Havada Bulut

8,5/10  (40 Oy) · 
133 okunma  · 
29 beğeni  · 
1.524 gösterim
“Hafif bir rüzgâr, köpeğin sarı tüylerini, adamın sarılı beyazlı sert saçlarını oynatıyordu.

Adamın yüzünde manalı hatlar vardı. Sevilmemişlerin, çok üzülmüşlerin, sarhoşların, bir zaman güzelken çirkinleyivermişlerin, okumuşların, hasılı iç rahatsızların yüzlerindeki ifade… (…) Gözlerinin etrafında yedi sekiz çizgi, hayatında çok güldüğünü değil, yüzünü güneşe verip mavi gözlerini kıstığını ifade ediyor dersem, inanmalısınız!

O, aynaya baktığı zaman, bu çizgilerin gülmekten değil, güneşe bakmaktan olduğunu, köpeğine söylemiştir. Bir köpeğe söylenilmiş lakırdıyı komşulardan hiçbiri işitmemiştir, denebilir mi?”

“Havada Bulut” adlı öyküden
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2013
  • Sayfa Sayısı:
    136
  • ISBN:
    9786053608493
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Bizimmahalleninkitapcisi 
04 Ara 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 10/10 puan

Havada Bulut, sevgili Sait Faik'in kaleminden okuduğum ilk eser ve şunu samimiyetle söylemeliyim ki asla son olmayacak. Öyle ki, Sait Faik'in kaleminden öykülerin tadına bir defa baktıktan sonra devamını getirmek istememenin imkansız olduğunu düşünüyorum. Sait Faik, Havada Bulut isimli öykü kitabında muazzam anlatımıyla okurunu sadece bir okur olmanın ötesine taşıyıp kurgunun bir parçası olmaya davet ediyor. Havada Bulut'u okurken sanki çayımı almış, Sait Faik ile karşılıklı yudumluyor, öykülerin anlatıldığı sıcacık bir sohbeti paylaşıyormuşum hissine kapıldım. Yazarımız sadece anlatımıyla değil aynı zamanda sıra dışı öykü kitabıyla da beni oldukça etkilemeyi başardı.

Peki, diğerlerinden farklı olarak bu öykü kitabını sıra dışı kılan durum nedir? Gelin bunu biraz daha yakından irdeleyelim...

Hemen hemen birçok okur bir veya birkaç tane öykü türünde kitap okumuştur. Bu kitaplar genelde farklı konularda, çeşitli öykülerin derlenmesiyle oluşmuş kitaplar olmanın yanı sıra zaman zaman uzun tek bir öyküden de oluşabiliyor. Fakat Havada Bulut, bu iki türden hiçbirine dahil değil. Onu farklı kılan nokta, kitapta öykü içinde öykülerin bulunmasıdır. Diğer bir deyişle, kitaptaki öyküler aslında birbirinden bağımsız değil, aksine ana öykünün bir parçası olarak, birbirine bağlı bir şekilde kaleme alınmıştır. Bu durum esere romanvari bir hava katmakla birlikte oldukça orijinal bir boyut kazandırmıştır.

Kitapta yer alan öykülere daha yakından göz atacak olursak, öykülerin Havada Bulut isimli öykü etrafında şekillendiğini görüyoruz. Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta, kitabın içerisinde iki tane Havada Bulut isimli öykünün yer alıyor olmasıdır. Bu öykülerin ilki, bizi asıl Havada Bulut ve kitabın içerisinde yer alan diğer öykülere götürecek yol görevini üstlenmiştir.Yani diğer bir deyişle, bu giriş öyküsü kitabımızın ana öyküsü olmakla birlikte her ne kadar Havada Bulut olarak isimlendirilmiş olsa da asıl Havada Bulut öyküsünün kendisi değildir.

Kitabımzın ana öyküsü olan ilk öyküde, bizi tatlı sohbetiyle anlatıcımız karşılıyor ve kitabın sonuna kadar da bize eşlik etmeyi ihmal etmiyor. Anlatıcımız bizleri birer okuyucu olmanın ötesinde, kurgunun bir parçası olmaya davet ettiyse bize de anlatacaklarına kulak vermek düşer.

