Adı:
Hastalar İnsandır
Baskı tarihi:
Nisan 2014
Sayfa sayısı:
111
ISBN:
9789757796350
Yayınevi:
Şule Yayınları
Bu kitap ilk kez basıldığında yeni doğan çocuklar, bu yıl lise son sınıfa geçtiler. Doktorlar, hemşireler ve sağlık çalışanlarının dünyasında ve tüm dünyada bazı değişiklikler oldu. En azından erkek hemşireler var hayatımızda, performans puanı toplu- yor doktorlar. Özel hastanelerin sayısı öngöremediğimiz kadar arttı. Küresel ısınmaya rağmen, ısınmayan bazı evlerde çayın kaynar suyu yine bazı çocukların üstüne döküldü. Bazı doktorlar doçent, profesör oldular. Bazı doktorlar, hemşireler öldüler. Bazıları öldürüldüler. İşe yeni başlayanlar oldu, emekli olanlar oldu. Taraf olanlar oldu bazı tartışmalarda.

Peki ya hastalar? Onlardan da iyileşenler oldu, ölenler oldu, hastalıkları devam edenler oldu. Doktoruna köy yumurtası, çikolata, çiçek, gömlek, kıravat götürdü bazıları. Bazıları çokça dua etti.

Yukarıda anamadığım başka şeyleri de kapsamak koşulu ile, ne oldu ne oluyor ve ne olacaksa hasta olmakla başlayan, değişmedi. Doktor olmak zor diyorsun ya, hasta olmak kolay mı? Ben hasta olmayı seçmedim, sen nasıl doktor olmayı seçmiş olabiliyorsun?
Hastalar da insan mıdır, doktorlar da, o da bu da ben de insan mıyım? İnsan mıyız? Gerçekten insanca yaşıyor muyuz? Ego savaşları yapmadan, tanrısal davranışlara bürünmeden, kalp kırmadan, ön yargısız düşünerek geçiyor mu günlerimiz? Maddesellikle yoğrulmuş bünyemiz ne kadar doğru, içten ve anlamlı adımlar atabiliyor?.. Düşünen duru bir aklın ve sevginin birleşimi sonucu çıkan cevheri kimler bulabildi? Sözlerimizin büyüklüğünü idrak edip dilimizden çıkanları öylece savuranlardan mıyız yoksa? Hangi kalplerde bulanıklık yapacak, hayatında olumsuz değişimlere sebebiyet verecek diye durup düşünüyor muyuz diye uzayıp giden bir silsile..

Yazar plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi profesörü.
Kaleme aldığı konularla duyarlılığına, empatisine, yeri geldiğinde isyanına tanık oluyoruz. Hastanede yaşadığı ya da gördüğü doktorların hastalara karşı takındığı tavırların onu rahatsız edişi , kendi iç muhasebesi karşımızda beliriyor. Manevi lezzete önem verdiğini, hassaslığını '' Ah şu kelimeler, cümleler. Biraz daha özenle seçilseler. Ben de onları özenle seçebilsem.'' sözüyle kanıtlıyor. İçtenliğe de ayrı bir önem veriyor. '' Bana içtenliği verin. İçtenlik benim olsun. İçtenlik bizim olsun. Bizim olan içtenlik olsun. ''
''İnvitro değil invivo olalım.'' diyor.
İnvitro:Deney tüpünde olan biten
İnvivo: Hayatın içinde olan biten.

Yer yer tıbbi terimler verip anlatması ve açıklaması öğrenmek adına güzel idi. Bir de TUS sınavını nasıl kazanabiliriz yazısında verdiği tavsiyeleri beğendim, dershane gibi ticari amaçlı yerlere gitmenin anlamsızlığı üzerinden kendi iç disiplinli çalışmamız ve doğru kaynakları edinmemiz dahilinde kazanabileceğimize dair ümidvari tavsiyesi kulağımıza girecek cinsten.^_^
Farklı bakış açılarıyla bakmamıza olanak sağlıyor bazı konu ya da durumlarda. Okurken hiç böyle düşünmemiştim dediğim zamanlar oldu ve empati kurarak ben olsam ne yapardımlara götürdü ve bu durumu sevdim . Bana göre samimi ve içten bir kitap idi.

