Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

·
Okunma
·
Beğeni
·
11,1bin
Gösterim
Adı:
Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu
Baskı tarihi:
Nisan 2011
Sayfa sayısı:
564
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051119632
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Sekai no Owari to Hādoboirudo Wandārando (Hard-Boiled Wonderland and the End of the World)
Çeviri:
Hüseyin Can Erkin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
"Çektiğin acıyı ben de anlıyorum. Fakat bu herkesin başından geçiyor. O yüzden senin de katlanman gerek. Sonrasında kurtuluş geliyor. O zaman artık sen, hiçbir şeyi dert etmeyecek, üzülmeyeceksin. Hepsi kaybolup gider.

Geçici heveslerin hiçbir değeri yok. Burası dünyanın sonu. Dünya burada sona erer, ötesi yoktur. O yüzden sen de artık hiçbir yere gidemezsin."

Gölgesini kaybeden, kafataslarından eski rüyaları okuyan bir adam ve dünyanın sonu gelmeden önce yaşayacak sadece birkaç saati kalmış bir kahraman. Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu XXI. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran, kült yazar Haruki Murakami'den bilimkurguyu masalsı bir dünyanın içinde var eden, Kafkaesk bir psikolojik gerilime göz kırpan bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)
564 syf.
·4 günde·10/10 puan
Kulağım naylon bir torba gibi biçim değistirmiş , plastiğin ateşle teması gibi bir evreden geçmiş gibiydi.Sag kulagım içe doğru kıvrılmış sabaha kadar yastığa  özenle tutkalla  tutturulmuş gibi yapışmıştı.

Sag kulağımınn verdiği acıyla uyandım güne.Aklıma gelmeyecek kadar enteresan huylarım vardı -uyurken kulağımın üzerine yatmak- bunların sadece bir tanesi idi.


Biran önce yataktan çıkmalıydım saat 09:00 gibi iki gün öncesinden ayarladığım buluşmaya zamanında yetişmeliydim.

Ani bir hareketle kafamı pencereye çevirdim.Bir şekilde güneşin doğup doğmadığını anlamak istiyordum .Perdeler kapalı olduğu için bir varsayımda bulunamadım. Gözlerimi keskin bir ok gibi duvardaki saate yönelttim .Ama ne kadar çok saat vardı duvarda.Hepside farklı bir zaman dilimi gösteriyordu.Tam karşımdakine göre saat gece 02:00 dı ve bu durumda hâlâ uyuyor olmam gerekiyordu.

Duvardaki saat ve zaman yoğunluğu evime müthiş bir zaman kayması yaşatıyordu.

Artık harekete geçmeliydim.Ayaküstü bir şeyler atıştırıp yola koyuldum. Kol saatime göre saatin 09:00 olmasına daha yarım saat vardı.Buluşma yerine yakın bir kitapçıya girdim yarım saatte okunacak dergi , gazete vs bir şeyler araştırmaya başladım.

Elime gelen ilk dergiyi alacaktım ki karşı rafta boylu boyuna dizilmiş Haruki Murakami kitapları dikkatimi çekti.

Sanırım Murakami bunu bilinçli bir şekilde yapıyor kitapları bir şekilde dikkatimi çekiyordu.

Ama Murakami kitabı almadım yarım saat içinde o cüsseli kitapları okumam akıl kârı olmazdi. Hem de elimde taşıyamazdım.

Rast gele bir dergi seçip pembe ceket giymiş kasiyere fiyatını ödedim .
Sanırım pembe bir kasiyer için fazla yerinde olmayan bir renkti..

Kol saatime göre buluşma vaktine 5 dk kalmıştı.Dedemden önce kararlaştığımız yere geldim.

Dedemle uzun süreden beri ilk defa buluşuyorduk. Beni özel bir görev için yanına çağırmıştı.Görevden daha önce hiç bahsetmemişti.

Haşlanmış Harikalar Diyarı diye bir yere gitmem gerekiyordu. Bir an duraksadım zihnimde  harika ama haşlanmış bir yer arayıp bulmaya çalıştım.Hayır daha önce hiç böyle bir yere gitmemiştim .Sadece çok küçükken Ankara'da "Harikalar Diyarı"na gitmiştim.Ama ordaki oyuncakların hiçbiri haşlanmış değildi hatırladığıma göre.

