Hayatın Anlamı

8,3/10  (29 Oy) · 
98 okunma  · 
26 beğeni  · 
1.461 gösterim
Hayatınız öncelikle bakır bozukluklarla yapılmış bir ödemeye benzer; bizim bu ödemeye karşı bir alındı makbuzu vermemiz gerekir; bakır bozukluklar günler, alındı makbuzu ölümdür. (...) Zamanın bizi telaş içerisinde biteviye koşturup durması, bize asla nefes alma imkânı sunmaması, elinde kamçıyla buyurgan bir işveren gibi hepimizin tepesinde beklemesi ile hayatımızın bir azap ve işkenceye dönmesi arasında en küçük bir bağ kurma imkânı yoktur. Zaman ancak can sıkıntısının cenderesi içinde kıvrananların başına bela kesilmez ve onları sık boğaz etmez. (...) Varsayalım insan soyu kaldırılıp her şeyin kendiliğinden gelişip olgunlaştığı, sütlerin balların yerden kaynadığı, yiyeceklerin dallarından koparılmayı beklediği; herkesin gönlünden geçirdiğini hiç vakit kaybetmeksizin önünde bulduğu ve elde etmekte hiç güçlükle karşılaşmadığı Utopia ülkesine götürüldü; o zaman ne yapardı bu insanlar? Ya can sıkıntısından ölürlerdi, ya kendilerini asarlardı ya da olmadı birbirlerine düşerler, kavga dövüş birbirlerini boğup öldürürlerdi.Schopenhauer
  • Baskı Tarihi:
    2010
  • Sayfa Sayısı:
    96
  • ISBN:
    978-975-468-678-4
  • Çeviri:
    Ahmet Aydoğan
  • Yayınevi:
    Say Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
13 Oca 01:15 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Schopenhauer'in özellikle hayat ve var olmak üzerine düşünceleri genel karamsarlığından çok daha amansız bir karamsarlığa sahiptir. Bu yüzdendir belki de, hayat üzerine olan karamsar düşünceleriyle çok ünlüdür. Aynı zamanda fazlaca ünlü olduğu bir konuda insan sevmezliği idi. İnsanlara "iki ayaklı hayvanlar" diye hitap edişinden insan sevmezliği fazlasıyla aşikârdır. Ayrıca, o insan sevmezliği ve kişinin kendisini insanlardan izole etmesini, eksiklikten öte bir erdem olarak görmekteydi. Zaten Schopenhauer'e göre, erdemli ve olgun bir insan başkalarından hiçbir şey istemeyecek kadar tamamdır, kendi kendine yeterdir, bu yüzden de insanlarla birlikte olmaya veya onlarla çeşitli ilişkiler kurmaya gerek görmez... Kaynak: http://www.felsefe.gen.tr


Esere gelecek olursak, onun gözünde dünya insanın yaşayabileceği en kötü yerdir. Neredeyse tüm dinleri özellikle kiliseyi ve öğretilerini ret eder. İnsan onun gözünde sürekli isteyen, istediği olmayınca da hırçın, hırslı, kinci ve istediğini elde edene kadar, kendini tüm insanlardan üstün görerek bu yolda yaptığı her şeyi mubah sayan bir varlıktır. Dünya ise onun gözünde acı ve ıstırap yeridir...

Schopenhauer'e göre insan istemekten vazgeçtiğinde kurtuluşa erecektir. Çünkü ona göre hayat, tamamen keskin bir azarlama, acı bir paylama olarak görülmeli. Mutlu bir hayat ona göre imkansızdır...

Eser de o kadar çok Latince, Almanca ve farklı dillerde cümle var ki okurken ana konudan uzaklaşıyorsunuz. Notlar ise kimi sayfalarda, sayfanın yarısını kaplıyor. Okurken orjinal eseri çok merak ettim. Çevride yer alan notlar acaba eserin orijinal metninde de bu kadar fazlamı diye düşünmeden edemedim...

