaban Tutsağı oldukça heyecanlı :) İyi okumalar....
Evet, nereden başlayacağımı bilmiyorum aslında. Şunu fark ettim ki serinin her kitabında olaylar daha fazla karmaşık bir hal alıyor, bizim yani Muggle'ların dünyasına ait olmaya nesneler kitaba dahil oluyor. Harry ve arkadaşları da bir yandan büyüyorlar. Belki de olaylar yaşlarına göre karmaşıklaşıyordur? Azkaban Tutsağı kitabındaki favori iki karakterim şüphesiz Profesör Lupin ve Sirius Black'ti. Harry, Ron ve Hermione'un yaşadıklarını bile bırakıp Lupin ve Black'in neler çevirdiğine, düşüncelerine odaklanmıştım. Tam da iki kitaptır beklediğim bir "cesur ve iyi" öğretmen profiliydi, Lupin. Dumbledor ve McGonagall gibi bilgece hareket etmek yerine bilgili ve atak hareket ediyordu. Çapulcular Haritası ise başlı başına bir gizem, bir macera. Serinin herhangi bir yerinde yeniden gündeme geleceğine şüphem yok. Bir tek Ruh Emici’leri beğenmedim. Elbette beğenmeyişim yazarın onları iğrenç, ürkütücü ve başarılı bir şekilde tasvir etmesinden kaynaklanıyordu. Bu arada kitabın son kısmına gelirken Snape'in yine çirkeflik yapması insanın tepesini attırmıyor değil.
Özetlemek gerekirse üçüncü kitap okuyucuyu Hızır Otobüs'le başlayıp, bol çikolatalı bir yolculuğa çıkardı. Bu yolculukta her an bir şey olacakmış gibi hissettirdi. Kehanetlere inandırdı. Gizli geçitlere ve Kaymakbirasına doyurdu beni. Tabii bunlar olurken sayfa sayıları da giderek artıyor. Azkaban Tutsağı'nın bitişiyle beraber 660 sayfalık bir Ateş Kadehi'ne adım atıyorum. Pişman değilim. Bunca yıl nasıl alıp da okumamışım bir açıklaması yok. Ama ne demişler? Geç olsun, güç olmasın!
Herkese iyi okumalar! Hogsmeade Köyü’ne gitmek için velinizden izin almayı unutmayın!
Azkaban hapishanesi korkutucu ve bir o kadarda yıpratıcı bir yerdir. Ruh emiciler daima mutluluğunuzla beslenir ve onu yok eder. Üst seviye güvenlik önlemlerine rağmen azılı katil Sirius Black buradan kaçmayı başarır. Amacı ise Harry Potter'ı bulmaktır. 12 yıl sonra kaçtığı Azkaban kalesinde ruh emicilere maruz kalan Black'in delirdiği düşünülür.Çünkü kim delirmez ki.
Hogwartsda ki 3. yılına Potter -yaz tatilini Dursleyler de sorunsuz geçiremediği için-hızlı bir dönüş yapar. Yeni derslerine ve profesörlerine alışmak zor olmasa da etrafında herkes tarafından oluşturulan bir koruma çemberi içinde bulur kendini. Tek başına sınıfına bile gidemicek derecede hemde..
Bunların dışında Hermione'nin aşırı çalışkan olup birçok ders alması ve aynı anda birkaç derse birden nasıl girdiği merak konusudur. Bu kitapta Ron ve Hermione arasında ekstra bir zıtlık okuyoruz. Sürekli kavgaları olsa da birbirlerini daha fazla kırıyorlar. Bir süre konuşmamaları Hermione'nin rolünü azaltsada sonlara yakın yine üçünü hep beraber savaşırlarken görüyoruz.
Yine harika bir kurguyla devam ediyor. 4. kitap için heycanlıyım. Herkese keyifli okumalar diliyorum. Ha birde seri boyunca Snape'den hiç hoşlanmadım ama resmen Azkaban Tutsağında nefret ettim diyebilirim.
"Mr Aylak, Profesör Snape'e selamlarını sunar ve anormal derecede büyük burnunu başkalarının işine sokmamasını rica eder."
Snape dondu kaldı. Harry nutku tutulmuş halde mesaja bakıyordu. Ama harita bununla kalmadı. İlkinin altında başka yazılar da beliriyordu.
"Mr Çatalak, Mr Aylak'a katılmakla kalmayıp, Profesör Snape'in çirkin bir rezil olduğunu eklemek ister."
Durum o kadar ciddi olmasa, çok komik olurdu aslında. Üstelik dahası da vardı...
