Adı:
Harry Potter ve Ölüm Yadirgarları
Baskı tarihi:
Ekim 2007
Sayfa sayısı:
696
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Harry Potter ve Ölüm Yadigarları
Harry Potter and the Deathly Hallows
Harry Potter ve Ölüm Yadirgarları
Harry Potter und die Heiligtümer des Todes
690 syf.
Her şey nasıl Felsefe Taşı ile başladıysa, Ölüm Yadigarları ile de bitti. En ağlamaklı olarak düşündüğüm Melez Prens kitabını geçti. Artık her şeyin sona erdiği, her şeyin aydınlığa kavuştuğu bir kitap olarak kalacak. Bundan sonra her şey güzel olacak lakin, asla sevdiklerimizi geri getiremeyeceğiz. Ama bazılarımızın dediği gibi: Bedeller, ödenmek içindir. Tek kelimeyle: ''MÜKEMMMELDİ''...
690 syf.
·15 günde·10/10
Şimdiye kadar okuduğum tüm kitapları/serileri bir köşeye çekiyorum. Çünkü Harry Potter ve Ölüm Yadigârları, zirvede! Yalnızca fantastik kitaplarda değil bence tüm kurgu kitapları arasında böyle. Çünkü Harry Potter bir fantastik seriden çok daha fazlası.
Yıllarca bir spoiler bile yemeden büyüdüğüm için kendimi tebrik ederim. Çocuk kitabı bu diyerek seriyi okutmayan, izletmeyen arkadaşlarıma da sevgilerimi yolluyorum. Küçükken okusam herhalde bu kadar derinlere inemezdim.
Tahmin ettiğim çoğu şey gerçekleşti ama beni çok şaşırtan şeyler de oldu. Ağladım, çok da güldüm. İçim acıdı bazen, kimi zaman da sımsıcak hissettim. Harry Potter serisi benim için her zaman çok özel bir yere sahip olacak. Defalarca okuyacağımı da biliyorum. Kaldı ki ben normalde bir kitabı ikinci kez okumam.
Yaklaşık 3 paket post-it bitirdim yalnızca bu kitap için. İşaretlediğim alıntıları siz düşünün.
Sayfalarca yazsam da seri veya son kitap hakkındaki duygularımı aktarabileceğimi sanmıyorum. Okuyan arkadaşlarım ile saatler, günler süren sohbetler ancak beni doyurabilir. Bütün taşlar o kadar güzel yerine oturdu ki. Hani derler ya 'içimin yağları eridi' tam da öyle.
Ayrıca bir yazar ile tanışıp sohbet etme şansınız olacak denseydi bir dakika bile düşünmeden J. K. Rowling derdim. Bir yazarın kitabı nasıl kurgulayıp - özellikle seriyse- yazdığını çok iyi bildiğim için gerçekten hayran kaldım.
Sırada, kendime geldikten ve filmleri izledikten sonra her şeyi bilerek seriyi baştan okumak var.
Son olarak, sadece filmini izleyen kişiler varsa mutlaka kitapları da okuyun. Henüz Harry Potter ile, Sağ Kalan Çocuk'la tanışmamış olanlarınız varsa çok şey kaçırdığınızı söylemek isterim.
690 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Hayatımda okuduğum en ölümlü kitaptı o zamanlar. Son 100 sayfaya ağlamaklı başlayıp ağlamaklı bitirmiştim fakat kitap bitirince de evin içinde koşturup "Bittiii bittii" bağırışları yapmadım değil. JK Rowling'e ölümler konusunda hala daha kızgınımdır. Özellikle beni en etkileyen ikizlerin vahim durumu olmuştu. Her güzel şeyin bir sonu vardı ve bu sonu 2 yıl önce tattım. Bu nedenle aklıma pek bir şey gelmiyor. Tek diyeceğim şey: Neden 19 sayfacık bir gelecek??!
690 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Bittiğine inanamıyorum…
O kadar güzeldi ki…
Ne söyleyeceğimi bilmiyorum. Konusuna pek fazla değinemedim, ne söylersem spoiler niteliğinde olacak ve okumayanlarınız için rahatsız vermek istemiyorum. Bitmesi hem üzdü hem de heyecanlandırdı. Söyledim de, durum epey garip! Eminim Rowling’de seriyi bitirdiğinde çok kötü hissetmiştir.