Samet Ö. 
02 Nis 12:52 · Kitabı yarım bıraktı · Beğendi · 9/10 puan

İlk defa bu kadar kısa bir kitabı yarım bıraktım. Ama bu sefer sebebi farklıydı. Kitap mükemmel bir şekilde gerçekleri, mutluluğu, hayatı yüzünüze vuruyor. Ama her ne kadar gerçekçiliğin katı bir savunucusu olsam da kitabın o melankolik havasını o karamsarlığını öznelliğimden kurtaramadım. Bu yüzden kitabın akışına kapılırken kendimi bir anda karanlıklar içinde buldum. Bu kitap hayatın eğlenmekten tabiri caizse laylaylomdan ibaret olduğunu düşünenler tarafından okunmamalı. Hayatın anlamını arayan naçizane ben'e göre bu imtiharın kitabıdır, dibe vurmuşluğun sembolüdür. O yüzden dikkatli olmanızı öneririm. Psikolojinizi bozabilir hatta hastanelik olmanıza kadar varabilir. Sonuç olarak schopenhauer'in bu kitabını karakteri hayatta varmak istediği önemli amaçları bulunanlar okusunlar. Ama hayatın akışında savrulup giden anlamı çok da umursamayan, hayatın her yönüyle güzel olduğunu düşünenler hemen bıraksın ve yavaşça uzaklaşsınlar.

Mehmet Reşit 
20 Haz 00:57 · Puan vermedi

- İncelemede sıralamada bütünlük yok ve spoiler içerir!
Schopenhauer'in bakış açıyla değerlendirdim. Dolaysıyla nasıl bir yargıya varacağımız bize kalmış...

İnsan.
"Böyle bir varlıktan ne bekleyebiliriz?" diyor Schopenhauer. Günahkar bir varlığın cezasıyla birlikte ruhunun mezarı ile yeryüzüne gönderilmiş daima ızdırap içindeki yaşamı ve ölümle yazgılanmış bu varlıktan doğrusu ne beklenebilir ki?

Zamanın ve varlığın bilincine varmak...
Hayatın anlamının düşünmek ile bağlantısını kesin olarak söylebilmemiz mümkün. Çünkü zaman ve var olma kavramı, bu açıdan ele alındığında düşünmenin bunları; bilmede, görmede veyahut farkına varmada aynı bağlamda ilişkide oldukları aşikardır. Bunun dışında hissetmek veya algılamak da düşünmenin bir çeşididir. O halde bunların farkına varamadığımız müddetçe yaşayan bir ölü, bir hiç olduğumuz gerçeğini ortaya koyabiliriz.

Hayat bir mücadeledir...
İhtiyaçlarımızı karşılayabilmemiz için çalışmamız gerekiyor. Gereksinim duyduklarımızı elde etmek veya kaçırmamak için de çaba harcamalıyız. Dolayısıyla yaşamın da, varlığın da ancak mücadele ile kazanılacağı belirtiliyor.

Ayrıca, "Kişinin içinde adalet ve sevgiyle dolu merhamet beliriyorsa bu o insanın kendi varlığını bir başkasının varlığında tanımasından kaynaklanıyor."diyor.

Kesin olarak hayatının anlamını ifade etmemiz ya da bir tanım koymamız mümkün değil. Bu kişiden kişiye değişen görüşler ile örneklenebilir...

Varlığımız, yaşadığımız andan ibarettir...
Her geçen zamanda varlığımızdan bir pay kaybetmiş oluruz...

Okumak Yazmak ve Yaşamak Üzerine adlı kitabında da mutluluğun insanın içinde olan ve ona ulaşmak için soyut alemde kalmayı ya da soyut tarafı tercih etmenin gerekli olduğunu da belirten ifadelerinin burada yani Hayat'ın Anlamı'nda da; aslında mutluluk diye bir şeyin olmadığı bunun sadece bir yanılsamadan ibaret olduğu vurguluyor.

