Haybeden Gerçeküstü KonuşmalarYılmaz Erdoğan

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.071
Gösterim
Adı:
Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar
Baskı tarihi:
Aralık 2007
Sayfa sayısı:
112
ISBN:
9789755701004
Kitabın türü:
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Adam - Kadınların sıradan evden çıkış hadisesini neden bu kadar ciddiye aldıklarını anlamıyorum. Sanki bir daha dönmeyeceğiz. Gidip bir evin bahçesinde köfte yiyeceğiz, hepsi bu! Kadın - Ona barbekü partisi deniyor canım. Adam - Öyle mi? Köftelerin bundan haberi var mı? Yoksa bizim salak köfteler aşağılık bir mangalda can vereceklerini mi düşünüyorlar? Halbuki ne kızarması, parti kuruyor angutlar haberleri yok. Kadın - Amma konuştun ha... Geliyorum tamam. Adam - Gitmek istemediğim bir yere sayende acele ediyorum ya, ben asıl ona yanıyorum. Kadın - Neden gitmek istemiyormuşsun? Adam - Çünkü köfteleri mangala dizecek olan kişi senin eski sevgilin. Kadın - Yine mi aynı konu? Adam - Evet aynı konu! Kadın - Aşkım o yıllar önceydi. Adam - Ama o yıllarda da sevgililer sevişiyordu. K;adın - Eee? Adam - Ne demek eee? Adamın senin memelerine bakıp, siz bir de bunları benim zamanımda görecektiniz, diye düşünmesi beni rahatsız ediyor.
Kadın ve erkek ilişkileri üzerine müthiş diyaloglardan oluşmuş çok keyifli bir kitaptı. Yılmaz Erdoğan'ın okuduğum ilk eseriydi ve kalemini çok beğendim. Biraz keyifli vakit geçirmek isteyenlere tavsiye ederim.
Yılmaz Erdoğan'ın, öykü tarzı yazılarından ve şiirlerinden farklı olarak yazdığı diyaloglarda mizahi bi sistemi var.
Özellikle bu kitabının ilk sayfasından son sayfasına kadar yüzümden tebessümü silemedim. Kesinlikle çok başarılı. :)

Benzer kitaplar

Kitaptan uyarlama her şeyi çok severek takip ediyorum.Evvela kitabı okumuş,sonra Haybeden Gerçeküstü Aşk'ı seyretmiştim nitekim hiçbir şey kitabın yerini tutmuyor.Bilenler bilir,bilmeyenlere not:çok eğlenceli diyaloglar içerir.
Yılmaz Erdoğan, benim gibi 90lı yılların başında doğmuş kimseler için hep mühim bir figür olmuştur.

Bir Demet Tiyatro’yu ucundan yakalayan bizler, televizyon denen şeyin biraz daha çekilir olduğu dönemde bu “marjinal” adamı, kendine “özgün” konuşması ile tanımıştık. Başkalarını bilemem elbette, ancak ben görür görmez samimi bulmuştum.

Sonra büyüdüm, televizyonun dışındaki Yılmaz Erdoğan ile tanıştım, kitaplarını okudum. Doğup büyüdüğüm Ankara’nın tanımadığım yakın geçmişini onun ağzından dinledim, oyunlarını seyrettim. Yılmaz Erdoğan, kendisi bilmese de, yakın arkadaşımdır benim, ve neslimden birçok bireyin.

“Haybeden Gerçeküstü Aşk” adı ile buradaki ve başka diyalogları da Demet Akbağ ile tiyatroda, muazzam şekilde sahnelemişlerdir.

