Hava Kurşun Gibi Ağır

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.991
Gösterim
Adı:
Hava Kurşun Gibi Ağır
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
326
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751414458
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Nâzım Hikmetin Romanı Nâzım Hikmeti aşkları, acıları ve tutkularıyla anlatan bir roman... Nâzım Hikmeti ve dostlarını yakından tanımış olan Hıfzı Topuz, bu romanda şairin bir yandan uğradığı haksızlıkları, çektiği acıları, yurt özlemini, halkına olan sevgisini, bir yandan da tutkularını, aşklarını, mutluluklarını anlatıyor. Hava Kurşun Gibi Ağırı okurken, 1940lı yılların karanlığına yeniden tanık olacak, yıllar boyu cezaevlerinde yatan büyük Türk şairinin sönmeyen umudunu, açlık grevindeki direnişini, özgürlüğe kavuşma sevincini, Moskovadaki coşkulu, bazen de fırtınalı günlerinin heyecanını, ölümü bekleyişinin hüznünü onunla paylaşacaksınız.
326 syf.
·8/10
Hava Kurşun Gibi Ağır, Hıfzı Topuz'un Nazım Hikmet i anlatan bir biyografik eseridir.Ancak kitapta Nazım'ın hayat hikayesinden çok ailesiyle dostlarıyla, arkadaşlarıyla olan ilişkileri, İstanbul, Çankırı, Bursa ceza evinde geçen yılları, aşkları ve yurt özlemini daha çok hissedeceksiniz.Kurtuluş Savaşı ve Milli Mücadele günlerine tanıklık edeceksiniz
326 syf.
·Beğendi·10/10
Nâzım hakkında çok kitap okudum ama onu Hıfzı Topuz'un kaleminden okumak çok büyük bir zevkti.Baska yerlerde karşılaşmadığım detaylar ve anılar öğrendim. Çok samimi ve sıcak bir dille yazılmış ayrıca Nazım'ın o leziz şiirleri ile renklendirilmiş,başarılı bir eserdi.Nazim'i bir insan olarak ortaya koyuyordu. Elimden bırakamadan okudum.
326 syf.
·Beğendi·7/10
Türk şiirinde önemli yeri olan , bir çok yazara öncülük etmiş ve daha fazlasını etkilemiş bir yazar, Nazım Hikmet. Şiirlerini bilmeyen duymayan yoktur peki ya kendisi? Bu kitapta yazar Nazım Hikmetin neler yaşadığını nasıl günler geçirdiğini bunalımlarını, çaresizliğini, hatalarını ,aşklarını ve Nazim'ı Nazım yapan yaşama dair ne varsa onları göreceksiniz. Ve kitabı okuyan fark edecektir Nazım'ın döneminde Hava kurşun gibi ağır...
317 syf.
·9 günde
Roman olarak okumamak gerek. Roman diye lanse edilmiş. Ancak bence roman denmez. Anı kitabı olarak değerlendirmek daha doğru. İçeriği çok geniş, Nazım' ın hayatını anlatmaya çalışıyor. İçeriği geniş olunca ayrıntı az ya da pek çok şey atlanarak yazılmış. Dili basit, Türkçe yanlışları göze batıyor. Edebî bir üslubu da yok. Başka kitabını okumadım, bunu söylemek doğru olmayabilir ama Hıfzı Topuz iyi gazeteci olsa da iyi yazar değil gibi.
326 syf.
·8/10
Hava Kurşun Gibi Ağır, açıkçası değerlendirme yapmakta zorlandığım bir kitap oldu.
Neden mi?
1- Biyografik roman olduğu ve biyografi yönü ön planda olduğu için Sanatsallığı az, hep kurallı cümleler kurmuş diye eleştiremem.
Biyografi yönünün neden ön planda olduğunu düşündüğüm sorusu gelebilir aklınıza.
Bunu kaynak göstermesinden ve mektuplardan alıntılar yapmasından çıkardım.
Bu kitabı biyografi ölçütlerine göre değerlendirmek istediğimde ise şunu görüyorum.
Evet, kaynak göstermiş, mektuplardan alıntılar yapmış ama biyografinin önemli olan bir kısmı tarafsızlık eksikti bence.
Yazar, en başta Nazım Hikmet’in siyasi yaşamından çok; özel yaşamına ve vatan sevgisine değineceğini, siyasi yaşamından çok bahsedildiğini belirtmişti.
Ama bence bu, necip Fazıl’dan hiç bahsetmemesi için geçerli bir sebep değil. Çünkü Necip Fazıl ve Nazım Hikmet mutlaka ama mutlaka idioloji dışında bir şeyler konuşmuşlardır.
Yahya Kemal’i de üstünkörü geçmiş. Sadece Malum hikayeyle (Celile Hanım hikayesiyle veriliyor)
Yazarın Nazım’ın bazı aşklarıyla tanışmalarını ve evlenme sürecini ya da metres olarak kalma sürecini detaylı detaylı anlatırken bazılarını neden es geçtiğini anlamış değilim.
Mesela ben Hatice Praye ile (ki isim kitapta sadece piraye olarak geçer) nasıl tanıştığını, nasıl evlendiğini merak etmiştim.
Öte yandan hapisteyken münevverle olan aşkı nasıl oldu? O da yarım kaldı bende. Sonuçta dayısının kızıymış. Önceden de çok görmüştür.
Özetle benim için değerlendirmesi zor bir kitaptı.
326 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Ülkemizin kıymetini bilemediği, sürgünlere yolladığı, adını tarihe altın harflerle yazdırmış bir aydın daha.. Büyük şair Nâzım Hikmet'in hayatının anılarıyla, aşklarıyla, çektiği acılarla, hapis hayatlarıyla onunla bir dönem arkadaşlık etmiş Hıfzı Topuz'un kaleminden anlatıldığı eser.. Kitabi okurken bir insan sirf düşüncesi yüzünden neden bu kadar acıya maruz bırakılır? Bu kadar büyük bir yetenek, kaleme hayat veren biri neden düşünceleriyle beraber dört duvar arasına hapsedilir? Neden bizden olmayana tahammülümüz yok, neden böylelerinin değeri bilinip el üstünde tutulması düşünülmezken , sindirmeye, söndürmeye yönelik girişimlerde bulunur? Sorular , sorular...

