Adı:
Hay bin Yakzan
Baskı tarihi:
Mart 2021
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753634755
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Hay bin Yakzan
Hayy bin Yakzan
9. yüzyılda Yunancadan Arapçaya çevrilen "Salaman ve Absal" öyküsü, başta İbn Sina'nın "Hay bin Yakzan'ı olmak üzere, birçok İslam düşünürünün yapıtlarına kaynaklık etti. Genellikle alegorik öyküler ya da öykümsü anlatılar olan bu yapıtlardan sadece biri, roman boyutlarına ulaştı ve bütün benzerlerini gölgede bıraktı: 12. yüzyılda Endülüslü İşraki düşünür İbn Tufeyl'in yazdığı "Hay bin Yakzan" ya da "Esrarü'l-Hikmeti'l-Meşrikiye".

Bu ilk "felsefi roman" ve ilk "robinsonad", Tanpınar'ın deyişiyle 'Müslüman aleminin tek romanı', 14. yüzyıldan başlayarak bellibaşlı Avrupa dillerine çevrildi; Defoe, Bacon, Spinoza ve More gibi pek çok düşünür ve sanatçı üzerinde etkili oldu. Doğu, özellikle Osmanlı ise İbn Tufeyl'e ve yapıtına ilgisiz kaldı: Üzerindeki "Hay bin Yakzan" etkileri özel çalışmalara konu olan "Robinson Crusoe" defalarca Türkçe'ye çevrildiği halde, "Hay bin Yakzan, dilimize kazandırılmak için 1923 yılını, kitaplaşabilmek için de 1985 yılını bekleyecekti.

Bu yeni ve genişletilmiş baskıda, İbn Tufeyl'in "Hay bin Yakzan"ına ek olarak -M.Şerefeddin Yaltkaya'nın çevirisi ve İslam dünyasında alegorik öykü geleneğinin tarihçesini ve düşünsel arkaplanını aktardığı giriş yazısıyla İbn Sina'nın "Hay bin Yakzan"ı da yer alıyor.
168 syf.
·5 günde·Puan vermedi
- İnsan bir kainattır.
Ancak kainatta insandadır.
Tek tek bakarsan çok görürsün.
Bütün bakarsan tek görürsün.

-Hallac-ı Mansur-

- Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur, içten bir güçle kırılırsa yaşam başlar; zira sahih dönüşümler hep içten gelir.

-İbn Rüşd-

- "Mü’minler için göklerde ve yerde Allah’ın birliğini ve kudretini gösteren nice deliller vardır." Casiye sûresi/ 3. Ayet

- Hallac-ı Mansur ve İbn Rüşd'ün tespitleri, Ardından Kur'an-ı Kerim'den paylaştığım Casiye Sûresinin 3 ayeti, Hay bin Yakzan hikâyesinin tüm ana fikri gibi sanki.

- İnsan nefsinin arzularına ne kadar yakın olursa öz'den o kadar uzak, nefsinin arzularına ne kadar uzak olursa öz'e o kadar yakın olur. Ve öz'e ne kadar yakın olursa, Allah'a o kadar yakın olur. Çünkü:
- "Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz. VE BİZ ONA ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKINIZ."
Kâf sûresi/16. Ayet

- Bir güle ne kadar yakın olursan, görmesen bile etrafa yaydığı kokulardan orada olduğunu hisseder, orada olduğunu bilirsin. Etrafındaki kötü kokular gülün kokusunu yok etmez, ama senin onu hissetmene perde olur. Bu yüzdendir ki bu kötü kokuları bertaraf etmelisin.
Sen gülü Allah, kötü kokuları ise nefis, cismane arzular, materyalist düşünce olarak bil. Bunları bertaraf et ki, Allah'ın varlığını birliğini iliklerine kadar hissedesin.

- İbn-i Tufeyl'in Hay bin Yakzan'ı, Var oluşunu sorgulamaya başlayıp bu yollarla Allah'ı bulan bir insanın hikayesi.

Herkese iyi okumalar...
168 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Yıllar evvel Hay'ın çizgi filmini izlemiştim. Onun bu hikayeden esinlenerek yapıldığını bilmiyordum. Çok güzelmiş. Ayrıca bu konuya ilgisi olanlar için iyi de bir araştırma.
168 syf.
·6 günde
Cümleleri toparlamanın çok güç olduğu nadir anlardan birini yaşamaktayım. Neden mi? Şöyle izah edeyim müsadenizle..
Kitap bir insanın sorgulama-anlamlandırma ve bir sonuca varma evrelerini felsefi bir bakış açısından yola çıkarak belli temellere dayandırması ve bunu yaparken zihninize anlam şöleni sunması ile birlikte okurken acaba tam olarak doğru mu anlıyorum diyerek sizi tekrardan cümle başına götürmesi ve yeniden okumanızla birlikte yeni anlamlar keşfetmenizi sağlayan şahsen muhteşem bir eser.
168 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10 puan
Spoiler!