Hayatın bir mücadele ile daima hareketle sürdürülebilirliğini söylerken bununla birlikte gelen ızdırap ve acının yanında elde etmek için çaba sarfettiğimiz şeye sonunda sahip olduğumuzda da kalanın sadece bir boşluk ve bu boşlukla gelen can sıkıntısı gerçeği ortaya çıkıyor. O halde mutluluk da, varlık da bir yanılsamadır, sonucunu çıkartıyoruz. Yani hayatta ne yaparsak yapalım, ızdıraptan acıdan veyahut can sıkıntısından kurtulmamız olanaksız...

Furkan Topal 
03 Eyl 14:11 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Zevklerin binlercesi bir acıyı telafi etmez."

Kitap dört bölüme ayrılmış;
-Hayat: Istırap ve Sefalet
-Yaşama İradesinin Tasdiki ve İnkarı
-Hayatın Boşluğu Öğretisi Üzerine
-İntihar Üzerine

Schopen bu kitabında da ustaca vuruşlar yapmış, ve karamsarlıktan ziyade feci gerçekçi bir üslupla bilgeliğini döktürmüş, ki sahip olduğu bilgilerle de çıkarımlarına gerek teşbihler yapmış, gerekse bunları desteklemiş fakat vardığı sonuç, nefsi 'tamamen' öldürmeyle ilgili. Bu sonucun doğruluğundan emin olmadığım için puanlandırmayı bu şekilde yapıyorum. Haricinde ve o da dahil bütünen okunmaya değer müthiş bir eser. Herkese tavsiye ederim. Paylaşılabilecek bir sürü alıntı mevcut yani aslında. Her neyse iyi ki böyle biri var olmuş da bunlara parmak basmış.

İbrahim çalikoglu 
 10 Mar 03:46 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 7/10 puan

Schopenhauerin hayatta nelerin bizi mutsuz ettiğini,dünyanın yaşanması gereken bir yer olmadığını ve intihar ile ilgili düşüncelerini anlattığı bir kitabi.ben çok faydalı buldum

Emre Kepenek 
 08 Ağu 04:28 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Schopenhauer; eserinde, aciz ve zavallı insanın acılarla, ıstıraplarla dolu bir yaşantı sürdüğü bu dünyanın mutluluğunun, hazzının ve zevklerinin beyhude bir yanılsamadan ibaret olduğunu ve mutlu olarak addedebileceğimiz anların her halükârda yerini acı ve ıstıraba bırakacağını bir tokat gibi vuruyor okurun yüreğine.

Pesimist bir filozof olması sebebiyle Schopenhauer, bu acı ve ıstırap dolu kaotik dünyadan tek kurtuluşun ancak ve ancak hiçliğin sessizliği (ölüm) olduğunu söylüyor. Bu dünyada acılardan kaçmak için türlü haz ve zevklerin peşine sürüklenen insanlar beyhude bir koşuşturmacanın icerisindedirler ona göre.

"Kişinin arzularının peşinde koşup
durduğu şeyler sürekli olarak onu aldatır, yanlış yola yö­neltir ve o sürçüp sendeler, sonunda düşer; neticede bunlar neşe ve coşkudan ziyade sefalet ve ıstırap getirirler, ta ki dayandıkları bütün temel çökünceye kadar, çünkü o zaman bizzat hayatı ortadan kaybolur, nitekim o zaman bütün mücadelesinin, bütün arzusunun bir sapma, bir yanlış yol olduğuna kesin kanaat getirir."

Kitabı okuduktan sonra hiçliğin cazibesine göz kırpıyorsunuz adeta... Yaşam istencini bir kez daha sorgulatti Schopenhauer.

