·
Okunma
·
Beğeni
·
1664
Gösterim
Adı:
Hayyam'ın Teraneleri
Baskı tarihi:
Ocak 2016
Sayfa sayısı:
117
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750801495
Orijinal adı:
Teraneha-yi Heyyam
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Ölümü ve yaşamı mantığa, duygulara, gözlemlere, yaşamın akışına dayanarak çözmek isteyen Hayyam'ın çok yönlü kişiliğinin ve eserlerinin incelenmesiyle rubaileri bir arada.

Hayyam'ın Teraneleri'nde şarabın buruk tadı ve iyimserliğin süzgecinden damıtılan kötümserlik çığlığı unutulmayacak: Mutluluk iste. Çünkü ömür dediğin bir andır.
117 syf.
·2 günde
Hangi Hayyam?

Ömer Hayyam, XI. yüzyılda İran'da yaşamış şair, matematikçi, astronom ve filozoftur. Bilim alanında insanlığa birçok katkıları olmuştur. Özellikle matematik ve astronomi alanında kendisinden sonra gelen bilim insanlarına öncülük etmiştir. Matematikte, birçok gencin korkulu rüyası olan "X" terimini bulmuştur. Bilinmeyen rakam yerine, Arapça'da "şey" anlamına gelen kelimeyi kullanmış, daha sonra bu kelime İspanyolca'ya "Xay" olarak geçmiş ve günümüzde ise ilk harfi olan "X" olarak kullanılmaya başlanmıştır. Binom açılımını ve Pascal Üçgeni olarak adlandırılan kavramları ilk bulan bilim insanıdır. Ayrıca Selçuklu zamanında kullanılan Celali Takvimi'ni uygulamıştır. Bunlar Ömer Hayyam ile ilgili bilinenlerdir. Gelelim Hayyam'ın şair kişiliğine ve rubailerine. Hayyam'ın rubaileri ya da Sadık Hidayet'e göre terâneleri ise tam bir muammadır.

Sadık Hidayet'in, Hayyam Rubaileri üzerine yazmış olduğu bu inceleme kitabı daha çok Şair Hayyam üzerinde durmuş ve bu rubailerin gerçek olup olmadığını ele almıştır.

Hayyam'a isnad edilen 80 bin ile 200 bin arasında rubai olduğu düşünülmektedir. Ancak bu rubailer birbirleriyle çelişmektedir. Rubaileri okurken zıtlıklara ve çelişkilere rastlarız. Hangi Hayyam? Materyalist ve Tanrıtanımaz Hayyam mı, yoksa Sufi Hayyam mı? Bir insan yüzyıl yaşasa, günde 2-3 defa din değiştirse bile bu düşünceleri dile getiremez. Hayyam'a ait orijinal el yazması olmadığı sürece herkes Hayyam'ı istediği tarafa çekebilir. Sadık Hidayet de kendi dünya görüşüne yakın olan materyalist Hayyam'ı anlatmış bize Hayyam'ın Terânelerinde.

Birçok tarihçi de bu konuda araştırma ve inceleme yazmış. Bu konuda bir hayli görüş var. Sadık Hidayet de kitabın girişinde bu görüşlere yer veriyor. Bazı görüşlere göre Hayyam gençliğinde ateistmiş ama yaşlılığında Allah yoluna yönelmiş. Bazı görüşlere göre ise Hayyam inançlı birisiymiş ama düşmanları tarafından farklı rubailer ona yüklenmiş. Sadık Hidayet'e göre ise, Hayyam tüm ömrü boyunca materyalist bir insan ve dini sorgulayan rubailer ona ait. Bilinen bir gerçek var ki, ona isnad edilen rubailerin birçoğunun Hayyam'a ait olmadığı ve taklit olduğudur.