Merhaba,
Felsefi ve simgesel öykü yazma geleneğinin temeli olan Salaman ve Absal öyküsünden esinlenen ve bu tarzda öykü yazan ilk kişi İbn Sina olmuş ve Hay bin Yakzan adlı eserini yazmıştır.Bu eser kendinden sonraki birçok düşünürü de etkilemiştir.
İbn Tufeyl’in Hay bin Yakzan’ı ile İbn Sina’nın aynı adı taşıyan eseri arasında hiçbir ilişki olmamasına rağmen,bazı felsefe ve tarihçilerin iki metninde aynı olduğundan söz etmesi üzerine,bu yanlışı ortadan kaldırmak adına iki eseri de bir araya getirip,karşılaştırma olanağını sağlıyor kitap bize.
.
Endülüs’te yetişen,en büyük İslam düşünürlerinden birisi olan İbn Tufeyl’in Hay bin Yakzan’ı dünyada hem felsefi romanın hem de Robinsonad/adasal roman türünün ilk örneği sayılıyor.Bu eser Fransızca,Almanca,İspanyolca,Rusça gibi hemen hemen tüm dünya dillerine çevrilmiş ve Batı’da birçok sanatçı ve düşünürü etkilemiş.Robinson Crusoe’nin yazarı Daniel Defoe’nun ve Spinoza’nın kendi felsefesini kurarken İbn Tufeyl’in Hay bin Yakzan’ından ekilendiği söyleniyor.Batı’da bu kadar tanınmasına ve örnek alınmasına rağmen ne yazık ki ne eser ne de İbn Tufeyl bizde tanınmamış.
Kitapta Hay bin Yakzan’ın dünyaya gelişi anlatılırken,bundan sekiz yüz yıl öncesine ait fiziksel bilimler hakkında neler düşünülmüş,hangi sonuçlara varılmış bunlara da tanık oluyorsunuz.(Dünya hareket etmez,Güneş dünyaya ısı vermez,çünkü kendisinde ısı yoktur...gibi)
O zaman doğru kabul edilene,bugün güleceğimiz bilgiler.Kim bilir belki bundan sonra gelecek olanlar da,bizim kabul ettiğimiz gerçeklere gülecekler...
Peki ne anlatıyor İbn Tufeyl,Hay bin Yakzan’da?
İnsanın kendi başına “insan-ı kamil”aşamasına ulaşabileceğini anlatıyor.Romanın kahramanı Hay,iki varsayıma göre toprağın mayalanması sonucu ıssız bir adada kendi kendine varolmuştur ya da başka bir adada dünyaya geldikten sonra sandık içinde denize bırakılmış ve yaşadığı adaya sürüklenmiştir.Bir ceylanın sütünü ona vermesi ve onu yavrusu gibi görmesi ile büyümüştür.Ceylan vakti gelip öldüğünde Hay bunun nedenini sorgular ve annesi bildiği ceylanın tekar hayata dönmesi için araştırma içine girer.Hayvanları,bitkileri,suyu,ateşi,havayı....her şeyi inceler.Bu araştırma onu adım adım Tanrı’ya ulaştırır.Evreni,varoluş nedenlerini teker teker çözmeye başlar ve kalbini arıtarak yetkin insan aşamasına ulaşır.Tanrı’ya daha yakın olabilmek için yalnızlığı seçen Absal’da Hay’ın yaşadığı adaya gelir,çünkü bu adayı duymuştur ve burada hiç insan yaşamadığından burayı seçmiştir.Hay ve Absal bir gün karşılaşırlar.Absal,Hay’a konuşmayı öğretir ve böylece Hay’ın ulaştığı bilgileri o da öğrenir.Bu bilgileri Absal’ın geldiği adadaki insanlara da dünyanın gerçek yüzünü,dünya hayatının bir eğlence,bir oyundan ibaret olduğunu anlatmak ister.Fakat insanlar yaradılışından ötürü bu gerçekliğe ulaşamazlar.Sadece çok az sayıdaki üstün yaradılışlı insanlar ulaşır bu yüce gerçeklilere.Bunun üzerine Hay ve Absal adalarına geri döner ve hayatlarını burada sürdürmeye devam ederler...
168 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Felsefeyi ve hikayeciligi birleştirerek oluşturulmuş çok hoş ve anlaşılır bir kitap.
Hay b. Yakzan'in bir adada tek başına yaptığı tefekkürü konu alıyor.
Okuyunca seveceğinize eminim.
Tavsiye ederim okuyunuz.
168 syf.
·3 günde·Puan vermedi
İbn Tufeyl tarafından 12.yy'da yazılan Hay bin Yakzan, Batı'da birçok sanatçı ve düşünürü etkilemiş, onların sanat ve düşüncelerinin oluşmasına katkıda bulunmuştur. İbn Tufeyl'in felsefesi, rasyonel düşünceden yola çıkarak keşif ve ilhama ulaşan ve bu nedenle son noktada tasavvufla çakışarak Tanrı'ya ulaşma yolunun somut bir öyküsüdür. Doğanın içinde bir adada doğan ve bir ceylan tarafından büyütülen Hay b. Yakzan'ın kendi kendini nasıl eğittiği, sırasıyla belli süreçlerden geçerek Tanrı kavramına ve hakikati nasıl bulduğunu ve hangi düşünsel süreçlerden geçtiği anlatılmaktadır. Söz konusu düşünsel süreçler insanlığın geçirmiş olduğu düşünsel süreçlerin bir modellemesi gibidir. Bu kurgu içinde roman en önemli felsefi sorgulama alanlarının cevabını barındıracak şekilde yapılmaktadır. Nitekim Defoe, Bacon, Spinoza gibi pek çok düşünür üzerinde etkili olan bu eser Doğu ve özellikle Osmanlı İbn Tufeyl'e ve yapıtına ilgisiz kaldı. Aynı konu ve tema işlenen Robinson Crusoe defalarca Türkçeye çevrilmiş fakat Hay b. Yakzan Türkçe basımına 1985 yılında kavuşmuştur.
168 syf.
·Puan vermedi
tamam yaşama bağlılık hayvanlarla iç içe yaşamak başka bir insanla karşılaşmak sonra onunla anlaşmaya iletişim kurmaya çalışmak kurduktan sonra insanların içine karışmak hepsi bi doğrultuda gidiyorda eksik olan bişeyler var sanki karşı cins ile karşılaşmıyor onunla bağ kuramıyor karşı cinsten yoksun bir kitap geldi bana
168 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Hay bin yakzan belki felsefe sevenler için güzel bir eser olabilir ancak butun cevrelerde bu kadar meşhur olması hasebiyle kitap beni hayal kırıklığına uğrattı. Ibni sina hayranı biri olarak daha farklı bisey yazmış olmasını beklerdim
168 syf.
·6 günde·10/10 puan
Bu ilk ''felsefi roman'' ve ilk ''robinsonad'', Tanpınar'ın deyişiyle ''Müslüman âleminin tek romanı''
Hay bin Yakzan'a, oluş ve bozuluş yurdu, dünya üzerindeki ilk düşünüşünde, cisimlerin varlığının gerçeklik ve doğasını, isimlerin türlü hareketlere yetenekliliği demek olan biçimin oluşturduğu, maddesi yönünden olan varlığının ise anlaşılması mümkün olmayan zayıf bir varlık olduğu bilgisi tecelli etmişti. Evrenin varlığı, maddeden ve cisimsel niteliklerden yüce, duyularla duyumsanamayan ve imgelemin uzanamadığı bir hareket ettiricinin etkisini kabule yetenekli olmaya bağımlıdır. Özne yaratıcı ise, bütün bu durumların üstündedir.
''Bir şeyi dilediği zaman, O'nun buyruğu sadece, o şeye 'Ol' demektir, hemen olur.''
168 syf.
·3 günde·7/10 puan
ADA TEMALI ÖYKÜ: HAY BİN YAKZAN

