Hastalık Hastası

·
Okunma
·
Beğeni
·
7747
Gösterim
Adı:
Hastalık Hastası
Baskı tarihi:
Haziran 2018
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052223451
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo Siyah Yayınları
Molière kahramanlarında onların doğal dengelerini bozan, mantıklı davranmalarını engelleyen, karşı koyamadıkları eğilim- lerin akıntısında gülünç duruma düşüren takıntılar, kusurlar bulunur. Hemen hepsi, başlangıçta “doğal”, “mantıklı” düşünen insanlarken, nasıl olmuşsa olmuş, kanser tü- mörü gibi dejenerasyona uğramış, giderek ruhu ve aklı kötürümleştiren kötü bir ruha dönüşmüş bir gücün denetimi altına girerler. Onun kahramanları, 17. yüzyıl Fransız burjuvazisinin monarşi ile ittifak yapmış kesimi ile ticarete, manifaktüre yönelmiş (kentçi) kesimi dışında kalan; geçim derdi olmayan, takıntıları ve kaygıları ile sürüklenen birer “toplumdışıdırlar”. Molière, hastalık hastası Argan aracılığıyla, dönemin hekimliğine, insanı tedavi etmek şöyle dursun, Kral XIV. Louis örneğinde olduğu gibi, adım adım ölüme götüren “tıbbi” yöntemlerine cepheden bir eleştiri getirir.
144 syf.
Okurken hem eğlendirici hemde bilgilendiren bi eser özellikle tiyatro severlerin beğeneceğine eminim. Kitabın içerisinde hekimler ve eczacıları oldukça eleştiriye tutmuş okuyucuyu sağlık anlamında çeşitli bilgiler vermeyide ihmal etmemiş mizah olarak mantıklı espriler olmasıda kahkalar atmanıza neden olabilir. Ben okurken çok eğlendim. Oyundaki sahneler gözümün önünde canlandı sanki özellikle kitabın sonuda tam istediğim gibi bitmesi mutlu etti.
152 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Argan çok sevdiği eşi, Beline ve kızları ile beraber yaşayan zengin ve hastalık hastası bir adamdır...

Doktoru ve eczacısı sürekli olarak ona ilaç hazırlayıp, para kazanma derdindedirler. Eğer verdikleri ilaçları kullanmaz ise öleceğini söyleyip dururlar...

Kızı Angelique'yi, sadece kendini düşünerek doktor olan Thomas ile evlendirmek ister. Angelique ise Cleante aşıktır....


Eşi Beline ise onu çok sevdiğini sürekli hatırlatarak kendi çıkarlarının peşinden gitmektedir...

Toinette, evin hizmetçisi her olaya burnunu sokan sözünü esirgemeyen ve efendisine kurulan tuzaklardan haberi olan tek kişidir...

Toinette, Argan'ın erkek kardeşi Beralde ile birlikte ev halkının gerçek yüzünü efendisine göstermek için bir oyun tertip eder...

Bir tiyatro oyunu olan eseri keyifle okudum...
152 syf.
·1 günde·Beğendi
'Hastalık Hastası' adından da anlaşılacağı üzere, kendini sürekli hasta hisseden, yalancı ve sömürücü doktor ve ezcacı eline düşmüş, ayrıca karısı tarafından da serveti elinden alınmak istenen, zengin bir adamın etrafında dönenlerin sahnelendiği bir tiyatro eseridir. 

Moliere'in yazdığı ve kendisinin de hem yönetip hem de başrolü oynayarak dört defa sahnelediği bu eser, aslında komedi türü. Ama hem kitabı okurken düşülen dipnotlar, hem de bitince merak edip baktığım bazı hususlardan dolayı hüzünlendiğimi de söylemek isterim. Kitabın konusundan çok bu konulardan bahsetmek istiyorum. 

Moliere eserinde doktor ve eczacıları bolca yermiş. Ve dönemin doktorları da buna çok kızmışlar. Zira oyunun bir sahnesinde; biri hastalık hastası, diğeri doktorlara karşı iki kardeşin diyaloğunda, yazarın adı geçmekte ve onun  doktor karşıtı bu oyunundan bahsedilmektedir. Yazarın başrolünü oynadığı Argan (Hastalık Hastası) karakteri, Moliere' e beddualar ederek; 'hekim olsam o hastalandığında tedavi etmez, onu ölüme terk eder, yardım etmezdim,' vs. gibi söylemlerde bulunuyor. Ve kitaptaki dipnotta da, tıpkı oyunda yazıldığı gibi; yazarın gerçek hayatında ölmek üzere iken, hiç bir hekimin onu tedavi etmek istemediğini ve hemen ölümünden sonra da Tanrı'nın onu cezalandırıp, tıp fakültesinin intikamının alındığını söyledikleri yazıyor. Bu beni gerçekten üzdü. Bana göre yazarın amacının; şarlatan ve çıkarcı hekimleri ve aynı zamanda, o dönemin şartlarındaki tıp eğitiminin eleştirisini yapmak olduğunu düşünüyorum. Kitabın 61.sayfada yer alan dipnotta "O dönemde tıp eğitimi, halka açık münazaralara katılmaktan ibaretti." diye bir açıklama yer alıyor. Ve hal böyle olunca da doktor olmanın ne kadar kolay ve fırsatçılar için de büyük nimet olduğu anlaşılıyor. 