"Mr Patiayak böyle bir budalanın Profesör olabilmesine nasıl hayret ettiğini belirtmek ister."
Harry dehşet içinde gözlerini yumdu. Onları yeniden açtığında, harita son sözünü söylemişti.
"Mr Kılkuyruk, Profesör Snape'e iyi günler diler ve saçını yıkamasını salık verir, pis herif."
"Böcürt nedir?" diye sordu Profesör Lupin.
Hermonie elini kaldırdı.
"Biçim değiştiricidir." dedi. "Bizi en fazla neyin korkutacağını düşünüyorsa onun biçimine bürünür."
...
Hermonie, "Keşke ben de Böcürt'le karşı karşıya gelseydim." dedi.
"Seninki ne olurdu?" dedi Ron, kıs kıs gülerek. "On üzerinden dokuz aldığın bir ev ödevi mi?"
"Şey... Çay yapayım mı?" dedi Ron.
Harry hayretle ona baktı.
Ron omuzlarını silkerek, "Birisi üzüldüğunde annem hep öyle yapar." diye mırıldandı.
Sanıyor musun ki sevdiklerimiz ölünce bizi gerçekten de terk ederler? Zora düştüğümüzde onları her zamankinden de berrak bir şekilde hatırlamadığımızı mı sanıyorsun? Baban senin içinde yaşıyor Harry ve ona ihtiyacın olduğu zamanlarda kendini açıkça gösteriyor.
"Şey - çay yapayım mı?" dedi Ron.
Harry hayretle ona baktı.
Ron omuzlarını silkerek, "Birisi üzüldü mü annem hep öyle yapar," diye mırıldandı.
J. K. Rowling (Robert Galbraith)
Sayfa 261 - Yapı Kredi Yayınları (3. Baskı, 2001)
Bir Ruh Emici'ye fazla yaklaştğında bütün iyi duyguların, bütün mutlu anıların emilip alınır senden. Bir Ruh Emici, eğer başarabilir de seninle uzun süre beslenirse, sonunda seni de kendi gibi bir şey haline getirir -ruhsuz ve kötücül.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Harry Potter ve Azkaban Tutsağı
Alt başlık:
Harry Potter #3
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
396
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750803116
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Harry Potter And The Prisoner Of Azkaban
Çeviri:
Kutlukhan Kutlu, Sevin Okyay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Harry Potter ve Azkaban Tutsağı
Harry Potter and the Prisoner of Azkaban
Harry Potter ve Azkaban Tutsağı
“Mahsur kalmış cadıların ve büyücülerin acil durum taşıtı Hızır Otobüs’e hoş geldiniz. Asanızı tuttuğunuz elinizi uzatın, otobüse atlayın, sizi istediğiniz yere götürelim.”
Sirius Black adında azılı bir katil, tüyler ürpertici Azkaban kalesinde tam on iki yıl boyunca tutsak kalmıştır. Tek lanetle on üç kişiyi birden öldüren Black’in, Karanlık Lord Voldemort’un hizmetkârı olduğuna kesin gözüyle bakılmaktadır. Bir yolunu bulup Azkaban’dan kaçan Black’in peşinde olduğu bir tek kişi vardır: Harry Potter. Harry, büyücülük okulunun sihirli duvarları arasındayken, arkadaşları ve öğretmenleriyle birlikteyken bile güvende değildir. Çünkü aralarında bir hain olabilir.

Kitabı okuyanlar 4.076 okur

  • Selcan
  • Görkem
  • Mehmet Kuyumcu
  • Elvin Kalaycı
  • Hasan Buğrahan Ünal
  • Zeynep çalışkan
  • Ezren Yeliz Başaran
  • Beyza Kanıcı
  • Sıla Aydoğan
  • Haldun Lenger

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.3
14-17 Yaş
%19.4
18-24 Yaş
%32.6
25-34 Yaş
%27.8
35-44 Yaş
%9.1
45-54 Yaş
%3
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%1.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%73.9
Erkek
%26.1

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%65.2 (839)
9
%15.9 (205)
8
%10.1 (130)
7
%4.1 (53)
6
%1.5 (19)
5
%0.4 (5)
4
%0.2 (2)
3
%0.4 (5)
2
%0.1 (1)
1
%0.4 (5)

Kitabın sıralamaları