Hayatı Sevme HastalığıSibel K. Türker

·
Okunma
·
Beğeni
·
713
Gösterim
Adı:
Hayatı Sevme Hastalığı
Baskı tarihi:
Haziran 2012
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750714818
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Yakalandığımız bütün hastalıkların tek bir kaynağı vardır: hayatı sevme hastalığı!

Bu amansız hastalığın tek çaresi ise kaybetme korkusunun aşılmasıdır. O zaman insan soyunun acıları son bulacak, diğer bütün terk ediş ve terk edilişler anlamsız kalacaktır.

Şükran, ördüğü mavi kazak melankolinin içinden çıkıp kadınca bir direnişin kahramanı olduğunda kızına bunları söyleyecektir.
İntihara eğilimli bankacı Neşe, geçmiş ve geleceğin peşindeki tarot kartlarını açtıkça, Ayda'nın aşk acısı da artarak ilerler. İki kadın, karabasanlarını buluştururken siyaseten çarpışırlar ama bir damla kan akmaz.

Sibel K. Türker'in yeni çalışması Hayatı Sevme Hastalığı, yalnızlıktan erkeklerle hesaplaşmaya, alkolden müziğe, ahlaktan aşka pek çok sorunu son derece kıvrak, esprili ve ritmik bir dille anlatan bir roman. Bir çağ manzarası.

Hey kadınlar! Akşamın bu saatinde, bir yer altı treninin içinde aslında birer aşk yolcusu olduğunuzu bilmiyor muydunuz? Hepimiz, istisnasız hepimiz biraz dövülüp ezileceğiz. Yolculuğumuz bittiğinde ise bu akşam treninden kozayı delip çıkan kelebekler gibi mutlu ve özgür ve bilmiş ve tükenmiş ama hayatta kalarak yerüstünün ışıklarına doğru aceleyle uçuşarak çıkıp gideceğiz. Nereye mi ey kadınlar! Karanlık inlerimize tabii ki.
Sibel Kayalı Türker' in okuduğum ilk kitabı. Kitap 2012 yılında Duygu Asena Roman ödülü ile 2013 yılında Yunus Nadi Roman Ödülüne layık görülmüş. Kitap karakterimiz yetimhanede büyümüş, babasını hiç tanımamış, annesi ile sorunları olan Ayda' nın, sevgilisi Gurur tarafından terk edilmesi ile başlar. Bu terk edilme sonucunda yoğun acılar çekerken karşısına komşusu olan intihara meyilli bankacı Neşe çıkar. Neşe karakterine bayıldığımı söylemeliyim. Zaten kitabın en güzel kısımları bu iki kadının o an üzerinde konuştukları; din, ahlak, müzik ve aşka dair konulardaki tespitlerdir bana göre. Çok keyif aldım. Yalnız kitabın genelinde ağır melankoli var. Bu ruh halindeyseniz kitap sizi daha da bunaltabilir. Kitapta çok sevdiğim, özellikle altını çizdiğim, yobazların kadın üzerindeki düşüncelerine dair harika bir tespit olan şu kısımla sonlandırıyorum: ""Kadın peygamber var mıdır? Haşa! Bu, varoluş yasaları gereği olanaksızdır. Boşuna yorulma. Kadının yaradılışı gereği ana odağı bedenidir, dolayısı ile tinselliği on dört ayar altına benzer.
O ancak doğru yola çevrilebilir, ona ancak öğretilebilir. O da öğrenebilirse..."
Biz kadınlar, işe yaramaz adamlar yerine hemcinslerimize yardım etmeyi şiar edinmeliyiz. Siyasetimiz bu olmalı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hayatı Sevme Hastalığı
Baskı tarihi:
Haziran 2012
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750714818
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Yakalandığımız bütün hastalıkların tek bir kaynağı vardır: hayatı sevme hastalığı!

Bu amansız hastalığın tek çaresi ise kaybetme korkusunun aşılmasıdır. O zaman insan soyunun acıları son bulacak, diğer bütün terk ediş ve terk edilişler anlamsız kalacaktır.

Şükran, ördüğü mavi kazak melankolinin içinden çıkıp kadınca bir direnişin kahramanı olduğunda kızına bunları söyleyecektir.
İntihara eğilimli bankacı Neşe, geçmiş ve geleceğin peşindeki tarot kartlarını açtıkça, Ayda'nın aşk acısı da artarak ilerler. İki kadın, karabasanlarını buluştururken siyaseten çarpışırlar ama bir damla kan akmaz.

Sibel K. Türker'in yeni çalışması Hayatı Sevme Hastalığı, yalnızlıktan erkeklerle hesaplaşmaya, alkolden müziğe, ahlaktan aşka pek çok sorunu son derece kıvrak, esprili ve ritmik bir dille anlatan bir roman. Bir çağ manzarası.

Hey kadınlar! Akşamın bu saatinde, bir yer altı treninin içinde aslında birer aşk yolcusu olduğunuzu bilmiyor muydunuz? Hepimiz, istisnasız hepimiz biraz dövülüp ezileceğiz. Yolculuğumuz bittiğinde ise bu akşam treninden kozayı delip çıkan kelebekler gibi mutlu ve özgür ve bilmiş ve tükenmiş ama hayatta kalarak yerüstünün ışıklarına doğru aceleyle uçuşarak çıkıp gideceğiz. Nereye mi ey kadınlar! Karanlık inlerimize tabii ki.

Kitabı okuyanlar 14 okur

  • Burcu
  • Çiğdem
  • Gizem Şahin
  • Veronikayra
  • Uğur
  • DİLEK POLAT
  • triedric
  • kudrailealobar
  • T. Küçüköğüt
  • ihtiyar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (3)
9
%44.4 (4)
8
%22.2 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0