Kitaba gelince, Nazım Hikmet'in edebi yönü, eserleri daha çok ön plana çıkarılabilirdi. Çalkantılı aşk hayati o kadar ön plana çıkarılmış ki çektiği acilar, edebi şahsiyeti arka planda kalir olmuş eserin bütününde. Yer yer sıkıcı bir anlatim olsa da genel itibariyle kendini okutan bir roman. Anlatilan sahis, Nazim Hikmet Ran unca zaten kitabi elinizden bırakamıyorsunuz. Ulkelerden ulkelere, asklardan asklara , hapislerde suren bir hayat ve bu hayatin verdiği meyveler.

Aşk anlaminda ise açıkçası çok yadırgadım. Bu kadar çok kişiye aşık olabilmek, sürekli biri için diğerini birakmak, bir muddet sonrasinda biraktiklarindan yine medet ummak açıkçası beni şaşırttı. Ama aşk, büyük adam dinlemez vesselam. Adami madara eder, bunu net olarak anladim.

Bu aşk maceralarının değil de "Hapishanede Kalanlara Öğütler " , " Memleketimden Insan Manzaraları " gibi eserleri oluşturan o kuvvetin ön plana çıkarılması beni daha mutlu ederdi.

En nihayetinde, böylesi bir değer gözlerini gurbette hayata yumdu. Bu da bizim ayıbımız olsun.

