·
Okunma
·
Beğeni
·
98,8bin
Gösterim
Adı:
Harry Potter ve Büyülü Taş
Baskı tarihi:
21 Aralık 1999
Sayfa sayısı:
265
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757501954
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Harry Potter And The Philosopher's Stone
Çeviri:
Mustafa Bayındır
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dost Kitabevi Yayınları
Hogwarts Cadılar ve Sihirbazlar Okulu'nun sevimli kahramanları sonunda Türkçe'de Doğaüstü güçleri olduğunu öğrendikten sonra kendini büyük bir serüvenin içinde bulan Harry Potter, karanlık güçlere karşı giriştiği bu savaşta yalnız değil. Harry için mesaj taşıyan haberci baykuş Hedwing, kaba saba bir bekçi ama iyi yürekli bir sarhoş olan Hagrid, okulun en bilmiş ve en sevimli cadısı Hermione, en tehlikeli anlarda bile Harrynin yanından bir an olsun ayrılmayan biricik dostu Ron, her zaman itilip kakılan ama büyük bir cesaretle direnen Neville, ve tabi Harrynin Hogwarts'taki koruyucusu Profesör dumbledore. İyi ve kötünün bildik mücadelesi hiç bu kadar neşeli olmadı. Gryffindorun küçük sihirbazları bu inanılmaz serüvene sizleri de çağırıyor.
274 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Annesini kaybeden bir çocuk kaç yaşında olursa olsun sizden büyüktür... demiş Ahmet Batman... Belki de bu yüzdendir bilemem ama önüne hedef koyan bir insanın yoluna ister karşı koyamayacağı bir aşk çıksın, ister aileden çok sevdiği biri, onu yolundan çeviremezsin. O her zaman gönlünün kaldığı değil, aklının olduğu yerdedir. Çok küçük yaşta insan kendini tanımaya başlar.

Gelişim çağı adına yazılan bir eser olarak bir çocuğun hayal dünyasını zenginleştirip, hedefe gittiği yolda kararlarının önemini anlayıp, konuşmadan anlaşılmayı öğrenen karakterler olacağına inanıyorum. Bir zamanların belki de hala çocukların tanışması gereken bir eser olduğunu düşünerek okunmasını tavsiye ediyorum.

Küçük yaşta bir çocuğun hikaye üzerinde bile olsa hedeflerine ulaşmak istemesi, bir çocuk için gelişim sağlayan ilk etkenlerden biridir diye düşünüyorum.

Çocukların gelişim çağı, aklının farkına varıp bir şeyler için çözüm üretmeye başladığı anda hedeflerini ortaya koyuyor. Kaldı ki bir çok çocuk bunu henüz dört beş yaşlarında da farkedebiliyor.

Harry, küçük yaşta ailesini kaybetme sonucu ile teyzesi ve eniştesi ile birlikte yaşar fakat onlar Harry' e iyi davranmaz. Evde yemek, temizlik gibi işleri yaptırır eziyet ederler.

Defalarca Harry adına mektuplar gelir fakat ne teyzesi ne de eniştesi o mektupları okumasına izin vermez. Bir gün eve mektup yağmuru olur bu duruma katlanamayan belki de korku sonucu doğan bir durum karşısında eniştesi Harry hariç evdeki herkesi alır gider.

Hagrid, Harry' nin mektupları okumadığını anlar ve ailesinin kötü büyücü Voldemort tarafından büyü ile öldürüldüğünü söyler. Bunun üzerine Harry, Hogwarts Cadılık ve Büyücülük okuluna gitmeye karar verir. Trene bildiklerinde Harry, kendine Ron ve Hermione adında iki arkadaş edinir. Dostluğun başladığı yer tren devam ettiği dönem eğitim dönemi olmuştur.

Çeşitli büyü dersleri alan öğrenciler arasında çekişmeli bir eğitim süreci başlamıştır. Henüz 11 yaşında olan Harry yaşına nazaran muhteşem başarılar ortaya koymuştur.

