Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar

6,9/10  (19 Oy) · 
83 okunma  · 
12 beğeni  · 
819 gösterim
Adam - Kadınların sıradan evden çıkış hadisesini neden bu kadar ciddiye aldıklarını anlamıyorum. Sanki bir daha dönmeyeceğiz. Gidip bir evin bahçesinde köfte yiyeceğiz, hepsi bu! Kadın - Ona barbekü partisi deniyor canım. Adam - Öyle mi? Köftelerin bundan haberi var mı? Yoksa bizim salak köfteler aşağılık bir mangalda can vereceklerini mi düşünüyorlar? Halbuki ne kızarması, parti kuruyor angutlar haberleri yok. Kadın - Amma konuştun ha... Geliyorum tamam. Adam - Gitmek istemediğim bir yere sayende acele ediyorum ya, ben asıl ona yanıyorum. Kadın - Neden gitmek istemiyormuşsun? Adam - Çünkü köfteleri mangala dizecek olan kişi senin eski sevgilin. Kadın - Yine mi aynı konu? Adam - Evet aynı konu! Kadın - Aşkım o yıllar önceydi. Adam - Ama o yıllarda da sevgililer sevişiyordu. K;adın - Eee? Adam - Ne demek eee? Adamın senin memelerine bakıp, siz bir de bunları benim zamanımda görecektiniz, diye düşünmesi beni rahatsız ediyor.
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2007
  • Sayfa Sayısı:
    112
  • ISBN:
    9789755701004
  • Yayınevi:
    Sel Yayıncılık
  • Kitabın Türü:

Yılmaz Erdoğan'ın, öykü tarzı yazılarından ve şiirlerinden farklı olarak yazdığı diyaloglarda mizahi bi sistemi var.
Özellikle bu kitabının ilk sayfasından son sayfasına kadar yüzümden tebessümü silemedim. Kesinlikle çok başarılı. :)

Tuğçe Demirörs 
28 Haz 17:07 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 6/10 puan

Kadın ve erkek ilişkileri üzerine müthiş diyaloglardan oluşmuş çok keyifli bir kitaptı. Yılmaz Erdoğan'ın okuduğum ilk eseriydi ve kalemini çok beğendim. Biraz keyifli vakit geçirmek isteyenlere tavsiye ederim.

Kitaptan uyarlama her şeyi çok severek takip ediyorum.Evvela kitabı okumuş,sonra Haybeden Gerçeküstü Aşk'ı seyretmiştim nitekim hiçbir şey kitabın yerini tutmuyor.Bilenler bilir,bilmeyenlere not:çok eğlenceli diyaloglar içerir.

arzu algayır 
15 May 09:41 · Kitabı okudu · 10/10 puan

bir kadınla erkeğin arasında geçmesi en mümkün olan diyaloglar. önce tiyatroya sonra da sinemaya aktarılsa da en güzeli kitap hali :) okurken çok güleceksiniz.

Kitaptan 15 Alıntı

ADAM - Sevgilim greyfurt büyüklüğünde bir beynin var, neden sadece bir limonluk kısmını kullanıyorsun?

Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 48)Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 48)

KADIN - .... Sabahleyin Bolvadin'den amcam aramış.
ADAM - Hangisi? Kekeme olan mı?
KADIN - Hayır geveze olan.
ADAM - Farketmez. İkisinin de telefon konuşmaları uzun sürüyor.

Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 80)Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 80)

Eski Sevgililer ve Köfte
ADAM : Sevgilim, bugünlerde çıkabilecek miyiz? Hayır hazırlanman birkaç yıl daha sürecekse bu kıyafetlerle çıkmayalım.
KADIN : Neden?
ADAM : Moda değişecek hayatım. Ya da en azından mevsim değişecek, yazlık kıyafetlerle üşümeyelim diyorum.
KADIN : Abartma.
ADAM : Sen de abartma. Bir buçuk saattir portmantonun aynasında kendimi seyrediyorum ve sıkıldım.
KADIN : Bir de benim durumumu düşün. Yıllardır aynı manzarayı seyrediyorum.
ADAM : Ne varmış manzarada?
KADIN : Pek kayda değer bir şey yok. Bir burun ve arkadaşları.
ADAM : Çok komik. Kadınların sıradan bir evden çıkış hadisesini neden bu kadar ciddiye aldığını anlamıyorum. Sanki bir daha dönmeyeceğiz. Gidip bir evin bahçesinde köfte yiyeceğiz, hepsi bu.
KADIN : Ona barbekü partisi deniliyor canım.
ADAM : Öyle mi? Peki köftelerin bundan haberi var mı? Yoksa bizim salak köfteler aşağılık bir mangalda can vereceklerini mi düşünüyorlar? Halbuki ne kızarması, parti kuruyor angutlar haberi yok.
KADIN : Amma konuştun ha! Geliyorum tamam.
ADAM : Gitmek istemediğim bir yere sayende acele ediyorum ya, ben asıl ona yanıyorum.
KADIN : Neden gitmek istemiyormuşsun?
ADAM : Çünkü köfteleri mangala dizecek olan kişi senin eski sevgilin.
KADIN : Yine mi aynı konu?
ADAM : Evet aynı konu.
KADIN : Aşkım o yıllar önceydi.
ADAM : Ama o yıllarda da sevgililer sevişiyordu.
KADIN : Eeeee?
ADAM : Ne demek eeee? Adamın senin memelerine bakıp, siz bir de bunları benim zamanında görecektiniz, diye düşünmesi beni rahatsız diyor.
KADIN : Kürşat'tan adam diye bahsetmen doğru değil.
ADAM : Madem bizim için adam sayılmıyor neden köftesini yemeğe gidiyoruz.
KADIN : Sevgilim yıllarca bu saçma konuyu konuşuyoruz. Kürşat'la yıllar önce kısa bir ilişkimiz oldu hepsi bu.
ADAM : Ne kadar kısa?
KADIN : Ne bileyim ben, iki ay falan.
ADAM : Memelerini görmesi için yeterli bir süre.
KADIN : Ben sana ilk erkeğim olduğunu söylediğimi hatırlamıyorum.
ADAM : İyi de bununla gurur duymasan iyi olur. Eski sevgililerinden bir takım kurma imkanımız olduğunu biliyoruz.
KADIN : Kabalaşma!
ADAM : Peki inceltelim. En azından basketbol takımı kurabiliriz, yedeklerle beraber tabi.
KADIN : Anladım, sen hazırda sorun bulamadın, yaratmaya çalışıyorsun.
ADAM : Hayır. Sadece insanların ayrıldıkları insanlarla sürekli buluşup görüşmelerini anlayamıyorum. "Tanıştırayım yeni sevgilim, eski sevgilim. Bu da eski sevgilimin yeni sevgilisi, bu da yeni sevgilimin eski sevgilisi. Ne güzel değil mi? Hepimiz birbirimizin her yerini ezbere biliyoruz."
KADIN : Buna çağdaş yaşam deniliyor işte.
ADAM : Nesi çağdaş bunun? Biraraya gelmemesi gereken insanların toplanıp birbirine çağdaş çağdaş gıcık olmalarının ne manası var? Zira benim Kürşat'ı sevmem tıbben mümkün değil. Ama etraf uyuz olmasın diye ona gülmem hatta belki de köfteleri pişirmesine yardım etmem gerekiyor. Hiçbir şey olmamış gibi. Hiçbir ortak yanımız yokmuş ya da bir sürü ortak yanımız varmış gibi.
KADIN : Son söylediğin cümleyi anlamadım.
ADAM : Kürşat'la ortak yanlarımız, ortak yanlarımızı ortaya koyup dost olmamıza engel oluyor, bilmem anlatabildim mi?
KADIN : Hayır anlatamadın.
ADAM : Onunla tek ortak yanımız senin memelerin ve bu ortaklık beni rahatsız ediyor.
KADIN : Sürekli memelerimden bahsettiğinin farkında mısın?
ADAM : Özür dilerim. Kürşat'tan izin almalıydım. Ne de olsa memelerinin üzerinde onun da hakkı var.
KADIN : Bak bütün bu söylediklerini saçma sapan bulmakla beraber, eğer bu konuda birisi problem çıkaracaksa o kürşat olmalı, çünkü o varken sen yoktun!
ADAM : Tamam işte, ben de bu yüzden onu köfte yemeğe çağırmıyorum.
KADIN : Acıklı olan şu. Biz seninle beraber olmaya başladığımız günlerde ben önceki ilişkilerimi sana uzun uzun anlattım ve sen de büyük bir anlayışla dinledin. Ama sonuçta erkek olduğun için bana sahip olduğunu hissettiğin andan itibaren masken düştü. Tarihime bile sahip çıkmaya başladın. Senden önce hayatıma giren herkesten nefret ediyorsun.
ADAM : Ama listede öyle adamlar var ki...
KADIN : Kimi kasdediyorsun?
ADAM : Mesela o cüce olan, neydi adı?
KADIN : Takiyettin'imi diyorsun?
ADAM : Evet Takiyettin. İsmi kendinden uzun. Salaklığa bak. Bir cücenin adı en fazla Cem olmalı. Ama kompleks işte. Ailesi uzun göstersin diye dikine çizgili bir isim koymuş. Takiyettin! Duyan bir şey sansın diye.
KADIN : Aklın sıra aşağıladığın adam üç kez Tübitak'tan ödül aldı.
ADAM : Biliyorum, yılın en kısa boylu bilim adamı ödülü.
KADIN : Herkes senin gibi biçimsel bakmıyor olaya.
ADAM : O da davetli mi?
KADIN : Gelir herhalde, Kürşat'ın iyi arkadaşıdır.
ADAM : Hadi buyrun! Ne bu? Eski sevgililer toplanıp kongre mi yapacağız.
KADIN : Kürşat'la beni Takiyettin tanıştırmıştı zaten.
ADAM : Öyle mi? Ne güzel. Ne demişti tanıştırırken? "Kürşat benim boyum kısa, memelere yetişemiyorum, sen bir baksana."
KADIN : Sen gerçekten çok iğrenç bir insansın.
ADAM : Asıl iğrenç olan sensin. Ben birlikte olduğum kadınları toplayıp pirzola yapıyor muyum? İyi biz de toplanalım o zaman?
KADIN : Toplanırsanız haberim olmasın. O kadar beşinci sınıf kadının arasında görünmem doğru olmaz.
ADAM : Doğru. Benimkilerin arasında Tübitak ödülü alan yok. Ama hepsi hiçbir yardıma ihtiyaç olmadan üst raftan kitap alabiliyor.
KADIN : Bu kadar iğrençlik yeter! Geliyor musun, gelmiyor musun?
ADAM : Bağırmadan konuş benimle.
KADIN : Ben bağırmıyorum.
ADAM : Bağırıyorsun.
KADIN : Geliyor musun sen?
ADAM : Hayır! Gelmiyorum.
KADIN : Sen bilirsin, ben gidiyorum.
ADAM : Sen benim yüzüme kapı çarpamazsın. Zıkkımın kökünü yiyin. yalnız Kürşat'a söyle, benimle ilgisi yok, o memeler benden önce sarkmıştı.

Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 39)Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 39)

ADAM - Ölümsüzlük henüz keşfedilmemişken ev almak çok saçma bir iştir. Bundan daha saçma bir tek iş vardır, o da yazlık ev almak.

Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 63)Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 63)

Küfür etmek istiyorum!
KADIN - Peki, dışardan gelen yardım ekiplerine bir teşekkür yazısı yaz.
ADAM - Nasıl yapayım bunu? Adamlar havaalanında "Bize erken teşekkür edildi" deyip gittikten sonra bu tuhaf olmaz mı? Bize rağmen bizi kurtarmaya çalışan insanlara söyleyecek sözümüz mü kaldı sanki? Hayatımızı kurtaran köpekleri uçağa almayan havayolları yetkililerinin hemşerisi olarak nasıl teşekkür edeceğim? Bunlar hayatı bilmiyor ki hayat kurtarmanın ne anlama geldiğini bilsinler! Gönderilen yardım malzemelerinden gümrük alan kaç ülke var yeryüzünde?

Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 93)Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 93)

KADIN -Sen her şeyle alay etmeye devam et ama ben çok ciddiyim!
ADAM - Banane! Sen ben alay ederken bana katılmıyorsun, ben niye ciddiyet konusunda seni yalnız bırakmayayım?
KADIN - Sus ve beni dinle!
ADAM - İyi vallahi her şeyi ben yapayım. Hem susayım hem dinleyeyim. Sen ne yapacaksın peki?
KADIN - Konuşacağım.
ADAM - Niye sen sadece bir tek işle uğraşırken ben geri kalan her şeyi yapıyorum?

Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 95)Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 95)

Benim yaklaşık otuz üç yıldır bir adım var. Evet kadınım ama diğer kadınlarla karıştırılmayayım diye bir özel isim almışım. Dahası senin kullandığın cümle yapısı içinde kadın, bir tür hayvan ismi anlamına geliyor. Zira biz tanımadığımız köpeklere köpek diyoruz. Tanıdıklarımızın birer adı vardır!

Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 11)Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 11)

KADIN - Sen lavabonun önünü sürekli ıslatıyorsun ve benim çoraplarımın tabanı sürekli ıslak! Aradaki bağlantıyı kurabildin mi?
ADAM - Kurdum. Hatta nurtopu gibi bir de anafikrimiz oldu: Rahat rahat banyo yapmak istiyorsan evlenmeyeceksin!

Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 55)Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar, Yılmaz Erdoğan (Sayfa 55)
2 /