Kitapta yazım yanlışları mevcuttu çoğunluğu iki ünsüzün yan yana geldiği yabancı dilden gelen kelimeler. Acaba yazar bilerek mi yaptı düşüncesine itti çünkü bloğunda da rastladım bu tarz yazımına. Bloğundaki yazıların samimiyetini de ayrı seviyorum hocanın. Öznel bir anlatım olduğu için bazı cümlelerine katılmadığım da oldu. Bu kadar anlatacaklarım ^_^

Buradan kitabı merak ettiğimi ve okumayı istediğimi bilen ve sürpriz yapıp bana uçuran kitabın yanında paha biçilemez samimiyet kokan yazısıyla kalbime daha da taht kuran canım bal kardeşime çok teşekkür ederim. Varlığına çokça iyikiler diyorum .Bir de demeden geçemeyeceğim bu site çok güzel dostluklar barındırıyor ^_^ nice güzel, anlamlı dostluklar kurabilmek dileğiyle.

Ah pek tabi şarkımızda gelsin insanlar olarak bir garibiz diyerekten
The Doors https://www.youtube.com/watch?v=j0Mz_IqpZX8
Altı çocuklu anne babanın beşinci çocuğu, tıp fakültesi mezunu ve aynı alanda yükselmeyi başarmış alanında uzman bir plastik cerrahın, Mehmet Oğuz Yenidünya hocanın kitabı. İşin içinde olan, kısır döngünün tam ortasında olan bitenleri olması gerektiği gibi izleyip, kayıtsız kalmayan bir eser. İhtiyaç duyduğumuz eser.

Birkaç yıl önce okuduğum bu kitabı az da olsa tanıtmak, hiç olmazsa okuyacak olanların gözünde okunmaya değer kılabilmek için kitabı dakikalarca bir o yana bir bu yana çevirip durdum. Bazı altı çizili cümleleri yeniden okuyup kitabın meramını tekrar tespit etmeye koyuldum. Aslında pek de zor olmasa gerek, kitap oldukça bizden birisi. Müellif de keza öyle. Hastalar insandır mottosuyla yola çıkıyor ve hepimizin ömrü boyunca en az bir kere yaşadığı, şahitlik ettiği, hiç olmazsa bildiği meseleleri içeriden bir göz tarafından masaya yatırıyor. Bu kez hastanelerin, doktorların, sağlık sisteminin, çalışanların, hülasa bir yerinden sağlık sektöründe barınanların kendilerine gelen hastaları üzenlerinde rahatlıkla tepinebilecekleri bir velinimet saymalarına topyekûn itiraz edebiliyoruz kitap boyunca. Arkamızda kapı gibi plastik cerrah Mehmet Oğuz Hoca varken hem de...

Tanımlanmamış yepyeni sendromlara -hatta tanımlansa bile zoraki dayatılanlar dahil- hep birlikte itiraz edecek, sağlık sektöründe dönem dolapların adına bu kez kuvetlice "rant ulan!" diyebileceğiz kitap boyunca. Hastalanmanın yalnızca kendilerine hasta sıfatıyla gelenlere özgü bir norm olduğu hastalığına yakalanan doktorların bu hastalığına teşhisi koyabilecek, hasta kaybetmenin para kazanmak demek olduğu bu hayretimucip gidişata burun kıvırabilmenin tadını alabileceğiz nihayet. Ölüler koleksiyonu sahibi umursamaz tıp insanlarını tek tek teşhir edebilme maharetine sahip olmamız şöyle dursun, bıçağın keskin tarafına parmağımızda galoşla dokunabilecek kadar özgüvenli de olacağız.

Ha, bütün bu artistliğimiz kitap bitene kadar sürecek belki fakat bizzat bir doktorun gözünden aleni sırları ifşa etmenin zevkine bu incecik kitapla varabileceğiz. Kazanmak uğruna insan bedenini canlı canlı kadavra sayanların bilmediği gerçeği yüzlerine söyleme cüreti göstereceğiz: "kazanırsanız, kaybedersiniz."

Birkaç saat harcayıp okumak gerek.
"Yarın nöbetim bitiyor. Bu ay için... Sonra yine nöbetler. Biz gerçekten çok çalıştık bu mahpusluğu kazanmak için."
.
.
Hastalar İnsandır, hekim tarafından yazılmış bir kitap için ne kadar güzel bir isim. Bir plastik cerrah tarafından yazılan eser otuz sekiz denemeden oluşuyor.
Denemelerde hastaların sağlık çalışanları tarafından hor görülmesine, azarlanmasına değinirken mesleklerinin zorluklarına da değiniyor.
Ben derslerimde sağlık sektörünü anlatmanın yanısıra insani değerlerimizin de insani duygularımızın da her daim bize yol göstermesini öğütlerim ve bana sorarsanız insanı insan yapan yegane duygu empatidir.
Kirazın Tadı adlı Abbas Kiyarüstemi filminde : "Acımı anlayabilirsiniz ama onu hissedemezsiniz." der acılarının yüküne dayanamadığını söyleyen karakter. Öyle değil midir? Hastanın ağrısını bizler onlar gibi hissedemeyiz ama çok ağrısı olduğunu gözlerine baktığınızda çok rahat anlayabilirsiniz. Belki de sorunumuz birbirimizin gözlerine bakmamaktır?! Hastalar İnsandır sevgili okurlar hastaneye gelmişse bir derman bulma umuduyla gelmiştir dayanılmaz ağrılarına.
Sağlık çalışanlarının insani duygularını kaybetmemelerini dilerim.