Yasak koridorda üç başlı canavar "Felsefe Taşı" adında bir taş korumaktadır. Bu taş büyü konusunda üstün güçlere sahiptir. Bu taşın tek isteyeni Harry değil, güçlenmek adına aynı zamanda Voldemort' da istemektedir.

Harry çalışmalar sonucu felsefe taşını alır ve taşın gücü ile kendi gücünü kullanarak Voldemort' u etkisiz hale getirir.

Dediğim gibi hedefler önüne koyulan hiç bir güç insanı yolundan çeviremez. Hele ki küçük yaşta hayata atılıp bir şeyler başarmak isteyen bir çocuksa...
Annesini ve babasını kaybetmesi, onu hayata erken kazandırmış olması da başka bir husus.
Tüm çocuklarımızın hayata acısız bir şekilde kazandırılması dileği ile huzurlu okumalar diliyorum.
274 syf.
·4 günde
Harry Potter serisinin ilk kitabı. Harry, bu kitapta henüz on bir, on iki yaşlarında bir çocuk. Annesini ve babasını hiç görmemiş, onlar hakkında en ufak bir bilgisi bile yok. Bir gün annesine ve babasına karşı yapılan büyük bir ölüm büyüsü nedeni ile annesi ve babası hayatını kaybetmiş. Ama o, mucize eseri hayatta kalmış... Annesi ve babası ölünce, hayattaki tek akrabası olan Teyzesi, amcası ve kuzeni Dudley kalmış. Ve bu kitapta, başından türlü türlü olaylar geçiyor. Bu kitap öyle güzel ki, kelimelerle anlatılamaz. En iyisi okuyun. :)
274 syf.
·2 günde
Harry Potter serisinin ilk kitabı tek kelime ile MÜKEMMEL. Önce filmini izledim ve kitabını da okumalıyım dedim. Filmi harikaydı kitabı ise bambaşkaydı. Hemen ikinci kitaba başladım.

Artık bende Harry Potter hayranıyım.


Kitabı özetlersek şöyle :

Harry sıradan bir çocuk olduğunu sanıyordu. Teyzesi ve eniştesiyle yaşıyordu. Teyzesinin dediğine göre anne ve babası araba kazasıyla ölmüştü. Harry aslında bir büyücü idi. Hemde çok güçlü bir büyücü. 11 12 yaşına geldiğinde Hogwarts okulundan gelen mektupla hayatı değişti. Gerçekleri öğrendi. Maceradan maceraya gitti =)


Keyifli okumalar dilerim...
Kitapla kalın...
Sihirli günler /*

#hayatevesığar
#evdekal
#evdehayatvar
#kitapoku
#kitapcandır
#kitaptavsiyesi
#neokudum
#kitapokubizimle
#potterhead
274 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10 puan
Muggle olduğunuza üzüleceğiniz kalitede ve güzellikte bir seri.

Harry Potter benim için senelerdir okumak istediğim ama senelerdir de ertelediğim bir seridir. Neyse ki geç de olsa seriye kavuştum ve okuma şerefine nail olabildim. Tabii ki burada Harry Potter’ın başarısından, güzelliğinden veya J. K. Rowling’in hayatından bir şeyler yazmayacağım, fazlasıyla yazılıp, söylenmiş ve duyulmuştur; ama benim için çok güzel bir kaçış oldu Harry Potter ve Felsefe Taşı hatta kaçış edebiyatı da oldu benim için. Sonuçta önemli olan kaçış edebiyatına bakış açımız, verdiğimiz anlamdır diye düşünüyorum.

Fantastik edebiyat benim için tartışmasız Yüzüklerin Efendisi demektir. Buz ve Ateşin Şarkısı gibi kimin iyi, kim kötü olduğunun bilinmediği, karakterlerin gidişata göre, çıkarlarına göre farklılık gösterdiği eserler değil de Yüzüklerin Efendisi gibi siyah ile beyazın, iyi ile kötünün mücadeleleri daha çok hoşuma gider. Bu durumda birebir şekilde Yüzüklerin Efendisi’nin kopyasını okumak istemesem de her daim Yüzüklerin Efendisi mihenk taşımdır ve olmaya da devam edecektir. Bunun için de okuduğum her fantastik kitapta bir Yüzüklerin Efendisi havası, atmosferi ve notalarını ararım, aramamla beraber de okumak isterim. Buna en yakın hissi Zaman Çarkı serisinden almıştım ama maalesef yazım tarzı ile çok ağır bir eser olduğu için doyurucu bir eser olmasına rağmen bir şeyler tutmuyor kendisinde ve beklediğim etkiyi göremedim ama Harry Potter ise kendi dünyası olmasına rağmen günümüz dünyasının içinde de olan bir eser ve o beklediğim, istediğim havayı fazlasıyla alabildim.

Harry Potter dünyasının fantastikliği kadar okulun da fantastikliği ayrı bir hoşuma gitti. Hogwarts’ın hemen hemen her bir odası sanki ayrı bir fantastik dünyaya açılıyor gibi geniş bir hayal gücü ile yazılmış ve eminim Harry ile o kilitli kapıların, o yasak koridorların ve katların hepsine gitmek isteyecek ve o kapıları açmak isteyeceksiniz. Tabii ki de Rowling’in hayal gücüne seri içinde yazdığı oyunlar için de hayran olacaksınız. Büyücü satrancını kim oynamak istemez ki veya Quidditch’i kim oynamak istemez ve yine eminim ki tüm okurlar bir Nimbus 2000’e sahip olmak istemişlerdir.

Quidditch demişken de ODTÜ’nün Quidditch topluluğuna göz atılmasını tavsiye ederim ama ne olursa olsun sonuçta bir Muggle Quidditch: https://www.youtube.com/...K3BZRFI8k&t=954s

https://www.youtube.com/watch?v=Htaj3o3JD8I
274 syf.
·10 günde·10/10 puan
Ben nasıl bir kitap okudum böyle! Filmini zamanında izlemiş olmama rağmen kitabı okuduğumda anladım bu kitabın ne kadar olağanüstü bir hayal ürününün sonucu olduğunu. Baykuşlar, kurbağalar, üç başlı köpekler, ejderhalar, uçan süpürgeler ve sihirler…

“Wingardium Leviosa” diyerekten başlayayım kitap hakkındaki düşüncelerime. :)

Kitap evet fantastik bir dünyayı anlatıyor olabilir ama bütünüyle bizim dünyamıza uzak olan temaların dışına da asla çıkmış değil. Ejderhalar, üç başlı köpekler gelir gider bizim dünyamızın da var ağzından ateş çıkaran kötü insanları ama esas olan arkadaşlıklar ve dostluklardır. Kitap boyunca birbirleri ile atışsalar da birbirlerine darılsalar da hep birbirini tamamlayan üç kalbi güzel insanı görüyoruz. Her biri bir diğeri için kendini tehlikeye atmaktan çekinmeyen çocuklar. İşte böyle bir dostluk bu hikâyenin ana temasını oluşturuyor.

Harry Potter, hayata 10-0 geriden başlamış olan büyücümüzdür. Tabi ki 11. Yaşına değin özel güçleri olduğunun farkına varamıyor. Bu 11 yıl değimi yerindeyse cehennem gibi geçiyor halasının evinde. Dudley ve arkadaşlarının türlü pisliklerinden kimi zaman kurtuluyor kimi zamansa kaderine razı geliyor. Sonrasında bir mektup ile hayatı değişiyor büyücümüzün ama ne o ne de biz hazırız bu yeni dünyaya ki her yeni gelişme ile şaşkınlığımız, beğenimiz katlanarak devam ediyor anlatım boyunca ve Harry’nin 9 Çeyrek Expresi ile inanılmaz bir dünyaya adım atıyor ve olaylar gelişiyor. Olayların gelişimi, kişiler ve nesnelerin uyumu o kadar mükemmel ki şu yaşınıza rağmen utanmadan orada olmak istiyorsunuz. Sporun her dalı ile iç içe olan bir insan olarak uçan süpürgelerle havada oynadıkları oyunu oynamak için neler vermezdim.

Geçenlerde Ben Robot özelinde düşüncelerimi belirtirken bu minval üzere olan kitapların varsa filmlerini izlemeyi tercih ediyorum diye yazmıştım ama bu kitap nezdinde seriye devam edeceğim her ne kadar uzun bir maraton beni bekliyor olsa da irademi kaybetmeden okumaya devam edeceğimi belirtmek isterim. Çünkü bu kitabın anlatımı beni gerçekten içine çekti. Evet ciddi bir edebi lezzet aldığımı söylemiyorum ama karakterlerin hislerini, düşüncelerini ve ruh hallerini yazarımız okuyucuya başarıyla aktarmış. Bu gerçekten taktiri hak eden bir başarı olsa gerek. Hoş yazar, o kadar özel bir dünyanın yaratıcısı olaraktan böyle bir kaygıya girmeyebilirdi ama bunu kendine dert edinmiş ve gayet başarılı bir şekilde yazımını yansıtmış. Öyle ki o kadar güzel yansıtmış ki kimi yerlerde bol bol duygulandığınız bile oluyor. Belki de çeviri sahibi Ülkü Tamer’in başarısıdır bilemiyorum lakin anlatımı oldukça beğendiğimi açık yüreklilikle itiraf etmek gerek.

Değerli çalışma arkadaşım, aynı zamanda sitemizin de pasif kullanıcılarından olan Begüm Nur Çelik 'e bu kitap için teşekkürlerimi sunar, incelemeyi kendisine ithaf ederim. Sırlar Odasında görüşmek dileğiyle.
274 syf.
·10/10 puan
Bu seriyi liseye başladığım yıl okumuştum. Harry Potter benim kitap okumamda milattır. Harry Potter'ı okumadan önce de kitapları severdim ama Harry Potter'la bu sevgi bambaşka boyuta geldi. İlk kitabı elime aldıktan sonra bırakamadım. 7 kitap bir ayda su gibi bitti. Hele hatırlarım 5. kitabı üç güne bitirmiştim. Yarın okul olmasına rağmen sabahlara kadar okurdum. En sonunda uykuya yenik düşerdim de öyle uyurdum. Tabi bir de geceleri annem gelip niye yatmadın diye kızacak diye bazen yorganın altında okurdum. Benim için anlatılamaz bir seri bu. O zamanlar giden bir vasıta da midem bulandığı için bir şey okuyamazdım. Ama bunu bildiğim halde serviste her sabah okurdum. O ay çoğu sabah mide bulanık gözler uykulu bir şekilde gittim okula.
Biraz da kitap hakkında bahsedeyim. Kitap inanılmaz bir şekilde akıcı bir kitap. Yalın bir dille anlatılmış. Kurgu ise süper. Yazar ilk başta sadece para kazanmak için yazsa bile kitaplar arasındaki bağlantı muhteşem. Sanki yazar bu kitapları yazmadan önce en az 100 kitap yazmış da bu kitap onun ustalık döneminin eseri. Tabi bu yazar için bu tam tersi olmuş. Yazdığı ilk kitaplar olan Harry Potter süper olurken bundan sonra yazdığı Boş Koltuk ise bu kitapların yanına bile yaklaşamadı. Harry Potter kitabında adeta karakterle bütünleştim. Adeta okurken kendim bir Harry Potter oldum. Beraber korktuk, güldük, beraber üzüldük, eğlendik. Benim için değişilmez bir sei. Keşke okuduklarım aklımdan silinse de bir daha hiç bilmeden aynı heyecanla okuyabilsem. Diğer dünyada cennete gidersem şayet bu kitabın dünyasında belli bir süre geçireceğim mutlaka.
272 syf.
·20 günde·Beğendi·10/10 puan
Uyuduğum uzuuun uykumdan uyanıp incelemelerimin başına dönüyorum bugün. Neden mi? Çünkü Harry Potter serisi, çok farklı bir yer edindi gönlümde. "Felsefe Taşı'na inceleme yapmayacaksın da hangi kitaba inceleme yapacaksın?" diye konuştum kendi kendimle.
Sitedeki samimiyetsizlikler, yazılanların değil, insanların beğenildiği bir ortam bana artık çok itici gelmeye başlamıştı ki, Harry Potter'ın büyülü dünyası imdadıma yetişti ve beni satırlarımın başına döndürdü...

Önceden fantastik edebiyatla alakalı tek bir kitap okumamış olan ben, Yüzüklerin Efendisi-Yüzük Kardeşliği ve Harry Potter ve Felsefe Taşı ile bu büyülü dünyaya ilk adımlarımı atmış oldum. Tolkien çok büyük bir kesim için "fantastik edebiyatın kralı" sayılsa da, bana göre (en azından şimdilik) bayrağı elinde tutan kişi kesinlikle Rowling''tir. Anlatımındaki yalınlık, içerisinde mesaj olarak verdiği, dostluk, dayanışma, cesaret, dürüstlük gibi unsurlar kitabın herkes tarafından anlaşılmasına ve keyifli bir okuma sağlamaya yardımcı oluyor.

Harry Potter serisine, "çocuk kitabı, anlatımı çok basit, bunda ne buluyorsunuz" gibi absürt sözler eden her bir kişiyi bu incelemem ile tek tek tek kınıyorum. Marquez'in Kırmızı Pazartesi'sinin vermediği hazzı bana, bu türde bir kitap veriyorsa, okuduğum kitap türünü değiştirmenin zamanı çoktan gelmiş demektir zaten. Zira Harry Potter'ın bana kattığı şeylerin %3'ünü bile bulamamıştım o kitapta ben.

Zamanında çok ağır kitaplar okuyup da kendimin kitap okumaktan zevk aldığını sanan biriymişim meğerse ben. Ama aslında durum öyle değilmiş. Çok farklı türlerde çok farklı zevkler yatıyormuş ve ben bunu tabularım yüzünden fark edemiyormuşum. Bu itiraflarım da, yaptığım ilk fantastik kitap incelememde imzam olsun...

Harry, Ron, ve Hermoine'in dillere destan dostluklarının ilk basamağını görmüş oldum Felsefe Taşı'nda. Dostluk ne demektir, yardımın kelime manası nedir, kendinin yerine başkasını düşünmek ne demektir, bu soruların cevaplarını en belirgin şekilde avuçlarımın içinde buldum. Okuması çok kolay, anlatımı çok sade, aşırı güzel bir kitaptı benim için. İş yoğunlukları olanlar, kitap okumaya vakit bulamamaktan şikayet edenler için, belki de defalarca aynı hazla okunacak bir seri bu.