Anlatıcımız Burgazada'da kendi halinde hikayeler yazan bir adamdır. Son zamanlarda hikayelerini Bakkal Yani Efendi üzerine yazmaya çalışan anlatıcımız, tüm merakını ve ilgisini bu adam üzerinde yoğunlaştırmaktadır. Gel gelelim her şey dedikoducu posta müvezzinin anlattıklarından sonra farklı bir hâl almaya başlayacaktır. Dedikoducu posta müvezzi son zamanlarda köpeği ile kendi halinde yaşayan, kimseyle pek iletişim kurmayan bir adama fena halde takmıştır. Onun bu sakin halleri posta müvezzininmerakını öyle bir kamçılamış olacak ki , köpekli adam aşağı, köpekli adam yukarı her fırsatta köpekli adam hakkında bildiklerine kendince eklemeler yaparak anlatıcımıza anlatmakta, dolayısıyla anlatımız da bu konuşmalara yer yer kendi düşüncelerini de ekleyerek bir sohbet havasında bize anlatmaktadır. Posta müvezzi ile yapmış olduğu bu sohbetler sonrasında anlatıcımız, o güne kadar dikkatini pek çekmemiş bu adamla yavaş yavaş iletişim kurmaya başlar.

Tabii gel gelelim bizim dedikodu posta müvezzi boş durur mu? Bir gün elinde köpekli adama ait bir zarfla anlatıcımızın başına üşüşür ve bu ikili o gün zarfı gizliden gizliye açtıklarında köpekli adam tarafından kaleme alınmış Ay ışığı isimli öykü ile karşılaşırlar. Gel zaman git zaman anlatımız ile köpekli adam (Ahmet) arasındaki sohbet ilerler. Anlatıcımız o gün ona ait zarfı açtıklarını Ahmet'e itiraf etmek ister ancak bunu bir süre itiraf edemez. Tanıdıkça adama bu utancı nasıl dile getireceğini bilemeyen anlatıcımız, en nihayetinde bir gün bunu dile getirmeyi başarır. Ahmet bundan rahatsız olmanın aksine şaşırtıcı bir şekilde memnun olur. Böylece Ahmet'ten anlatıcımıza, anlatıcımızdan da bizlere kitabın devamındaki öyküler ulaşır...

Köpekli Adam Ahmet'in geçmiş penceresinden çocuksu masumiyete, geçmişe duyulan özleme, hatıralara, mektuplara ama en çok da onun dolu dizgin aşkına tanık olacağınız bu güzel kitaba mutlaka ama mutlaka şans vermenizi tavsiye ediyorum. Eğer edebiyat seviyorsanız, Havada Bulut'u keyifle okuyacağınızı düşünüyorum.

ebru cemre 
01 Haz 21:11 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kitap bir aşığın,hayat kadını olan sevgilisinin peşinde koşmasını anlatıyor.
Sevgilisini sadece güzellikleriyle gören bir adam,yıllarca ona kavuşma hasretiyle yaşıyor.
Sait Faik "Aşkın gözü kördür" sözünü ve sevgilinin acımasızlığını,yoksulluk içinde bir hayattan örnekleme yaparak kendine has uslûbu ile çok güzel anlatmış.
'
'
Sait Faik usta bir hikayeci.
Balıklarla,martılarla,denizle,vapurla, mahalleliyle,doğayla kısacası hayatla dost olmuş bir insan...
Hayatı onun kaleminden okuduğunuzda bakış açınızın daha bir sevecenleştiğini görmeye başlıyorsunuz.
Sait Faik okunması gereken,sevgiyi yüreğinde taşıyan ve o sevgiyi okurlarına duyumsatmayı başaran yazarlarımızdan

Emrah Günal 
 07 Eyl 17:29 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Bir Sait Faik klasiği daha okunulmuş, notları alınmış bir şekilde tamamlanıp kitaplığımdaki yerini almış bulunuyor. Samimi bir dil, her zaman ki gibi dokunaklı bir anlatım. Sanki yazarla karşı karşıyayım hissi veren hikâyeler. Hangi yaşta olursak olalım hepimiz aynı hataları yapmıyor muyuz? Keyifli Okumalar.

