Hayata Bir De Böyle Bak

·
Okunma
·
Beğeni
·
135
Gösterim
Adı:
Hayata Bir De Böyle Bak
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059603553
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beka Yayınları
İlâhî çağrıya kulak tıkayan insanoğlu bugün tüm zamanlardakinden daha zorlu bir süreçden geçiyor. Rahmet yüklü mesajı göz ardı eden bir yaşam, yalnızca bireysel olarak değil küresel ölçekte bir felaketi de beraberinde getiriyor. İnsanoğlunun kendi elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde fesat ortaya çıktı. Merhamet ve adaletin yok sayıldığı, zulüm ve haksızlığın kanıksandığı bir dünya, sâkinlerine kan, gözyaşı ve mutsuzluktan başka ne verebildi / ne verebilirdi ki? Şimdi zaman yeniden ilâhî rahmete kucak açma zamanıdır. Şimdi zaman yeniden fıtrat ile ilâhî mesajı buluşturup bu uğursuz ayrıma son verme zamanıdır. Şimdi zaman isyan yerine itaatin, zulüm yerine adaletin, düşmanlık yerine kardeşliğin, tefrika yerine birliğin ikame edilme zamanıdır. Ve şimdi zaman, hayata Kur’an penceresinden bakma zamanıdır…
Bu kitap gerçekten anlatılmaz, okunur! Ancak birkaç kelimeyle ifade edecek olursak ; öncelikle yazarı bizzat tanıdığım fakülteden hocam, kendisini ilme adamış ve bu ilmini de gerçekten muhteşem bir şekilde sunabilen birisi bu kitapta bunu %100 göstermiş. Düşünce ve bakış açısı olarak hocamız gayet itidalli, objektif bir şekilde değerlendirmeler yapan yani hiçbir ideolojinin savunuculuğunu değil sadece ve sadece Kur'an-ı Kerim ve Rasülüllahımızın (sav) ve onun ashabının bakış açısıyla (Ehl-i Sünnet anlayışıyla) dünya ve âhiretimiz açısından yönenlendirmeler yapan, yazdığınıda yaşayan bunu da kitabında hissettiren ilim sahibi , hikmetli, zeki,mütefekkir ve en önemlisi de Kuran'ı Kerim i hafız olmasa da özümseyerek, anlayarak ve de yaşayarak tamamına hakim olmuş bir yazar diyebilirim. Ayrıca yazılarını sadece dini açıdan değil sosyolojik, psikolojik ve de birçok farklı açıdan ele alabilen bir yazar olması önemli! Kitaba gelince, içerisinde toplamda 108 farklı yazı var ve bu yazılar:âhiretimiz ve inancımıza ilgili olarak; "Rabbimiz, imanımız kitabımız imtihanımız, amellerimiz, âhiretimiz" başlıkları altında, dünya hayatınızla ilgili olarak ; "aklımızı nasıl kullanırız, duygularımızda ölçüyü nasıl ayarlarız ve toplumsal ilişkilerimiz nasıl olmalı ve nasıl düzeltebiliriz" şeklinde başlıklar altında tamamen ayetler ve konu bağlamında birkaç yerde hadislerle hocamız muhteşem benzetmeler, tesbitler, çıkarımlar ve çözüm önerileriyle sizlerin bilgi hazinenin dolduracak ve olumlu bakış açıları kazandıracak! Hulasa bu kitap size dünya ve ahiret hayatınıza Kur'an penceresinden bakmayı ve hayatımıza nasıl yön vereceğimizi öğretecek! Kitap da ayrıca her yazının sonunda yapılmış dünya ve ahiretimiz için muhteşem anlamlı dualar yapılmak ve okunmak için sizleri bekliyor! Özellikle bu kitabı öğretici rolünde olan öğretmen, vaiz ve imam gibi gruplara şiddetle tavsiye ederim. Bu kitabı okuyarak 108 farklı vaaz, sohbet ve söyleşi yapabilirler. Ayrıca öğrenciler, ebeveynler ve de tüm müslümanların okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.İçerisindeki ayetler ;Kuran'ın her ayeti güzeldir ama bazı ayetleri "hayatın en temel kuralları" mahiyetinde olan seçilmiş ayetler olup gerçekten ezberlenmesi gereken ayetler okunması zaten elzem! Hiç sıkılmadan zevk alarak okuyacağınız ve en sonunda da iyi ki okumuşum diyeceğiniz bir kitap sizleri bekliyor... NOT: Ben bu tarzda bir kitabın piyasada olmadığını düşünüyorum ve o derece kendine has bir kitap diyebilirim!
Biz Allah'ı zikretmiyoruz, sayıyı tamamlıyoruz... Biz, söylediğimiz her bir ifadeyi içselleştirmiyoruz, papağan gibi tekrar yapıyoruz.. Oysa dua, bir takım kelimelerin şuursuzca tekrarı değil, düşünerek, hissederek, yüreğini katarak yapılacak "varoluşsal" bir eylem.
Dua, gafillerden olmamak için edilir. Ya kişi dua ederken duasından gafil olursa (aklı ve kalbi başka yerdeyse) ne demeli?
Dervişin fikri neyse zikri de odur!
Müslümanlar olarak sözlerimiz içinde en çok "Allah " sözcüğü geçmesi gerekir! Gel gör ki son yıllarda Müslüman kesimlerin günlük hayatında "Allah" sözcüğünün kullanımı bir hayli azaldı...
Birkaç örnek:
-Sevindiğimizde "elhamdülillah" derdik şimdi "oleyyy" der olduk
-Yeni evlenenlere "Allah bir yastıkta kocatsın" derdik şimdi "mutluluklar" diyoruz.
-Sınava girecek olanlara "Allah zihin açıklığı versin" diye dua edilirdi şimdi "başarılar" deniliyor.
-Bize iyilik yapana "Allah razı olsun" derdik şimdi sağol diyoruz
-Hasta olana "Allah şifa versin" derdik şimdilerde sadece "geçmiş olsun" diyoruz.
Listeyi uzatmak mümkün!!
*Namazın bir kıblesi olduğu gibi hayatın da bir kıblesi vardır. Müminin hayatı da namaz gibidir. Kıbleye dönmeden kılınan namaz kabul olmadığı gibi dine Allah'a dönmeden yaşanan hayat da hayat değildir.
*Namazda kıbleden başka yöne döndüğünüzde namazınız bozulur. Bu hayatta da özünüzü, gönlünüzü Allah'ın rızasından başka şeylere odakladığınızda hayatınız bozulur. O hayat, düzen ve dikiş tutmaz!
İnsan için en önemli şey kendini tanımasıdır.Kendini tanımanın en olmazsa olmaz yolu ise hayatının merkez üssünde neyin olduğunu belirlemesidir... Hayatımızın merkez üssünde ne varsa her şeyimiz ona göre şekillenir... Yani mesele para, makam, eğlence, şöhret gibi dünya hayatında insanın geçici bir yararlanma olarak görülmesi gereken şeylerin yani araçların amaç haline getirilmemesidir! Mü'minin amacı "Rabbini razı etme endişesi" olmalı yoksa araçları amacı haline getirse gerçek amacını unutabilir!
İnsanı en çok rahatlatan şey; sevincini, üzüntüsünü, isteğini, korkusunu, beklentisini, övgüsünü, kırıklığını kendi içinde tutmayıp paylaşabilmesidir. Bunu yapamayan insanların psikolojik bunalımlara düşmesi boş yere değil.
Dua, insanın duygularını en üst düzeyde Rabbiyle paylaşmasıdır...
•Evden ayrılırken geride kalanlara "Allah'a ısmarladık" "Allah'a emanet olun" derdik, şimdi "haydi ben kaçtım", "bay bay", "hadi öptüm!" , "kendine iyi bak" der olduk...