Siyasi duruşunu, tuttuğu takımı, türkçesinin şivesini, Televizyonda yaptığı işleri, hiçbiri benim için bir etki yaratmıyor. Yılmaz Erdoğan büyük bir tiyatrocu, iyi bir yazar, şair ve sapasağlam bir sanatçıdır. Bu eser de, insanımızın ağlanacak haline güldüren zeka dolu diyaloglardan oluşmaktadır.
Kitap iyi hos ancak her alanda kullanarak kitabı ne kadar degersizlestirebilir diye dusundurdu beni. Once tiyatro oyunu (Haybeden gercek ustu ask ) sonra ise filmini cekti ( tatlım tatlım ) ve kitaba bir amac bırakmadı. Okuyun ancak bence tiyatro oyunu en iyisi oldu.
bir kadınla erkeğin arasında geçmesi en mümkün olan diyaloglar. önce tiyatroya sonra da sinemaya aktarılsa da en güzeli kitap hali :) okurken çok güleceksiniz.
Anlatılacak bir şey yok, mükemmel bir ilişki gözlemi ve mizahı. Eğer doğru açıdan bakmayı biliyorsanız kesinlikle eğitici de... Kadınsanız ilişkide erkeğe nasıl davranmamalısınız, erkekseniz nasıl davranmalısınız vb konularda çok ciddi göndermeler var. Tiyatrosunu da izledim. Şiddetle tavsiye ederim...
KADIN - .... Sabahleyin Bolvadin'den amcam aramış.
ADAM - Hangisi? Kekeme olan mı?
KADIN - Hayır geveze olan.
ADAM - Farketmez. İkisinin de telefon konuşmaları uzun sürüyor.
ADAM : Sevgilim, bugünlerde çıkabilecek miyiz? Hayır hazırlanman birkaç yıl daha sürecekse bu kıyafetlerle çıkmayalım.
KADIN : Neden?
ADAM : Moda değişecek hayatım. Ya da en azından mevsim değişecek, yazlık kıyafetlerle üşümeyelim diyorum.
KADIN : Abartma.
ADAM : Sen de abartma. Bir buçuk saattir portmantonun aynasında kendimi seyrediyorum ve sıkıldım.
KADIN : Bir de benim durumumu düşün. Yıllardır aynı manzarayı seyrediyorum.
ADAM : Ne varmış manzarada?
KADIN : Pek kayda değer bir şey yok. Bir burun ve arkadaşları.
ADAM : Çok komik. Kadınların sıradan bir evden çıkış hadisesini neden bu kadar ciddiye aldığını anlamıyorum. Sanki bir daha dönmeyeceğiz. Gidip bir evin bahçesinde köfte yiyeceğiz, hepsi bu.
KADIN : Ona barbekü partisi deniliyor canım.
ADAM : Öyle mi? Peki köftelerin bundan haberi var mı? Yoksa bizim salak köfteler aşağılık bir mangalda can vereceklerini mi düşünüyorlar? Halbuki ne kızarması, parti kuruyor angutlar haberi yok.
KADIN : Amma konuştun ha! Geliyorum tamam.
ADAM : Gitmek istemediğim bir yere sayende acele ediyorum ya, ben asıl ona yanıyorum.
KADIN : Neden gitmek istemiyormuşsun?
ADAM : Çünkü köfteleri mangala dizecek olan kişi senin eski sevgilin.
KADIN : Yine mi aynı konu?
ADAM : Evet aynı konu.
KADIN : Aşkım o yıllar önceydi.
ADAM : Ama o yıllarda da sevgililer sevişiyordu.
KADIN : Eeeee?
ADAM : Ne demek eeee? Adamın senin memelerine bakıp, siz bir de bunları benim zamanında görecektiniz, diye düşünmesi beni rahatsız diyor.
KADIN : Kürşat'tan adam diye bahsetmen doğru değil.
ADAM : Madem bizim için adam sayılmıyor neden köftesini yemeğe gidiyoruz.
KADIN : Sevgilim yıllarca bu saçma konuyu konuşuyoruz. Kürşat'la yıllar önce kısa bir ilişkimiz oldu hepsi bu.
