·
Okunma
·
Beğeni
·
1.195
Gösterim
Adı:
Hayata Giriş
Baskı tarihi:
1970
Sayfa sayısı:
125
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yankı Yayınları
Baskılar:
Hayat Yollarında
Hayata Giriş
112 syf.
·Puan vermedi
Panait İstrati - hayat yollarında. Benim için Sait Faik etkisi yapmış cağnım yazar. Böyle tatlı bir Kafka havası da var tabii, o da benim için. Tatlı ama bak. Tatlı Kafka. Ekmek kadayıfı Kafka. Vaktiyle 'angel dayı' adlı kitabını sahaf karıştırken elime alıp bıraktığımı anımsıyorum da pek üzülüyorum. Gene de geç kalmış sayılmam tanımak için. Pessoa'da da böyle olmuştu, erteleyip durmuştum, okumak için çok beklemiştim sonra Ezgi hediye etmişti pek uzaklardan gelip. Ona buradan da teşekkür etmiş olayım. Hey, konu İstrati'den çıktı ama herkes Pessoa okumasın valla bak. bitirdi beni, yere serdi. Yaşasın!
112 syf.
Hayata giriş: başıboş yolculuk larla geçen ilk gençlik yıllarının en hüzünlü sayfalarını bu kitab ya bulacak ve okuduktan sonra onu daha çok seveceksin iz yoksulluklarla dolu küçük insan yazısının acı sonuçlarından büyük ölçüde etkileneceksiniz"insanı n Kendi başına açtığı dertlere şeytan gelse çare bulamaz"der...
112 syf.
·7/10
Biri birinin devamı ve bir öncesini tamamlayan diğeri,
üç öykü,
-Çocukluğunun henüz 12-13 yaşları ilk okulu bitirmiş, anası yoksulluktan oğlunu yani Panait i okutamayacağını itiraf etmesiyle, Tamamen özgürdür Panait.
Bu kitap da öykülerde gerçek adını, hatta vaftiz adını da kullanmış.
Dayılarının yanında bir vakit geçirir ama kendine iş bulmalıdır.
Bulur da bir Rum meyhanesinde Kir Leonida'nın Meyhanesi.
Bu birinci hikayedir. Uzun sayılacak bir zaman çalışmıştır burada. Bu meyhanede olan ve çok sevdiği Sefalet Baba yı (sakacı lık yapar) tanır. Bir de önceleri müşteri sandığı,( ama sonraları gerçek iki dost olacak olan) Mavromati ile girer hayatına.
İşte bu da ikinci hikayedir. Kaptan Mavromati...Kahramanımız .ta ki.. Mavromati nin gerçek hikayesini öğrenip ve onun ölümüne kadar maceralı bir iş yaşamı sürer orada. Rumca yı da öğrenmiştir bu ara. Tabi Mavromatinin kendine hediye ettiği sözlüğün hakkını vererek.
Bir macera tutkunudur yazar, Hatta bir kitabında serseliği sanat olarak da tanımlamıştır. İşte bu serseri ruhu onu Kacak yollardan Fransa ya yolculuğuna çıkarmıştır ki bunu oluşturan hikaye de Fransa ya Ulaşmak İsterken, Direttissimo üçüncü öyküye ulaştırır bizi. Mükemmel bir hikaye..
Benim beğendiğin kitaplardan biri oldu bu...
Ama tek başına sen daha çok zahmet çekeceksin. Hem serseriler için toplama yurtları olan Batı onlara karşı, böyle şeyleri olmayan Doğu’dan daha merhametsizdir. Boşver Marsilya’yı: o şehir bana ne kadar pahalıya mal olmuştur bir bilsen! Git memleketine, bir altın babasının budala kızıyla evlen, bir baltaya sap ol, keyfine bak. Ya düşler? diyeceksin... Ocağının başında bol bol düş kur. Öldüğün gün yüzünde daha az çizgi ulunur. Dinle beni Panait... Yaşanmış bütün düşlerin bilançosu felaketlerle kapanır. Böyle olması da yerindedir! Yoksa dünya düş kurucularla dolup taşardı. Haydi, dinle sözümü!
...güzellik yalnız bizim hayalimizdedir. İnsan peşinden koştuğu hedefe varsın ya da varmasın, uğradığı düşkırıklığının tadı hemen hemen aynıdır. Zaten sonuçlar hep birbirine benzer. Arzuları ölçüsüz adam için önemli olan taraf savaştır, arzuları devam ettiği sürece kaderiyle giriştiği savaştır: işte bütün hayat, düş kurucunun hayatı budur. Ben de o düş kuruculardan biriyim.
Çocukluk arkadaşım olan Pireli bir banker, yelkenliyi sattıktan sonra ihtiyacım olan parayı bana ödünç verdi, ben de ‘kendi vapurumun kaptanı’ oldum! “O zaman başım döndü! Bütün dünya benimmiş gibi geldi bana! Vur patlasın, çal oynasın, ödenecek borçlarım olduğunu tamamıyla unutmuştum. Pohpohlamalar da gırla gidiyordu: ‘Bravo, Mavromati!’ ‚Zito, Mavromati!’ ‘Yaşa, Mavromati!’ ‘Na - se - hes - so Mavromati!’ “Bir İspanyol karım vardı, vapura binmeye yanaşmazdı, sebebini sonradan öğrendim: Dostum olan bankerin karyolasına binmek daha kolayına gelirmiş meğer!
Ah! O arkadaşlar! Ah o dostluk! Onlara lanet etmiyorum, ama can ciğer dost kalarak, dostluğa büyük değer vererek bir yandan da ne cinayetler işleriz biz.
Çalmayan var mı? Ben de çalmadım mı? Zanetto da çalmadı mı? Herkes çalar, elinden gelen herkes! Hiç kimse elinin emeğiyle bir koca gemi ya da bir gazoz fabrikası kuramaz!
Annemle babamın ölümünden sonra, iki küçük erkek kardeşimle kız kardeşime yaptığım haksızlıklar pahasına geminin tek sahibi oldum. Allah büyüktür. Belki de bugün o hatanın cezasını çekiyorum! Şu ihtiyar yaşımda türlü hakaretlere, eziyetlere göğüs geriyorsam, ellerimi ve burnumu yakıyorlarsa, ceplerime su doldurup biber dumanıyla boğuyorlarsa belki de o zaman işlediğim günahın kefaretini ödemek içindir bütün bunlar.
Kurulmuş bir nüfuz, zayıfların gözünde sınırsız bir güç gibi görünür, buna boyun eğer ve katlanırlar. Ulusların zorbaların bütün kötülüklerine sabretmeleri de bu yüzden değil midir?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hayata Giriş
Baskı tarihi:
1970
Sayfa sayısı:
125
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yankı Yayınları
Baskılar:
Hayat Yollarında
Hayata Giriş

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 5 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0