Hayata Bakışınızı Değiştiren 14 Öykü (Yeryüzü Veya Gökyüzü Öyküleri)Orhan Tuncay

·
Okunma
·
Beğeni
·
499
Gösterim
Adı:
Hayata Bakışınızı Değiştiren 14 Öykü
Alt başlık:
Yeryüzü Veya Gökyüzü Öyküleri
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9944174091
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nokta Yayınları
"Benim sevdiğim yazı türü olağan bir nesir hiç değil, devrik cümle değil, şiir belki. Benim sevdiğim yazı türü ironik, kara mizah yüklü, sıra dışı cümlemsi satırlar taşıyan.

Bize önce düzgün cümle kurmayı, otoriteye uymayı, sabah kalkıp akşam yatmayı öğrettiler. Sonra biz, cümleleri bozmayı, "özgür olmayı", sabahlara kadar çalışıp gündüz uyumayı öğrendik. Bize, "aferin iyi yoldasın" dediler.

Önce kişilik sahibi olduk, psikolojiyi sevdik, güç mücadelesine girdik. Varolmanın endişelerini yaşarken, "çıkış yolunuz, bilgelikte, felsefede, bütünlükte" dediler.

Ailemiz "güney", eşimiz "kuzey", arkadaşlarımız "doğu", patronumuz "batıda" dedi kurtuluş; "ilk hedefiniz orası, haydi ileri."

Ben ya da biz, belki de hiç kimse, paramparça olduk farkında bile olmadan ve farkında olmadan absürt olan her şeyi sever oldum; söylemde, yazımda, gösteride.

Benim, o yüzden
Sevdiğim yazı itip kakıcı olur.
Ben o yüzden
Böyle "garip" oldum
Beni o yüzden
Anlayamıyorsan affet
Suç bende değil meleğim."
Orhan Tuncay öykülerinin konularını basit bir şekilde ele almış. Konularını seçerken 'ders verici' nitelikte olması için çabalamış diyebilirim. Öğüt verme isteğini o kadar çok ön plana çıkarmış ki. Bu da konuları basitleştirmiş. Yazar günlük hayattan insanın içini ısıtacak sıcacık hikayeler yazmak istemiş ama daha çok sıradanlıkta kalmış.
Belki de bende böyle bir etki yaratmasının nedeni,büyük umutlarla başladığım ama ilk hikayeden itibaren aradığımı bulamamış olmamdır. Daha önceden bildiğim ya da okuduğum hikayeleri tekrar okuyormuşum gibi bir hisse kapıldım.
Bunlarla birlikte sade bir dille yazılmış, betimlemeler hiç yok diyebilirim. Ancak bir kaç cümle var aklımda kalan.öykülerin arasında bana göz kırpan... Bir bölümde kitap okumanın önemine geniş yer vermiş bu ayrıca hoşuma gitti. Genel anlamda çok da kötü bir kitap değil aslında sadece sıradan ben farklı bir şeyler bulamadım açıkçası.
Doğa önünde, rütbelerin, paranın, gücün, küçüklüğün, büyüklüğün bir önemi kalmıyordu. Çünkü hükmeden oydu. Zaman zaman insanoğlu hükmettiğini zannetse de doğa her zaman kaybettiklerini alırdı.
Ailemiz güney, eşimiz kuzey, arkadaşlarımız doğu, patronumuz batıda dedi. Kurtuluş; ilk hedefiniz orası, haydi ileri.
... yapılan bir araştırma göre, dünyamızın ekonomik, felsefi, bilimsel ve dini yapılanmasını kontrol altında tutan insanlar dünyanın yüzde birini teşkil etmektedir. Bunu izleme şansına sahip olanların sayısı yüzde on dört, hiçbir şeyin farkında olmadan olmadan sürüklenenler ise yüzde seksen beştir.
Masadan kalktım, iştahım kaçmıştı. Bu arada yağan yağmurun kokusu masada tüten ıhlamurun kokusuna karışıyor ve dünü, bugün yapıyordu.
Büyük öykülerin gizi, gizlerinin olmamasıdır. Büyük öyküler, okumuş, dinlemiş olduğunuz ve yeniden okumak istediğiniz öykülerdir. Herhangi bir yerinden içine girebileceğiniz ve rahatça yerleşebileceğiniz öykülerdir. Onlar heyecanlarla ve şaşırtıcı sonlarla gözünüzü boyamazlar. Beklenmedik şeylerle şaşırtmazlar. İçinde yaşadığınız ev kadar tanıdıktır size. Ya da sevgilinizin teninin kokusu kadar. Nasıl bittiklerini bilirsiniz ama yine de bilmiyormuş gibi okursunuz, kulak verirsiniz. Tıpkı, bir gün öleceğinizi bilmenize karşın hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamanız gibi. Büyük öykülerde kimin yaşayacağını, kimin aşkı bulacağını, kimin bulamayacağını bilirsiniz. Ama yine de yeniden bilmek istersiniz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hayata Bakışınızı Değiştiren 14 Öykü
Alt başlık:
Yeryüzü Veya Gökyüzü Öyküleri
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9944174091
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nokta Yayınları
"Benim sevdiğim yazı türü olağan bir nesir hiç değil, devrik cümle değil, şiir belki. Benim sevdiğim yazı türü ironik, kara mizah yüklü, sıra dışı cümlemsi satırlar taşıyan.

Bize önce düzgün cümle kurmayı, otoriteye uymayı, sabah kalkıp akşam yatmayı öğrettiler. Sonra biz, cümleleri bozmayı, "özgür olmayı", sabahlara kadar çalışıp gündüz uyumayı öğrendik. Bize, "aferin iyi yoldasın" dediler.

Önce kişilik sahibi olduk, psikolojiyi sevdik, güç mücadelesine girdik. Varolmanın endişelerini yaşarken, "çıkış yolunuz, bilgelikte, felsefede, bütünlükte" dediler.

Ailemiz "güney", eşimiz "kuzey", arkadaşlarımız "doğu", patronumuz "batıda" dedi kurtuluş; "ilk hedefiniz orası, haydi ileri."

Ben ya da biz, belki de hiç kimse, paramparça olduk farkında bile olmadan ve farkında olmadan absürt olan her şeyi sever oldum; söylemde, yazımda, gösteride.

Benim, o yüzden
Sevdiğim yazı itip kakıcı olur.
Ben o yüzden
Böyle "garip" oldum
Beni o yüzden
Anlayamıyorsan affet
Suç bende değil meleğim."

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Döngüsel
  • Emine Vargılı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%50 (1)
3
%0
2
%0
1
%50 (1)