KubraYSN(RJ) 
02 Nis 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

İnsan cennetten kovulmuştur.Dünya'ya kendisinin olmayan bir kovuluşun günahıyla gelmiş ve o günahtan kurtulmak için çabalamakla görevlendirilmiştir.Bu demektir ki insan günahkardır ve kötülük onun doğumuyla zaten içinde var olmuştur.Yazarın düşünceleri böyle başlıyor.İnsanların hayatın anlamı olarak mutluluğu aramamaları gerektiğini,mutluluğun zaten uzun süre var olmadığını söylüyor.Birey aradığı mutluluğa ulaşmaya çalıştığında,bunun için çaba harcadığında mutluluktan alacağı tatmin o kadar az olacak ona göre.Çünkü tatmin ettiğinde hissini daha büyük bir açlıkla karşı karşıya kalacak.Aradığı mutluluğu hiç bir zaman kalıcı olarak elde edemez.İnsana asıl hayat karşısında dayanma gücünü acı vermektedir.Bu anlamda Schopenhauer'ın acıyı,ıstırabı yücelttiğini görüyoruz.Nasıl bir geminin suda savrulmaması için bir ağırlığa,demire ihtiyacı varsa,insan ruhunun da savrulmaması için ona ağırlık yükleyecek ıstıraba ihtiyacı vardır. Yazar,bireyler bu ıstırap olmadığında kendi elleriyle bunu yaratırlar,diyor..(Tam bu kısım Peyami Sefa'nın Yalnızız kitabında Samim karakterinin de fikirlerini içeriyor.O da ablası için,kendine ıstırap bulmakta zorlanmayacaktır fikrini savunuyordu.) Bir diğer noktada intihar fikrini yüceltmesi.İnsanın kendi yaşamı hakkında tasarruf da bulunmasının en tabii şey olduğunu,ölmek isteyen bir insana ölemezsin yasak demenin anlamsız olduğunu söylüyor.
Genelde,felsefeyle ilgili bir kitap okuyacağım zaman, içerisinde olay örgüsü içeren kitaplar seçerim.Kitapta olay örgüsü yoktu.Daha çok deneme tarzı yazılmış.Uzun zamandır bu tip kitap okumamıştım ve kitabı gündelik yaşamımda çok yoğun olduğum,zihnen yorgunluğumun hat safhaya çıktığı bir zamanda okumamda talihsizlik oldu sanırım.İki neden üst üste gelince biraz beni sıktı.
Benim okuduğum kitap 96 değil,148 sayfaydı.Sonuna eleştiri eklenmiş.Felsefeyle ilgili kelime haznem çok fazla değil.Bu yüzden özellikle sonradaki eleştiri kısmı bana işkence oldu diyebilirim.
Yine de ilgisine iyi okumalar ..

Ilgaz 
03 Ara 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Nihilizmin ve varoluş sorgusunun dorukları, muhteşem bir yazar her eseri altı çizilerek okunmalı

Kitaptan 88 Alıntı

Nurhan Işkın 
13 Oca 00:05 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Akıldan yoksun bir adam çok muhtemeldir ki hainliğini, alçaklığını ve kötülüğünü gösterecektir; halbuki kurnaz bir adam bu niteliklerini nasıl gizleyeceğini bilir.

Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 93)Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 93)
BİROL COŞKUN 
24 Oca 11:40 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Bu arada ben hayatın anlamını keşfettim: Hayatın anlamı, aslında hiçbir anlamı olmadığı.

Hayatın Anlamı, Arthur SchopenhauerHayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer
Nurhan Işkın 
12 Oca 13:24 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Dünya Ruhu: Öyleyse senin bütün didinip durmalarının ve ıstıraplarının amacı budur; sen bunun için varsın, nasıl ki diğer bütün her şey bunun için varsa.

Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 59)Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 59)

Keza ne doymaz bir varlıktır insan! Ulaştığı her tatmin yeni bir arzunun tohumudur, dolayısıyla onun ebediyen doyurulmaz arzularının sonu yoktur.

Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 68 - Say Yayınları)Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 68 - Say Yayınları)
BİROL COŞKUN 
24 Oca 11:41 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Ruhsal ısdırabın ön koşulu bilgidir. Bilgi arttığı ölçüde ıstırap da artar.

Hayatın Anlamı, Arthur SchopenhauerHayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer

"İnsan için en büyük iki sorun, can sıkıntısı ve yeterinden fazlasını (hatta tamamını) istemektir."

Hayatın Anlamı, Arthur SchopenhauerHayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer