·
Okunma
·
Beğeni
·
331
Gösterim
Adı:
Hayvan Hikayeleri
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750739750
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Evlerinde yalnız olmadıklarını fark eden iki kardeş. Şiddetli ve tuhaf bir hastalık nöbetiyle aksayan bir mektup. Ölümden bir anlığına dönen sevgili. Bir evin bahçesini işgal etmiş bir kaplan… Hayvan Hikâyeleri’nde Julio Cortázar bizi hayallerin ve kâbusların musallat olduğu apayrı bir gerçekliğe götürüyor.

Cortázar, 20. yüzyıl sonu Latin Amerika edebiyatına damgasını vuran “patlama”nın fitilini ateşlemiş isimlerin başında gelir. Üst orta sınıfın, küçüklü büyüklü burjuvaların doluştuğu mekânlara saldığı dehşetin ve saçmalıkların ardında karşı konulamaz bir coşkuyu, beklentileri baltalamaktan hoşlanan usta bir oyuncunun aldığı keyfi görmek mümkün. Cortázar’ın Bütün Öyküleri’nde yer alan ilk öykü kitabı Hayvan Hikâyeleri, 1951’de yayımlandığı haliyle Türkçede ilk kez okurlarla buluşuyor. Yazar labirentler, “öteki”ler ve doğası anlaşılamayan mahluklarla dolu bir dünyanın kapısını bize aralıyor.

(Tanıtım Bülteninden)
128 syf.
·3 günde·4/10
Sevdiğim bir kitap olmadı. Bir iki öyküyü sevdim ama diğerleri çok anlamsız geldi. Okuma grubumuzda da genel olarak sevilmedi. Kitabın sohbeti esnasında öykü değerlendirmeleriyle öyküler biraz daha anlam kazansa da havada kalan çok yer vardı.
* * *
On sayfalık öyküde yazar onlarca mesaj vermeye çalışınca okuyucuyu çok yormuş oluyor ve okuma verimi düşüyor diye düşünüyorum. Ayrıca kasıntı duruyor.
* * *
"Ele Geçirilmiş Ev" ve "Paris'teki Genç Bir Hanımefendi'ye Mektup" öykülerini sevdim.
128 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Hikayelerde, detaylar öyle yoğun işleniyor ki, asıl konu kaybolup gidiyor. Asıl konuya odaklanamıyorsunuz. Belki de üslup bu...Asıl konuyu detayların içine gizlemek yahut detayların içinden asıl konuya ulaşmak...

Ancak, üslubunu sevdim Cortazar'ın...
128 syf.
·Puan vermedi
Hayvanlarla aranız nasıldır? Onları sever misiniz? Yoksa korkar mısınız onlardan? Hiç kendinize ait bir evcil hayvanınız oldu mu? Bir köyde ya da bir çiftlikte hayvanlarla zaman geçirdiniz mi? İsmini sizin koyduğunuz bir hayvan oldu mu peki? Hiç öldürdünüz mü bir hayvanı? Herhangi birini? Yediniz mi birileri tarafından öldürülen bir hayvanı? Hiç ağzınızdan küçük tavşanlar fışkırıp yaşadığınız evin sağını solunu sardı mı? Ya da bir kaplanla paylaştınız mı yaşadığınız evi birbirinizi rahatsız etmeden? Evinizi fareler istila edip sizi bir köşeye sıkıştırdılar mı? Hayatınızda aşk umuduyla var olan birine hamamböceği dolgulu çikolata ikram ettiniz mi hiç? Hiç gerçekten canlı bir hayvan gördünüz mü sahi?

İçinden çıkılamayan hem nalına hem mıhına öyküler Fuentes’ten...
128 syf.
·2 günde·4/10
Kitaptan bir kaç hikaye dışında neredeyse hiç bir şey anlamadım. İlk hikaye güzeldi esrarengiz geldi, düşündürücüydü de en azından anlatılmak isteneni az çok anladığımı düşünüyorum.
Diğer hikayelerden ise Otobüs ve Kirke
hikayeleri de ilginç geldi.

