Haşhaşilerin Esrarlı TarihiJoseph Von Hammer

·
Okunma
·
Beğeni
·
56
Gösterim
Adı:
Haşhaşilerin Esrarlı Tarihi
Alt başlık:
Doğu Kaynaklarından
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
400
ISBN:
9786050206210
Kitabın türü:
Yayınevi:
Say Yayınları
Yaşadıklarımızın gerçeğine neden bir türlü erişemiyoruz? Neden gerçek, yaşadığımız dünyada ışımasıyla kararması bir olan bir fotoğraf filmine dönüştü? Bu gerçeğin kırılgan tabiatından mı yoksa yaşadığımız dünyanın gerçeğe giderek kendini kapatan karanlık ahvalinden mi ileri geliyor?
Bu sorular menziline doğru ne kadar çatallanırsa çatallansın şurası kesin: Yaşadıklarımızda ister dert edinmediğimiz ister peşine düşüp yeter sebatla takip etmediğimiz için erişemediğimiz gerçek biz istesek de bizim peşimizi bırakmıyor:
Bir ülkenin düzlüğüne dün dağlık bölgeler ve bu sonuncularına da içine dağılmış kaleler veya müstahkem mevkiler hükmederdi. Dün buralara haşin dincilik ve sofuluk perdesi altında “Hakikat diye bir şey yok, her şey mubah” yaygarasıyla ‘ibahiye’ sancağının altında toplananlar yuvalanıyordu. Buraların cebir veya hileyle efendileri olmak, devlet içerisinde devlet olarak varlıklarını sürdürmek bunların temel siyasi hedefiydi. Bu hedeflerine bağlılarının kör itaat ve bağnaz fedailiği sayesinde kralları desise veya korku ile dehşete düşürmek, düşmanlarına karşı katillerin eline silah vermek suretiyle ulaşıyorlardı.
Bugün bu müstahkem mevkilere kimler, hangi siyasi maksatlarla yuvalanıyor? Dünün ‘ibahiye’sinin yerini bugün kim, hangi sloganlarla alıyor? Bu sloganlar nerede, hangi eller tarafından hazırlanıp tedavüle sokuluyor? Dün başımıza gelenlerin gerçeğini aydınlatmadan bugün başımıza gelenleri anlayamayız.
Kitap bu ve benzeri soruları bir istikamet üzere düşündürmenin yanı sıra gizli cemiyetlerin zayıf hükümetlerde tehlikeli hatta ölümcül tesirinin canlı bir tablosunu ortaya koyup dinin dizginsiz ihtirasın emellerine korkunç yataklığının ikna edici tasvirini sunmaktadır.
Türk -İslam tarihinde ve dahi dünya siyasetinde tarikatlerin ve gizli kuruluşların ne kadar kolay büyüyebildiğini fark etmenizi sağlayan, son yılların "cemaat" olgusuna daha derin bakmanızı sağlayan bir kitap. Dil Farsça ağırlıklı ve oldukça uzun cümlelerden oluşan bir paragraf yapısı mevcut. Farsçaya aşinalığım var diyorsanız, cemaatlerin ve tarikatlerin devletlere neden ve nasıl sokulduğunu daha iyi anlamak istiyorsanız bu tarihi araştırmayı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.
Terörün kaynağı, cehalet ve ihanettir.
Buradan hareketle, düşünce ve inançları, beyin ve kalp düzeyinde özümsemeye hazır olmayanlar, robot gibi taklitçi ve teslimiyetçi oluyorlar.
Hangi din olursa olsun, bu bakış açısından mahrum kalınca, insan öldürmeyi, bu yolun kuralı olarak görebiliyorlar.
Haçlılar, haşhaşiler, celaliler, babailer ve diğerleri.
K. Marks'ın sosyolojik öneri ve öngörülerini kendince yorumlayıp terör estirenler olduğu gibi, milli duyguları sapkın bir beklentiyle yorumlayıp, etnik veya ırk temelli terör örgütleri oluşturmak da mümkün.
Böylesi durumlarda; öldüren niye öldürdüğünü, ölen niye öldüğünü bilmez.