Hayyam Terâneleri üç bölümden oluşmakta.
1.bölüm: Filozof Hayyam
2.bölüm: Şair Hayyam
3.bölüm: Terâneleri/Rubaileri

Kitaptaki rubailerde öne çıkan temalar: Ölüm, kadercilik ve şaraptır.  Hayyam'a göre ölüm bir sondur ve ahiret diye bir şey yoktur.
"Çünkü toprağa girildi mi, geri dönüş yoktur.
Yok geri dönüşün; gittin mi, tam gittin!"  (Sayfa 30)
"Solduktan sonra, açacak gül yok." (Sayfa 55)
Hayyam, Sami dinlerin kadercilik anlayışına da göndermeler yapmakta.
"Biz kuklayız, kuklacı ise felek."
Yine en bilinen
"Öldürmek de, yaşatmak da senin işin;
Bu dünyayı gönlünce düzenleyen sensin.
Ben kötüyüm diyelim, kimde kabahat?
Beni böyle yaratan sen değil misin?" rubaisinde de kadercilik anlayışını eleştirdiği görülmektedir.
Şarap konusunun Hayyam’ın rubaileri arasında ayrı bir yeri olduğu herkesçe bilinir. Hayyam'ın şarabı överken bir ölçüde abartıya kaçtığını görüyoruz.
“İnsan vücudu için şaraptan yararlı bir şey yoktur; hele hele acı ve saf üzüm şarabı. Bu şarabın özelliği üzüntüyü silip, yüreği ferahlatmasıdır.” (s.60)
“Bütün bilim adamları şaraptan daha iyi ve yüce bir nimet olmadığı hususunda fikir birliğine vardılar.” (s.70)
“... ve cennette birçok nimet vardır ve şarap cennetteki nimetlerin en iyisidir.”(s.6)

Ömer Hayyam deyince aklıma Amin Maalof'un Semerkant kitabı geliyor. Bu kitapta da Hayyam ile ilgili birçok bilgi - doğruluğu tartışılır--bulunmaktadır. Semerkant'ta Hayyam'ın el yazması Rubaiyat'ının Titanik gemisiyle birlikte okyanusa karıştığı anlatılır.

Sadık Hidayet'in okuduğum üçüncü kitabıydı. Üç kitapta da farklı bir yazar karşıma çıktı. Kör Baykuş'ta İran' ın Kafka'sı, Hacı Aga'da İran'ın Aziz Nesin'ini görebiliriz. Bu da Hidayet'in kendini tekrar etmeyen, usta bir yazar olduğunu gösterir.

Özetle Hayyam'ın Terâneleri, materyalist Hayyam'ın dünya görüşlerini rubailer yoluyla bize anlatan bir inceleme kitabıdır. Ömer Hayyam hakkında farklı bilgilere ulaşmak isteyen okurlara tavsiye edilir.
117 syf.
SADIK HİDAYET’İN DEPRESİFLİĞİNDEN HAYYAM’A SIĞINMAK!!!

Etkinlik sebebiyle Sadık Hidayet’le tanıştım . Farkettim de ilgimi çeken yazarların çoğu ya intihar etmiş ya da herkes tarafından sevilmeyen kişilermiş:\ Bu iyi bir şey mi kötü mü bilemiyorum… Ama bana hitabeden yazarları toplumun değerlendirmesine ya da yaşamlarındaki olumsuzluklara göre seçmeyeceğim kesin.Bana kattığı şeyler öncelikli sebeplerim arasında:)

AHH SADIK AHH YAZIK ETMİŞSİN KENDİNE :(
Yine ilk defa okuyacağım için yazar hakkında kısa bir araştırmayla işe başladım.Yeni bir yazar okuyacaksan hakkında her daim araştırma yap diyen arkadaşım Tuco Herrera 'ya bu güzel öğüdü için teşekkür ederim :) gerçekten bu şekilde okumak daha bir güzel...

İran edebiyatında modern öykünün kurucularından biridir . Depresif yazarlar sınıfından , hayatına kaldığı dairede havagazı ile son veren İran’lı yazar soylu bir aileden geliyordu .Ölümüyle ilgili nette karşılaştığım şeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Sadık Hidayet’in ölümünü şöyle anlatmış 25 yıllık dostu Bozorg Alevi:
“Paris’te günlerce ,havagazlı bir apartman aradı,
Championnet caddesinde buldu aradığını;
Nisan 1951 günü dairesine kapandı...
ve bütün delikleri tıkadıktan sonra gaz musluğunu açtı.
Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu .Onu mutfakta yerde yatarken buldu.
Tertemiz giyinmiş,güzelce traş olmuştu ve cebinde parası vardı.
yakılmış müsveddelerinin kalıntıları yanı başında ,yerdeydi.
(…)
Ölümünden az önce bir hikaye taslağı kaleme almıştı,şuydu konu:
Annesi ,’salgı salamaz ol!’ diye beddua eder yavru örümceğe.
-Hidayet’in hayat hikayesi miydi bu?”
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Kim bilir?
Hakkında okuduklarım bu tarz şeyler genellikle.Başarılı bir yazar fakat depresif hallerde.Budizme’ de ilgisi olan yazarın malumunuz Ömer Hayyam’a da ilgisi olması çok doğal geldi bana… Kitapta Hayyam’la ilgili merak ettiğiniz çoğu şeyi bulabilirsiniz.Hayata bakışı,inanışı ya da inanmayışı… Hayyam’ın Teraneleri bir araştırma-inceleme kitabıdır. Terane dediği şey aslında Rubailerdir .Kitapta rubailerin yazılmasının amaçları da yer almaktadır.

Neden bu kitabı seçtiğime gelince ; Etkinlik için farklı bir kitap olması adına seçtim. Ömer Hayyam hep ilgimi çeken bir isimdi ve hakkında bilgi sahibi oldum .Sizde herhangi bir sebepten okumak isterseniz çok akıcı bir kitap olduğunu belirtmek isterim .İnceleme yazmak için çok uygun olmasa da okumak ve öğrenmek keyifti benim için.
Etkinliği düzenleyen NigRa ' ya çok teşekkür ederim.Siz bu etkinliği düzenlemeseydiniz yazarla kim bilir ne zaman karşılaşırdık…

Herkese teşekkür ederim :) Sevgiler ,saygılar...
117 syf.
·7 günde·8/10
Bazı kitaplar vardır ki öncesinde farklı kaynaklardan o konu hakkında bilgi edinmek gerekir. Bu kitapta aynı şekilde. Bunu okumadan önce Ömer Hayyam hakkında bilgi edinilecek aforizmalarla dolu Rubaileriyle birlikte hayatı ve yaşamını incelemiş olmak gerekir.

Tıpkı Ömer Hayyam gibi İran'lı olan Sadık Hidayet, günümüze ulaşmış birçok rubainin aslında birbiri ile çeliştiği, normalde o sözü söylese toplumda ve devlet nazarında suç kabul edileceğini bilen kişilerce de Ömer Hayyam sözü diye piyasaya sürüldüğünü belirtmektedir. Şarap, din, cennet, cehennem olguları üzerinde sıklıkla durulan cümlelerine hak vermemek elde değil. Şu söz aklıma yer etti; bir kişi yüzyıl yaşasa, günde 2-3 din değiştirse bunları yazamaz. Tarzındaki cümle Ömer Hayyam'ın zekasının ne kadar ilerde olduğuna dem vurmuştur. Okumayan varsa mutlaka Sadık Hidayet'in kitaplarını tavsiye ederim. Herkese iyi okumalar dilerim.
117 syf.
·1 günde·4/10
Kitap Ömer Hayyam beyitlerinden, Sadık Hidayet'in düşünce dünyasına tesir eden beyitlerden ve incelemelerden oluşuyor. Sadık Hidayet bu eserin ilk bölümünde bize Ömer Hayyam hakkında da kendi görüşlerini ve tanımlamalarını yapmakta.

Yalnız bu kitabı okumadan önce dikkat edilmesi gereken çok önemli bir husus var-ki yoksa kitap gerçek mahiyetinde anlaşılamaz. O da şudur;

Birincisi Ömer Hayyam kimdir?
İkincisi Sadık Hidayet Kimdir?
Üçüncüsü Aralarında nasıl bir bağ var yada oluştu?

