·
Okunma
·
Beğeni
·
11bin
Gösterim
Adı:
Havada Bulut
Baskı tarihi:
1951
Sayfa sayısı:
101
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Varlık Yayınları
Baskılar:
Havada Bulut
Havada Bulut
Havada Bulut
136 syf.
·3 günde
Sanki yazmamış da oturmuş karşınıza anlatıyor, bir de çay ısmarlayıvermiş gibi adeta.. Öyle samimi bir dil, hiç yabancı değil sanki, yıllardır tanıyormuşum Sait Faik'i.
.
Bir çok öykü barındırıyor bu naçizane kitap. Öykülerin birbiriyle bağlantılı olması da romansı bir tat bırakmış.
136 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Sevgili Sait,
Sana mektup yazmak için balkona çıkmıştım. Öyle ya şöyle gökyüzünü bir kez koklamadan sana nasıl mektup yazabilirim ki? Ah bir bilsen sana neler anlatmak istiyorum… Ben sana anlatmak istediklerimi düşünürken kafamı kaldırdım ki bir de ne göreyim? Tam karşıda bir tane unicorn! İnanır mısın sen, bilmem ki. Sol tarafta bulutlar güneşin gitmek üzere olan son ışıkları ile raks edip şekilden şekle girerken sağ tarafta ise kopkoyu bir bulut kümesi kaplamış her yeri. Unicorn ve ben tam ortasındayız aydınlık ve karanlık tarafın.

İşte tam da sen de böylesin sevgili Saitciğim. Sağ tarafa baktıkça gördüğün kötülükleri konduramıyorsun bir türlü de sol tarafa yığmaya çalışıyorsun ne varsa. Sen güzel görünce güzelleşecek gibi geliyor çünkü herkes/ her şey. Haklısın belki de. Her insanın var karanlık ve aydınlık tarafları. Kimisinin karanlık bulutlar kaplamışken yüreğini, kimisinin güneş ışıkları izin vermemiş bulutların karartmasına o güzelliği. Her yüreğin kocaman bir gökyüzü olduğunu bilmişiz. Neler neler saklamaz ki o uçsuz bucaksız gökyüzü? Kimi zaman o gökyüzüne vurulmuş, bulutlarına, kuşlarına şarkılar söylemiş, türküler yakmışız. Kimi zaman da karanlığı görüp üzülmüşüz onlar adına.