Bu tür tarihsel olaylara mercek tutmuş çeviri bir kitap.
Arapça, farsca, osmanlıca kelimelere çok vakıf olmayanlar, sözlüğe bakma ihtiyacı hissedebilirler.
Yakın zamanlarda yaşadıklarımız öyle hesaplanmadık şeyleri hareketlendirdi ve neticede öyle sağlam temeller yerinden oynadı ki durulduğu zannedilen fakat ziyadesiyle kırılgan ve her an her şeye gebe görünen şu geçici dinginlikte din, ahlak, hukuk namına cemiyet hayatını mümkün kılan ne varsa her türlü ihlal ve tecavüz hiçbir şaşkınlık uyandırmaz oldu.
Düşünmeyi kaderimize ülfet yerine nefesimize külfet gördüğümüz her defasında akıbet bizim için her zaman hezimete olmuştur.
İnsan ömrü, türünün elindeki imkanlar dahilinde ne kadar küçük ve Kadiri Mutlak indinde sayılı olan bu günlerin ipini kesmede cinayet aletleri ne kadar yetersiz.
Balta değmedik ağaç olmaz: ne ki yıkılacak olanı yıkmak için kullanılacak alet kendi cinsinden olmalıdır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Haşhaşilerin Esrarlı Tarihi
Alt başlık:
Doğu Kaynaklarından
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
400
ISBN:
9786050206210
Kitabın türü:
Yayınevi:
Say Yayınları
Yaşadıklarımızın gerçeğine neden bir türlü erişemiyoruz? Neden gerçek, yaşadığımız dünyada ışımasıyla kararması bir olan bir fotoğraf filmine dönüştü? Bu gerçeğin kırılgan tabiatından mı yoksa yaşadığımız dünyanın gerçeğe giderek kendini kapatan karanlık ahvalinden mi ileri geliyor?
Bu sorular menziline doğru ne kadar çatallanırsa çatallansın şurası kesin: Yaşadıklarımızda ister dert edinmediğimiz ister peşine düşüp yeter sebatla takip etmediğimiz için erişemediğimiz gerçek biz istesek de bizim peşimizi bırakmıyor:
Bir ülkenin düzlüğüne dün dağlık bölgeler ve bu sonuncularına da içine dağılmış kaleler veya müstahkem mevkiler hükmederdi. Dün buralara haşin dincilik ve sofuluk perdesi altında “Hakikat diye bir şey yok, her şey mubah” yaygarasıyla ‘ibahiye’ sancağının altında toplananlar yuvalanıyordu. Buraların cebir veya hileyle efendileri olmak, devlet içerisinde devlet olarak varlıklarını sürdürmek bunların temel siyasi hedefiydi. Bu hedeflerine bağlılarının kör itaat ve bağnaz fedailiği sayesinde kralları desise veya korku ile dehşete düşürmek, düşmanlarına karşı katillerin eline silah vermek suretiyle ulaşıyorlardı.
Bugün bu müstahkem mevkilere kimler, hangi siyasi maksatlarla yuvalanıyor? Dünün ‘ibahiye’sinin yerini bugün kim, hangi sloganlarla alıyor? Bu sloganlar nerede, hangi eller tarafından hazırlanıp tedavüle sokuluyor? Dün başımıza gelenlerin gerçeğini aydınlatmadan bugün başımıza gelenleri anlayamayız.
Kitap bu ve benzeri soruları bir istikamet üzere düşündürmenin yanı sıra gizli cemiyetlerin zayıf hükümetlerde tehlikeli hatta ölümcül tesirinin canlı bir tablosunu ortaya koyup dinin dizginsiz ihtirasın emellerine korkunç yataklığının ikna edici tasvirini sunmaktadır.

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Ali Rıza MALKOÇ
  • Kürşad Ulusoy
  • Metin Gürel

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%33.3 (1)
8
%66.7 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0