1000Kitap Logosu
Resim
Harry Potter ve Lanetli Çocuk

Harry Potter ve Lanetli Çocuk

Harry Potter #8 - Birinci ve İkinci Bölüm

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
7.1
10 üzerinden
2.203 Puan · 259 İnceleme
345 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
Tatsız Tuzsuz Bir Devam (Bence Değil) Kitabı...
Tekrar Merhabalar, Kitap okuma alışkanlığımda önemli bir yer edinen ve yıllar önce bitmesine rağmen hala bende ki yeri aynı olan, ara ara seriyi baştan alıp, filmlerini izlediğim serinin yıllar sonrasında 8. Kitabı gelmesi sevincini ilk çıktığında yaşamıştım. Ancak o kadar olumsuz yorum okudum ve roman gibi değil tiyatro metni gibi olmasından dolayı 5 yıldır okumadım ta ki geçen aya kadar. Kitabı geçen ay bitirdim ancak içimden yazmak gelmemişti…. Öncelikle bu kitabı okurken eski bir dostu görmüş gibi duygular içinde olarak okuduğumu belirteyim ama tiyatro metni olması ve olayların aradan şimdi 1 yıl geçmiştir gibi söylemlere hızlıca geçtiği için çok bağlanamadım ben… :( Ayrıca devam kitabı değil de alternatif bir paralel evrande ki karakterler gibiydiler. Evet Harry, Ron ve Hermonie vardı ama o bildiğimiz kişilerden uzaktaydılar. Hele ki Ron… :( Kitabımız ana seriden yıllar sonra başlıyor. Tabi çocukları olmuş ve onları Hogwarts’a yolcu ederlerken karakterlerimizin yaşlandığını ve işlerinin ne olduğunu görüyoruz. Bu defa kitabın ana karakteri Harry’nin oğlu olan Albus ve kitap boyunca hiç sevmedim bitti hala sevmiyordum. Yani öyle bir aileden bu nasıl çıkmış evlerden ırak :) Kitap boyunca gereksiz alınganlığı ve ergenlik triplerinden bayılacaktım. En sevdiğim şey, trende kendine en yakın arkadaş olarak Malfoy’un oğlu olan Scorpiu’su seçmesi ve aralarında ki ilişkiyi sevdim. Kitabımızın kısaca hikayesi : Bakanlığın bir “ Zaman Döndürücü” bulmasıyla başlar ve Harry yine kabuslarla yara izi acıyarak uyanmaya başlar. Albus ile Scorpius zaman döndürücüyü çalarak 1994 yılına, 4.Kitapta “3 Büyücü Turnuvası”nın düzenlendiği zamana, Cedric Diggory’i kurtarmaya dönerler.Delphi Diggory(Cedric’in babasının yeğeni) de onlara yardım ve yataklık eder. Tabi noktada degğinmek istediğim şey şu, biz asıl seride bu zaman döndürücülerin ne kadar hassas olduğunu okuyarak ve izleyerek seriye devam etmişken bu konu üzerinden yürünmesi bana tuhaf geldi. Çocuklar bu zaman döndürücüyle ne mi yapıyor? Cedric’in öldüğü turnuva olan yıla gidip, onu oradan kurtaracaklarını ve her şeyin yola gireceğini düşünüyorlar. Ama ne oluyor kelebek etkisi gibi günümüzde ki hayatları da değişiyor… Aralarda ki Delphi karakteri ve Voldermort’un gayri meşru kızı olduğu gibi durumların saymıyorum bile… Mesela neden Ron ve Hermomie’nin kızı olaylara hiç dahil olmadı orası da araf… Sonuç olarak, bu kitabı serinin 8. Kitabı olarak kabul etmiyorum. Rowling madem böyle bir şeye izin verdin bari kendin 3 kitaplık dolu dolu bir devam serisi yazsaydın da öyle okusaydık. Bu ne acele şekilde yazılmış ve ana seriye hiçbir şekilde katkı sağlamayan metindir… Nasıl kabul ettin bunu… Tamam tiyatro metni ama madem böyle bir hikayaye izin verildi, Rowling bunu daha detaylı yazabilirdi. Hoş Fantastik Canavarlar film serisi yerine ben kitap yazsa daha iyi olacağını düşünmeme rağmen, yazarımız bizi pek umursamıyor bence… Hızlı ve kolay okunuyor ve okurken de keyif alıyorsunuz ama ilk seriye kıyasla çok şey eksik ve herhangi bir karaktere bağlanamadım. Bu nedenle puanım : 6
Okuyacaklarıma Ekle
360 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Yine Yeni Yeniden Harry Potter
Bu kitabı, daha doğrusu senaryoyu, okuyunca Harry Potter ve onun büyülü dünyasını ne kadar özlediğimi fark ettim. Bu yılın ilk günlerinde yayınlanan Felsefe Taşı'nın yirminci yılı anısına çekilmiş belgeseli de izleyince kitabı elimden bırakamadım zaten. Harry'yi baba figürü olarak zihnimde canlandırırken epey bir zorlandım, itiraf ediyorum:) Bu senaryonun da bir an önce beyaz perdeye uyarlanmasını canıgönülden dilemekten başka elimden bir şey gelmiyor.