Tıbbın zorluklarının olduğunun da bilincindeyim, zaten kitabın özel alıntısını da bunun için seçtim.
Doktorun hastayı anladığı hastanın doktoru anladığı bir dünya zor olmamalı.

Kitaba dönecek olursam yazarın dili basit, sade. Kitap sağlık sektörü açısından güncel bilgiler içermiyor çünkü ilk baskıdan bu yana epey zaman geçmiş ki bu geçen zamanda da Sağlıkta Dönüşüm Programı ile sektör hayli değişti. Yeni baskı için bazı sayfalarda buna dair dipnotlar mevcut.

Sıkıldığım denemeler de oldu ama yine de okunabilir bir kitap, hastane koşullarının hem hasta açısından hem de sağlık çalışanları açısından zorlukları vardır, Hastalar İnsandır, doktorlar da insandır. Birbirimizi anlamak, empati yapabilmek zor değil inanın dediğim gibi birbirimizin gözlerine bakalım, küçük bir tebessüm ve açık bir dil, hasta da memnun olur doktor da hatta günün sonunda yorgunluktan makyajı akmış sekreter de...
Bütün kitapları değil ama bütün kitaplarımı okumak istiyorum. Kitaplığımda durup da kendilerinden alacaklarımı almadan ölmeyi onur kırıcı, hüzün verici bir şey olarak görüyorum.
Mehmet Oğuz Yenidünya
Sayfa 48 - Şule Yayınları
İsmet Özel diyor ki, birinden aktardığı yazısında "İnsan hakikati kendinden çok sevmeli, başkalarını da hakikatten sevmeli."
Mehmet Oğuz Yenidünya
Sayfa 12 - Şule Yayınları
Ruhumuz çekilirken birileri işini öğrensin üzerimizde belki ama ne olur kalbi kırılarak, așağılanarak, azarlanarak ölmeyelim.
Mehmet Oğuz Yenidünya
Sayfa 15 - Şule Yayınları
Kimsenin insanlara yeni bir şeyler kazandırma arzusu yok bu memlekette. Var olan, kurulu olan düzenler üzerinden yeni kazançlar sağlamak tek amacımız.
Mehmet Oğuz Yenidünya
Sayfa 31 - Şule Yayınları
Kimse efendi değil. Kimse aptal değil. Önemli olan ne yaptığımız. Kimin için bugün ne yaptığımız önemli olan.
Mehmet Oğuz Yenidünya
Sayfa 94 - Şule Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hastalar İnsandır
Baskı tarihi:
Nisan 2014
Sayfa sayısı:
111
ISBN:
9789757796350
Yayınevi:
Şule Yayınları
Bu kitap ilk kez basıldığında yeni doğan çocuklar, bu yıl lise son sınıfa geçtiler. Doktorlar, hemşireler ve sağlık çalışanlarının dünyasında ve tüm dünyada bazı değişiklikler oldu. En azından erkek hemşireler var hayatımızda, performans puanı toplu- yor doktorlar. Özel hastanelerin sayısı öngöremediğimiz kadar arttı. Küresel ısınmaya rağmen, ısınmayan bazı evlerde çayın kaynar suyu yine bazı çocukların üstüne döküldü. Bazı doktorlar doçent, profesör oldular. Bazı doktorlar, hemşireler öldüler. Bazıları öldürüldüler. İşe yeni başlayanlar oldu, emekli olanlar oldu. Taraf olanlar oldu bazı tartışmalarda.

Peki ya hastalar? Onlardan da iyileşenler oldu, ölenler oldu, hastalıkları devam edenler oldu. Doktoruna köy yumurtası, çikolata, çiçek, gömlek, kıravat götürdü bazıları. Bazıları çokça dua etti.

Yukarıda anamadığım başka şeyleri de kapsamak koşulu ile, ne oldu ne oluyor ve ne olacaksa hasta olmakla başlayan, değişmedi. Doktor olmak zor diyorsun ya, hasta olmak kolay mı? Ben hasta olmayı seçmedim, sen nasıl doktor olmayı seçmiş olabiliyorsun?

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Hatice Başol
  • Beyza
  • Yağmur.
  • Mine Arapoğlu
  • Hüseyin

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%20 (1)
8
%20 (1)
7
%40 (2)
6
%20 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0