Kitabın spoilersız ayrıntılı incelemesi için; http://merilands.com/...ri-kitap-incelemesi/
690 syf.
·Beğendi·10/10
Çağ.
Kim bilebilirdi ki, yeni bir nesil gelecek ve bu çağlara sığmayan kitabı listelerde aşağı çekeceğini. Birinci ve yedinci kitapın aynı anda yazılmaya başlandığı göz önüne alınırsa kitaplara tek tek yorum yazmakta absürd kaçar belki. Harry Potter bir bütündür, her kitap bulmacanın bir parçasıdır ve seri başlı başına bir neslin gökyüzünü görmek ve hayal kurmak için tırmandığı bir merdivendir.
O halde şöyle bitirmenin sakıncası yoktur sanıyorum.
"After all this time?
Always."
690 syf.
·Beğendi·10/10
Rowling in bu kitaptan sonra siyasi bir kitap yazmış olması beni hiç şaşırtmadı. Zaten bu kitabı okurken farkedersiniz. Gerçek dünyadaki "darbe" yi büyücüler dünyasına uyarlayarak gençlere bu durumda nasıl davranılması gerektiğini gayet iyi bir şekilde gösteriyor.
690 syf.
·Beğendi·10/10
2018 yılı Harry Potter kitaplarıyla tanışma serüvenimle geçti. Ve bitti.. Hala daha tam anlamıyla bittiğini kabul etmemek için direniyorum. Öyle hüzünlüyüm ki, beni bambaşka dünyalara götüren, hem güzel hem kötü duygular yaşatan bir başka evrenim son buldu. Kaçamaktı benim için, yanımdayken istediğim her an başka dünyaya adım atabileceğimi bildiğim bir mücevherdi. Severus, Sirius, Tonks, Lupin ve Fred... En çok üzüldüğüm isimler. Severus ise en çok takdir ettiğim karakter. Bu seriyi okumayan, bu serüvene katılmayan insanlara üzülüyorum.
690 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Harry Potter serisi ile öğrencilerim ve Harry Potter'ı çocukken okuyan arkadaşlarım tarafından şiddetle tavsiye edilmesi ile karşılaştım..Öğrencimin kitaplarını alıp okumaya başladım..

Okuduğum bir cok kitaptan daha fazla etkilendiğimi söylemem gerekir.
Yazarın kurduğu Hogwarts Büyücülük Okulunda bulunmak isterdim.Voldemort ile savaşarak arkadaşlarıma yardım etmek,Zümrüdü Anka Yoldaşlığının bir üyesi olmak isterdim..Şuan bile kitapları bitirebildiğim için hem mutluyum hem de birazcık buruk..

7 kitabı kütüphanemdeki enler bölümüne ekleyip yeniden okumayı planlıyorum..

Eğer hala Harry Potter'ı okumadıysanız hayatınızda çok önemli bir serüvene başlamamışsınızdır demektir.Bu serüvene başlayıpta bittiği için üzgünseniz aynı duyguları paylaşıyoruz demektir.

#HarryPotter
Cocuklugumu yasadigim bir seri idi benim icin.
Bir cocugun tum olanlara ragmen yalnizligini en derinlerde hissettigim, arkadaşligin en saf hallerine tanık oldugum karsiliksiz, menfaatsiz çıkarsiz temiz duygularla baglarla islenmis mukemmel bir kurgunun bize neler kattığını uzun uzadiya anlatabilirim. Değer yargılarının bize verdiği kazandırdığı bir cocuk korkunun karsisinda en buyuk korkusu olan korkmanin ve bu bu korkunun uzerine en tehlikeli dusmaniyla karşılaşması ve bu savasta kazanan tarafın saf sevginin oldugunu net bir sekilde gostermis oldu.Bana cok sey katan kendimle buyuyen bir seri ile yasadim her duyguyu.Hayallerimin kahramani J.K.ROWLING'e tesekkur ediyorum.
690 syf.
·Beğendi·10/10
Gerçek son. Ama bu gerçek sona ulaşılması için bir çok can ve bir çok hayat feda edildi. Weasly severleri için gerçekten üzücü son. Sirius'un ölümünden sonra bir ölüm daha çapulcu severleri için zor olucak :(
690 syf.
·4 günde·9/10
Takibe başladığım müthiş serinin son kitabı. Okuduğumda hem seriyi bitirmiş olmam hem de karakterlerle vedalaşmamın verdiği o hüznü kalbimde hissettim. (Neyse ki yeni çıkan Harry Potter lanetli çocuk kitabı var, onu okuyacağım tesellisi ile avutuyorum kendimi.) Adeta bir arkadaşa dönüşen, yedi seri boyunca maceradan maceraya koşan potter hayatımdan çıkmış gibi hissettim. Karakterleri iyiki tanımışım dedim. Harika bir sondu. Yazarın hayal gücü inanılmaz, anlatımı akıcı ve kitapların çevirisi de oldukça başarılıydı.
Keyfini çıkara çıkara okuyun..
690 syf.
·7/10
Ve işte geldik yolun sonuna, son kitaba!

