Hayatın Anlamı

8,1/10  (17 Oy) · 
51 okunma  · 
11 beğeni  · 
1.104 gösterim
Hayatınız öncelikle bakır bozukluklarla yapılmış bir ödemeye benzer; bizim bu ödemeye karşı bir alındı makbuzu vermemiz gerekir; bakır bozukluklar günler, alındı makbuzu ölümdür. (...) Zamanın bizi telaş içerisinde biteviye koşturup durması, bize asla nefes alma imkânı sunmaması, elinde kamçıyla buyurgan bir işveren gibi hepimizin tepesinde beklemesi ile hayatımızın bir azap ve işkenceye dönmesi arasında en küçük bir bağ kurma imkânı yoktur. Zaman ancak can sıkıntısının cenderesi içinde kıvrananların başına bela kesilmez ve onları sık boğaz etmez. (...) Varsayalım insan soyu kaldırılıp her şeyin kendiliğinden gelişip olgunlaştığı, sütlerin balların yerden kaynadığı, yiyeceklerin dallarından koparılmayı beklediği; herkesin gönlünden geçirdiğini hiç vakit kaybetmeksizin önünde bulduğu ve elde etmekte hiç güçlükle karşılaşmadığı Utopia ülkesine götürüldü; o zaman ne yapardı bu insanlar? Ya can sıkıntısından ölürlerdi, ya kendilerini asarlardı ya da olmadı birbirlerine düşerler, kavga dövüş birbirlerini boğup öldürürlerdi.Schopenhauer
  • Baskı Tarihi:
    2010
  • Sayfa Sayısı:
    96
  • ISBN:
    978-975-468-678-4
  • Çeviri:
    Ahmet Aydoğan
  • Yayınevi:
    Say Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
13 Oca 01:15 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Schopenhauer'in özellikle hayat ve var olmak üzerine düşünceleri genel karamsarlığından çok daha amansız bir karamsarlığa sahiptir. Bu yüzdendir belki de, hayat üzerine olan karamsar düşünceleriyle çok ünlüdür. Aynı zamanda fazlaca ünlü olduğu bir konuda insan sevmezliği idi. İnsanlara "iki ayaklı hayvanlar" diye hitap edişinden insan sevmezliği fazlasıyla aşikârdır. Ayrıca, o insan sevmezliği ve kişinin kendisini insanlardan izole etmesini, eksiklikten öte bir erdem olarak görmekteydi. Zaten Schopenhauer'e göre, erdemli ve olgun bir insan başkalarından hiçbir şey istemeyecek kadar tamamdır, kendi kendine yeterdir, bu yüzden de insanlarla birlikte olmaya veya onlarla çeşitli ilişkiler kurmaya gerek görmez... Kaynak: http://www.felsefe.gen.tr


Esere gelecek olursak, onun gözünde dünya insanın yaşayabileceği en kötü yerdir. Neredeyse tüm dinleri özellikle kiliseyi ve öğretilerini ret eder. İnsan onun gözünde sürekli isteyen, istediği olmayınca da hırçın, hırslı, kinci ve istediğini elde edene kadar, kendini tüm insanlardan üstün görerek bu yolda yaptığı her şeyi mubah sayan bir varlıktır. Dünya ise onun gözünde acı ve ıstırap yeridir...

Schopenhauer'e göre insan istemekten vazgeçtiğinde kurtuluşa erecektir. Çünkü ona göre hayat, tamamen keskin bir azarlama, acı bir paylama olarak görülmeli. Mutlu bir hayat ona göre imkansızdır...

Eser de o kadar çok Latince, Almanca ve farklı dillerde cümle var ki okurken ana konudan uzaklaşıyorsunuz. Notlar ise kimi sayfalarda, sayfanın yarısını kaplıyor. Okurken orjinal eseri çok merak ettim. Çevride yer alan notlar acaba eserin orijinal metninde de bu kadar fazlamı diye düşünmeden edemedim...

Veysel Kadir Şeker 
29 Kas 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Mutlu bir anınızda bile bir mutsuzluk vardır çünkü anlık yaşamalı fakat anlık yaşamamalıyız gibi farklı düşündürücü sizi zorlayan bir kitap ..Size sahte mal satan kişiye kalp paralarınızdan vermeyin...

