Hayal Meyal

8,4/10  (76 Oy) · 
225 okunma  · 
78 beğeni  · 
1.821 gösterim
Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akordeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.

Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş. 

Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.

İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.

Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa...

Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim. 

Biliyor musun sonbahar gelince İstanbul susuyor bazen.

Bu şehir sustuğunda en çok martılar hüzünlenir.

Ben bir şarkıyı arıyorum.
Ben bir şarkıyı arıyorum.
Ben bir şarkıyı arıyorum.
Ben seni arıyorum.
(Tanıtım Yazısı)
Salih Çermik 
23 Oca 13:10 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yazarın okuduğum ilk kitabı 'Hayal Meyal'. Tüm kitapları listemde artık. Sıradan olayları etkileyici, samimi, bıkmadan usanmadan okunabilir kılan yazıları ve yazarları seviyorum. Kitapta geçen olaylar belki de günlük yaşamda herkesin duyduğu ya da duyabileceği tarzda. Yaşanmış bir olay, şeklinde düşünüyorum kitabı. Çok samimi, güzel bir eser. Başladım ve bitirdim. Çok kalın değil kitap ve yazarın dili çok sade asla sıkıcı değil. Yalnız kaldığınız bir anda, otobüs yolculuklarında okunabilecek bir kitap. Bolca da etkileyici cümlesi var diye düşünüyorum. Tavsiye edilir.

Rıfat ÇELEBİ 
30 Kas 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

Ölümü beklemek... Telaş ve sükunet arasında allak bullak olan ruh hali;teslimiyet, mücadele...  Hayatın film şeridi gibi gözünün önünden akması;yaşananlar, yaşanamayanlar, hayaller, pişmanlıklar... İnsanın çocukluğuna kaçma isteği; çocukluk oyunları, çocukluk aşkları... Acıyı paylaşma isteği;kimsenin duymadığı içe akan çığlıklar,sayıklamalar,mırıldanmalar...
Planlı hayatlara bulaşan plansız acılar...Şehvetli karanlık eller,kabuslar...Ayrılıklar sonra, sessiz sedasız çekip gitmeler... Yalnızlıklar... Suçluluklar, keşkeler... Gözyaşlarıyla yoğurulu ahlar... Geçmeyen geçmiş zaman... Geçmişle şimdi arasında gidip gelmeler... Vakit nefestir... Tükenen nefes... Yaklaşan son... Saatçi dükkanında satılmayan zaman... Kürkçü dükkanı ve tilki, saatçi dükkanı ve neyse... Sorular, cevabına hazırlıklı olunmayan sorular... Kaçtıklarınla yüzyüze gelmeler, karşılaşmalar, bakışmalar, susarak anlatılanlar...Halisünasyonlar, hayali buluşmalar, eli üşüyen kadın çiçeği...Şirazesi bozulan aşık, uçan akıl...Kıyılan can, ahhhh İlknur... Sarıl bana... Seni arıyorum...
İncelememi yazarken kitabın taze etkisiyle cümleleri toparlayamıyorum işte, aşklar gibi yarım yamalak cümleler... Bir aklı kaçığın mırıldanmaları gibi yazılanlar...Rüyalar alemine dalıp uyanmak gibi... Tatlı bir sarhoşluktan ayılıp başın zonklaması gibi... Hayal meyal herşey... Zorluyorum tamam olmuyor cümleler, okuyun işte...Anlarsınız beni...
Saygılar...

KeMâL 
 02 Kas 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Evet dün bitirdiğim ve kitabın bitimiyle duygu yoğunluğuyla yazdığım kısa incelemeyi daha zenginleştirmek amaçlı olarak düzeltmeye karar verdim ve incelemeyi tekrar ele aldım.

Tarık Tufan'ın 5. eserini bu kitapla bitirmiş oldum. Daha önceki kitaplarında da olduğu gibi yazarın dili çok güzel. Üslubu çok farklı, hüzünlü bir dilde yazılmış bir eser.. Deneme ve hikaye karışımı bu eser çok duygusal bir kitap. Belki de benim hastalığım ve duygusallığım ile bu kitaptan etkilenmem daha da fazla oldu. Herkesin aynı derecede etkileneceğini sanmıyorum.