Sabah kahvaltıda yediğim haşlanmış yumurta geldi aklıma ama onunda harika bir tarafı yoktu . Beynimdeki tüm harika ve haşlanmış şeyleri bir köşeye bırakıp dedemi dinlemeye karar verdim.

Dedem yalnız gelmemişti buluşmaya "Karanlık Karası" adını verdiği konuşan kedisi de yanındaydı.Kedi biz otururken pipetle süt içiyor cafe de açık olan tvyi izliyordu.

"Kedi çok güzelmiş dede" dedim.
" Ama ismi biraz enteresan"..
Karanlık zaten kara olmuyor muydu? Dedem bu tamlamayı kendi uydurmuş olmalıydı çünkü daha önce hiç karanlık karası diye bir şey duymamıştım..

- "Kediyi yolda gelirken dehlizden buldum. Keskin tırnakları olan bir balık onu parçalayacaktı bende sahiplendim." dedi ve sözlerine devam etti.

Beynim sanki bir girdabın içinde yuvarlanıyordu kelimeler bumerang etkisi gibi ordan oraya kayıp gidiyordu.

Seni buraya çağırmamın nedeni dedi.

Çay ister misiniz çay ça ç a... Garsonun sesi ortalığı dolduruyor dedemin ne anlattığını duyamıyordum o karğaşa içinde.Sanki sihirli bir hortum gelmiş dedemin sesini içine çekmişti. Garip bir şekilde kedinin pipetinden çıkan hışırtıları duyabiliyor ama dedemi duyamıyordum.Dedem bunun farkında olmadan konuşmaya devam ediyordu.

-"Çay ister misiniz bayım? "
-"Hayır .Bir caramel machhiato alayım"
-Peki...

Dedem hiç istifini bozmadan macchiatosunu içti.Tüm söylediklerini duymuş gibi yaptım ama hiçbir şey duymamıştım.

Başıma aniden bir ağrı girdi .Kafatasım zonkluyordu .Sanki bir yerlerde tüm evrimimden habersiz iki kaşımın arasında bir boynuz çıkıyordu.Kendimi o an mitolojik bir tek boynuzlu bir at gibi hissettim.

-"Hesap lütfen?"

-"Ödemeyi kasada yapabilirsiniz"

Daha ne olduğunu bile anlamadığım bir görev için yola çıkmam gerekiyordu.Dedemle orda vedalaştık.

Güneş tam tepedeyi birden gölgeme bakmak aklıma geldi .O da peşimden gelecek miydi?

Karanlık bir el gölgemle beni bir ağacı testereyle keser gibi kesti sanki.
Göglesi olmadan insan yaşayabilir miydi?

Kendimi evimdeki odanın içinde buldum.Dedemle mi konuşmuştum az önce yanında kedi de vardı sanırım..

Ama dedem bundan 1 sene önce vefat etmişti.Dünyanın Sonundan evime gelmesi imkansızdı..


Evet Sevgili Okur üşenmeyip , bu kız ne yazmış deyip buraya kadar okuduysan önceliklle teşekkür ederim:) Buraya kadar okuduğun yer İlk defa okuduğum ve hayran kaldığım Murakami kitabının içinden bir par"a gibi kendi uydurduğum ama kitabı eline alıp okuduğun zamanda yabancı kalmayacağın bir hikayenin onda biri.

Daha önce hiç Murakami okumadıysan şiddetle tavsiye ederim hemen oku..

Kitap aşırı güzel ve sürükleyiciydi .Sanırım ilk defa böyle bir kitap okudum.

İkı farklı dünyada olanları anlatıyor.Ama sen kitabi okumadan benim o dünyaları sana kelimelerle anlatmam biraz zor olur.

Bilinç akışı, fantastik ögeler, zaman kaymaları , tek boynuzlu atlar , yüreğini kaybedip bulamayanlar , gölegesi bedeninden ayrılanlar her şey mevcut kitapta..

Kahraman bir erkek ama bunun bir ismi yok.Sen kahramana istersen kendini adını ver istersen köklü bir sayı değeri :) orasını ne yapacağın sana kalmış..

