Havva'nın Üç Kızı

7,3/10  (666 Oy) · 
1.663 okunma  · 
528 beğeni  · 
10.139 gösterim
İnanca, inançsızlığa, arayışa, farklı kadınlara ve aşka dair baş döndürücü bir yolculuk...

Ben ne annem gibi dindarım, ne babam gibi kâinatın, beş duyumla kavradığım şeylerden ibaret olduğuna kaniyim. Öyleyse ben neredeyim? Ne mutlak dindarlığa, ne de mutlak akılcılığa dahil olmak isteyenler için bir başka yaklaşım, yeni bir varoluş şekli yok mu acaba? Bir üçüncü yol mesela? Kim bilir?

Şirin, Mona ve Peri…Günahkâr, İnanan ve Şaşkın. Münkir, Mümin ve Mütereddit… Böylesine farklı üç genç kadın nasıl bir araya gelebilir? Arkadaş olabilirler mi sahi? Hatta kız kardeş?

Tanrı, bilim, kimlik, aidiyet, Doğu-Batı tartışmalarının tam ortasında hiç kimselere benzemeyen, karizmatik bir adam, sarsıcı bir skandal ve sıra dışı biraşk... yarım kalan... seneler sonra yeniden canlanan...

Elif Şafak büyüleyici dili ve sağlam olay örgüsüyle inanca, inançsızlığa, arayışa, farklı kadınlara ve aşka dair baş döndürücü bir yolculuğa çıkarıyor bizleri.

Havva'nın Üç KızıTürkiye ile Avrupa, dün ve bugün arasında gidip gelen güncel bir hikâye anlatıyor.

Yüzyılımızın en çok tartışılacak konularından birini kışkırtıcı kahramanlar aracılığıyla ele alan, temposu hiç düşmeyen, kolay kolay unutamayacağınız bir roman.
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2016
  • Sayfa Sayısı:
    424
  • ISBN:
    9786050935370
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Oğuz Aktürk 
 22 Nis 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · 4/10 puan

Elif Şafak'ın son romanı. Kendi adıma da ona ait kitaplardan okuduğum ilk ve son roman olmuş oldu maalesef. Hatta hep beraber heceleyebiliriz bu romanın yazılma nedenini : Ti-ca-ri kay-gı.

Kitapta geçen bazı cümleleri her ne kadar beğenmiş olsam da bu kitap tam bir Türk dizisi kıvamında. Çünkü her şey yüzeysel. Aşırılıklardan kaçmak isteyip de farklı olmayı arzulayan, üçüncü yoldan gideyim derken aşırı sıkıcı ve sıradan bir yazara dönüşen, aynı zamanda da yapay bir heyecana sahip biri gibi hissettim kendisini. İnternete, Türkiye'de en çok konuşulan konular enter yazıp din, İslam, ateizm, Mevlana, bomba, patlama, silahlı baskın, muhafazakar, laik, tarikat, siyaset, spor, yobaz, günahkar, kadın hakları, bekaret, evlilik, feminizm, eşitlik, adalet vs. gibi anahtar kelimeleri derleyip bir kitap çıkarmış gibi bence. Bu yönüyle tam bir ticari odaklı roman olduğunu düşündüm. Çünkü neredeyse her kesimden insana ve ideolojiye yönelik kelimeler mevcut. Hatta romanda inanan kişinin karşıtı inanmayan olarak değil de, "günahkar" olarak düşünülmüş. Bak sen.

"Büyük skandal! Az sonra! Sakın kaçırmayın!" gibi bağıran fakat sonrasında hiçbir şey çıkmayıp size programı izletmeyi başarmış olan magazin programları kıvamında aynı zamanda. Skandal diye diye sizi kitapta tutmaya çalışıyor fakat sonrasında skandalı gördüğünüz zaman magazin programlarını izlediğiniz anda verdiğiniz tepkiyi veriyorsunuz. Yani televizyonu kapatmak istiyorsunuz. Kitabın sonları ve olayla alakasız bir başka bir olay da kalitesiz Amerikan filmlerinin sonu kıvamında. Kitapta varmanın değil yollarda olabilmenin önemli olduğunu savunuyor sayın "Shafak" fakat kitabını oluşturan yola sadık kalmamış, saçma bir şekilde sonlandırmış kitabını bence.

