Hay Bin Yakzan

8,4/10  (26 Oy) · 
70 okunma  · 
18 beğeni  · 
1.530 gösterim
Endülüs'ün büyük düşünürü İbn Tufeyl ilk "felsefi roman" ve ilk "robinsonad" sayılan bu eserinde, her türlü dış etkiden uzak bir adadaki yalnız bir çocuğun hakikati arayış yolculuğunu anlatıyor.

"Müslüman âleminin tek romanı olan bu zihnî dramda psikolojiden ziyade yahut onunla beraber, çok ustaca idare edilmiş bir muakale (kurgu) vardır."
-Ahmet Hamdi Tanpınar-

"Edebiyattaki en güzel ve orijinal kitaplardan biri."
-Times Literary Supplement-

"Büyüleyici ve şaşırtıcı bir hikâye… Kitap, her daim insanoğlunun ilgisini çekmiş olan insan hayatı hakkındaki soruları çözmek adına mevcut bütün tarihî ve kültürel bağlamların fersah fersah ötesinde."
-Middle East Journal-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2014
  • Sayfa Sayısı:
    128
  • ISBN:
    9786059971010
  • Çeviri:
    Babanzade Reşid
  • Yayınevi:
    Palto Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Kendime Yolcu 
 07 Haz 01:10 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Çocukken izlediğim çizgi filmin, İbn Tufeyl'in eserinden uyarlandığını öğrendikten sonra bazı yerleri hızlı geçerek bir çırpıda bitirdim:) Harika bir kurgunun içine yerleştirilmiş varoluş, bilgelik ve tasavvuf yolculuğu... Varoluş felsefesi ve tasavvufla ilgilenenlere özellikle tavsiye ediyorum.

Gökhan Aktaş 
 19 May 01:43 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitap, yalnız başına bir adada dünyaya gelmiş bir insanın düşünme ve araştırma yolu ile ilahi hakikatleri anlamaya çalışmasını konu ediniyor. Hem felsefi hem de mistik yönü oldukça kuvvetli olan bir eser. Spinoza'nın ortaya attığı görüşlerin esin kaynağı olduğunu söyleyebileceğimiz düzeyde paralellikler içeriyor. Misalen Spinoza'nın "töz" kavramı, hay bin yakzan'da "öz" ve "özne" olarak karşımıza çıkıyor. Aynı şekilde maddenin devinimine dair görüşler de nerdeyse aynı diyebilirim. Hay bin yakzan'ın Spinoza'nın kitaplarının basıldığı matbada, aynı tarihte hatta aynı cilt yapısı ile çıkarılmış olması ve avrupa baskısının girişinde SDB (Spinoza De Benedict ?) yazması da çevirinin bizzat Spinoza tarafından yapılmış olabileceğini düşündürüyor. Cennet/cehennem, varlık, cisim gibi konularda ortaya konulan fikirlerin Kurtuba'dan çıkan diğer düşünür ve ilim adamlarıyla aynı minvalde olması da dikkati çeken diğer bir husus. Sanırım eserin yazıldığı dönemde Endülüs coğrafyasına vahdet-i vücut olarak tanımlanan ekol hakimdi. Eserin Türkiye'de gereken ilgiyi görmemesi ve tanınmaması ise eserle alakalı üzücü bir durum. Kitabın felsefi açıdan oldukça kıymetli olduğunu düşünüyor ve ülkemizde de en kısa zamanda layıkı ile tanınmasını ümit ediyorum.

sumeyra 
16 Tem 14:27 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Akıl ve muhakeme yolu ile bilgiye ulaşılabilir, bu kitap bunun en iyi örneği.İbn Tufeyl genel felsefi geleneğin göze çarpan yönlerini ele almistir.kitapta öncelikle ilk bilimsel ve kavramsal gelişimiyle baslar ve zorunlu varlıkla birleşir.kitaptaki karakter yani Hayy zihinde derinleşmiş biridir.Yani ibn tufeyl düşüncelerinu Hayy üzerinden sunar.Aklıselim birisi dış etkilerden arındırıldığında Allahi bulabileceği ve dini ritüellere sahip olmasa bile bir din fikrinin oluşabileceğini bu kitapta rahatlıkla görürüz