Ilgaz Kula 
03 Ara 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Nihilizmin ve varoluş sorgusunun dorukları, muhteşem bir yazar her eseri altı çizilerek okunmalı

KubraYSN 
02 Nis 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

İnsan cennetten kovulmuştur.Dünya'ya kendisinin olmayan bir kovuluşun günahıyla gelmiş ve o günahtan kurtulmak için çabalamakla görevlendirilmiştir.Bu demektir ki insan günahkardır ve kötülük onun doğumuyla zaten içinde var olmuştur.Yazarın düşünceleri böyle başlıyor.İnsanların hayatın anlamı olarak mutluluğu aramamaları gerektiğini,mutluluğun zaten uzun süre var olmadığını söylüyor.Birey aradığı mutluluğa ulaşmaya çalıştığında,bunun için çaba harcadığında mutluluktan alacağı tatmin o kadar az olacak ona göre.Çünkü tatmin ettiğinde hissini daha büyük bir açlıkla karşı karşıya kalacak.Aradığı mutluluğu hiç bir zaman kalıcı olarak elde edemez.İnsana asıl hayat karşısında dayanma gücünü acı vermektedir.Bu anlamda Schopenhauer'ın acıyı,ıstırabı yücelttiğini görüyoruz.Nasıl bir geminin suda savrulmaması için bir ağırlığa,demire ihtiyacı varsa,insan ruhunun da savrulmaması için ona ağırlık yükleyecek ıstıraba ihtiyacı vardır. Yazar,bireyler bu ıstırap olmadığında kendi elleriyle bunu yaratırlar,diyor..(Tam bu kısım Peyami Sefa'nın Yalnızız kitabında Samim karakterinin de fikirlerini içeriyor.O da ablası için,kendine ıstırap bulmakta zorlanmayacaktır fikrini savunuyordu.) Bir diğer noktada intihar fikrini yüceltmesi.İnsanın kendi yaşamı hakkında tasarruf da bulunmasının en tabii şey olduğunu,ölmek isteyen bir insana ölemezsin yasak demenin anlamsız olduğunu söylüyor.
Genelde,felsefeyle ilgili bir kitap okuyacağım zaman, içerisinde olay örgüsü içeren kitaplar seçerim.Kitapta olay örgüsü yoktu.Daha çok deneme tarzı yazılmış.Uzun zamandır bu tip kitap okumamıştım ve kitabı gündelik yaşamımda çok yoğun olduğum,zihnen yorgunluğumun hat safhaya çıktığı bir zamanda okumamda talihsizlik oldu sanırım.İki neden üst üste gelince biraz beni sıktı.
Benim okuduğum kitap 96 değil,148 sayfaydı.Sonuna eleştiri eklenmiş.Felsefeyle ilgili kelime haznem çok fazla değil.Bu yüzden özellikle sonradaki eleştiri kısmı bana işkence oldu diyebilirim.
Yine de ilgisine iyi okumalar ..

Kitaptan 76 Alıntı

Nurhan Işkın 
13 Oca 00:05 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Akıldan yoksun bir adam çok muhtemeldir ki hainliğini, alçaklığını ve kötülüğünü gösterecektir; halbuki kurnaz bir adam bu niteliklerini nasıl gizleyeceğini bilir.

Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 93)Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 93)
Nurhan Işkın 
12 Oca 13:24 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Dünya Ruhu: Öyleyse senin bütün didinip durmalarının ve ıstıraplarının amacı budur; sen bunun için varsın, nasıl ki diğer bütün her şey bunun için varsa.

Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 59)Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 59)

Keza ne doymaz bir varlıktır insan! Ulaştığı her tatmin yeni bir arzunun tohumudur, dolayısıyla onun ebediyen doyurulmaz arzularının sonu yoktur.

Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 68 - Say Yayınları)Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 68 - Say Yayınları)
BİROL COŞKUN 
24 Oca 11:41 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Ruhsal ısdırabın ön koşulu bilgidir. Bilgi arttığı ölçüde ıstırap da artar.

Hayatın Anlamı, Arthur SchopenhauerHayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer

"İnsan için en büyük iki sorun, can sıkıntısı ve yeterinden fazlasını (hatta tamamını) istemektir."

Hayatın Anlamı, Arthur SchopenhauerHayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer
Nurhan Işkın 
12 Oca 13:20 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Mutluluk ve neşe içinde yaşayan binlerce insan tek bir kişinin ıstırabını ve ölüm acısını dindirmez; ve tıpkı bunun gibi hali hazır mutluluğum daha önceki ıstırabı da dindirmez.

Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 37)Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 37)