Okuyacaklarıma Ekle
360 syf.
·
1 günde
·
4/10 puan
Aparecium! Elimde yeniden yeni bir Harry Potter kitabı tutmak çok güzeldi. Bunun düşüncesi ise kitaptan daha güzeldi. Direkt olumsuz başlamak istemiyorum. Bu yüzden fuzuli bir anı paylaşımı yaparak başlayacağım. Harry Potter ve Ölüm Yadigârları ailem yanımda olmadan gidip aldığım ilk kitaptı, çıktığı günü de dün gibi hatırlıyorum. En yakın arkadaşımla kitapçıya heyecanla yürürken çocuk olduğumuzun gayet farkında olarak, "Son film yayınlandığında neredeyse üniversiteye başlayacak, belki de başlamış olacağız. Acaba yıllar sonra seriyi hala sever miyiz?" gibi tatlı-komik bir konuşma yapıyorduk. O zamanlar durup bunu düşündüğümüze göre muhtemelen "çocuk kitapları", "çocuk filmleri" lafını çok duyuyormuşuz. Büyükler hep derlerdi ya, "Bir yaştan sonra ne saçma şeyleri sevmişiz diyeceksiniz" diye... Harry Potter da o şeylerden biri olur mu diye korkuyorduk. Ne kadar içerlediysem bu durumu, günlüğümde bununla ilgili 'duygusal' bir yazı bile yazmışım. (Arkadaşlarımla büyüleri yazdığımız sayfalardan, stickerlardan ve fotoğraf kartlarından oluşan klasörüm de hala duruyor.) Kitabın haberini duyunca sevinmekle korkmak arasında kaldım. Hiç bir zaman doyamayacağım ama uzayıp bozulmasını da görmek istemeyeceğim bir seri ne de olsa... Harry Potter milyonda bir gelecek sağlamlıkta bir olay örgüsüyle doğru zamanda tamamlanmıştı. Üstelik ben genel olarak kahramanların çocuklarının hikayeyi devralmasını sevmiyorum. Zorlama geliyor. Nasıl zorlama olmaz ki? Yazarın üstündeki baskı bile seriyi devam ettirmeyi imkansız kılar. Karakterlerin birbirine benzememesi için de özellikle dikkat etmek de bu duruma pek yararlı olmuyordur, eminim. Yine de dayanamadım ve hemencecik aldım, okudum. Doğrusu orijinal bir Harry Potter kitabı okumuşum gibi hissetmiyorum. Bir hayran kurgusu -fanfiction- daha yerinde olur. EĞER bu kitabın tanıtımı 8. kitap diye yapılmasaydı, yanına o seri numarası eklenmemiş olsaydı, belki eleştirimi farklı şekilde yapardım. Ama 8. Harry Potter kitabı demek olaya farklı bir boyut getiriyor. J.K. Rowling yıllar sonra neden böyle bir şeyi onayladı? Rowling'in yerinde olsam (her ne sebepten bu kitabı yazmayı veya fikri onaylamayı düşündüyse düşünsün) bunun 8. kitap olarak çıkarılmasına izin vermezdim. "Harry Potter Tiyatro Kurguları: Harry Potter ve Lanetli Çocuk" gibi bir isimle çıkarırdım. Asıl seri ile bağdaştırmaz ve olabilecek bin bir çeşit gelecek ihtimalinden biri olarak lanse ederdim. Ve yazar bunun gibi yapsaydı, yorumum olumlu yönde oldukça değişirdi. Nasıl anlatabilirim bilmiyorum. Bildiğimiz, tanıdığımız, sevdiğimiz çocukların isimleri vardı ama onlar gibi değillerdi. Evet, büyüdüler. Yaşlandılar. Fakat onları Harry, Hermione, Ron, Ginny, Draco yapan unsurlar yoktu. Hele Ron... Ron bir fiyaskoydu. Albus kitap boyunca hep 9-10 yaşlarında bir çocukmuş gibi hissettirdi. Ben Slytherin'de olması ve Malfoy'un oğluyla arkadaşlık etmesi olayını çok güzel bulmuştum. Özellikle diğer binalara çok odaklanma şansımız olmadığı da düşünülürse iyi bir fikirdi. Zaten kitapla ilgili tam olarak sevdiğim iki şey var biri bu fikir; diğeri Scorpius Malfoy. Kitabın bir roman değil, oyun olması da hikayeye olumlu bir katkı sağlamıyor. Aksine bu pek alışıldık bir durum olmadığından -en azından oyun okumayı seven biri değilseniz- biraz garipsemeye de sebep olabilir. Diğer yandan "nefret ettim", "sevmedim" diyemem. Tekrar bir Harry Potter okumak ben de bir zaman yolculuğu yapmışım ve kısa süreliğine çocukluğuma veya birkaç yıl öncesine dönmüşüm gibi hissettim. Ama diyebileceklerim bu kadarcık. Muziplik tamamlandı! Dipnot: Çeviri çok aceleye mi geldi? Düzenlemesi biraz kabaca olmuş, adeta sadece gözden geçirilmiş.
Okuyacaklarıma Ekle
1
2
3
4
...
27
261 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.