Kitap ve Kahve Delisi 
18 Eki 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Bu kitap 850 yıl önce; Endülüs(ispanya) yetisen en önemli Islam düşünürlerinden İbn Tufeyl tarafindan yazilmistir.
Ibn Tufeyl; 1105 yilinda Girnata'da dogdu. Muvahhidî hüķümdarı Ebu Yakup Yusuf'un özel danismani ve sarayinda başhekim olarak vazife yapti. Tip,felsefe ve astronomi sahalarinda calismalar yapti.
➡➡yazar bu romanda, insan eli degmemis tabiatin bagrinda, herhangi bir egitim gormemis, sosyo-kültürel muhitten uzak bir insanin tek basina bir adada tecrübe ettigi fikir ve ruh gelisimini anlatir.
Insanin; kendini, tabiati ve hakikati kesfinin hikayesi olan bu eser,edebi degerin yani sira,hikmete dayali alegorik anlatiminin zenginligiylede dikkat cekiyor.
Bu roman yazildiktan sonra dönemin bircok eserinede ilham olmus örnegin Daniel Defoe'nin Robinson Crusoe kitabi uzun lafin kisasi;127 sayfa ama kisa ve öz olan bu kitabin okunmasi gereken bir kitap oldugunu düsunuyorum ve tavsiye ediyorum.

Gülşah Şahin 
09 Nis 00:08 · Kitabı okudu · 7 günde · Puan vermedi

Gerçektende anlaması zor bir kitaptı. Özellikle anlatım dili yalınlaştırılmış olmasına rağmen okurken zorlandım.
Felsefi anlatılar arasında neredeyse ilklerden kitap. Döneminde ve hala da popülerliğini koruduğu yazılıyor ama siz okuyacaksanız kesinlikle sakin, dingin bir kafayla okuyun...

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın tanımıyla "Müslüman aleminin tek romanı", işin ilginç yanı batı dünyasından buna benzer robinson crusoe defalarca Türkçe'ye çevirlirken bu eser 1923'te çevrilmiş ve enteresandır ki 1985'te kitaplaşmış...Okunasıdır. Tavsiye edebilirim.

Tolgahan tuğlu 
08 Oca 18:47 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Alegorik felsefi bir roman. Issız bir adaya düşen Hay bin Yakzen in aklını kullanarak Mevla yı bulmasını anlatıyor. Okunası çok güzel bir romn

Kitaptan 12 Alıntı

İsmail | ... 
 25 Haz 01:34 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hayattaki bütün gayesi mal toplamak, yemek-içmek, şehvetini tatmin etmek, içindeki kin ve öfkeyi yatıştırmak için insanları azarlamak, makam- mevki peşinde koşmak, dini insanlara gösteriş olsun diye yaşamak gibi değersiz ve aşağılık işlerden öteye gitmeyen bir insandan daha ziyade ziyanda olan bir kimse düşünülebilir mi?

Hay Bin Yakzan, İbn TufeylHay Bin Yakzan, İbn Tufeyl
mavera 
19 May 11:26 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Çile insanı eğite eğite, ahlakını arıta arıta öyle bir noktaya getirir ki, o, uzaktan görünen ve kimi zaman parlayan, kimi zaman sönen bir ışığa döner..

Hay Bin Yakzan, İbn Tufeyl (Sayfa 70)Hay Bin Yakzan, İbn Tufeyl (Sayfa 70)
Gökhan Aktaş 
23 Eyl 14:35 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Türlerin bireylerinde ayrı ayrı bulunan ruh da aslında tek bir ruhun parçalarından başka bir şey değildi. Bunların ayrı gibi gö­rünmeleri yalnızca ayrı yüreklerde bulunmalarından ileri geliyordu.

Hay Bin Yakzan, İbn Tufeyl (Sayfa 100)Hay Bin Yakzan, İbn Tufeyl (Sayfa 100)
mavera 
15 May 14:17 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Nefsleri son derece eksik olan, hemen hemen hayvanlar derecesinde bulunan insanlar görüldüğü gibi, yetkinliğin son aşamasına yükselmiş, meleklere yaklaşmış insanların görülmesi de, kesinlikle olanaksız değildir..