Kitapta epey yerde sözü geçen siyaset eleştirileri de mevcut. Otoriterleşen siyasetin elit kesimi çok ama çok kaygılandırdığına dair bir monolog gibi olmuş adeta. Yani daha doğrusu olmamış be Shafak. Ama Türk insanının her baktığı yerde komplo teorisi aramasından bahsetmesini sevdim, gerçekten de artık böyle olduğumuzu düşünüyorum.

Dini yönden de bir kaç dokundurma var kitapta. Fakat kendisi ne kadar doğrudan belirtmiş olmasa da Müslüman kesime yönelik bir yobazlık genellemesi yaptığını hissettim. Bence her inanışın yobazı vardır. Araştırmayan, hakikati sorgulamayan, bildiklerini tahkik inanç doğrultusunda değerlendirmeyen her inanıştan kişi bir yobaz olabilir bana göre. Ne kadar biraz ondan biraz bundancı muslimus modernuslar varsa ateistus modernuslar da var, agnostikus modernuslar da var. Kitabın bazı kısımlarında feminizm propagandası yaptığı yerler de mevcut. Hatta "Din hep erkekleri kayırıyordu." diyor kendisi. Bu yüzden de muhtemelen kendi düşüncesine göre İslam'da erkekler ve kadınlar eşit değildir. Sayın Shafak'a şu videoyu hediye ediyorum : https://www.youtube.com/watch?v=CCmeRwJuNF0 Ayrıca Tanrı'nın, O'nun ismi kullanılarak hem de insanın insanı katletmesine izin verdiği gibi bir düşünceye sahip olduğu için de ona şu ayeti sunmak istiyorum : "Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler." Nahl Suresi / 61. ayet

Verdiğim 4 puanı neden verdiğime gelecek olursak. Sorgulama olayının yoğunluğu hoşuma gitti aslında. Zamanında ben de inanç konusunda kaybolmuşçasına yaşayan bir insan olduğum için sorgulama konusundaki gidip gelmeleri kendi geçmişime yakın buldum, ailesinden gelen bilgilerle değil kendi arayışından sonuçlar çıkarmak isteyen birisini anlattığı için. Bir de her inanıştan bir insanın bir masa etrafında kendilerine tartışma konusu verilerek tartışmaları beğendiğim noktalardan oldu. Kitabı sadece bu yönüyle olumlu yönde ütopik buldum. Ayrıca öğrenciyken bütün Tanrı sorgulamalarının ortak bir merkezde buluştuğu bir topluluk merkezi projem de bulunduğu için kitabı sadece bu yönüyle kendime yakın hissedebildim.

Sonuç olarak, hafifmeşrep, popülist ve demagojik bir üslupta edebiyata sahip kendisini bir daha okumayı düşünmediğim için kendisine minnettarım. Zira başka ve çok sayıda değerli yazarlar varken kendisine bir daha vakit ayırmayacağımın farkındalığını kendisi bana sağlamış oldu.

ihtiyar 
02 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 3 günde

İki türlü bakış açım var; Birincisi; Ustam ve Ben’den öncekileri okurken keyif aldığım, hayran olduğum bir yazar ve eserleri... Sonrası; son iki eserinden Ustam ve Ben felaket, bu da eh işte... Birinci bakışımda iki unsur var, ya ben değiştim, geliştim, Elif Şafak bana yavan geliyor... Ya da Elif Şafak değişti yavan yazıyor... Gelelim Havva’nın Üç Kızına... Müthiş bir ön yargı ile okudum - İkinci bakış açım aynı zamanda- İki ön yargım vardı... Birincisi yazını zayıflamış bir yazar, ikincisi birilerinin desteklediğine, birilerinin desteğini gördüğüne, devşirme bir yazar kategorisine girdiğine baya baya inanma noktasına geldiğim yazar.
İnce ince verilen ya da verilmeye çalışalan mesajları kitapta yakaladıkça ya paranoyak oluyorum ya da gerçekten sevgili yazarımız bunu yapıyor. Bir röportajında “Keşke çocuklara dünyadaki tüm inanç sistemleri öğretilse. Halbuki bizde mecburi olarak tek bir dinin tek bir yorumu öğretiliyor. Çoğulculuğa yer yok. Ben bunu sakıncalı buluyorum.” dediğini okuduktan sonra benim gibi geri kafalı birisinin anlayamayacağı şeyleri kitabın içine serpiştirmesine kızıyorum. Açık açık yaz öyleyse, tamamen bu konu üzerine git, gitmiyor ama dediğim gibi aralara serpiştiriyor. Göründüğün gibi ol yada olduğun gibi görün ilkesine/felsefesine uymayanlardan sıkıldım artık... Dinler arası diyalogların mimarları...
Ticari kaygıyı fazlasıyla hissettim, ne skandal gördüm kitabın sonunda, ne de Havva’nın üç kızını... Üç kız vardı bir yerlerde...Bir kız etrafında geçti... Bir şeye dokunuyor, bir yere bağlamıyor bırakıyor... Sayfaların sayısı arttı falan filan... Lütfen kızmayın bana bu incelemeyi size değil kendime yazıyorum... Yazdıklarımdan dolayı "zaman" beni utandıracak mı görmek istiyorum...