ADAM : Ne kadar kısa?
KADIN : Ne bileyim ben, iki ay falan.
ADAM : Memelerini görmesi için yeterli bir süre.
KADIN : Ben sana ilk erkeğim olduğunu söylediğimi hatırlamıyorum.
ADAM : İyi de bununla gurur duymasan iyi olur. Eski sevgililerinden bir takım kurma imkanımız olduğunu biliyoruz.
KADIN : Kabalaşma!
ADAM : Peki inceltelim. En azından basketbol takımı kurabiliriz, yedeklerle beraber tabi.
KADIN : Anladım, sen hazırda sorun bulamadın, yaratmaya çalışıyorsun.
ADAM : Hayır. Sadece insanların ayrıldıkları insanlarla sürekli buluşup görüşmelerini anlayamıyorum. "Tanıştırayım yeni sevgilim, eski sevgilim. Bu da eski sevgilimin yeni sevgilisi, bu da yeni sevgilimin eski sevgilisi. Ne güzel değil mi? Hepimiz birbirimizin her yerini ezbere biliyoruz."
KADIN : Buna çağdaş yaşam deniliyor işte.
ADAM : Nesi çağdaş bunun? Biraraya gelmemesi gereken insanların toplanıp birbirine çağdaş çağdaş gıcık olmalarının ne manası var? Zira benim Kürşat'ı sevmem tıbben mümkün değil. Ama etraf uyuz olmasın diye ona gülmem hatta belki de köfteleri pişirmesine yardım etmem gerekiyor. Hiçbir şey olmamış gibi. Hiçbir ortak yanımız yokmuş ya da bir sürü ortak yanımız varmış gibi.
KADIN : Son söylediğin cümleyi anlamadım.
ADAM : Kürşat'la ortak yanlarımız, ortak yanlarımızı ortaya koyup dost olmamıza engel oluyor, bilmem anlatabildim mi?
KADIN : Hayır anlatamadın.
ADAM : Onunla tek ortak yanımız senin memelerin ve bu ortaklık beni rahatsız ediyor.
KADIN : Sürekli memelerimden bahsettiğinin farkında mısın?
ADAM : Özür dilerim. Kürşat'tan izin almalıydım. Ne de olsa memelerinin üzerinde onun da hakkı var.
KADIN : Bak bütün bu söylediklerini saçma sapan bulmakla beraber, eğer bu konuda birisi problem çıkaracaksa o kürşat olmalı, çünkü o varken sen yoktun!
ADAM : Tamam işte, ben de bu yüzden onu köfte yemeğe çağırmıyorum.
KADIN : Acıklı olan şu. Biz seninle beraber olmaya başladığımız günlerde ben önceki ilişkilerimi sana uzun uzun anlattım ve sen de büyük bir anlayışla dinledin. Ama sonuçta erkek olduğun için bana sahip olduğunu hissettiğin andan itibaren masken düştü. Tarihime bile sahip çıkmaya başladın. Senden önce hayatıma giren herkesten nefret ediyorsun.
ADAM : Ama listede öyle adamlar var ki...
KADIN : Kimi kasdediyorsun?
ADAM : Mesela o cüce olan, neydi adı?
KADIN : Takiyettin'imi diyorsun?
ADAM : Evet Takiyettin. İsmi kendinden uzun. Salaklığa bak. Bir cücenin adı en fazla Cem olmalı. Ama kompleks işte. Ailesi uzun göstersin diye dikine çizgili bir isim koymuş. Takiyettin! Duyan bir şey sansın diye.
KADIN : Aklın sıra aşağıladığın adam üç kez Tübitak'tan ödül aldı.
ADAM : Biliyorum, yılın en kısa boylu bilim adamı ödülü.
KADIN : Herkes senin gibi biçimsel bakmıyor olaya.
ADAM : O da davetli mi?
KADIN : Gelir herhalde, Kürşat'ın iyi arkadaşıdır.
ADAM : Hadi buyrun! Ne bu? Eski sevgililer toplanıp kongre mi yapacağız.
KADIN : Kürşat'la beni Takiyettin tanıştırmıştı zaten.
ADAM : Öyle mi? Ne güzel. Ne demişti tanıştırırken? "Kürşat benim boyum kısa, memelere yetişemiyorum, sen bir baksana."
KADIN : Sen gerçekten çok iğrenç bir insansın.
ADAM : Asıl iğrenç olan sensin. Ben birlikte olduğum kadınları toplayıp pirzola yapıyor muyum? İyi biz de toplanalım o zaman?
KADIN : Toplanırsanız haberim olmasın. O kadar beşinci sınıf kadının arasında görünmem doğru olmaz.
ADAM : Doğru. Benimkilerin arasında Tübitak ödülü alan yok. Ama hepsi hiçbir yardıma ihtiyaç olmadan üst raftan kitap alabiliyor.
KADIN : Bu kadar iğrençlik yeter! Geliyor musun, gelmiyor musun?
ADAM : Bağırmadan konuş benimle.
KADIN : Ben bağırmıyorum.
ADAM : Bağırıyorsun.
KADIN : Geliyor musun sen?
ADAM : Hayır! Gelmiyorum.
KADIN : Sen bilirsin, ben gidiyorum.
ADAM : Sen benim yüzüme kapı çarpamazsın. Zıkkımın kökünü yiyin. yalnız Kürşat'a söyle, benimle ilgisi yok, o memeler benden önce sarkmıştı.
ADAM - Ölümsüzlük henüz keşfedilmemişken ev almak çok saçma bir iştir. Bundan daha saçma bir tek iş vardır, o da yazlık ev almak.
KADIN - Sen lavabonun önünü sürekli ıslatıyorsun ve benim çoraplarımın tabanı sürekli ıslak! Aradaki bağlantıyı kurabildin mi?
ADAM - Kurdum. Hatta nurtopu gibi bir de anafikrimiz oldu: Rahat rahat banyo yapmak istiyorsan evlenmeyeceksin!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar
Baskı tarihi:
Aralık 2007
Sayfa sayısı:
112
ISBN:
9789755701004
Kitabın türü:
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Adam - Kadınların sıradan evden çıkış hadisesini neden bu kadar ciddiye aldıklarını anlamıyorum. Sanki bir daha dönmeyeceğiz. Gidip bir evin bahçesinde köfte yiyeceğiz, hepsi bu! Kadın - Ona barbekü partisi deniyor canım. Adam - Öyle mi? Köftelerin bundan haberi var mı? Yoksa bizim salak köfteler aşağılık bir mangalda can vereceklerini mi düşünüyorlar? Halbuki ne kızarması, parti kuruyor angutlar haberleri yok. Kadın - Amma konuştun ha... Geliyorum tamam. Adam - Gitmek istemediğim bir yere sayende acele ediyorum ya, ben asıl ona yanıyorum. Kadın - Neden gitmek istemiyormuşsun? Adam - Çünkü köfteleri mangala dizecek olan kişi senin eski sevgilin. Kadın - Yine mi aynı konu? Adam - Evet aynı konu! Kadın - Aşkım o yıllar önceydi. Adam - Ama o yıllarda da sevgililer sevişiyordu. K;adın - Eee? Adam - Ne demek eee? Adamın senin memelerine bakıp, siz bir de bunları benim zamanımda görecektiniz, diye düşünmesi beni rahatsız ediyor.

Kitabı okuyanlar 143 okur

  • Sefa Yasin
  • Ehu Ehe
  • Suna ERDEM
  • Gizem Öztürk
  • Emre Tapan
  • Uğur Demircan
  • Günay İlgar
  • Ş. Serda KAYMAN
  • Özgür Coşkun
  • Melis Kaya

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.4
14-17 Yaş
%1.2
18-24 Yaş
%5.9
25-34 Yaş
%30.6
35-44 Yaş
%50.6
45-54 Yaş
%7.1
55-64 Yaş
%1.2
65+ Yaş
%1.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%58.8
Erkek
%41.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.7 (10)
9
%8.7 (4)
8
%19.6 (9)
7
%21.7 (10)
6
%21.7 (10)
5
%4.3 (2)
4
%0
3
%2.2 (1)
2
%0
1
%0