Devamı için acayip sabırsızlandığım, bitirmek için meraktan yerimde duramadığım, filmini gözlerimden kalpler çıkarak izlediğim muazzam bir serinin ilk kitabıydı bu kitap. Ben kitap okumak ne demekmiş şimdi bildim. Kitaptan haz almak, tat almak ne demekmiş şimdi öğrendim.
Bundan sonra "GERÇEK TATLAR KORUMAMIZ ALTINDA."
Şiddetle tavsiye ediyorum! Okuyunuz, okutunuz!
274 syf.
·10/10 puan
Dünyadaki bütün kitapları verecek olsalar asla elimdeki Harry Potter kitaplarını değişmem. Küçükken yangın çıksa evinden 3 şeyi kurtaracak olsan neler olurdu diye sorarlardı. İlk kurtaracağım şey Harry Potter kitaplarım olurdu derdim. "Çok güzel" desem "Harika" küser. "Harika" desem "Olağanüstü" oradan boynunu büker..
274 syf.
·10/10 puan
Kitabının filmden daha iyi olduğunu söylemeye gerek duymuyorum. Aslen Harry Potter serisi zaten başlı başına başka bir dünya. Harry Potter severlerden biri olduğum için mutluyum^^Ah harry ^^
274 syf.
·2 günde
Harry Potter aramızda kitabını ya da filmlerini izlemeyen yoktur. Kimine göre çocuk kitapları kimine göre ise bir yaş sınırı yoktur. Bu benim için de geçerli. Harry Potter'a ilgili hatırladığım en eski anım SBS öncesi stres atmak için izliyordum. Harry Potter çoğumuz için çocukluğu demek. Hayal dünyamızın sınırının olmadığını öğretti.Filmleri baştan sona kadar kaç kere izlediğimi hatırlamıyorum bile . Uzun zamandır kitaplarını da okumak istiyordum. Bu Corona günlerinde neden olmasın diyerek aldım. Şu an dördüncü kitaba geçtim ama yavaş illerlesin diye araya başka kitaplar sokuyorum. Çünkü en sevdiğim iki karakterin ölümleri yaklaşıyor. Sirius Black ve Severus Snape ne kadar birbirine zıt karakterler Sirius'un muziplikleri Severus'un ise asık suratı ne kadar benzeyebilir kibenim için seri demek bu iki karakter demektir.
Snape gri bir karakter olarak görülüyor bazıları sevmiyor bazıları ise çok seviyor. Ben çok sevenlerdenim ❤ kitaplar bahsetmek gerekirse filmlerin uyarlaması ile bire bir aynı bazı yerler filmlerde sahnelenmemiş bunu okurken anlıyorsunuz. Filmler kitapların aynısı olsa da ,kitapların bize anlattıkları, kişilerin düşüncelerini anlamamıza daha çok yardımcı oluyor. O yüzden kitapların da okunması gerekiyor. Okurken o kadar eğlenceli vakit geçiyor ki hemen diğer kitaba geçmek istiyorsunuz.
Harry alçak sesle Snape'in Quidditch maçında hakemlik edeceğini anlattı.
Hermione: Oynama.
Ron: Hasta olduğunu söyle.
Hermione: Ayağın kırılmış gibi yap.
Ron: Ayağını gerçekten kır.
Annenin sana olan sevgisi kadar güçlü bir sevgi ne derin izler bırakır... Yara izine benzemez bu, gözle görülmez.. böylesine yürekten sevilmek, seven insan gitse bile, bizi sonsuza kadar korur.
Dilediğin kadar para, dilediğin kadar yaşam! Birçok insanın hemen isteyeceği iki şey - asıl sorun, insanların kendileri için en kötü şeyleri isteme tutkuları.
Dumbledore: " Annen seni kurtarmak için öldü. Voldemort'un anlayamayacağı bir şey varsa o da sevgidir. Annenin sana olan sevgisi kadar güçlü bir sevgi ne derin izler bırakır bunu anlayamaz. Yara izine benzemez bu, gözle görülmez. Böylesine yürekten sevilmek, seven insan gitse bile, bizi sonsuza kadar korur. Tenine işlemiştir bu."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Harry Potter ve Büyülü Taş
Baskı tarihi:
21 Aralık 1999
Sayfa sayısı:
265
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757501954
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Harry Potter And The Philosopher's Stone
Çeviri:
Mustafa Bayındır
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dost Kitabevi Yayınları
Hogwarts Cadılar ve Sihirbazlar Okulu'nun sevimli kahramanları sonunda Türkçe'de Doğaüstü güçleri olduğunu öğrendikten sonra kendini büyük bir serüvenin içinde bulan Harry Potter, karanlık güçlere karşı giriştiği bu savaşta yalnız değil. Harry için mesaj taşıyan haberci baykuş Hedwing, kaba saba bir bekçi ama iyi yürekli bir sarhoş olan Hagrid, okulun en bilmiş ve en sevimli cadısı Hermione, en tehlikeli anlarda bile Harrynin yanından bir an olsun ayrılmayan biricik dostu Ron, her zaman itilip kakılan ama büyük bir cesaretle direnen Neville, ve tabi Harrynin Hogwarts'taki koruyucusu Profesör dumbledore. İyi ve kötünün bildik mücadelesi hiç bu kadar neşeli olmadı. Gryffindorun küçük sihirbazları bu inanılmaz serüvene sizleri de çağırıyor.

Kitabı okuyanlar 24,4bin okur

  • Elif Kesim
  • Melda_
  • serhat Özdemir
  • dilber
  • Ahmet Enes ÜLGEN
  • Tomris Bayraktar
  • Luna Lovegood
  • Yahya Kaylaı
  • eaziz
  • Özge

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.9 (72)
9
%0.3 (26)
8
%0.1 (7)
7
%0.1 (6)
6
%0.1 (5)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0 (1)

Kitabın sıralamaları