Havva'nın Üç Kızı benzeri kitaplar

Nurhan ATA 
07 Nis 2017 · Kitabı okudu · 7/10 puan

İyi ki okudum. Kitabı bitirdiğimde bunu söylemek çok güzel.Söz konusu Elif Şafak olunca beklenti yüksek oluyor.Romanın konusu oldukça bizden. İnsanı direk içine çekiyor. Bu konuda kutlarım yazarı. Fakat eleştirilecek birinci nokta kitabın ismi ve sonu ile ilgilidir. Kitapta Havva'nın üç kızını aradım ama onlara ulaşamadım. Peri, Şirin, Mona. Evet karakterler tam da kitabın ismi ile ilintili buna karşılık kitapta Peri dışında Havva'nın kızı yok. Diğer karakterler çok sönük hatta Mona yok denecek kadar az. Onlarla ilgili geçmiş ve gelecege dair bilgiler aradı gözüm. Peri'nin ailesi bu sönük iki kızdan daha çok girmişlerdi romanın içine. Azur için de aynı ayrıntıyı aradım. Çünkü gerçekten incelenecek bir karakter bence. Eleştirilecek ikinci nokta din ve dinsizlik tabiki. Evet konu güzel ama Peri'nin anne ve babası üzerinden o kadar abartılmış ki bu ara ara sıkıntı veriyor insana. Anladık işte Peri arafta dedim çok defa. Bunu roman başında anlattin, biz de anladık. Keşke bunu sonrasinda dillendirmek yerine sadece hayati her noktada arafta yasayan Peri'nin hayatı üzerinden bize verseydi dedim. Tüm bunlara rağmen günümüz romanları ile karsilastirildiginda tabiki çok değerli ve kıymetli. Keyifli okumalar...

Rumeysa özaçmak 
 01 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 30 günde · Puan vermedi

Elif Şafak, nerden başlasam bilemiyorum. Kitabın başlarında yazarın kendi din ve siyaset üzerinden düşüncelerini okurlara empoze etmesi hoşuma gitmedi bir ara hatta kitabı bırakacaktım ama kitabın sonlarına doğru kitap hikayesiyle ön plana çıktı. Yani bir yazar bence objektif olmalı. Sen inançlı insanlara örümcek kafalı, geri kafalı ve yobaz gibi hakaretvari kelimeler kullanamazsın. Çünkü sana bu ülkede ekmeğini veren belki de kaç milyon inançlı okurun var.

Songülnd 
 07 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Havva'nın üç kızı; Şirin, Mona, Peri... Günahkâr, inanan, şaşkın...
Kitap tam olarak Şirin, Mona ve Peri'ye uygun ama kitapta genel olarak Peri'nin üzerinde gidilmiş. Íngiltere de okuyan, birbirinden tamamen farklı üç üniversite öğrencisinin yaşadıklarını anlatan bir gençlik romanı. Bir tarafta Tanrı ve inanç diğer tarafta bilim. Doğu ile Batı arsında yaşanan bir yolculuk inanç ve inançsızlığın arasında giden arayış.
Kitaptaki karakterler beni içlerine çekti adeta. Güzel bir kitaptı. Okumayanlara tavsiye ederim. Keyifli okumalar :)