Havada Bulutta da en çok yaptığın şey buydu değil mi? Eleştirmek bütün o kapkara bulutları. Binbir Gece Masalları kıvamında iç içe geçmiş hikâyeler ile başımızı döndürürken bir yandan; bir yandan da anlatmaya çalışıyordun bütün o kapkaranlık bulutların bizi ne hale getirdiğini. Ben söylemiyorum ama kendiniz görün işte diyorsun. Ne kadar da naziksin! Hangi hikayenin gerçek, hangisinin hayal olduğunu bile bilemeyeceğiz hiçbir zaman çünkü içinde bunca nezaketsizlik bulunan bir hikayenin gerçek olduğunu söyleyemezsin bile, kendine yediremezsin; bilirim. Ah canım Sait Faik, iyi ki düşmüşsün sen bu dünyaya! İyi ki gösteriyorsun bizlere o kapkaranlık bulutların ardındaki güzelim gökyüzünü.
136 syf.
·3 günde·8/10
Konu bakımından diğer hikayelerine göre çok farklıydı. Bu yüzden mi olsa gerek çok beğendim ben:) Sait Faik'in naif eserlerini okumanızı önermekten başka söyleyeceğim bir söz yok.
99 syf.
Kitabı yazarın ağzından okuyoruz. Olay İstanbul'da geçiyor ve yazıların çoğu daha önce kısa hikâyeler şeklinde yayınlanmış yazılardan derlenmiş. Yazarın merak ettiği, adının Ahmet olduğunu sonradan öğrendiği, çevrede köpekli adam ismiyle anılan bir karakterimiz var. Ahmet bey, kimseyle konuşmayan, sadece köpeğiyle iletişim kuran bir karakter. Yazar, posta müezziininden onun her hafta gazeteye yazı gönderdiğini, ancak yayınlanmadığını ve bu yazıları da okuduğunu öğrenir, kendisi de okumaya başlar. Sonrasında ise, yazarın çabalarıyla aralarında bir dostluk gelişir ve Ahmet beyin sanılanın tam aksi bir adam olduğunu anlayıp, yazılarını izni olmadan okuduğunu itiraf eder, Ahmet bey de tüm yazılarını okuması için sunar. Hem Ahmet beyin yazılarını, hem de sonrasında İstanbul'dan ayrılan yazara yazdığı mektupları okuyoruz ve Ahmet beyin gizemli hayatı, umutsuz aşkına tanıklık ediyoruz.
136 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Kitap ile ilgili özel notunuz
Birbirinin devamı niteliğinde birkaç hikaye peşpeşe anlatılmış. Başta biraz anlamakta ve takip etmekte zorlandım. Sonra kitabın içine ve hikayeye girince herşey yerli yerine oturdu. Sevgiye olan açlık, insanlarla samimiyet kurabilme çabası işlenmiş. Köpekli adama zaman zaman üzüldüm, zaman zaman güldüm
136 syf.
·Beğendi·8/10
Özgün üslûbuyla kitabının daha ilk sayfalarından kendinizi okumaktan alamayacağınız yegane bir öykücüdür Sait Faik.
"Otan me hasis , tote tha me zitisis."
Eksikliğimi beni kaybettiğinde anlayacaksın...
Hüznün en güzel hâlleri ilmek ilmek işlenmiş bir öykü kitabı. Her duygudan bir parça var. Okurken o heyecana siz de kendinizi kaptırıyorsunuz. Nahif isyanlar , tatlı ayrılıklar , biraz hüzün , biraz neşe... :)) Ben beğendim , tavsiye ediyorum. Sait Faik Abasıyanık Sait Faik Abasıyanık
99 syf.
·2 günde·8/10
Derler ki bu bir öykü kitabıdır. Aslında roman deseler daha doğru olurdu. Fakat biz, bu füsunlu anlatımdan dolayı şiir kitabı desek hiç de yalan sayılmaz. Sait Faik güya, köpeği ile konuşan Ahmet'ten dinlediği hikayeleri anlatır bize. Fakat biz birbirlerine karşı öyküler okuyan bu iki kişiye de Sait Faik desek yalan sayılmaz. Sait Faik, Ahmet'in sevgilisine yazdığı mektupları okur, anlatır bize. Fakat biz bu mektuplara, Sait Faik'in 1940'lı yıllarda, yaşadığı toplumun sıkıntılarını dile getirdiği eleştirel yazılar desek hiç de yalan sayılmaz. Yeşil doğası, mavi göğü ve deniziyle bir Ege adasında; duvarları kitaplarla dolu bir kahve işleten, az gülen, köpeği ve küçük çırağı dışındakilerle az konuşan; "haksızlıkların olmadığı, insanların hepsinin mesut olduğu, iş bulduğu, doyduğu, hırsızlıkların, başkalarının hakkına tecavüz etmelerin bulunmadığı, sevilmeye layık küçücük kızların caddelerden yirmi beş lira pazarlıkla otellere götürülmediği, para için namus, ar, haya, hayatın satılamadığı, sokaklarında sefillerin bulunmadığı, insanların eğlenebildiği bir dünya" arzulayan bir kahveci gördüğümüzde Sait Faik'i gördük desek hiç de yalan sayılmaz. İyi okumalar...
136 syf.
Eser bütünleşik hikayelerden oluşuyor. Yani birbirinin devamı niteliğinde hikayeler. Okurken yazarın o samimi havası sizi alıp başka bir evrene yolculuyor. Okurken keyif alacağınız bir eser kendisi.
136 syf.
Kitap bir aşığın,hayat kadını olan sevgilisinin peşinde koşmasını anlatıyor.
Sevgilisini sadece güzellikleriyle gören bir adam,yıllarca ona kavuşma hasretiyle yaşıyor.
Sait Faik "Aşkın gözü kördür" sözünü ve sevgilinin acımasızlığını,yoksulluk içinde bir hayattan örnekleme yaparak kendine has uslûbu ile çok güzel anlatmış.
'
'
Sait Faik usta bir hikayeci.
Balıklarla,martılarla,denizle,vapurla, mahalleliyle,doğayla kısacası hayatla dost olmuş bir insan...
Hayatı onun kaleminden okuduğunuzda bakış açınızın daha bir sevecenleştiğini görmeye başlıyorsunuz.
Sait Faik okunması gereken,sevgiyi yüreğinde taşıyan ve o sevgiyi okurlarına duyumsatmayı başaran yazarlarımızdan
136 syf.
·5 günde·8/10
Şu sıralar Abasıyanık’a takmış hâldeyim. Kitaplarının hepsini okumaya gönül verdim. Onun yazdığı öyküleri okumak, benim tadına doyulmaz bir zevke ve heyecana erişmemi sağlıyor. Bu okuduğum 7. kitabı yanılmıyorsam ve üzülerek söylüyorum ki bu kitaptan diğerleri kadar hoşnut kalmadım. Onun kitaplarına beni çeken etken, kısa ve akıcı öykülerden oluşmasıydı belki. Havada Bulut ise aynı karakterin birkaç öyküsünü de içinde bulunduran bir roman niteliğini taşıyor daha çok. Ama yine de bir Sait Faik yazmışsa en fazla ne kadar kötü olabilir? Kesinlikle okunmayacak bir kitap değildi, aksine okunması gerekenlerdi.
Birdenbire her şeyi hoşuma gitmişti. Ama ben onun birdenbire hoşuna gitmemiştim. Ağır ağır hoşuna gider miyim acaba? Buralarını düşünmedim. Düşünmedim, hemen o gece ona aşık oldum.
"Birçok kirli çamaşırları ortaya çıkardığı gibi, birçok temiz çamaşırları da kirlettiği oluyor."
Sait Faik Abasıyanık
Sayfa 12 - İş bankası kültür yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Havada Bulut
Baskı tarihi:
1951
Sayfa sayısı:
101
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Varlık Yayınları
Baskılar:
Havada Bulut
Havada Bulut
Havada Bulut

Kitabı okuyanlar 1.208 okur

  • Doğukan Kılınç
  • Yonca Akpınar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.3 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0