Keyifli okumalar:)
Neslihan Altun
Neslihan Altun Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu'yu inceledi.
564 syf.
·15 günde·Puan vermedi
"Dünyanın sonu insanın yüreğinin içinde gelir."
Murakami ile tanışma kitabım oldu bu kitap. Tanışma için doğru bir seçenek miydi bilemiyorum ama okuduğum en değişik kitaplardan biriydi.
Bilimkurguyu bu denli hayatın içinden bir şeymiş gibi anlatan nadir yazarlardan Murakami. Sanki gerçekten huzurdan başka duygunun yer almadığı bir dünyada yaşıyoruz gibi, her istediğimizi yapabiliyormuşuz gibi.
Kitap kesinlikle çok sürükleyiciydi.
Eğer başka dünyaların varlığına inanıyor veya inanmak istiyorsanız; bu dünyadan göçmeden kesinlikle Murakami'nin dünyasına uğramalısınız. :)
Violet⠀ོ
Violet⠀ོ Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu'yu inceledi.
564 syf.
·15 günde
Memnun oldum Haruki Murakami:)

İyi bir kitap, kötü bir gece...
Herşeye rağmen bu kitabımın lezzetine haksızlık edemem.

İki farkli dünya arasında soluksuz bir yolculuğa kendimizi hazırlamalıyız. Kelimelerin, cümlelerin su gibi akıp gittiği her konu çeşitinin bir baharat sarmalı gibi içine eklendiği, yalın bir dilin fantastik ve bilimkurgu temalariyla buyuleyici noktalara vardığı bir anlatım. Her turden okuyucuyu yakalayabilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Yazarın, kitap içeriğine muzik ve önde gelen diğer yazarlardan ornekler ile bir tavsiyeler zinciri eklemiş olduğunu görmek beni ayrıca mutlu etti.
Kitapta kullanılan gölge metaforunu etkileyici buldum. Kitapta bazı bölümleri bütünüyle yaşadım, özellikle karanlık ve kapalı ortam betimlemelerinin yer aldığı bölümlerde, anlatılan olay örgüsünün içine hapsolmamak elde değil.
Kitap bana devam eden hayat telaşımda kaçırdığım küçük ama önemli detayları sıkça hatırlatti.

“Yalnızca, dünyayı oluşturan küçük ayrıntılar dikkat çekici olmaya başladı, o kadar.”

“Dünya farklı şekillerdeki ilhamlarla doluydu.”

Ayrıca yürek üzerine yazılmış olan tüm cümleleri, fazlasıyla hissedilir buldum.
Henüz okumamış olanlara kesinlikle tavsiyemdir.
Aysenur
Aysenur Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu'yu inceledi.
564 syf.
·12 günde·9/10 puan
Hani bazı yazarlar vardır böyle ne yazsa okurum dersiniz. Galiba Haruki Murakami benim için tam olarak o kategoride yer alıyor. Kendisinden okuduğum üçüncü kitap. Zamanla kitaplarını alıp hepsini okumaya çalışacağım. Daha önce Sahilde Kafka ve İmkansızın Şarkısını art arda okumuştum. Ve hiç böyle kitaplar beklemiyordum. Aynı durumu bu kitapta da yaşadım. Beklediğim şeylerin hep üstündeydi ve bir zaman sonra beynim bazı şeyleri anlamamaya başladı.

Kitap aynı anda iki evrende geçiyor. Bunu anlamam çok uzun sürdü… İlk evren Haşlanmış Harikalar Diyarı diğeri ise Dünyanın Sonu. Bu evrenler hakkında yorum yazıp size spoiler vermek istemiyorum. Kendiniz okurken şaşırın ve Murakami’nin dehasını görün isterim. Bu kitapta en çok dikkatimi çeken şey başkahramanımızın isminin olmayışıydı. Ya da bize söylenmemesi de denebilir. Küçük bir sır eğer bir dün kitap yazarsam ben de kahramana isim koymayı düşünmüyorum. Hep öyle bir hayalim vardı. Neyse…

Daha önce Murakami okuduysanız bu kitapta da diğerlerinde bulacağınız çok fazla şey var. Mesela fantastik ögeler. Kafataslarından rüya okuma, doğal olan sesleri kısma, karanlık karalar (bunlar bana ruh emicileri hatırlattı) gibi. Absürt olaylar/hikayeler; kitabın başında asansörün 3-4 sayfa anlatılması mesela. Ya da tombul ve pembe giyen kızın anlatıldığı yerler. Murakami’nin neredeyse her kitapta da yazdığı bazen aşırıya kaçan cinsel sohbetler. Yani bu kitapta başkahraman yaşını hatırlamıyorum ama 17 yaşında bir kızla yaptığı konuşmalar biraz rahatsız ediciydi. Onun dışında yüz yıl düşünsem aklıma gelmeyecek şeyler vardı kitapta. Bir insan gölgesinden ayrılırsa ne olur? Bunu hiç düşündünüz mü? O gölgenin artık kendi benliği ve kendi düşünceleri vardır ama yine de sizden bir parçadır. En çok ilgimi çekerek okuduğum kısımlar gölge ve başkahramanın yaşadıklarıydı. Bunun gibi yine bir ok şey vardı kitapta hayran kaldığım. Ve ister istemez kitabın sonunda ormanda yaşayan tek boynuzlulara çok üzüldüm. Yaşadıkları hiç adil değildi bence.