Ama en başından söyleyeyim, okumadan önce düşlediğim incelemeyi yazamayacağım şuan… çünkü düşlediğim o heyecanı, o tadı alamadım bu kitapta.

Melez Prensten sonra gerçekten yerimde duramıyordum, enerjiyle dolmuştum böyle ve Ölüm Yadigarlarını o kadar merak ediyordum ki, birde final olduğu için asıl savaşı falan okuyacağım için, kitap okuma sınavının kitabına başlamayıp bir çılgınlık yaptım ve Ölüm Yadirgarları’na başladım. Pişman da değilim zaten de, sadece kesinlikle beklediğim bu değildi.

Kitabın beş yüz sayfası, hiç abartmıyorum, şu madalyonu bulmak için giriştikleri işlere ayrılmış elli sayfa falan olmasa, o kadaaaar sıkıcıydı ki, parça parça, uyukluya uyukluya okudum. Gerçekten kitap zaten 700 sayfa ve 500 sayfası berbattı. Tek okuduğunuz Hermione, Ron ve Harry’nin bitmek bilmez kamplarıydı. Hani bu kampa 500 sayfa ayırmak neden Rowling? Anlam veremedim.

Bu kitapta Harry, Dumbledore’un ona verdiği görevi, kalan Hortkulukları’ı bulabilmek için Hogwarts’a geri dönmüyor. Tabii Ron ve Hermione’de arkadaşlarını yalnız bırakmıyor ve onun peşinden gidiyor. Siz bu hortkulukların bulunacağını, bulunurken yaşadıkları heyecanı, aksiyonları falan okuyacağım sanıyorsunuz ama öyle değil. Ne yaptıklarını belki spoi olur diye (ki sanmıyorum ama) yazmayacağım ama kesinlikle böyle bir şey okumadığımı belirtmeyelim.

Her şey son iki yüz sayfa da oldu ve evet, nefes kesici olsa da, her şey üst üste gelmiş gibi hissetmekten kendimi alamadım. Çünkü gerçekten öyleydi zaten. Hortkuluklar araya kaynadı gitti, karakterlerin ölümlerine üzülecek fırsatım olmadı, zaten iki kişi hariç kimlerin öleceğini canım arkadaşlarım sağ olsun, biliyordum. Grindelwald diye diye dolanan insanları görünce bu herifin numarası neymiş diye de aşırı merak ediyordum ve bir yıkım da buradan geldi, sağ olasın Rowling. Bana kalırsa adamın hiçbir özelliği yok. Aslında doğrusunu söylemek gerekirse, beklediğim o büyük savaş bile yeterince büyük değildi zaten. Belki ben beklentimi yüksek tutmuştum ama haklıyım yani, koskoca Harry Potter finali, bir zahmet beklentimi yüksek tutayım.

Kitapta en sevdiğim şey, şu Ölüm Yadigarlar’ı meselesi ve… ve… ve’sini ölüm yadigarlar’ı meselesini biraz açtıktan sonra yazacağım, azıcık gerilim olsun. Ölüm Yadigarlarının aslında hikayesi çok hoşuma gitti. Yani belki saçmadır ama ben kitaplarda geçen böyle küçük hikayeleri çok seven birisi olarak, Ölüm Yadigarlarının hikayesini de çok sevdim ve şu an aşırı derecede Ozan Beedle’nin Hikayelerini okumak istiyorum. Şu sınav haftasını bir aşayım, her şeye saldıracağım gerçekten.