Cartazar’dan okuduğum ilk ve muhtemelen son kitap.
Yordu!
İçimi daralttı!
128 syf.
·3 günde·9/10
Kitap benim icin muhtesemdi.@kitapdunyamokumamaratonu ileberaber okuduk.Latin Amerika edebiyatinin yazari Cortazar dan okudugum ilk kitaptı. O kadar guzel bir anlatimi var ki.oykulerinde ilk etapta duz okuyup biraz dusununce kimlere nerelere gondermeler yaptigini biraz Cortazar i arastirinca anlayabilirsiniz.Donemin diktatör yönetimine burjuvalara çok güzel çaktırmadan göndermeler yapmış .Kendi halkının ülkesine diline bayrağına değerlerine sahip çıkması gerektiğine değinmiş ama bunları öyküde direkt görmüyorsunuz öyle güzel imgelestirmis ki gerçeküstü anlatımıyla bir bulmaca çözer gibi düşünmeniz gerekiyor. Kitapta bol bol Cortazar ın düşünceleriyle tanisacaksiniz.
128 syf.
·8/10
Cortazar okurlar için ‘dik bir yokuş’ olarak tarif edebileceğim bir yazar. Vermek istediği mesajın içinde kayboluyorsunuz belki uzaklaşıyorsunuz ancak okumayı bırakamıyorsunuz. Hayvan Hikayeleri de tam olarak okumayı bırakamadığım ancak mesajdan uzaklaştığımı hissettiğim bir kitap oldu. Küçük hikayelerle büyük metni tamamlamanızı isteyen ve her hikayede farklı sembollerin olduğu okuması çok zevkli bir kitap.
128 syf.
·4 günde·7/10
Hayvan hikayeleri
Ele Geçrilen Ev: evi istila eden yaratıkların fareler olduğunu düşündüm bi yandan bi yandan da vahşi olan fareler olduğunu tahmin ettim. Çünkü en sonunda diyor ki eve bir hırsız girerse sonu felaket olur demek ki kapı açılır açılmaz saldıracak bir hayvani yaratık.
Paris'teki Genç Bir Hanımefendiye Mektup: Evini kiraladığı kadına itiraf mektubunu okuyoruz. İstemeden ağzından çıkan tavşancıklarla kiraladığı evi dolduran adamı ve kontrol edemediği durumu görüyoruz. Ben hikayeyi şu şekilde yorumladım. Adamın tavşancık kusması istemeden söylediklerini, düşüncelerini içinde tutamamasını, fikirlerini kusmasını sembolize ediyor olabilir. Laf ağızdan çıktıktan sonra bunun bir bedeli oluyor. Başta onları öldürmeyi düşünüyor ama ona ait bir şeyler olduğundan kıyamıyor ve bakmaya başlıyor. Gizlice onları büyütüyor. Belki de onun adını gizleyerek yazdığı yazılarına atıfta bulunuyordur. Hizmetçi kadın da adamda ve davranışlarında bir gariplik olduğunu farkediyor ama adam onu oyalıyor ki soru soramasın, üstelemesin. Tavşancıklar evdeki eşyalara zarar veriyorlar ve adam ingiliz yapıştırıcısıyla yapıştırdığını söylüyor. Kendince fikirlerinin yaratacağı etkiye çözümü bulmuş. En sonunda da tavşancıklar sokağpa saçılıyor ve kimse dönüp bakmıyor bile. Yazar oradan geçecek ilk öğrencileri bekliyor. Yine onun düşüncelerinin kıymetini anlayacak kişiler olarak öğrencileri görüyor. Diğer insanların sürekli bir yerlere yetişme telaşından durup da fikirlerini anlayabileceklerini sanmıyor.
Uzaktaki: Kendini arıyor diye tahmin ediyorum. Köprüde kendiyle sarılıyor.
Otobüs: Ben otobüsteki eli çiçeklileri kendimce hayatında aşk olan insanlara yorumlamıştım. Daha sonra üzerine düşününce asıl meselenin bizden olmayanı dışlamamız olduğunu anladım. Çiçekleri yok diye psikolojik baskı uygulanıyor, dışlanıyorlar. Çiçeklilerin hepsi aynı yerde iniyor. Çiçeksiz kadın ve adam da zamanı gelmeden inmiyorlar. Ve bu esnada birbirlerine bağlanıyorlar. Otobüsten inince onlar da diğerlerine benzemek için hemen çiçeklerini ellerine alıyorlar. Sonuç olarak mahalle baskısıyla onlar da değişiyor.
Baş ağrısı: bir evi kafaya benzeterek evin etrafında dolaşan eve tırmanan 'mancuspia'ları sanki baş dönmesinde yaşanan hissiyatlara benzetmiş. Ayrıca mancuspiaların pencereden gelen sesleriyle de kulak çınlamalarına atıfta bulunmuş.
Kirke: Hayvanlarla iyi anlaşan yunan mitoloji tanrısı kirkeyi temsilen Delia karakteri var. Kız nişanlılarını öldürmekten zevk alıyor. Üçüncü nişanlısını hamamböceği olan çikolatalarla öldürmeye kalkışınca adam durumu anlayıp ölmeden onu bayıltıp terk ediyor. Kızın ailesi de umutsuzca onları kızlarından kurtaracak başka adam bekleyişine geçiyorlar.
Cennetin Kapıları: Celinanın ölümünden sonra kocası Murio'nun bunu atlatması hikayede işlenen. Biri öldüğünde ona alışmış olduğumuzdan dolayı yalnız kalırız ve yeni hayata alışmaya çalışırız. Onu bulabilceğimizi sanırız onşr da bir dans sahnesine gidip onu bulmaya çalışıyorlar. Ve gördüklerini de iddia ediyorlar onlar için o dans sahnesi cennet oluyor. Tabii girmeden önce avukat aynı yeri cehennem diye tanımlıyordu.
Hayvan Hikayeleri: Vahşi bir kaplanla aynı evde yaşamak. Onun dolaştığı yerlerden uzak durarak ama onu kovmadan yaşamaya çalışıyorlar. Fakat sonunda elbette bazı sınırları aşıp yanlarına geliyor. Buradan çıkarabileceğim şey kaplan otoriteyi temsil ediyor. Hepsi ondan kaçarak kurtulabileceklerini sanıyorlar ama malesef sonunda insana zararı dokunuyor. Onunla mücadele edip bertaraf etmek gerekirdi ki rahat yaşansın.
O ilk anda, "Celina biraz önce öldü." cümlesine takıldığımı hatırlıyorum. Bunun olması gerektiği ana kendisi karar vermiş gibi...
Julio Cortazar
Sayfa 92 - Can yayınları
Karınca çiftliği titrek alacakaranlığa bürünmüş bir halde hiçliğin içinden fırlayıverdi. Isabel elinde mumla yaklaşıyordu. Zavallı karıncalar, güneşin çıktığını zannedeceklerdi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hayvan Hikayeleri
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750739750
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Evlerinde yalnız olmadıklarını fark eden iki kardeş. Şiddetli ve tuhaf bir hastalık nöbetiyle aksayan bir mektup. Ölümden bir anlığına dönen sevgili. Bir evin bahçesini işgal etmiş bir kaplan… Hayvan Hikâyeleri’nde Julio Cortázar bizi hayallerin ve kâbusların musallat olduğu apayrı bir gerçekliğe götürüyor.