İçeriğe gelirsek; nişanlanan ve kendisi için nişanı bozan bir çocuğun kanser olması ve ailesine bunu diyememesini ele alıyor. 3 bölümden oluşan bu eseri gözyaşlarıyla bitirdiğimi itiraf etmek istiyorum. Film gibi bir hikaye. Sonu ise çok sürpriz. Allah kimseye baş edemeyeceği dert vermesin. Çok güzel duygular var kitapta. Sabretmek ve isyan etmemek adına, başına hastalık gelenlerin umudu olacak bir eser. Nişandan ayrılan ve zorla evlendirilmek istenen kişiler de okuyabilir. Aşk, aile, hastalık üçgenindeki çok güzel bir eser. İç dünyamızda saklamaya çalıştıklarımızı yüzümüze vuran türden. Peyami Safa - Dokuzuncu Hariciye Koğuşu romanından sonra beni en iyi sarsan ve gözyaşlarımı akıtan çok değerli bir kitap. Kesinlikle başucumda olacak.

Tavsiye ettiğim ve beğenerek okuduğum bir eser.

“İnancımız bizi diri tutuyor evladım. Sonra sabır, sabredeceğiz. Allah sevdiği kula azap etmez, ona sıkıntı verir ve sabrettirir..

Sayfa 108 Profil Yayınları

elif 
26 Mar 19:48 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Sonunda "nasıl yani? hayır böyle bitmemeli" diye kaldığım harika bir tarık tufan kitabı. mutlaka ama mutlaka okunmalı.

Yeşim 
23 Ara 2016 · Kitabı okudu · 17 günde · Beğendi · 8/10 puan

Yazarın okuduğum ikinci kitabı yine severek,her bir sayfayı merak ederek okudum. Anlatimi cok hoş.Okudugum kitabı bir daha okumak hiç adetim değildir ama bu geleneği bu yazarın eserleriyle bozabilirim sanırım. :)

Ş.Y 
13 May 17:55 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Müdhiş bir kitap. Müdhiş bir anlatım. Altı çizili yığınla cümle. Bitmesine rağmen etkisi hala üzerimde, düşüncelerimde.. (Bitirdiğim her kitaptan sonra o kitabın yorumlarına bakmayı çok seviyorum. Benim yaşadığım duyguları okuyanlarında yaşayıp yaşamadığını ya da onlarda nasıl bir izlenim bıraktığını merak ediyorum.Fakat biraz önce tam bir hayal kırıklığı yaşadım. Sonu istediği gibi bitmeyen kitapları o kadar heyecan ve beğenerek okumuşken bir kalemde silip atmak ve yargılamak haksızlık bence...)
İçeriğe gelirsek: Neden korkarız ölüm düşüncesinden? Hepimizin bir gün öleceği kesinken. Kimileri için yok oluş kimileri için yeni bir başlangıç... İnsan sadece ölümün yaklaştığında mı kendini hesaba çeker?
Arayışları yolda bıraktıklarına ulaştırır mı onu? Ya da geri döndüğünde her şey bıraktığı yerden devam eder mi? Gerçeklik kavramını yitireceğiniz bir kitap Hayal Meyal..

Audiologist Akif 
23 Nis 17:01 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Bir kitabın son sayfası tüm kitabi nasıl değiştirir diyorsanız okumaniz gereken bir kitap. Akıcı ve Tarık Tufan role o kadar iyi girmiş ki yaşamışcasina anlatıyor adeta. Altını çizdiğim cümleler oldu günün birinde biri okur diye. Ama sadece biri. Öyle bi kitap.

ALİ NAFİZ YAZAR 
22 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Gayet sağlıklı bir insansınız. Size yetecek, kimseye muhtaç etmeyecek kadar bir geliriniz de var. Fakat aniden bir gün kanser olduğunuzu ve dünya üzerinde sayılı günleriniz kaldığını öğreniyorsunuz. Tarık Tufan'dan bir insan hikayesi. Sizin gibi sıradan ama aynı zamanda sizin gibi özel bir insanın hikayesi. Duyguları, pişmanlıkları, özlemleri, umutsuzlukları, yaşanmışlıkları ve aynı zamanda yaşanmamışlıklarıyla sıradan bir insanın hikayesi.

Büşra 
27 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

İnce bir ruh,zarif betimlemeler... Kalbe ne güzel dokunmuş bir kitap.. Böyle naif bi kitaptan beklemezdiniz değil mi bu ters köşeyi :) tarık tufanla arkadaşımın hediyesi vesilesiyle tanıştım. Siz de okuyun,siz de hediye edin...

mehmet tekiner 
14 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kitap güzel. Okumak isteyenlere tavsiye edilir. Sıkılmadan kısa sürede bitiriyorsunuz. Zaten ince bir kitap. Özellikle ruh tahlillerini beğendim. Fakat sonu hiç tahmin etmediğim gibi bitti :(

2 /

Kitaptan 177 Alıntı

Gitmeyi başaranlar inandırıcı insanlardır. Benim gözümde insan bir kez gidebilmeyi başardıysa söylediklerini de başarabilme gücüne erişmiş demektir.
Gidebilmek, hayatın bütün tehditkâr ve şımarık yüzlerine kafa tutabilmektir bir bakıma.
Gidebilmek, hiçbir şeyi umursamadan kendi masalına anlatılan yolları adımlayabilmektir...

Hayal Meyal, Tarık Tufan (Sayfa 73)Hayal Meyal, Tarık Tufan (Sayfa 73)
Ahmet Can Ayhan 
13 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hayatım boyunca kendimle ilgili olarak uzun açıklamalara girmekten kaçındım. Yani duygularımı bütün açıklığıyla uzun uzun anlatmadım kimseye. Bunu yapmak doğrumuydu bilemiyorum ama bu böyle sürdü.

Hayal Meyal, Tarık Tufan (Sayfa 62)Hayal Meyal, Tarık Tufan (Sayfa 62)
mavera 
01 Nis 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Benim aklım sende hâlâ.
Susuşunda.
Gözlerini kaçırışında kaldı aklım.
Gidişinde en çok..
" Hem ben bir kez öldüm.
Bir kere daha ölürüm.."*

*İsmail Kılıçarslan

Hayal Meyal, Tarık Tufan (Sayfa 6)Hayal Meyal, Tarık Tufan (Sayfa 6)
Ahmet Can Ayhan 
 11 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"İçelim hakkaten. Şarabımız yok madem çay içelim."
"Ah evlat bilsen bu çaydan sarhoş olan adama şarap ne gerek."

Hayal Meyal, Tarık Tufan (Sayfa 121)Hayal Meyal, Tarık Tufan (Sayfa 121)

Harfler amaçsızca kafamın içinde dönüyordu ve bir süre sonra anlamlı bir kelimeye, sese dönüşemeden can verip yığılıyorlardı. Cansız harflerin üst üste yığıldığı bir toplu mezar olmuştu zihnim. İnsanın söylemek istediklerini söyleyebilmesi nasıl da büyük bir nimetmiş meğer, o zaman anladım...

Hayal Meyal, Tarık TufanHayal Meyal, Tarık Tufan

“İstanbul sonbaharda saçlarını arkadan topluyor,
Nasıl da yakışıyor görmelisin.”

Hayal Meyal, Tarık Tufan (Sayfa 52)Hayal Meyal, Tarık Tufan (Sayfa 52)

Terk ettiğiniz bir yere geri dönmek olanaksızdır.
Dönmeyi başarabilseniz de, oranın aslında bıraktığınız yer olmadığını fark edersiniz. Ne geri döndüğünüz yer o eski yer; ne de geri dönen sizsinizdir.

Hayal Meyal, Tarık Tufan (Sayfa 33)Hayal Meyal, Tarık Tufan (Sayfa 33)
Ahmet Can Ayhan 
11 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

...

İnsan bir kere âşık olmaya görsün. Her şeyi sevdiğine yormaya başlıyor.
İzlediğim filmlerdeki kadınlar, okuduğum şiirlerdeki kadınlar hep sen.
İstanbul'u da sana yoruyorum, sonbaharı da…

Hayal Meyal, Tarık Tufan (Sayfa 69)Hayal Meyal, Tarık Tufan (Sayfa 69)

Mahallede aşağılanıp, horlanan çelimsiz çocuklar gibiyim. Oyunlara ancak adam eksik olduğunda kabul edilen beceriksiz çocuklar gibi.

Hayal Meyal, Tarık Tufan (Sayfa 29 - Profil yayıncılık)Hayal Meyal, Tarık Tufan (Sayfa 29 - Profil yayıncılık)