Hasta Öyküler ve KulağakaçanGökçe Bezirgan

·
Okunma
·
Beğeni
·
438
Gösterim
Adı:
Hasta Öyküler ve Kulağakaçan
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
139
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750517747
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Bir kızım var. Annemin beni çok sevdiği gibi seviyorum onu. Herkesten, her şeyden koruyup kolluyorum. Babası kim bilmiyorum. Bilmem ne teyze biliyor. Ama bilmemek daha iyi... Kızımın saçları çok güzel. Sokakta çocuklar saçlarını çekiyor. Telleri birbirine dolanıyor. Önüme oturtup tarıyorum; acıtmadan. Diplerinden deniz kokusu yayılıyor... Varsayalım güneş batıyor, sene bilmem kaç. Üç masalı bir meyhane var ileride… Rüzgâr, sokağın dar girişinde kalakalmış. Sokaktan çocuk sesleri geliyor, cızırtıları evlere doluyor. Korna sesleri, uzun kısa. Güveler şehri istila ediyor. Kırt kırt. Bütün elbiselerin potu var. Kırt kırt. Herkes kendi kuyusunda kayboluyor, kendi kuyusundan zuhur ediyor. Gökçe Bezirgan, ince bir koyuluk anlatıyor, sızım sızım. Kader varsa eğer acıdan besleniyor muhakkak. Hasta Öyküler ve Kulağakaçan, biri Yaşar Nabi Nayır Ödülü almış iki öykü destesini birleştiriyor. Kaderi anlamak için masumiyet gerekiyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Ne zamandır elime gelip gelip bıraktığım kitabı bu kez okudum çok şükür. İyi ki de okumuşum. 140 sayfaya 23 öykü sığdırılmasıyla bir hayli şaşırdım. Öykü kitabında aradığım bir özellik bu. Anlatacağını 20 sayfada anlatana göre 3 sayfada anlatanı daha çok seviyorum sanırım. Detaylarda boğulmaktansa bıçak gibi bir anda saplayan bir yazarmış Gökçe Bezirgan bunu da öğrenmiş oldum. Bir kaç öykü beni çok etkiledi mesela, Hayatı sulamayı unutma ile bir heyecanlandım, Ötekiler ve On yedi'de depreşti kalbim. Kitabın ikinci yarısı Kulağakaçan ise Zeliha ile meraklandırdı. Sonuç olarak çok kalabalık bir öykü şöleniydi.
İnsan sevecenliği, cimriliği, kibirliliği, iyi niyetliliği, umursamazlığı, açgözlülüğü hep kendi yaratır.
Kader... Kader varsa eğer acıdan besleniyor olsa gerek. Her kötü şeyin arkasında onu ararız, onu anarız.

"Kader işte," der geçeriz ama o kaderi yaşayanlar öyle kolay kolay geçemez. Orada kalır, o günde, o anda...
İnsan bu sokakta yürürken gökyüzü yok olurdu. Gökyüzü yok ise, yağmur da yoktu, kar da. Gökyüzü yoksa Tanrı olur muydu? Hayır, Tanrı bu sokakta oturmuyordu...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hasta Öyküler ve Kulağakaçan
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
139
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750517747
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Bir kızım var. Annemin beni çok sevdiği gibi seviyorum onu. Herkesten, her şeyden koruyup kolluyorum. Babası kim bilmiyorum. Bilmem ne teyze biliyor. Ama bilmemek daha iyi... Kızımın saçları çok güzel. Sokakta çocuklar saçlarını çekiyor. Telleri birbirine dolanıyor. Önüme oturtup tarıyorum; acıtmadan. Diplerinden deniz kokusu yayılıyor... Varsayalım güneş batıyor, sene bilmem kaç. Üç masalı bir meyhane var ileride… Rüzgâr, sokağın dar girişinde kalakalmış. Sokaktan çocuk sesleri geliyor, cızırtıları evlere doluyor. Korna sesleri, uzun kısa. Güveler şehri istila ediyor. Kırt kırt. Bütün elbiselerin potu var. Kırt kırt. Herkes kendi kuyusunda kayboluyor, kendi kuyusundan zuhur ediyor. Gökçe Bezirgan, ince bir koyuluk anlatıyor, sızım sızım. Kader varsa eğer acıdan besleniyor muhakkak. Hasta Öyküler ve Kulağakaçan, biri Yaşar Nabi Nayır Ödülü almış iki öykü destesini birleştiriyor. Kaderi anlamak için masumiyet gerekiyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Burcu Bergen
  • Çiğdem Aksoy Kahraman

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%50 (1)
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0