Bir diğer hüzünlü olay ise verem hastası olan Moliere 'in, 17 Şubat 1673 akşamı dördüncü oyunu sahnelerken, son perdede ağzından kan gelerek fenalaştığı ve oyunu tamamlamakta ısrar edip, bitince de eve gittikten bir kaç saat sonra öldüğüdür. 

Hastalık Hastası için benim söyleyeceğim; yazarın hayatını ve kitabı bütünleştirerek 'trajikomik bir eser' olduğudur. Beğendim mi? Hem de çok... 
152 syf.
·Beğendi·10/10
Espri yönünden gelişmiş insanlar genelde zeki insanlar olarak tabir edilir. Moliere de böyle nitelendire biliriz. Kitabı okurken her yönünden akıllıca yazılmış, ters köşe edilmiş, her yönü ustalıkla açığa vurulmuş karekterlerle karşılaşıyorsunuz.

Moliere`nin ilk okuduğum eseriydi. Ne kadar "Cimri" ile adını duyurmuş olsa da sırf bu kitap için de yazarı baş köşeye oturtmak lazım.

Hastalık Hastası, Argan isimli bir adamın, sağlıklı olmasına rağmen kendini sürekli hasta hiss eden, bunu etrafının da görmesini isteyen "Hastalık Hastası" olmasını konu ediyor. Bu adam bir de çok saf olunca etrafında ona karşı oynanan oyunlara karşı kör olur. Tüm kitap boyunca Argan`ın kendini hasta sanarak inim inim inlemesine şahit oluyorsunuz.

Bundan başka, kitapta;
İkiyüzlülük, yalan, evlilik adlı kurumun bazen ne kadar basit bazense ne kadar önemli olduğunun da altı çizilmiş.
Elinde diploması olduğu halde sahip olduğu meslekten zerrece fikir sahibi olmadığını, insanların bilgisizliğinden, saflıklarından, zaaflarından yararlanan "doktorcuk"ların ifşası okunmaya değerdi.

Bir başka dikkatimi çeken konu ise, Argan`ın hizmetçisinin akıllıca davranışları, durumu kurtarma yeteneği, kurnazlar, yalancılarla baş etme metodu oldu.

Kitabın başından sonuna kadar gülmeniz garanti. Ama ara sıra gülmek yerine bu hale düşen insanlara, bu hale sokan insanlara da acı kahkaha atmak yerine düşünelim; yazar neden bolca güldürüyor? Her acı kahkahanın ardında bir acı gerçek saklı değil mi? :)

Keyifli okumalar...
140 syf.
Moliére...

Cimri, Kibarlık Budalası ve Hastalık Hastası.. Okuduğum bu üç kitapta da içgüdüsel olarak dinlediğim ve artık bu kitaplardaki oyunlarla özdeşleşen müziği de buraya ekliyorum:
https://youtu.be/UwxatzcYf9Q


Beni bu müzikle tanıştıran sevgili NietzsChopin'ye de teşekkür ediyorum..

Asıl adı Jean-Baptiste Poquelin veya bilinen ismiyle Moliére.

Fransa'nın neoklasik tiyatro döneminde yaşamış ve yazdığı oyunlardaki müthiş sivri dili ile burjuva sınıfın yaşam tarzını konu edinerek dikkatleri üzerine çekmeyi başarmış komedyanın üstadı ve aynı zamanda oyuncu.. Kimi oyunları kiliseler tarafından yasaklanmışsa da bu yasakların ardından daha iyi oyunlar yazarak sahneye çıkmıştır Moliére.

Tiyatrolarını; gelenekler ve toplumsal aksaklıklar üzerine kurmuştur. Onun eserlerinde hayata ve insanlığa dair pek çok kıssa bulunuyor. Okuduğum her üç kitabında da aşkın olmazsa olmaz olduğunu ama asıl konunun bu olmadığını rahatlıkla anlıyorum. Üstad vereceği toplumsal mesajı komedya ile harmanlarken aşkı da oyunlarının süsü olarak kullanmış anlaşılan.. Kibarlık budalalarını, hastalık hastalarını, cimrileri, kendini beğenmiş soyluları, bilgisiz doktorları, iki yüzlüleri büyük bir başarıyla sadece yazmamış aynı zamanda canlandırmıştır.
İyi tasarlanmış komedyaları ve evrensel temaları ele alışıyla ölümsüzleşmiş büyük bir yazardır. Bu açıdan onu, yani Moliere’i, Fransızların Shakespeare’i olarak ele almak mümkün.