Yunanca "Absal ve Solomon" hikayesinin Arapçaya çevrilmesi birçok esere ilham kaynağı olmuştur. İbn Sina, Molla Cami, İbn Tufeyl gibi pek çok sanatçı bu eserden esinlenerek yeni öyküler yazmıştır. Dikkatinizi çekerim ki esinlenme dedim, öykünme demedim çünkü onu kopyalamak yerine her biri kendi yorumunu katarak öyküyü yeniden ve farklı şekilde inşa etmiştir. Bu romanlar daha sonra adasal, robinsonad roman anlayışının doğmasını sağlamıştır. Özellikle İbn Tufeyl'in "Hay Bin Yakzan"ı. Batı dillerine çevrilince öykümüzün kahramanı Hay, Daniel Defoe'nun Robinson'u olarak karşımıza gelir. Bu nedenle Batı'dan Doğu'ya, Doğu'dan Batı'ya bir esinlenme söz konusu.

Yapı Kredi Yayınları, bu eserde hem "Solomon ve Absal"ın hikayesine hem İbn Sina'nın "Hay Bin Yakzan"ına hem de İbn Tufeyl'in "Hay Bin Yakzan"ına yer vermiş. Bunu yaparken her üç eserde de anlatılanların neyi simgeledikleri dipnot şeklinde verilmiş.

Dikkatinizi çekmiştir. İbn Sina ile İbn Tufeyl'in kitapları aynı isimli çünkü kahramanları aynı ama iki öykü birbirinden çok farklı, okuyunca fark edeceksiniz.