YNT 
 15 Oca 20:34 · Kitabı okudu · 3 günde · 6/10 puan

Birbiriyle taban tabana zıt fikirli bir ailede büyüyen, arafta, müterreddit bir kadın Peri... Ailesinde başlayan bu durum yıllar sonra üniversitede tanıştığı iki genç kadında da devam ediyor. Hep sessiz hep arafta kalıyor... Mona, İslam dininin barış ve sevgi dini olduğunu savunan başörtülü, mümin bir genç kız. Başörtülü olduğu için aşağılanan, hor görülen kadınları temsil ediyor. Şirin ise dini gereksiz bulan, insanların hatalarını dine yükleyen münkir bir kadın. İşte, bahsedilen 3 kızımız. Fakat başlık ve arka kapak sizi yanıltmasın, Havva'nın 3 Kızı falan yok ortada. Karakterimiz Peri, diğer iki kız yoldan geçerken hikayeye dahil olmuşlar gibi... Tamam, Peri'nin Tanrı sorgulayışını kuvvetlendirmek için varlar ama bu iki kadını yalnızca arka kapakta yazılanla mı tanıyacaktık?

Geçmiş ile günümüz arasında bağlantılarla ilerliyor kitap. Efendime söyleyeyim din var, Tanrı var, kadın var, özgürlük var, feminizm var, laiklik var, nesil çatışması var. Var da var... Okuru her konuda bilgili olsun istemiş, ne iyi yazar. :p
Ticari bir amaçla yazılmış, her fikirden insan kendinden bir şeyler bulabilir.

İlk olarak toplumda sıkışıp kalmış bir çocuk bir genç kız olarak görüyoruz Peri'yi... Olmak istediği ile olması beklenen arasında uçurumlar olan... Toplum algısından ve alışılagelmişlikten dolayı sürekli bazı kalıplara sokulmak isteniyor Peri. "Böyle biri değilim, yaşamak istediğim hayat bu değil" demek istiyor ama ne fayda, bir kaba kapatmışlar gibi, ne sesini duyurabiliyor ne de kendini gösterebiliyor... Dayanamayacağını hisseden Peri isyan ediyor, topluma, kurallara, dine, Tanrı'ya... "Doğrusu onun esas derdi Tanrı'ylaydı. Uğraştığı biri varsa gene O. Sorguladığı biri varsa gene O."

Peri, aradığı fakat bir türlü bulamadığı Tanrı'sı yüzünden sürekli yüreğinde bir boşluk hissediyor ve gitgide karanlığa sürükleniyor... "Nazperi Nalbantoğlu, gizlice Tanrı'yı aramakla -ve bir türlü bulamamakla- meşguldü." (syf 49)
Yaşadığı bu manevi eksikliği gidermek için babasının ona hediye ettiği günlüğe Tanrı'yla ilgili düşüncelerini, hislerini yazmaya başlıyor. 10 sayfada bir Peri'nin arafta olduğundan bahsediliyor aman, unuturuz mazallah biz de onun gibi mütereddit oluruz... E bir de toplum eleştirisi var yazarımızın. Tarihe geçer yani öyle şahane bir eleştiri... Burada da anne babasını görüyoruz. Dindar annesi ve materyalist babası 30 yıllık evliler ama hala biri karısının içki içmesini bekliyor diğeri sürekli günah işlediğini söylüyor. Onlar Türkiye'nin bölünmüş toplumunu temsil ediyor. :/

Peri'nin çaresizliğinde, çıkmazlarında kendimi buldum. Ben de herkes gibi yaşamımın bir döneminde böyle düşüncelerle boğuştuğum için sorgulamaları çok başarılı geldi. Düşünceler açısından çok doyurucu bir kitap onun dışında yüzeysel işlenmiş. Alıntıları çok güzel öyle cümleler vardı ki okurken dakikalarca düşünüyorsunuz. Fakat belirtmeliyim ki yapılan üstü kapalı algılar hoşuma gitmedi. Tarafsız yazıldığı iddia edilen bu kitapta dindarlar için "örümcek kafalılar" tabiri ve müslümanlara yobaz yakıştırmasını doğru bulmadım. "Babasının kızıydı o, her şey olurdu da yobaz olamazdı!"