Ününü Kibarlık Budalası (Okuduklarım içinde benim en çok beğendiğim oyun) ve Hastalık Hastası isimli oyunlarına borçludur.

Asıl adı, Le Malade Imaginaire yani Hastalık Hastası olan oyununun oynandığı ( Moliére bu oyunda başrol olarak oynamıştır.) 1673’te, oyunun dördüncü sahnesinde, Molière sahnede fenalaşıp yere düşer. Verem hastası olan yazar tüm ısrarlara rağmen rolünü tamamlar, ancak oyundan birkaç saat sonra evinde yeniden fenalaşarak, 51 yaşında hayatını kaybeder.
Sahnede sonlanan bir ömür... Hayatın sahneye ve tiyatroya adanmışlığının delili..

Oyunlarının dilinin sadeliği, akıcılığı su misali. Burada yazarın olduğu kadar çevirmenin de etkisi olduğunu düşünüyorum. Zaten bu akıcılıkla "kitap okudum" hissinden ziyade, "tiyatroda izledim" hissi yaratması, yazarın ne kadar başarılı olduğunun kanıtı. Başından sonuna kadar eğlendiren, zihni dinlendiren, güldüren, güldürürken düşündüren zeki adam...

"Kitap okumak istiyorum ama uzun olmasın, içinde aşk olsun ama çok hüzünlü de olmasın, toplumsal konuları da ele alsın ama ciddiyet istemiyorum; yani gülelim.." Sanırım Moliére tüm bunlardan daha fazlasını veriyor!..
110 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Hastalık hastası bir adam, kendisini çok seven kızı ve paragöz bir anne...
Adam o kadar ileri gidiyor ki kendine bakması için damadının da doktor olmasını istiyor.
Mutlu sonla biten, komedinin ağır bastığı bu tiyatral metinden iğne batsa hastaneye koşan canı pek kıymetli insanların çıkaracağı çok şey olmalı...
Hayat boyu çoğu kez karşıma çıkan bu metni okumak bugüne nasipmiş. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
152 syf.
Klasiklerinde okurken insanları tebessüm ettiren kitapları varmış demek ki.. Hem eleştirisel hem de komedi olarak yazılan bir klasik, okurken keyif alınıp günlerce elinizde süreklenmeyen türden bir eser. Tiyatro şeklindedir, hizmetli-iş veren, baba-kız ilişkilerine güzel bir bakış açısı ile yaklaşmış, insanları hem statü hem de güç olarak sınıflandırmasına rağmen yeri gelince bir hizmetlinin sözü dinlenmiş ondan akıl alınmıştır. Bir kaç tane daha buna benzer eser okuyunca neden bunlara ''klasik'' denildiğini çok rahat bir şekilde anlatan bir kitap. Yıllar öncesinde yazılmış olmasına rağmen hala benzer zihniyette, ruh hallerinde olduğumu anladım. Tam olarak klasik.
152 syf.
·Beğendi·8/10
Doktor mağduru biri olarak bir senedir saçma sapan hastalık teşhisleriyle cebelleştikten sonra Moliere’in bu tiyatro eserini okumak iyi geldi. Hekimlerin ne kadar güvenilmez olduğunu ilaçların iyileştirmek bir yana insanda farklı farklı hastalıklara yol açtığını tecrübeyle yaşadım. O yüzden sonuna kadar Moliere’e katılıyorum:)

Yazar gerçek hayatta da karşılaştığımız karakterleri ele aldığı komedi türündeki hastalık hastası'nda; hastalığa, doktorlara ve ilaçlara olan tepkisini çok güzel anlatıyor.

Dipnotta okuduğum şu bilgi çok üzücü:
Moliere ölürken hiçbir hekim yardım etmeyi kabul etmemiş. Hatta ölümünden sonra bazı hekimler, Tanrının Molière’i cezalandırdığını ve böylece tıp fakültesinın intikamının alındığını dahi iddia etmişlerdir.