Gönül Kitaplığım 
11 Ara 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Havada Bulut, Sait Faik kitaplarından (okuduklarım arasında) en sevdiklerimden. Kitap ilk bakışta kısa öykülerden oluştuğu düşünülse de tek bir öykü başlıklarla ilerliyor ve sonlanıyor. sayfalar ve başlıklar ustalıkla birbirine bağlanmış, konu bütünlüğü asla bozulmadan. cümlelerin ahenkli ilerleyişi sizi peşinden sürüklüyor içinde bulunduğunuz durum, yer her neresiyse aldırmadan. sağım solum, yanım, yörem Sait Faik şu anda. Taze taze yazıyorum, etkisi bir süre daha benimle kalacağını bildiğim halde.

Şule Yıldırım 
29 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 3 günde · 9/10 puan

Yazarı Sait Faik olan bir kitap nasıl kötü olabilir ki. İnsanın ilgisini fazlasıyla çekiyor. Ama itiraf edeyim bir iki kısımda beni sıktı . Kesinlikle okumaya değer bir kitap. Mutlaka tavsiye ederim

Yağmur 
12 Mar 14:12 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Zevkle okuduğum bir kitaptı.Yazarın ara ara anlatım bozukluğu yapmasına rağmen güzeldi.Birbirinden farklı ama birbiri ile bağlantılı hikayelerden oluşuyor.Keyifli okumalar.

Uğur KIRBUGA 
25 Haz 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Hikayelerini oldukça beğendiğimi dile getirmeliyim. Yalnızlık ve aşk. Benim için çok önemi olan iki dünya diye tanımlayabilirim. İki konu da beni kendimden kopartabilecek yoğunlukta. Öykülerini okurken seni kendinden kopartıyor, iç dünyaya yolculuk yapıyorsun. Seni düşündürüyor bir o kadar da dinlendirici kelimeleri.
İyi okumalar dilerim

Aziz Erdoğan 
22 Mar 04:02 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Anlatılmaz yaşanır Sait Faik.. Öyle şiirsel bir dil kullanıyor ki bazen; sanırsın önündeki kitap öykü değil de şiir kitabı.. Öyküyle şiiri harmanlayabilen en büyük yazarlarımızdan...

vurkan i 
29 Kas 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sait Faik fahişeleri tüm yönleriyle anlatıyor.Onların bu hayata nasıl itildiği ve insanların onları nasıl kullandığı rant sağladığı anlatılıyor birbirini bütünleyen hikayelerde.

KubraYSN(RJ) 
 22 Oca 01:33 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Sait Faik’in yıllar sonra okuduğum ilk eseri . Tam bir birinden alakasız hikayeler var sandığım an da , hikayelerin birbiriyle bağlantılı olduğunu gördüğüm zaman sevindiğim de doğrudur. Bazı kitapları okurken çok da beğenmezsiniz ama son sayfayı çevirdiğinizde içinizde ‘’ Güzel kitaptı.’’ hissi oluşur ve bu his gittikçe kuvvetlenir ya işte öyle bir kitap oldu benim için. Okurken aklıma sürekli Sadık Hidayet geldi . Bu durumun yorumlarının,dil , üslup şekillerinin aynı olmasından mı , yoksa kitabın içinde dönen köpek muhabbetinin bana Sadık Hidayet’in Aylak Köpek kitabını hatırlatmasından mı kaynaklandığından emin olamıyorum. Her ikisi de ihtimal dahilinde . Son olarak kitabı okurken şunu fark ettim ki Sait Faik okumak yanında , Sait Faik okumaya alışmak diye bir şey var . Önce okumaya alışıyor sonra okumaktan tat alıyorsunuz. Peki kitap güzel miydi? Bu soruya doğrudan cevap veremem . Soruyu şöyle yaparsak , Sait Faik okumaya alışmak için tercih edilebilir mi ? O zaman cevabım kesinlikle ‘’EVET’’ olur.

2 /

Kitaptan 102 Alıntı

Birdenbire her şeyi hoşuma gitmişti. Ama ben onun birdenbire hoşuna gitmemiştim. Ağır ağır hoşuna gider miyim acaba? Buralarını düşünmedim. Düşünmedim, hemen o gece ona aşık oldum.

Havada Bulut, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 32)Havada Bulut, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 32)
zeynep oruç 
24 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Nasıl bir dünya mı? Haksızlıkların olmadığı bir dünya.. İnsanların hepsinin mesut olduğu, hiç olmazsa iş bulduğu, doyduğu bir dünya.. Hırsızlıkların, başkalarının hakkına tecavüz etmelerin bol bol bulunmadığı.. Pardon efendim! Bol bol bulunmadığı ne demek? Hiç bulunmadığı bir dünya.

Havada Bulut, Sait Faik AbasıyanıkHavada Bulut, Sait Faik Abasıyanık

"Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku.
Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim.
Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim
ve kitapları beraber seveceğiz.."

Havada Bulut, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 89)Havada Bulut, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 89)
Aziz Erdoğan 
05 May 12:50 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

İçim ona nehirlerin denize aktığı gibi akıyordu..

Havada Bulut, Sait Faik Abasıyanık (Yapı Kredi Yayınları)Havada Bulut, Sait Faik Abasıyanık (Yapı Kredi Yayınları)
Mehmet Aldemir 
23 Tem 00:10 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Mademki insanlar, dünyayı bu şekle sokacak kadar düşürmüşler. Mademki, yirmi yaşındaki kızlar, bir erkeği sevmeden parasını yemeyi öğrenmişler... Mademki...

Havada Bulut, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 45 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Havada Bulut, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 45 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

-Yani nasıl bir dünya arzuluyorsunuz?

Artık kızmıştım:
-Nasıl bir dünya mı? Haksızlıkların olmadığı bir dünya... İnsanların hepsinin mesut olduğu, hiç olmazsa iş bulduğu, doyduğu bir dünya... Hırsızların, başkalarının hakkına tecavüz etmelerin bol bol bulunmadığı... Pardon efendim! Bol bol bulunmadığı ne demek? Hiç bulunmadığı bir dünya...

Sevilmeye layık, küçücük kızların orospu olmadığı, geceleri hacıağaların minnacık kızları caddelerden yirmi beş lira pazarlıkla otellere götürmediği, her genç kızın namuslu bir delikanlıyla konuşabildiği, para için namus,ar,haya,hayat,gece,gündüz satılamadığı bir dünya... Muhabbet tellallarının günde otuz lira kazanmadığı bir dünya... Sokaklarda sefillerin bulunmadığı bir dünya... Kafanın, kolun çalışabildiği zaman insanın muhakkak doyabildiği, eğlenebildiği,bir dünya... İçinde iyi şeyler söylemeye, doğru şeyler söylemeye salahiyetle kıvranan bir adamın, korkmadan ve yanlış tefsir edilmeden bir şeyleri söyleyebildiği bir dünya..."

Havada Bulut, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 24 - YKY)Havada Bulut, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 24 - YKY)
Şule Nur Çetin 
01 Ağu 01:01 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Hayır azizim! Ben hiç gülmedim demem; güldüm. Güldüm ama şöyle içten, candan gülmedim. Hem, ben ne zaman böyle gülmek istesem anamın bir sözü hatrıma gelir: "Çok gülen çok ağlar" sözü... Bir türlü istediğim gibi gülemem. Şöyle hani, insanlara en kabilinden bir gülümsemek mecburiyeti vardır. En mesut anımda o kadar gülebildim. Selam makamında da hiç gülümsemedim; sonradan ağlayacağımdan korktum.

Havada Bulut, Sait Faik AbasıyanıkHavada Bulut, Sait Faik Abasıyanık