Kahramanımız Hay, bir adada yaşam mücadelesi verirken kendini tanımaya, kendini tanırken Yaratan'ı bulmaya çalışır yani eser bir kendini bulma hikayesidir. Kendinde Yaratan'ı bulma hikayesidir.

İmgesel anlatımla yazıldığı için çok fazla olay beklentiniz olmasın. Felsefe temelli bir öykü sizi bekliyor. Dipnotları es geçmemelisiniz yoksa anlaşılırlık oranı düşer.

İyi okumalar dilerim.
168 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Kendini bulan, menzili bulur.

Insan olmanın gereği nedir? Bizi diğer canlılardan ayıran, insana bahşedilmiş o mukaddes değerler nelerdir? Hayatın amacı nedir gibi sorulara ve daha yaşama dair aklımıza gelebilecek ne kadar soru varsa onlara cevap verebilecek mahiyette bir kitap ( tabi kitaptan ne aldığınla ona nasıl yaklaştığınla da ilgili).

Kendi özünü kavramanın insan için ne kadar önemli olduğu, hayatı ve çevreyi düzeltmeyi denemeden önce kendini düzenlemen gerektiğini satır satır kanıtlar mahiyette.

Kendini bulan, gerçeği kavrar...
Kendini bulan, düzeni bulur...
Kendini bulan, bilimi bulur...
Kendini bulan, Aşkın ve İçkini kavrar...
Kendini bulan, amacını kavrar...

Kısacası kendini bulan, menzili bulur.

Herkesin içinde bir "Hay" vardır, işin sırrı o "Hay"a evrim geçirtebilmekte yatar.
168 syf.
·26 günde·Beğendi·10/10 puan
Az ve öz anlatım ile Allah dostu olmanın lezzetini tattıran bir eser... Emeği geçenlerden Allah razı olsun.Bu eseri tasavvuf merakı olanların okumasını şiddetle tavsiye ederim.
Anladım ki öte bilimleri ikidir
Bu ikiden fazla değildir.
Birisi öğrenilemeyen gerçeklik,
Diğeri öğrenilmesi yararsız yanlış.
İbn-i Sina
Sayfa 73 - YKY,2020

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hay bin Yakzan
Baskı tarihi:
Mart 2021
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753634755
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Hay bin Yakzan
Hayy bin Yakzan
9. yüzyılda Yunancadan Arapçaya çevrilen "Salaman ve Absal" öyküsü, başta İbn Sina'nın "Hay bin Yakzan'ı olmak üzere, birçok İslam düşünürünün yapıtlarına kaynaklık etti. Genellikle alegorik öyküler ya da öykümsü anlatılar olan bu yapıtlardan sadece biri, roman boyutlarına ulaştı ve bütün benzerlerini gölgede bıraktı: 12. yüzyılda Endülüslü İşraki düşünür İbn Tufeyl'in yazdığı "Hay bin Yakzan" ya da "Esrarü'l-Hikmeti'l-Meşrikiye".

Bu ilk "felsefi roman" ve ilk "robinsonad", Tanpınar'ın deyişiyle 'Müslüman aleminin tek romanı', 14. yüzyıldan başlayarak bellibaşlı Avrupa dillerine çevrildi; Defoe, Bacon, Spinoza ve More gibi pek çok düşünür ve sanatçı üzerinde etkili oldu. Doğu, özellikle Osmanlı ise İbn Tufeyl'e ve yapıtına ilgisiz kaldı: Üzerindeki "Hay bin Yakzan" etkileri özel çalışmalara konu olan "Robinson Crusoe" defalarca Türkçe'ye çevrildiği halde, "Hay bin Yakzan, dilimize kazandırılmak için 1923 yılını, kitaplaşabilmek için de 1985 yılını bekleyecekti.

Bu yeni ve genişletilmiş baskıda, İbn Tufeyl'in "Hay bin Yakzan"ına ek olarak -M.Şerefeddin Yaltkaya'nın çevirisi ve İslam dünyasında alegorik öykü geleneğinin tarihçesini ve düşünsel arkaplanını aktardığı giriş yazısıyla İbn Sina'nın "Hay bin Yakzan"ı da yer alıyor.

Kitabı okuyanlar 1.987 okur

  • Züleyha Uçer
  • Belki De Neşe
  • Kaan Serim
  • Eren Eray
  • Sakine Demir
  • Gökçe
  • Rıdvan Yavaş
  • Ayşe Nur Patıoğlu
  • Süeda
  • Mehmet

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%36.9 (237)
9
%24.3 (156)
8
%20.5 (132)
7
%8.6 (55)
6
%3.3 (21)
5
%1.1 (7)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0.2 (1)

Kitabın sıralamaları