Nazim Hikmetler kolay bulunmaz, Nazim Hikmet kolay olunmaz..
326 syf.
·Puan vermedi
Sanki tarih kitabını açıp okuyormuşum gibi hissettim.Biraz ansiklopedi havasında yazılmış.Nazım Hikmetin hayatını merak edenlerin okuması gereken bir kitap.Edebi yönünü hep beğenmişimdir.Mutlaka okumalı.
326 syf.
·Puan vermedi
Nazım Hikmet'in romanı... Sade bir dille yazılmış. Nazım ve onun zamanında yaşamış yerli ve yabancı önemli edebiyatçıları, yazarları, çizerleri ve dahi onların politik çizgilerini bilmeyenlere anlatıyor...
326 syf.
·Beğendi·7/10
Sabahattin Ali'nin hayatını anlatan Yeşil mürekkep kitabını okurken sık sık Sabahattin Ali'nin hayran olduğu Nazım Hikmet'ten bahsedilince merakım arttı ve elimde dostu Hıfzı Topuz'un yazdığı bu kitap olunca okumak istedim. Kitapta Nazım Hikmet'in aşkları, kaçışları, hapishane ve Moskova günleri anlatılmış. Kısaca yakın arkadaşının ağzından Nazım Hikmet'i dinlemek güzeldi. Kitabı okumayan Nazım Hikmey hayran ve meraklılarına tavsiye ederim. Okurken o zamanlarda yaşıyor hissine kapılabiliyorsunuz zaman zaman...
326 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Şimdiye kadar okuduğunuz tüm Nazım Hikmet romanlarını unutun. Diğer bütün romanlarda sanatsal bir dil hafif kurgular varken bu eserde tamamen Nazım Hikmet’in dost meclisleri var. Tabi ki diğer eserlerde olduğu gibi aşkları evlilikleri anlatılıyor. Ama konu tamamen bunlara odaklı değil. Çok daha kesin net cümleler kurulmuş. O yüzden sanatsal bir dil aramayın kitapta. Her şey kesin kanıtlarıyla sunulmuş. Hapishanedeki hayatı,oradaki dostları,yurtdışına kaçışı. Bunları zaten daha önce okuduğum Nazım Hikmet romanlarından biliyordum. Bu eseri seçme sebebim herkesin Hıfzı Topuz’a sen yapmalısın sen Nazım Hikmet romanı yazmalısın demesi. Kitaptaki resimlerin bazılarını ilk kez gördüm. İlk kez gördüklerimin arasında Nazım’a ait çizimlerde vardı. Gerçekten çizimlere bakmak bile insanı mutlu ediyor. Tabii Nazım Hikmet ile okuduğum her kitabın sonunda yorumuma hep ekliyorum keşke bir şeylerin kıymetini zamanında bilsek zamanında değer versek. Ama maalesef ülkece keşke dediğimiz o kadar çok şey var ki. Nazım’ın dediğinin olmasını umuyorum. “Güzel günler göreceğiz güneşli günler...”
326 syf.
·10 günde·Beğendi·3/10
Bizden saklanan Nazım'ı tanıma fırsatı buldum. Gerçek kişi ve anılarla bir şairin hapis ve sürgünde geçen yaşamı boyunca tüm dünyanın gerçeğini yansıtmak için yazdığı dizelerde hangi şartların onu zorladığını daha net görmeme yardımcı oldu Hıfzı Topuz.
Savcı Nazım'ı hemen sorguya çekti:
- Kim bu ekalliyet dediklerin?
+ Efendim, ben ekalliyet demedim, Heraklit dedim.
- O da kim?
+ Eski bir Yunan filozofu.
- Demek ki sen Yunanlıların hizmetindesin.
Nazım ağlasın mı gülsün mü, bilemedi.
Cemal Paşa "Nazım," dedi, "şayet eski durumum olsa, ben seni astırır, darağacının altında ağlardım."
Nazım'ın buna yanıtı acımasız oldu ve paşaya şöyle dedi:
"Aramızdaki fark şu ki paşa, ben seni astırır ama altında ağlamazdım."
Hıfzı Topuz
Sayfa 56 - Remzi Kitabevi
Sabahattin'in pırıl pırıl yanan gözleri vardı. Kısa boylu, sarışın, sevimli bir gençti. Çok zeki, çok canlı, kabına sığmayan, civa gibi bir gençti. Nazım Hikmet bu gençte yeni ve büyük bir cevher görmüş, bu yüzden onu yetiştirmek ve kazanmak istemişti.
Hıfzı Topuz
Sayfa 75 - Remzi Kitabevi
Nüzhet asla Nazım'a dönmeyeceğini söyledi ve bir süre sonra Servet Bey'le evlendi. Bahçesinde ebruli hanımeli açan bir eve yerleşti.
Nazım bu kesin ayrılışın ardından Mavi Gözlü Dev şiirini yazdı.

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Mini minnacıktı kadın.
Rahata acıktı kadın
Yoruldu devin büyük yolunda.
Ve elvada! deyip mavi gözlü deve,
Girdi zengin bir cücenin kolunda
bahçesinde ebruliii
hanımeli açan eve.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hava Kurşun Gibi Ağır
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
326
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751414458
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Nâzım Hikmetin Romanı Nâzım Hikmeti aşkları, acıları ve tutkularıyla anlatan bir roman... Nâzım Hikmeti ve dostlarını yakından tanımış olan Hıfzı Topuz, bu romanda şairin bir yandan uğradığı haksızlıkları, çektiği acıları, yurt özlemini, halkına olan sevgisini, bir yandan da tutkularını, aşklarını, mutluluklarını anlatıyor. Hava Kurşun Gibi Ağırı okurken, 1940lı yılların karanlığına yeniden tanık olacak, yıllar boyu cezaevlerinde yatan büyük Türk şairinin sönmeyen umudunu, açlık grevindeki direnişini, özgürlüğe kavuşma sevincini, Moskovadaki coşkulu, bazen de fırtınalı günlerinin heyecanını, ölümü bekleyişinin hüznünü onunla paylaşacaksınız.

Kitabı okuyanlar 265 okur

  • Kağan Bilge
  • Melih Kurtarıcı
  • Şeyma Öztürk
  • Ayşegül Eryılmaz
  • SAKİNE TEKER
  • Hatice Gülbahar Keskin
  • Samed Akduman
  • Sevda Alkan Kısaç
  • Mina Yumuk
  • Ece Eryılmaz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.4
14-17 Yaş
%1.7
18-24 Yaş
%13.8
25-34 Yaş
%32.8
35-44 Yaş
%29.3
45-54 Yaş
%10.3
55-64 Yaş
%6.9
65+ Yaş
%1.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%67.1
Erkek
%32.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%37.3 (28)
9
%24 (18)
8
%20 (15)
7
%12 (9)
6
%1.3 (1)
5
%1.3 (1)
4
%0
3
%1.3 (1)
2
%1.3 (1)
1
%1.3 (1)