Aslında başlarken güzel şeyler söylemek istemiştim, sitede Elif Şafak'la ilgili çok eleştiri yapıldı, abartıldığını düşünüyordum ta ki kitabını okuyana kadar... Finaline kadar hala umudum vardı aslında ama o final... Peri'nin dandik karanlık geçmişini afilli cümlelerle birleştirip bir heyecan yaratmaya çalışmış yazar. Şok şok diye bahsedilen olayları önceden tahmin etseniz bile ters köşe yapmıştır umuduyla tutunuyorsunuz kitaba. Ama olmuyor malesef, klişeler klişesi bir son karşılıyor sizi. Ben bu eseri beğenemedim ama yazarın yazma işinde başarılı olduğunu düşünüyorum. Beğenmemiş olmama rağmen diğer kitaplarını merak ettim, okuma isteği uyandırdı. Bu da büyük bir başarıdır. Keyifli okumalar..

Özlemnd 
25 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 16 günde · Puan vermedi

" Elif Şafak bu romanında da kaleminden döktürmüş. Kitabın hala etkisindeyim diyebilirim. Okunmaya değecek kadar güzel anlamlı bir Elif Şafak romanı, ve Havvanın üç kızı kitabın ismi Havvanın üç kızı Mona, Peri ve Şirin aslında üç kızından bahsediliyor ama kitabın sonuna kadar başrolde her sayfasında Peri anlatılıyordu. Tabiki Mona ve Şirinden de bahsediliyor. Birçok konularda Peri var. Şirin, Mona, ve Peri... Günahkâr, İnanan ve şaşkın Münkür, Mümin ve Mütereddit. Böylesine farklı üç genç kadının hayatlarını anlatılmakta. Konularda siyaset, Dini, Doğu- Batı konularda anlatılmakta. Baş döndürücü bir yolculuğa çıkarıyor bizleri. Gerçekten kolay kolay unutamayacağım bir roman tavsiye edilebilir bir Elif Şafak romanı herkese keyifli okumalar diliyorum."

Kübra 
25 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 7/10 puan

Elif Şafak'ın okuduğum 4. romanı ve bence hiç biri bir "Baba ve Piç" değil. Ne yazık ki kitap bittikten sonra etkisi sürmedi. Peri'nin pasifliği yer yer beni boğdu ve beklentim çok yüksek olduğu için biraz da hayal kırıklığına uğradım sanırım ama yine de okunmaya değerdi bence. Bu kitap hakkında inançları, inanan insanları aşağılıyor alttan alttan mesaj veriyor gibi yorumlar görmüştüm. Mesajları anlayacak kadar okuma birikiminiz varsa ve bu mesajlar işinize gelmiyorsa kale almayacak kadar ve sadece kurgu gözüyle bakacak kadar da ufku geniş olmalısınız bence. Kitaptaki çok sevdiğim bir alıntı tam uyuyor buraya : "Sadece sizin gibi düşünen\konuşan insanları okuyorsanız, okumuyorsunuz demektir." Tam olarak böyle arkadaşlar inançlarımıza değerlerimize açık açık hakaret etmediği müddetçe her fikre saygı duymalıyız diye düşünüyorum bağnaz olmayalım. Esen kalın.

Mutfaktaki sarı bez 
29 Ara 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Kitap okumayı severim ama açıkçası profesyonel bir kitap okuru değiim. özellikle romanları çok detaya inmeden sadece zaman geçirmek için okur geçerim. hatta okuduğum kitapların konularını bile bir süre sonra unutur giderim. ama allah aşkına bir baba ve piç, bit palas hatta çoğu kişinin eleştirdiği iskender nerede , bu kitap nerede? elif şafak'a "bak yaz geliyor, migroslarda yığın halinde salçayla bulgurla yan yana satılıp sahillerde okunacak kitap lazım. haziran ayına kadar yetişmesi gerek ona göre birşeyler karala." diyerek silah zoruyla yazdırıldığını düşünmek istiyorum.