Cortázar, 20. yüzyıl sonu Latin Amerika edebiyatına damgasını vuran “patlama”nın fitilini ateşlemiş isimlerin başında gelir. Üst orta sınıfın, küçüklü büyüklü burjuvaların doluştuğu mekânlara saldığı dehşetin ve saçmalıkların ardında karşı konulamaz bir coşkuyu, beklentileri baltalamaktan hoşlanan usta bir oyuncunun aldığı keyfi görmek mümkün. Cortázar’ın Bütün Öyküleri’nde yer alan ilk öykü kitabı Hayvan Hikâyeleri, 1951’de yayımlandığı haliyle Türkçede ilk kez okurlarla buluşuyor. Yazar labirentler, “öteki”ler ve doğası anlaşılamayan mahluklarla dolu bir dünyanın kapısını bize aralıyor.

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 67 okur

  • Simge söyler
  • Işılay güzel
  • nisa gülbaş
  • Ahmet Yıldırım
  • Mücella Çetin
  • Yasemin cetinkaya
  • İrem
  • Rengin Kiraz
  • Derya Çimen
  • K.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%8.6 (3)
9
%8.6 (3)
8
%22.9 (8)
7
%8.6 (3)
6
%17.1 (6)
5
%14.3 (5)
4
%11.4 (4)
3
%5.7 (2)
2
%0
1
%2.9 (1)