Sözlerimizden "Allah" kelimesinin çekilmesi, bir zaman sonra hayatımızdan da bereketin kaybolmasına yol açtı.
Ne diyelim?
"Allah sonumuzu hayretsin!"
Öncelikle hem akla hem de duyguya hitap edin. Peki, bunun yolu nedir?
-Öncelikle Kuran'ı dil, duygu ve düşüncelerinizi kullanarak bolca okumak. Çünkü Kur'an hem akla hem de kalbe hitap eder, hem düşünceleri hem de duyguları harekete geçirir. - Yine Peygamberimizin (sav) hadislerini bu gözle okumak incelemek.
-Bir de akla ve kalbe hitap eden alimlerin eserlerini okumak. (Bir örnek olarak İmâm Gazali'yi zikredebilirim).

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hayata Bir De Böyle Bak
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059603553
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beka Yayınları
İlâhî çağrıya kulak tıkayan insanoğlu bugün tüm zamanlardakinden daha zorlu bir süreçden geçiyor. Rahmet yüklü mesajı göz ardı eden bir yaşam, yalnızca bireysel olarak değil küresel ölçekte bir felaketi de beraberinde getiriyor. İnsanoğlunun kendi elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde fesat ortaya çıktı. Merhamet ve adaletin yok sayıldığı, zulüm ve haksızlığın kanıksandığı bir dünya, sâkinlerine kan, gözyaşı ve mutsuzluktan başka ne verebildi / ne verebilirdi ki? Şimdi zaman yeniden ilâhî rahmete kucak açma zamanıdır. Şimdi zaman yeniden fıtrat ile ilâhî mesajı buluşturup bu uğursuz ayrıma son verme zamanıdır. Şimdi zaman isyan yerine itaatin, zulüm yerine adaletin, düşmanlık yerine kardeşliğin, tefrika yerine birliğin ikame edilme zamanıdır. Ve şimdi zaman, hayata Kur’an penceresinden bakma zamanıdır…

Kitabı okuyanlar 14 okur

  • Fatma Gül Artcı
  • Bayram Arslan
  • Yağmur Kelekçi
  • Mus'ab Zehra
  • MEHMET ÇAKICI
  • Kvsr
  • Dilrubâ
  • Emrullah Şahin
  • Meltemm
  • Ayşenur KOÇ ÇELİK

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%80 (4)
9
%0
8
%20 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0