Her şey o kadar yüzeysel, klişe ki. karakterler, olaylar neyi nereden tutacağımı şaşırdım. Tam herşeyin göze göze sokulduğu bir ergen kitabı okur gibi hissettiğim anlarda bir iki arapça farsça kelime dürttü de elif şafak okuduğumu hatırladım. Bir yandan tüm kitap boyunca abartılarak bahsedilen "o olay" aşağı yukarı son yirmi sayfada hala belirsizken acaba kitabın sayfaları mı eksik diye strese girmedim de değil. Bazı bölümleri sıkıntıdan hızlı hızlı gözümle tarayarak atlayarak okumaya çalıştım. Umuyorum o kısımlarda kaçırdığım şeyler vardır da o yüzden anlayamamışımdır kitabı.Yoksa durum gerçekten fena.

Duru Ezel 
17 Eki 2017 · Kitabı okumadı · 2/10 puan

kendini amerikaya avrupaya sevdirme çabası ile yazılan ve popülerliği günden güne düşen Türk halkını ve Türk insanını aşağılayan pembe dizi kıvamındaki yazar. Yazdıkları herşey tamamen maddi kaygı. Tüm açıklamaları da. Ticari kaygı.

Kitaptan 616 Alıntı

Zeynep 
29 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Okumak
Sadece sizin gibi düşünen/konuşan insanları okuyorsanız, okumuyorsunuz demektir.

Havva'nın Üç Kızı, Elif Şafak (Sayfa 239)Havva'nın Üç Kızı, Elif Şafak (Sayfa 239)
Zeynep 
 29 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Değiştirmek
Bazı insanlar dünyayı değiştirmek istiyor, bazıları eşlerini ya da arkadaşlarını. Kendini değiştirmek isteyense çok az.

Havva'nın Üç Kızı, Elif Şafak (Sayfa 155)Havva'nın Üç Kızı, Elif Şafak (Sayfa 155)
Oğuz Aktürk 
22 Nis 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 4/10 puan

Dini sömürü.
Tanrı algısını kendi çıkarları için kullanan insan kadar tehlikelisi yok bu dünyada.

Havva'nın Üç Kızı, Elif Şafak (Sayfa 369 - Doğan Kitap)Havva'nın Üç Kızı, Elif Şafak (Sayfa 369 - Doğan Kitap)
Hüseyin DEMİR 
22 Şub 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Başkasının açlığıyla karnını doyuracağını sanmak kadar saçma bir şey olabilir mi?

Havva'nın Üç Kızı, Elif ŞafakHavva'nın Üç Kızı, Elif Şafak
Nursell ortkyaaaa 
28 Eki 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Dinden hazzetmem ama Tanrı'yı yinede pek severim; neden biliyor musun?"
"Yalnız çünkü Pericim,tıpkı benim gibi...

Havva'nın Üç Kızı, Elif Şafak (Sayfa 54)Havva'nın Üç Kızı, Elif Şafak (Sayfa 54)
Rumeysa özaçmak 
24 Tem 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Etrafımız hep "çok bilenler" le dolu. "Emin değilim, kararsızım, hala arıyorum" diyen kimseye rastlamadım daha.

Havva'nın Üç Kızı, Elif ŞafakHavva'nın Üç Kızı, Elif Şafak
Zeynep 
29 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Erkek
İki tür erkek vardır: kırıp dökenler ve tamir edenler. Birinci gruptakilere sırılsıklam abayı yakar, âşık oluruz ama ikinci gruptakilerle evlenir, yuva kurarız.

Havva'nın Üç Kızı, Elif Şafak (Sayfa 219)Havva'nın Üç Kızı, Elif Şafak (Sayfa 219)
62 /

Kitapla ilgili 1 Haber

İngiltere 'Havva’nın Üç Kızı'nı konuşuyor
İngiltere 'Havva’nın Üç Kızı'nı konuşuyor Elif Şafak’ın son romanı ‘Havva’nın Üç Kızı’ İngiltere’de hem basından hem de okurlardan yoğun ilgi görüyor. İngiliz basınında ‘anlayışlı, zeki, cazibeli’ ifadeleriyle sunulan romanın, tüm dünyada farklılıklara karşı anlayışın azaldığı bir dönemde gündeme gelmesine özellikle dikkat çekiliyor.