Güldürürken aynı zamanda düşündüren bir oyun. Oyunu sahnede de izledim ancak kitap kadar haz vermedi. Sadece tiyatro severlerin değil herkesin okuyup ders alabileceği nitelikte tavsiye ederim.
139 syf.
·2 günde·Puan vermedi
17. Yüzyıl da Moliere tarafından yazılmış bir tiyatro kitabıdır. Devlet tiyatrolarinda orjinal haliyle halen bile oynanan güncel bir eser. Hipokondriyak sendromu olan bir Argan'i ele alıyor. Kitapla ilgili spoi vermeye gerek yok çok ince ve olay kurgusu çok yalın bir kitap.17. Yüzyıl düşünüldüğünde güldürürken düşündüren başarılı bir eser olmuş. Moliere sivri zekasıyla kahkaha artırırken inceden laf sokmayı ihmal etmemiş. :)

*Hipoknadriyak sendrom: Kişilerin ciddi bir hastalığa yakalanma konusunda aşırı endişe duymasıdir.Yani bildiğimiz hastalık hastası.
139 syf.
·2 günde·8/10
Moliere'in okuduğum ikinci eseri, ilki "Kibarlık Budalası" idi. İki eserde de başrolün saf ve cahil bir tip olduğu görülüyor. Ve onun arkasından oynanan oyunlarla güzel bir güldürü çıkıyor.
Argan , kendini hasta sanan bir adam, Çünkü doktorlar onu buna inandırmıştır. Hastalığının adını dahi bilmeden , ben çok kötüyüm, çok fenayım, tedavi olmazsam ölürüm, diyen birisidir. Şimdiki zamana bakınca aynı şeylerin yine insanların başına geldiğini görüyoruz. Kendileri hiç araştırmadan mütemadiyen doktorlara inanan insanlar...
Moliere güldürürken düşündüren zeki bir yazar, tiyatrocu bence.
152 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Yazıldığı dönemde sağlık sistemini, hekimler ve eczacıların üzerinden hicveden çok güzel bir tiyatro oyunu Hastalık Hastası. Baş karakter Argan’ın turp gibi olmasına rağmen vesveselik ederek sürekli hasta olduğunu hissetmesi ve bunu fırsat bilen hekimlerin sonu gelmez sözde tedavileriyle para sızdırmaları ekseninde geçiyor oyun.

Moliere özellikle çıkarcılık ve menfaatçiliği çok güzel bir şekilde yermiş. Her ne kadar eserin başında o dönem adet olduğu üzere krala güzellemeler yer alsa da yazar, alttan alta toplumdaki kokuşmuşluğu gözler önüne sermiş. Eğitimin ayağa düşmesi, parayla alınan diplomalar ve efendilerine akıl veren hizmetkarlar yönünden baktığımızda ise Moliere’in cehaletle nasıl bir mücadele içinde olduğunu görüyoruz.

Sonuç olarak hem gülmek,hem o dönem batı dünyası hakkında fikir edinmek hem de keyifli bir tiyatro eseri okumak istiyorsanız,bu güzel eseri mutlaka okumalısınız.Sağlıklı günler dilerim..
152 syf.
·Puan vermedi
Kitabı okumanızı tavsiye ederim çok güzeldi bazı yerlerinde sıkılıp tam kapatıyodum komik yerleri geliyodu çok eyleniyodum okurken.En komik karakter Argandı, Argan ile Tuanatin kavgası çok eylenceli oluyodu okumayı bırakmak istemiyodum .Argan ile Tuanetin kavgasına Argan' ın 2. eşi Beline'de katılıyodu bazen ,Arganda normalde hasta olduğu için çok kızıyodu kızınca kitap dahada eylenceli oluyordu.Okumanızı tavsiye ederim.
" Aşk gülücüklerinin sahtesini gerçeğinden ayırmak zordur .
Bu konuda öyle usta oyuncular gördüm ki . "
Molière
Sayfa 19 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hastalık Hastası
Baskı tarihi:
Haziran 2018
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052223451
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo Siyah Yayınları
Molière kahramanlarında onların doğal dengelerini bozan, mantıklı davranmalarını engelleyen, karşı koyamadıkları eğilim- lerin akıntısında gülünç duruma düşüren takıntılar, kusurlar bulunur. Hemen hepsi, başlangıçta “doğal”, “mantıklı” düşünen insanlarken, nasıl olmuşsa olmuş, kanser tü- mörü gibi dejenerasyona uğramış, giderek ruhu ve aklı kötürümleştiren kötü bir ruha dönüşmüş bir gücün denetimi altına girerler. Onun kahramanları, 17. yüzyıl Fransız burjuvazisinin monarşi ile ittifak yapmış kesimi ile ticarete, manifaktüre yönelmiş (kentçi) kesimi dışında kalan; geçim derdi olmayan, takıntıları ve kaygıları ile sürüklenen birer “toplumdışıdırlar”. Molière, hastalık hastası Argan aracılığıyla, dönemin hekimliğine, insanı tedavi etmek şöyle dursun, Kral XIV. Louis örneğinde olduğu gibi, adım adım ölüme götüren “tıbbi” yöntemlerine cepheden bir eleştiri getirir.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 4 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0