Ve şimdi sırada, ve var. Ve… tabii ki Snape yahu. Zümrüdüanka da Snape hakkında bir şeyler öğrendiğimi sanan zavallı ben, bu kitapta çok kötü oldum Snape hakkında ki o şeyleri öğrenince. Yani gerçekten hala okumayanlar için bu tatlı büyüyü bozmak istemiyorum, tabii onca inceleme arasında benimkini bulur musunuz bilemem o yüzden yazacağım gitsin. Bulursanız da sizin şanssızlığınız olsun artık djkfdv

Snape’in küçüklüğü, Petunia ve Lily’nin küçüklüğü, Snape ve Lily’nin nasıl tanıştığı, çok az da olsa arkadaşlıklarını okudum ve filmden de bir kesit görünce gerçekten aşık oldum ya. O kadar kalp kırıcı ve tatlı ki… Bu kitabın böyle sıkıcı olacağını bilsem, sırf Snape’in o kısımları için okurdum bunu, gerçekten gerçekten gerçekten.

Bu kitapta Snape’in neden Melez Prens’te öyle saçma sapan davrandığını falan her şeyi öğreniyorsunuz. Onun aslında ne kadar cesur olduğunu… Gerçekten kendime o kadar kızıyorum ki… Melez Prens’ten sonra ben bile Snape’ten birazcık şey olmuştum… YA BUNU İTİRAF ETMEK İSTEMİYORUM! Birazcık soğumuştum ama bu kitapta… kesinlikle kalbim hem sımsıcak hem paramparça oldu. Snape bu zamana kadar en sevdiğim karakterler arasında. Her şeyiyle benim için çok özel.

Sadece tek bir şey daha, şu ‘always’ repliği varya, filmde nasıldır bilmiyorum ama kitapta okuyunca başta hiçbir şey anlamadım kitabı bitirene kadar ve ben doğru repliğimi okudum ya bu ne ki falan oldum dhdjfhdjhfjdjhd cidden o kafa karışıklığım çok komikti. Always dedikleri bu mudur oldum baya bir hüsrana uğramıştım ama kitabı bitirdikten sonra biraz daha anlamlı bir hale büründü neyse ki.

Seksen yaşında sallanan sandalyem de muhtemelen Asla Vazgeçme, Kargalar Meclisi ya da Harry Potter okuyor olurum ama birisi bana ‘bunca zamandan sonra mı?’ diye sorarsa, cevabımın ‘her zaman’ olacağı kesin. (nE dİyOsun ZüLaL?)

Ve son olarak bu yazıyı Instagram’da bulduğumuz ama var olmayan o güzel şarkının sözlerini yazarak bitirmek istiyorum çünkü şarkı tamamen Snape’i anlatıyor ve çok kalp kırıcı ve çok güzel.

"İşte Bağıran Baraka’dayız.
İşte sonunda sondayız.
Ellerim soğuk, pelerinim nemli.
Kan, boynumdan aşağı akıyor.
Benim soylu aşkım ve nefretim.
Burada, yaptığım bütün hataların kefaletini ödüyorum.
Önünde özgür olabilirim.
Sana bütün anılarımı veriyorum.
Hepsini al, son fedakarlığım.
Ve bana annenin gözleriyle bak.
Bu unutulmaz acıyı senin için üstlendim.
Bu unutulmaz acı, aşktan doğdu.
Ve her seferinde senin yüzünü görüp,
Yaptığım tüm seçimleri hatırlıyorum.
Benim soylu aşkım ve nefretim.
Burada, yaptığım bütün hataların kefaletini ödüyorum.
Önünde özgür olabilirim.
Sana bütün anılarımı veriyorum.
Hepsini al, son fedakarlığım.
Ve bana annenin gözleriyle bak.
Bana bak.
Bana bak…"
Tuhaf bir şey bu Harry, ama belki de iktidara en uygun olanlar, onu hiçbir zaman elde etmeye çalışmamış olanlardır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Harry Potter ve Ölüm Yadirgarları
Baskı tarihi:
Ekim 2007
Sayfa sayısı:
696
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Harry Potter ve Ölüm Yadigarları
Harry Potter and the Deathly Hallows
Harry Potter ve Ölüm Yadirgarları
Harry Potter und die Heiligtümer des Todes

Kitabı okuyanlar 4.793 okur

  • Tuna Taycan As
  • Tugce
  • Şule Özge Andaç
  • Büşra Yavaşoğlu
  • Kerem Bayülgen
  • Emre Özbek
  • Mathilda

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları