Havva'nın Üç Kızı

·
Okunma
·
Beğeni
·
16.902
Gösterim
Adı:
Havva'nın Üç Kızı
Baskı tarihi:
Haziran 2016
Sayfa sayısı:
424
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050935370
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
İnanca, inançsızlığa, arayışa, farklı kadınlara ve aşka dair baş döndürücü bir yolculuk...

Ben ne annem gibi dindarım, ne babam gibi kâinatın, beş duyumla kavradığım şeylerden ibaret olduğuna kaniyim. Öyleyse ben neredeyim? Ne mutlak dindarlığa, ne de mutlak akılcılığa dahil olmak isteyenler için bir başka yaklaşım, yeni bir varoluş şekli yok mu acaba? Bir üçüncü yol mesela? Kim bilir?

Şirin, Mona ve Peri…Günahkâr, İnanan ve Şaşkın. Münkir, Mümin ve Mütereddit… Böylesine farklı üç genç kadın nasıl bir araya gelebilir? Arkadaş olabilirler mi sahi? Hatta kız kardeş?

Tanrı, bilim, kimlik, aidiyet, Doğu-Batı tartışmalarının tam ortasında hiç kimselere benzemeyen, karizmatik bir adam, sarsıcı bir skandal ve sıra dışı biraşk... yarım kalan... seneler sonra yeniden canlanan...

Elif Şafak büyüleyici dili ve sağlam olay örgüsüyle inanca, inançsızlığa, arayışa, farklı kadınlara ve aşka dair baş döndürücü bir yolculuğa çıkarıyor bizleri.

Havva'nın Üç KızıTürkiye ile Avrupa, dün ve bugün arasında gidip gelen güncel bir hikâye anlatıyor.

Yüzyılımızın en çok tartışılacak konularından birini kışkırtıcı kahramanlar aracılığıyla ele alan, temposu hiç düşmeyen, kolay kolay unutamayacağınız bir roman.
Kitap alamayan çocuklara kitaplar hediye edeceğim Youtube kanalımda, kitaplardaki alıntılar hakkında videolar hazırlıyorum. Destek olmak isterseniz abone olabilirsiniz: http://bit.ly/alintilarlayasiyorum

Elif Şafak'ın son romanı. Kendi adıma da ona ait kitaplardan okuduğum ilk ve son roman olmuş oldu maalesef. Hatta hep beraber heceleyebiliriz bu romanın yazılma nedenini : Ti-ca-ri kay-gı.

Kitapta geçen bazı cümleleri her ne kadar beğenmiş olsam da bu kitap tam bir Türk dizisi kıvamında. Çünkü her şey yüzeysel. Aşırılıklardan kaçmak isteyip de farklı olmayı arzulayan, üçüncü yoldan gideyim derken aşırı sıkıcı ve sıradan bir yazara dönüşen, aynı zamanda da yapay bir heyecana sahip biri gibi hissettim kendisini. İnternete, Türkiye'de en çok konuşulan konular enter yazıp din, İslam, ateizm, Mevlana, bomba, patlama, silahlı baskın, muhafazakar, laik, tarikat, siyaset, spor, yobaz, günahkar, kadın hakları, bekaret, evlilik, feminizm, eşitlik, adalet vs. gibi anahtar kelimeleri derleyip bir kitap çıkarmış gibi bence. Bu yönüyle tam bir ticari odaklı roman olduğunu düşündüm. Çünkü neredeyse her kesimden insana ve ideolojiye yönelik kelimeler mevcut. Hatta romanda inanan kişinin karşıtı inanmayan olarak değil de, "günahkar" olarak düşünülmüş. Bak sen.

"Büyük skandal! Az sonra! Sakın kaçırmayın!" gibi bağıran fakat sonrasında hiçbir şey çıkmayıp size programı izletmeyi başarmış olan magazin programları kıvamında aynı zamanda. Skandal diye diye sizi kitapta tutmaya çalışıyor fakat sonrasında skandalı gördüğünüz zaman magazin programlarını izlediğiniz anda verdiğiniz tepkiyi veriyorsunuz. Yani televizyonu kapatmak istiyorsunuz. Kitabın sonları ve olayla alakasız bir başka bir olay da kalitesiz Amerikan filmlerinin sonu kıvamında. Kitapta varmanın değil yollarda olabilmenin önemli olduğunu savunuyor sayın "Shafak" fakat kitabını oluşturan yola sadık kalmamış, saçma bir şekilde sonlandırmış kitabını bence.

Kitapta epey yerde sözü geçen siyaset eleştirileri de mevcut. Otoriterleşen siyasetin elit kesimi çok ama çok kaygılandırdığına dair bir monolog gibi olmuş adeta. Yani daha doğrusu olmamış be Shafak. Ama Türk insanının her baktığı yerde komplo teorisi aramasından bahsetmesini sevdim, gerçekten de artık böyle olduğumuzu düşünüyorum.

Dini yönden de bir kaç dokundurma var kitapta. Fakat kendisi ne kadar doğrudan belirtmiş olmasa da Müslüman kesime yönelik bir yobazlık genellemesi yaptığını hissettim. Bence her inanışın yobazı vardır. Araştırmayan, hakikati sorgulamayan, bildiklerini tahkik inanç doğrultusunda değerlendirmeyen her inanıştan kişi bir yobaz olabilir bana göre. Ne kadar biraz ondan biraz bundancı muslimus modernuslar varsa ateistus modernuslar da var, agnostikus modernuslar da var. Kitabın bazı kısımlarında feminizm propagandası yaptığı yerler de mevcut. Hatta "Din hep erkekleri kayırıyordu." diyor kendisi. Bu yüzden de muhtemelen kendi düşüncesine göre İslam'da erkekler ve kadınlar eşit değildir. Sayın Shafak'a şu videoyu hediye ediyorum : https://www.youtube.com/watch?v=CCmeRwJuNF0 Ayrıca Tanrı'nın, O'nun ismi kullanılarak hem de insanın insanı katletmesine izin verdiği gibi bir düşünceye sahip olduğu için de ona şu ayeti sunmak istiyorum : "Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler." Nahl Suresi / 61. ayet

Verdiğim 4 puanı neden verdiğime gelecek olursak. Sorgulama olayının yoğunluğu hoşuma gitti aslında. Zamanında ben de inanç konusunda kaybolmuşçasına yaşayan bir insan olduğum için sorgulama konusundaki gidip gelmeleri kendi geçmişime yakın buldum, ailesinden gelen bilgilerle değil kendi arayışından sonuçlar çıkarmak isteyen birisini anlattığı için. Bir de her inanıştan bir insanın bir masa etrafında kendilerine tartışma konusu verilerek tartışmaları beğendiğim noktalardan oldu. Kitabı sadece bu yönüyle olumlu yönde ütopik buldum. Ayrıca öğrenciyken bütün Tanrı sorgulamalarının ortak bir merkezde buluştuğu bir topluluk merkezi projem de bulunduğu için kitabı sadece bu yönüyle kendime yakın hissedebildim.

Sonuç olarak, hafifmeşrep, popülist ve demagojik bir üslupta edebiyata sahip kendisini bir daha okumayı düşünmediğim için kendisine minnettarım. Zira başka ve çok sayıda değerli yazarlar varken kendisine bir daha vakit ayırmayacağımın farkındalığını kendisi bana sağlamış oldu.
İki türlü bakış açım var; Birincisi; Ustam ve Ben’den öncekileri okurken keyif aldığım, hayran olduğum bir yazar ve eserleri... Sonrası; son iki eserinden Ustam ve Ben felaket, bu da eh işte... Birinci bakışımda iki unsur var, ya ben değiştim, geliştim, Elif Şafak bana yavan geliyor... Ya da Elif Şafak değişti yavan yazıyor... Gelelim Havva’nın Üç Kızına... Müthiş bir ön yargı ile okudum - İkinci bakış açım aynı zamanda- İki ön yargım vardı... Birincisi yazını zayıflamış bir yazar, ikincisi birilerinin desteklediğine, birilerinin desteğini gördüğüne, devşirme bir yazar kategorisine girdiğine baya baya inanma noktasına geldiğim yazar.
İnce ince verilen ya da verilmeye çalışalan mesajları kitapta yakaladıkça ya paranoyak oluyorum ya da gerçekten sevgili yazarımız bunu yapıyor. Bir röportajında “Keşke çocuklara dünyadaki tüm inanç sistemleri öğretilse. Halbuki bizde mecburi olarak tek bir dinin tek bir yorumu öğretiliyor. Çoğulculuğa yer yok. Ben bunu sakıncalı buluyorum.” dediğini okuduktan sonra benim gibi geri kafalı birisinin anlayamayacağı şeyleri kitabın içine serpiştirmesine kızıyorum. Açık açık yaz öyleyse, tamamen bu konu üzerine git, gitmiyor ama dediğim gibi aralara serpiştiriyor. Göründüğün gibi ol yada olduğun gibi görün ilkesine/felsefesine uymayanlardan sıkıldım artık... Dinler arası diyalogların mimarları...
Ticari kaygıyı fazlasıyla hissettim, ne skandal gördüm kitabın sonunda, ne de Havva’nın üç kızını... Üç kız vardı bir yerlerde...Bir kız etrafında geçti... Bir şeye dokunuyor, bir yere bağlamıyor bırakıyor... Sayfaların sayısı arttı falan filan... Lütfen kızmayın bana bu incelemeyi size değil kendime yazıyorum... Yazdıklarımdan dolayı "zaman" beni utandıracak mı görmek istiyorum...
  • Pi
    8.3/10 (988 Oy)1.111 beğeni3.062 okunma772 alıntı35.542 gösterim
  • Çi
    8.0/10 (1.057 Oy)1.102 beğeni3.579 okunma363 alıntı24.500 gösterim
  • Leyla'nın Evi
    8.5/10 (898 Oy)880 beğeni3.202 okunma292 alıntı12.536 gösterim
  • Fi
    7.8/10 (1.503 Oy)1.508 beğeni4.615 okunma823 alıntı33.200 gösterim
  • Adı: Aylin
    8.1/10 (993 Oy)903 beğeni4.709 okunma102 alıntı16.600 gösterim
  • Mutluluk
    8.3/10 (1.135 Oy)1.168 beğeni4.895 okunma582 alıntı21.371 gösterim
  • İskender
    7.8/10 (1.171 Oy)989 beğeni5.511 okunma431 alıntı14.823 gösterim
  • Konstantiniyye Oteli
    7.9/10 (822 Oy)688 beğeni2.443 okunma435 alıntı18.181 gösterim
  • Kırmızı Saçlı Kadın
    7.7/10 (1.922 Oy)1.640 beğeni5.969 okunma575 alıntı24.691 gösterim
  • Baba ve Piç
    7.6/10 (942 Oy)775 beğeni4.277 okunma440 alıntı16.062 gösterim
İyi ki okudum. Kitabı bitirdiğimde bunu söylemek çok güzel.Söz konusu Elif Şafak olunca beklenti yüksek oluyor.Romanın konusu oldukça bizden. İnsanı direk içine çekiyor. Bu konuda kutlarım yazarı. Fakat eleştirilecek birinci nokta kitabın ismi ve sonu ile ilgilidir. Kitapta Havva'nın üç kızını aradım ama onlara ulaşamadım. Peri, Şirin, Mona. Evet karakterler tam da kitabın ismi ile ilintili buna karşılık kitapta Peri dışında Havva'nın kızı yok. Diğer karakterler çok sönük hatta Mona yok denecek kadar az. Onlarla ilgili geçmiş ve gelecege dair bilgiler aradı gözüm. Peri'nin ailesi bu sönük iki kızdan daha çok girmişlerdi romanın içine. Azur için de aynı ayrıntıyı aradım. Çünkü gerçekten incelenecek bir karakter bence. Eleştirilecek ikinci nokta din ve dinsizlik tabiki. Evet konu güzel ama Peri'nin anne ve babası üzerinden o kadar abartılmış ki bu ara ara sıkıntı veriyor insana. Anladık işte Peri arafta dedim çok defa. Bunu roman başında anlattin, biz de anladık. Keşke bunu sonrasinda dillendirmek yerine sadece hayati her noktada arafta yasayan Peri'nin hayatı üzerinden bize verseydi dedim. Tüm bunlara rağmen günümüz romanları ile karsilastirildiginda tabiki çok değerli ve kıymetli. Keyifli okumalar...
Elif Şafak, nerden başlasam bilemiyorum. Kitabın başlarında yazarın kendi din ve siyaset üzerinden düşüncelerini okurlara empoze etmesi hoşuma gitmedi bir ara hatta kitabı bırakacaktım ama kitabın sonlarına doğru kitap hikayesiyle ön plana çıktı. Yani bir yazar bence objektif olmalı. Sen inançlı insanlara örümcek kafalı, geri kafalı ve yobaz gibi hakaretvari kelimeler kullanamazsın. Çünkü sana bu ülkede ekmeğini veren belki de kaç milyon inançlı okurun var.
“Sadece sizin gibi düşünen/konuşan insanları okuyorsanız, okumuyorsunuz demektir.”
“Bebekken verilmeyen konuşma hakkı büyüyünce de verilmiyordu aslında.Hep başkaları dolduruyordu bilgilerimizi bizim adımıza.”
“Bazen kendi zihninden korkuyordu
doğrusu.Düşündüklerinden,yapabileceklerinden...”
Kitap incelemesine altını çizdiğim birkaç satırla başlamak istedim.Kitabı aldığımda konusu hakkında çok fazla bilgi sahibi değildim,okumaya başladığımda konusu çok farklı ve birbirinden apayrı dünyaların güzel bir şekilde bir arada yer aldığını görüyoruz.Kitapta o farklı mozaiğin hikayesi anlatılıyor.Elif Şafak diğer eserlerinde olduğu gibi bu eserinde de okurları düşündürüp,kafalarında soru işaretlerinin oluşmasına neden oluyor.En çokta yazarı bu yüzden okuyorum çünkü sorgulamayı unutuyoruz,aklımız tembelleşiyor.Bu gerçekten yapmamalıyız insan düşündükçe vardır ve kendini besler.Genel olarak Atatürkçülük,feminizm,hümanizm,rasyonalizm ve dindarlık gibi konular üzerinde durulmuştur.Konu olarak Peri,Mona ve Şirin isminde üç kız arkadaşın Oxford’da tanışmalarıyla başlayan olaylara yer verilmiştir.
Mona : Muhafazakar ve çok yönlü biridir.
Peri : Mona ve Şirin arasında kendi düşüncelerini bulmaya çalışan biridir.
Şirin :Özgür ruhlu biridir.
Üç karakterin kadınsal,siyasi ve dini düşünceleri,kimlik kazanımını,doğu-batı sorunu ve kadın-erkek ilişkilerini bakış açılarıyla kaleme almıştır.Yani yazar güncel ve herkes tarafından tartışılan konuları konu edinmiştir onun için okuyucular yabancılık çekmemektedir ancak bazen yazar kendi görüşlerini belirtmek üzerine o kadar uzun yazmış ki roman okuduğunuz unutuyorsunuz.Onun için çok fazla beğenemediğim bir eser oldu.
Keyifli Okumalar Dilerim
Havva'nın üç kızı; Şirin, Mona, Peri... Günahkâr, inanan, şaşkın...
Kitap tam olarak Şirin, Mona ve Peri'ye uygun ama kitapta genel olarak Peri'nin üzerinde gidilmiş. Íngiltere de okuyan, birbirinden tamamen farklı üç üniversite öğrencisinin yaşadıklarını anlatan bir gençlik romanı. Bir tarafta Tanrı ve inanç diğer tarafta bilim. Doğu ile Batı arsında yaşanan bir yolculuk inanç ve inançsızlığın arasında giden arayış.
Kitaptaki karakterler beni içlerine çekti adeta. Güzel bir kitaptı. Okumayanlara tavsiye ederim. Keyifli okumalar :)
Elif Şafak, nerden başlasam bilemiyorum. Kitabın başlarında yazarın kendi din ve siyaset üzerinden düşüncelerini okurlara empoze etmesi hoşuma gitmedi bir ara hatta kitabı bırakacaktım ama kitabın sonlarına doğru kitap hikayesiyle ön plana çıktı. Yani bir yazar bence objektif olmalı. Sen inançlı insanlara örümcek kafalı, geri kafalı ve yobaz gibi hakaretvari kelimeler kullanmamalısın. Ayrıca Canan Tan romanı gibiydi; sol görüşlü insanların kahraman, sağ görüşlü insanların cani olarak nitelendiği kitaplardan bir tanesi daha..Büyük abisi solcu olduğu için ona ve babasına hayran fakat inançlı olduğu için annesi ve küçük abisinden nefret eden bir kızdı Peri garipti kitapta aradığımı bulamadım! Havva' nın üç kızı diyor ama sadece Peri' nin hayatı onun ailevi sıkıntıları konu edilmiş Mona ve Şirin sadece üniversite hatıralarında aklında kalan iki isim, iki ana karakter gibi vermemiş ve paylaşılamayan keza ulaşılamayan Prof. Azur ona da haksızlık yapılmış yüzeysel anlatılarak.
⭐️Bu kurgudan sonra kahve kesmezdi, bende sakızlı muhallebi yaptım :)
Birbiriyle taban tabana zıt fikirli bir ailede büyüyen, arafta, müterreddit bir kadın Peri... Ailesinde başlayan bu durum yıllar sonra üniversitede tanıştığı iki genç kadında da devam ediyor. Hep sessiz hep arafta kalıyor... Mona, İslam dininin barış ve sevgi dini olduğunu savunan başörtülü, mümin bir genç kız. Başörtülü olduğu için aşağılanan, hor görülen kadınları temsil ediyor. Şirin ise dini gereksiz bulan, insanların hatalarını dine yükleyen münkir bir kadın. İşte, bahsedilen 3 kızımız. Fakat başlık ve arka kapak sizi yanıltmasın, Havva'nın 3 Kızı falan yok ortada. Karakterimiz Peri, diğer iki kız yoldan geçerken hikayeye dahil olmuşlar gibi... Tamam, Peri'nin Tanrı sorgulayışını kuvvetlendirmek için varlar ama bu iki kadını yalnızca arka kapakta yazılanla mı tanıyacaktık?

Geçmiş ile günümüz arasında bağlantılarla ilerliyor kitap. Efendime söyleyeyim din var, Tanrı var, kadın var, özgürlük var, feminizm var, laiklik var, nesil çatışması var. Var da var... Okuru her konuda bilgili olsun istemiş, ne iyi yazar. :p
Ticari bir amaçla yazılmış, her fikirden insan kendinden bir şeyler bulabilir.

İlk olarak toplumda sıkışıp kalmış bir çocuk bir genç kız olarak görüyoruz Peri'yi... Olmak istediği ile olması beklenen arasında uçurumlar olan... Toplum algısından ve alışılagelmişlikten dolayı sürekli bazı kalıplara sokulmak isteniyor Peri. "Böyle biri değilim, yaşamak istediğim hayat bu değil" demek istiyor ama ne fayda, bir kaba kapatmışlar gibi, ne sesini duyurabiliyor ne de kendini gösterebiliyor... Dayanamayacağını hisseden Peri isyan ediyor, topluma, kurallara, dine, Tanrı'ya... "Doğrusu onun esas derdi Tanrı'ylaydı. Uğraştığı biri varsa gene O. Sorguladığı biri varsa gene O."

Peri, aradığı fakat bir türlü bulamadığı Tanrı'sı yüzünden sürekli yüreğinde bir boşluk hissediyor ve gitgide karanlığa sürükleniyor... "Nazperi Nalbantoğlu, gizlice Tanrı'yı aramakla -ve bir türlü bulamamakla- meşguldü." (syf 49)
Yaşadığı bu manevi eksikliği gidermek için babasının ona hediye ettiği günlüğe Tanrı'yla ilgili düşüncelerini, hislerini yazmaya başlıyor. 10 sayfada bir Peri'nin arafta olduğundan bahsediliyor aman, unuturuz mazallah biz de onun gibi mütereddit oluruz... E bir de toplum eleştirisi var yazarımızın. Tarihe geçer yani öyle şahane bir eleştiri... Burada da anne babasını görüyoruz. Dindar annesi ve materyalist babası 30 yıllık evliler ama hala biri karısının içki içmesini bekliyor diğeri sürekli günah işlediğini söylüyor. Onlar Türkiye'nin bölünmüş toplumunu temsil ediyor. :/

Peri'nin çaresizliğinde, çıkmazlarında kendimi buldum. Ben de herkes gibi yaşamımın bir döneminde böyle düşüncelerle boğuştuğum için sorgulamaları çok başarılı geldi. Düşünceler açısından çok doyurucu bir kitap onun dışında yüzeysel işlenmiş. Alıntıları çok güzel öyle cümleler vardı ki okurken dakikalarca düşünüyorsunuz. Fakat belirtmeliyim ki yapılan üstü kapalı algılar hoşuma gitmedi. Tarafsız yazıldığı iddia edilen bu kitapta dindarlar için "örümcek kafalılar" tabiri ve müslümanlara yobaz yakıştırmasını doğru bulmadım. "Babasının kızıydı o, her şey olurdu da yobaz olamazdı!"

Aslında başlarken güzel şeyler söylemek istemiştim, sitede Elif Şafak'la ilgili çok eleştiri yapıldı, abartıldığını düşünüyordum ta ki kitabını okuyana kadar... Finaline kadar hala umudum vardı aslında ama o final... Peri'nin dandik karanlık geçmişini afilli cümlelerle birleştirip bir heyecan yaratmaya çalışmış yazar. Şok şok diye bahsedilen olayları önceden tahmin etseniz bile ters köşe yapmıştır umuduyla tutunuyorsunuz kitaba. Ama olmuyor malesef, klişeler klişesi bir son karşılıyor sizi. Ben bu eseri beğenemedim ama yazarın yazma işinde başarılı olduğunu düşünüyorum. Beğenmemiş olmama rağmen diğer kitaplarını merak ettim, okuma isteği uyandırdı. Bu da büyük bir başarıdır. Keyifli okumalar..
" Elif Şafak bu romanında da kaleminden döktürmüş. Kitabın hala etkisindeyim diyebilirim. Okunmaya değecek kadar güzel anlamlı bir Elif Şafak romanı, ve Havvanın üç kızı kitabın ismi Havvanın üç kızı Mona, Peri ve Şirin aslında üç kızından bahsediliyor ama kitabın sonuna kadar başrolde her sayfasında Peri anlatılıyordu. Tabiki Mona ve Şirinden de bahsediliyor. Birçok konularda Peri var. Şirin, Mona, ve Peri... Günahkâr, İnanan ve şaşkın Münkür, Mümin ve Mütereddit. Böylesine farklı üç genç kadının hayatlarını anlatılmakta. Konularda siyaset, Dini, Doğu- Batı konularda anlatılmakta. Baş döndürücü bir yolculuğa çıkarıyor bizleri. Gerçekten kolay kolay unutamayacağım bir roman tavsiye edilebilir bir Elif Şafak romanı herkese keyifli okumalar diliyorum."
Konu olarak basit buldum. Kafa yapıları ve dünyaları farklı üç kız arkadaşın öyküsü. Okurken kitap başında bahsettiği gizemin merakına okudum. Pek de şaşırtan birşey çıkmadı altından. Ama kullandığı dilin sadeliği ve akıcılığı güzeldi. Çıkar çıkmaz satın aldım kitabı.Belki biraz araştırsaydım hiç okumazdım.
Elif Şafak'ın okuduğum 4. romanı ve bence hiç biri bir "Baba ve Piç" değil. Ne yazık ki kitap bittikten sonra etkisi sürmedi. Peri'nin pasifliği yer yer beni boğdu ve beklentim çok yüksek olduğu için biraz da hayal kırıklığına uğradım sanırım ama yine de okunmaya değerdi bence. Bu kitap hakkında inançları, inanan insanları aşağılıyor alttan alttan mesaj veriyor gibi yorumlar görmüştüm. Mesajları anlayacak kadar okuma birikiminiz varsa ve bu mesajlar işinize gelmiyorsa kale almayacak kadar ve sadece kurgu gözüyle bakacak kadar da ufku geniş olmalısınız bence. Kitaptaki çok sevdiğim bir alıntı tam uyuyor buraya : "Sadece sizin gibi düşünen\konuşan insanları okuyorsanız, okumuyorsunuz demektir." Tam olarak böyle arkadaşlar inançlarımıza değerlerimize açık açık hakaret etmediği müddetçe her fikre saygı duymalıyız diye düşünüyorum bağnaz olmayalım. Esen kalın.
Kitap okumayı severim ama açıkçası profesyonel bir kitap okuru değiim. özellikle romanları çok detaya inmeden sadece zaman geçirmek için okur geçerim. hatta okuduğum kitapların konularını bile bir süre sonra unutur giderim. ama allah aşkına bir baba ve piç, bit palas hatta çoğu kişinin eleştirdiği iskender nerede , bu kitap nerede? elif şafak'a "bak yaz geliyor, migroslarda yığın halinde salçayla bulgurla yan yana satılıp sahillerde okunacak kitap lazım. haziran ayına kadar yetişmesi gerek ona göre birşeyler karala." diyerek silah zoruyla yazdırıldığını düşünmek istiyorum.

Her şey o kadar yüzeysel, klişe ki. karakterler, olaylar neyi nereden tutacağımı şaşırdım. Tam herşeyin göze göze sokulduğu bir ergen kitabı okur gibi hissettiğim anlarda bir iki arapça farsça kelime dürttü de elif şafak okuduğumu hatırladım. Bir yandan tüm kitap boyunca abartılarak bahsedilen "o olay" aşağı yukarı son yirmi sayfada hala belirsizken acaba kitabın sayfaları mı eksik diye strese girmedim de değil. Bazı bölümleri sıkıntıdan hızlı hızlı gözümle tarayarak atlayarak okumaya çalıştım. Umuyorum o kısımlarda kaçırdığım şeyler vardır da o yüzden anlayamamışımdır kitabı.Yoksa durum gerçekten fena.
Bazı insanlar dünyayı değiştirmek istiyor, bazıları eşlerini ya da arkadaşlarını. Kendini değiştirmek isteyense çok az.
"Dinden hazzetmem ama Tanrı'yı yinede pek severim; neden biliyor musun?"
"Yalnız çünkü Pericim,tıpkı benim gibi...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Havva'nın Üç Kızı
Baskı tarihi:
Haziran 2016
Sayfa sayısı:
424
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050935370
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
İnanca, inançsızlığa, arayışa, farklı kadınlara ve aşka dair baş döndürücü bir yolculuk...

Ben ne annem gibi dindarım, ne babam gibi kâinatın, beş duyumla kavradığım şeylerden ibaret olduğuna kaniyim. Öyleyse ben neredeyim? Ne mutlak dindarlığa, ne de mutlak akılcılığa dahil olmak isteyenler için bir başka yaklaşım, yeni bir varoluş şekli yok mu acaba? Bir üçüncü yol mesela? Kim bilir?

Şirin, Mona ve Peri…Günahkâr, İnanan ve Şaşkın. Münkir, Mümin ve Mütereddit… Böylesine farklı üç genç kadın nasıl bir araya gelebilir? Arkadaş olabilirler mi sahi? Hatta kız kardeş?

Tanrı, bilim, kimlik, aidiyet, Doğu-Batı tartışmalarının tam ortasında hiç kimselere benzemeyen, karizmatik bir adam, sarsıcı bir skandal ve sıra dışı biraşk... yarım kalan... seneler sonra yeniden canlanan...

Elif Şafak büyüleyici dili ve sağlam olay örgüsüyle inanca, inançsızlığa, arayışa, farklı kadınlara ve aşka dair baş döndürücü bir yolculuğa çıkarıyor bizleri.

Havva'nın Üç KızıTürkiye ile Avrupa, dün ve bugün arasında gidip gelen güncel bir hikâye anlatıyor.

Yüzyılımızın en çok tartışılacak konularından birini kışkırtıcı kahramanlar aracılığıyla ele alan, temposu hiç düşmeyen, kolay kolay unutamayacağınız bir roman.

Kitabı okuyanlar 2.976 okur

  • Oya Aykut
  • Büşra Tokmakcı
  • Duygu Çiçek
  • İpek Su Aras
  • Cansu Durmuş
  • Esma Nur Eken
  • Arzu Şen
  • Mehmet Çoban
  • Yalçın Koç
  • Nesime Yıldırım

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%10.5
14-17 Yaş
%11.1
18-24 Yaş
%15.5
25-34 Yaş
%24.9
35-44 Yaş
%26.3
45-54 Yaş
%9.5
55-64 Yaş
%1.4
65+ Yaş
%0.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%85.2
Erkek
%14.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.6 (173)
9
%12.8 (133)
8
%20.5 (213)
7
%18.5 (193)
6
%11.5 (120)
5
%9.2 (96)
4
%3.7 (39)
3
%3.4 (35)
2
%1.7 (18)
1
%2 (21)

Kitabın sıralamaları