Hay Bin Yakzan, İbn Tufeyl (Sayfa 16)Hay Bin Yakzan, İbn Tufeyl (Sayfa 16)

Ibn Sînâ diyor ki: Riyâzet, insanı terbiye ve ahlâkını tezkiye ede ede bir hadde vardırır ki, uzaktan görünen ziyâ gibi kâh parlar, kâh söner. Nûr-ı hakîkatten ara sıra azıcık aydınlık gözüne ilişir ve o aydınlığı görmekten zevk ve lezzet alır. Nefsini kötü ahlâktan temizlemekte devam ettikçe aydınlıklar çoğalır, büyür. Gözü ona alışır ve nazarında âdet hükmünü alır. Riyâzette olmadığı zamanlarfa bile o haller, o aydınlıklar gözünde tecellî eder

Hay Bin Yakzan, İbn Tufeyl (Sayfa 15)Hay Bin Yakzan, İbn Tufeyl (Sayfa 15)

Zühalin ziyasıyla aldanıp da güneşin ziyâsını elden kaçırma.

Hay Bin Yakzan, İbn Tufeyl (Sayfa 21 - Etkileşim Yayınları)Hay Bin Yakzan, İbn Tufeyl (Sayfa 21 - Etkileşim Yayınları)
Zehraca 
 12 Ağu 23:04 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsanlar, kendileri için bir felaket demek olan dünya mallarını toplamakta bitimsiz bir yarış içine girmişlerdi. Ölünceye kadar sü­ren bu mal biriktirme yarış ve hırsı, onları ölümsüz mutluluğa eriştirecek eylem ve çabalardan gafil bırakmıştı. Öğüt vermenin hiçbir yararı yoktu onlara. Hiçbir güzel söz onları etkileyemezdi.Onlara karşı çıkmak, onlarla savaşmak da işe yaramazdı. Çünkü bu, onların inatlarını artırır, durumlarında daha da direnmelerine neden olurdu. Bu insanlar bilgiye, düşünceye gidecek bütün yolları kapatmışlardı kendi elleriyle. Bilgisizlik çepeçevre kuşatmıştı toplumu. Yaptıkları kötülükler kalplerini karartmıştı. Tanrı da onların kalplerini, kulaklarını mühürlemişti. Artık gerçekleri kavrayamazlar, duyamazlardı. Gözlerine perde çekilmişti. Doğru yolu görmeleri mümkün değildi.

Hay Bin Yakzan, İbn TufeylHay Bin Yakzan, İbn Tufeyl
Elif 
19 Tem 17:44 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ey Hükümdar!
İnsanın, yapamayacağı bir şeyi yıkmaya kalkışması yakışıksız bir davranıştır.

Hay Bin Yakzan, İbn TufeylHay Bin Yakzan, İbn Tufeyl
Zehraca 
12 Ağu 19:10 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Mutlak ve Tek Varlık
Madde, kendisinin belirmesine, somutlaşmasına neden olan bir yetenek demek olan- biçime bağımlıdır. Bu biçim olmadan madde varlık kazanamayacağı gibi gerçeklik kazanması da mümkün değildir. Biçimin varlığı ancak bağımsız Özne'nin varlığı ile mümkündür. Bu nedenle Hay bin Yakzan katında bütün varoluşun o Özne'ye bağımlı, zorunlu olduğu ve o Özne olmaksızın hiçbir varlığın varolamayacağı gerçeği belirginlik kazandı. Demek ki o Özne, bütün varlıkların varoluş nedeni, ilkesidir.

Hay Bin Yakzan, İbn TufeylHay Bin Yakzan, İbn Tufeyl
Zehraca 
12 Ağu 18:58 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Cisimlerin ilk nitelikleri uzamdır. Yani her cismin bir eni, boyu ve derinliği vardır. Evrenin Yaratıcı'sı ise uzamdan ve buna bağlı niteliklerden yüce ve arı olmalıdır. Yaratıcı, evrenin varedicisi olduğu için onunla ilişkisi yalnız bilim ve gücü yönündendir.

"Yaratan bilmez olur mu? O latiftir, haberdardır." ( Mülk suresi-14)

Hay Bin Yakzan, İbn TufeylHay Bin Yakzan, İbn Tufeyl
2 /

Kitapla ilgili 1 Haber