Genel olarak bir şey söyleyecek olursam kitap çok akıcıydı ama ben okurken bazı yerlerde beni çok kaybettiği oldu. Belki kitapta birkaç bölüm çıksa iyi olurmuş. Ama Murakami her şeyi en ince ayrıntısına kadar yazmayı seviyor. Kitabın kalınlığı sizi korkutabilir ama benim gibi rs döneminde değilseniz çok hızlı okursunuz.
564 syf.
·12 günde·Beğendi·Puan vermedi
Selamlar;

Okuduğum ilk Haruki Murakami kitabı ile karşınızdayım. Herhangi bir yazarla tanışma kitabının önemli olduğuna inanır, ilerleyen dönemde yazarın farklı eserlerini okumak adına ilk okunan eserin çok etkisi olduğunu düşünürüm. Ben de Murakami okumadan önce bir süre araştırdım ve yazarla tanışma kitabı olarak Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu eserini seçtim. Bitirdiğim an iyi ki de bu kitabıyla başlamışım dedim. Daha en başından kitabı çok beğendiğimi belirtmek istiyorum. Çok fazla bilim kurgu, fantastik öğeler içeren kitaplar okumuyorum. Fakat bu kitap fantastik, büyülü gerçekçilik tarzının yanında edebi anlamda da gayet doyurucu. Hele kitapta Turgenyev'den Stendhal'e, Albert Camus'un Meursault'dan Dostoyevski'ye kadar bir çok kitaba, yazara yapılan atıflar ve bir çok şarkıya yapılan göndermeler çok hoşuma gitti. Okuru farklı kitaplara yönlendiren kitapları seviyorum

Kitabımızda anlatılan hikaye iki farklı evrende geçmektedir. İsmini bilmediğimiz karakterimizin yaşadığı, günlük yaşantısını devam ettirdiği haşlanmış harikalar diyarı ve aynı karakterimizin bilincinde oluşturduğu dünyanın sonu evreni. Kitapta bir o evrenden

bir diğer evrenden oluşan bölümleri okuyarak ilerliyorsunuz. Tek boynuzluların kafataslarından rüya okumalar, karanlık karaları, insanın gölgesinden ayrılması, hesapçılar, şifreciler derken yazarın ne kadar müthiş bir hayal dünyasına sahip olduğunu gözlemliyorsunuz. Gayet akıcı bir dille kaleme alınmış, gerilimin, heyecanın hiç düşmediği, gerçekle kurgunun birbirine geçtiği, masalsı bu eseri zevkle okudum. Sanırım bundan sonraki Murakami serüvenim Sahilde Kafka ile devam edecek. Okumayı düşünen herkese şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Mahmut Yıldırım
Mahmut Yıldırım Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu'yu inceledi.
564 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bir kitap, iki dünya , farklı yaşam ve olayın olduğu tek kafa. Haruki' nin okuduğum 2. Kitabı normalde ben gerçeküstü olayları konu alan kitapları okumayı pek sevmesem de Haruki'nin kitaplarında beni çeken bir şey var başladığım gibi merak edip okumayı sürdürüyorum. Normal bir kitabı, bu kadar sayfaya sahip bir kitabı, bu kadar kısa sürede okuyamam herhalde. Bu gidişle diğer kitaplarını da en kısa sürede okuyacağım herhalde çünkü kitaptaki olayları gerçekte yaşıyormıuşsun hissini veren ender yazarlardan biri, okuyacaklara iyi okumalar diliyorum.
Hülya Açılan
Hülya Açılan Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu'yu inceledi.
564 syf.
·15 günde·Beğendi·8/10 puan
“Bana yürek dediğin şey çok eksiklikleri olan bir şeymiş gibi geliyor” dedi kız, gülümseyerek.
“Ben de aynı kanıdayım. Çok fazla eksiklikleri var” dedim. “Fakat iz bırakıyor. Biz de o izleri sonradan takip edebiliyoruz. Karın üzerine düşen ayak izlerini takip edermiş gibi.”
“İzler bir yere ulaşıyor mu?”
“Kendimize” dedim. “Yürek öyle bir şey işte. Yürek olmadan hiçbir yere ulaşamazsın.”
.
Bilincinin farkında mısın? Neler yapabileceğinin veya kurduğun hayallerin aslında hayal olmayabileceklerinin? Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu, iki evren, tek beden. Ayakları gerçeğe basan bir masal misali.
Başlangıçta bir afallama , nelerin olacağını tahmin etme ama adını koyamama, ardından hızlanış, olayların renklenmesi ve final..
.
Murakami , bildiğimiz Murakami. Kitabındaki bir olay ne kadar gerçeğe uzak olsa bize o kadar yakın geliyor. Ya da bana mı demeliyim? Mantık aramaksızın çektiği yöne gidiyorum her eserinde. Bilinç mi kontrol edilecek? Tamam. Tek boynuzlularla bir evrenin orta yerine mi düşeceksin? Tamam.
Dilindeki kıvraklık, vazgeçemediği - artık imzası olan detaylar, yalnız ve başından geçeceklerden habersiz kahramanlar.. Murakami beni şaşırtmıyor ve keyifle okutuyor yazdığı her kelimeyi.
.
Ülkemizde Japon edebiyatı deyince aklıma gelen (bunu söylemekten asla vazgeçmeyeceğim) ilk iki isimden biri olan Hüseyin Can Erkin’in çevirisiyle..
Sema Uzgören
Sema Uzgören Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu'yu inceledi.
564 syf.
·8/10 puan
"Yalnız ben, o ağırlaşan dünyaya dahil olamıyordum."
Kitabın konusunu hiç bilmeden başlamıştım. Ancak kitapta iki farklı evren olduğunu anladığım andan itibaren daha bir merakla okumaya devam ettim. Karakterimizin topluma yabancılaşmış bir kişiliği olması beni çeken bir diğer nedendi.
Kitapta kullanılan ütopik ögeler kitabı zenginleştirmiş. Garip gelse bile okumaya devam etmenizi sağlıyor. Bazı Dünya klasiklerine yaptığı göndermeler sizde o kitapları okuma isteği uyandırıyor. Olay örgüsüne kendinizi o kadar çok kaptırıyorsunuz ki kitaptaki karakterlerin isimleri olmadığını bitirdikten sonra fark ediyorsunuz. Gerçekliklerden kaçıp sığınabileceğiz bir evren arıyorsanız seveceğinizi düşünüyorum.
564 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Murakami'ye bir hevesle başladım, ilk okuduğum kitabı İmkansızın Şarkısıydı ve beni hayal kırıklığına uğrattı, neredeyse tüm Murakami kitaplarını almıştım ve İmkansızın Şarkısını okuduktan sonra tüm Murakami kitaplarını nerede satabilirim diye bir araştırmaya giriştim.Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünya'nın Sonu gerçekten iyiydi,kitaplar bir müddet daha kalabilir,evet
564 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10 puan
'' Sesli sesli ağlamak istedim, ama ağlayamazdım. Dünyada gözyaşı dökülemeyecek üzüntüler vardır işte. Bunu kimseye anlatamayacağınız gibi, anlatsanız bile hiç kimsenin anlayamayacağı türden şeylerdir. O üzüntü şekli hiç değişmeden, rüzgarsız bir gecede yağan kar gibi sessizce yüreğinizde birikir durur.''

İlk kelimem HARİKAYDI! olacak Murakami beni yine ve yine etkiledi. Murakami eserlerinde kurduğu dünyayla gerçeküstücülük tekniğinden uzak okumalar yapmayı seven insanlar tarafından kabul görmese de ben kendisini çokça seviyorum. Son günlerde böyle fantastik bir kitap okumak bana çok iyi geldi. 2 ayrı dünya 2 farklı karakter üzerinden çok güzel hisler yaşattı bana. İnsan belleği, paralel evren kavramları üzerine de düşündürmedi değil. Ne zaman boşluğa düşsem Murakami okuyarak toparlanacağım sanırım iyi okumalar :)
Damla Akın
Damla Akın Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu'yu inceledi.
564 syf.
·1 günde·9/10 puan
Kitap diğer Haruki Murakami eserlerinin ruhuna sahip olmakla birlikte içerik olarak farklılık gösteriyor. Distopik öğeler barındırdığını söylersem sanıyorum ki yanlış olmayacak. Okuyanlar bilir, 1Q84 eseri de pek çok fantastik unsur barındırıyordu ancak benzerlik taşıdığını asla söyleyemem. Bu kitap, Murakami'nin toplumu ne kadar iyi okuduğunu en iyi gösteren eseri oldu benim için. Özellikle eğitim ve bilimin halkın iyiliği için kullanılıp kullanılmadığının tez ve antitezini çok mükemmel bir üslupla okuyucunun önüne sermiş.

Yer yer okumakta zorlandım, yazarın olağanüstü hayal gücüne yetişmek gerçekten çaba gerektiriyor. Bu zorluğa rağmen tasvirlerin yerinde ve iyi kullanılmış oluşu birden bire kendimi kitabın içinde bulmamı da sağladı. Zaman zaman bazı şeylerin bilinçaltımdan çekip çıkarıldığını hissettim. Bitirdiğimde ise ciddi anlamda kendimi bir boşlukta buldum.

Son olarak, kitabı gerçekten tavsiye ediyorum. Okumayı düşünenlere okumaktan pes etmemelerini ve dingin bir kafayla okumaya çalışmalarını öneriyorum ayrıca da.
aras eser
aras eser Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu'yu inceledi.
564 syf.
·Puan vermedi
İlk Murakami kitabımdı. Yazarın mükemmel bir dili ve anlatımı vardı. İnanılmaz betimlemeleri vardı ve bu betimlemeleri okuru sıkmadan yapabiliyor olması yazarın en önemli özelliği bence. Kitap, yer yer bilim kurgu öğeleri içeren iki farklı bilinç dünyasını anlatıyor ki ilk başta anlayamadığım için afalladığım doğrudur :))
"Cinsel iştah, doğru enerjidir. Bu çok açık. Cinsel iştah kapalı kalırsa, beynin açıklığı yitip gider, vücudun dengesi de bozulur. Bu açıdan, erkekler de kadınlar da aynıdır. Kadınlarda aybaşı düzensizleşir, aybaşı düzensizleşince de ruhsal denge bozulur."
"Yorgunluğun yüreğinin içerisine girmesine izin verme" dedi kız. "Annem her zaman söylerdi. Yorgunluk insanın vücuduna hükmedebilir, ama yüreğim bana kalsın isterim, derdi."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu
Baskı tarihi:
Nisan 2011
Sayfa sayısı:
564
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051119632
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Sekai no Owari to Hādoboirudo Wandārando (Hard-Boiled Wonderland and the End of the World)
Çeviri:
Hüseyin Can Erkin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
"Çektiğin acıyı ben de anlıyorum. Fakat bu herkesin başından geçiyor. O yüzden senin de katlanman gerek. Sonrasında kurtuluş geliyor. O zaman artık sen, hiçbir şeyi dert etmeyecek, üzülmeyeceksin. Hepsi kaybolup gider.

Geçici heveslerin hiçbir değeri yok. Burası dünyanın sonu. Dünya burada sona erer, ötesi yoktur. O yüzden sen de artık hiçbir yere gidemezsin."

Gölgesini kaybeden, kafataslarından eski rüyaları okuyan bir adam ve dünyanın sonu gelmeden önce yaşayacak sadece birkaç saati kalmış bir kahraman. Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu XXI. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran, kült yazar Haruki Murakami'den bilimkurguyu masalsı bir dünyanın içinde var eden, Kafkaesk bir psikolojik gerilime göz kırpan bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 1.441 okur

  • Dariru
  • Hacer BEDER
  • Yunus
  • Nihan İzgördü
  • Meltem uğur
  • Kevser Arslan
  • Ali Avşar
  • b
  • nehir
  • Emine Bülbül

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%5.4
13-17 Yaş
%1.1
18-24 Yaş
%17.4
25-34 Yaş
%35.9
35-44 Yaş
%32.6
45-54 Yaş
%7.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%67.9
Erkek
%32.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.5 (172)
9
%22.8 (133)
8
%26.4 (154)
7
%13.2 (77)
6
%3.8 (22)
5
%2.2 (13)
4
%1.2 (7)
3
%0.3 (2)
2
%0.5 (3)
1
%0

Kitabın sıralamaları