Uzun uzun anlatmaya sizleri yormaya gerek görmüyorum. Ömer Hayyam hakkında günümüze ulaşmış çok fazla yazılı eser yoktur. Kendi hayatı da ne yazık ki diğer büyük insanlar gibi detaylıca günümüze aktarılmamış bir muamma içinde. Bunda ne sakınca var derseniz, gerçek Ömer Hayyam nasıl biridir pek bilinmez ama bugün onun adının altına yazıldğı bir çok beyitin gerçekten ona ait olup olmadığı bilinmiyor. Çünkü bazı beyitlerde Yaratıcıyı övme ve basit bir ifade ile tasavvuf-i bir dil kullanılmışken, bazı beyitlerinde materyalist bir bakış vardır ve Tanrı ve Dini bir çok inançlar sistemi ağır eleştirilir ve çoğu kez iğnelenir... Sadece beyitler üzerinden bu varsayımı herkes çıkarabilir, görebilir... O yüzden benim şahsi düşüncem Ömer Hayyam adında bir fizolof yaşamış ve güzel beyitler bırakmıştır ardında, ancak birileri tarafından bu beyitlere sonradan ekleme yapılmış gibi duruyor.... Araştıramınızı öneririm. Dörtlükler bu kitabın ön sözünde yazdığıma benzer bir açıklamada görebilirsiniz.

Gelelim Sadık Hidayet'e: Gerçekten büyük bir düşünür. Yaşadığı çevre ve Fransa'da kaldığı süre boyunca yaptığı Doğu-Batı kıyaslaması onu büyük bir düşünür yapmıştır ancak cebap bulunmadığı zaman düşünmek insana çok zarar verir ki kendisi de sorularının peşinde bir ömür sürerken bir gün Pariste intihar eder... Sadık Hidayet İran'da dinin istismar edilmesinden dolayı, hem dine hemde toplumuna pozitif duygular besleyememiştir. Fransa ve İran arasında gel gitler ve karşılaştırmalar sonucunda ne yazık ki batının modern ve bilimsel hayranlığının yanıda, kendi toplumunun mutlak kadercilik bağnazlığının da etkisi ile materyalist bir kimliğe bürünmüştür... Bu eserde de her ne kadar Ömer Hayyam'dan geldiği idda edilsede kendi düşüncelerini destekleyecek beyitleri incelemiş ve Hayyam'la kendisi arasıda bir bağ bulmaya çalışmıştır... O hayatınn son anına kadar arayış içinde kamış büyük bir düşünür, aydındı...

Evet bu eseri okumadan önce bu iki büyük düşünür hakkında mutlaka bilginiz olması gerekmektedir, yoksa sıradan bir kitap, 3-5 beyit aklınızda kalır ama içeriğini tam anlamıya anlayamazsınız. Keyifli okumlar dilerim...
117 syf.
·Beğendi·10/10
Hayyam, tarihin gizemi diyebiliriz. Bir bilim adamı, derdinin devasını arayan ve doğu topraklarındaki din adı altında sunulan hurafelerle başedebilmek için zekasını rubailerinde oya gibi işleyen..... Her maksadı çözmüş, zalim ve güçlü denklemi ile savaşırken kazanmayı değil düşünmeyi öğretebilmek için kendi felsefesini anlatmayı başarabilmiş. Derdi olan ve bu derdin dermanında önemli anlatılara adını kazımış DÜŞÜNÜR. Hala onu konuşabiliyorsak, yazdığı bir satırdan yola çıkıp başka kapıları zorluyorsak HAYYAM amacına ulaşmış demektirr.
117 syf.
Sadık Hidayet'in, inceleme diyebileceğimiz eseridir Hayyam'ın Teraneleri. Aslında çok kısa bir şekilde düşüncelerine, hayatına yer veriyor. Halbuki bunu daha fazla uzatabilir, söylenenleri eleştirebilirdi. Bu bakımdan üzüldüm. Tabii ki sık sık intihar girişimlerinde bulunan bir insan olduğu için, ona bir kitabı neden uzun yazmadın serzenişinde bulunamayız.

Ömer Hayyam, düşünce dünyasının aykırı insanı, çoğu kişi tarafından kafir, çoğu kişinin ise ermiş olarak anlattığı kişi. Merak uyandıracak birisi. Hidayet, Hayyam'ın hayatı ve rubaileriyle ilgili bilinen yanlışları bir nebze olsun azaltmak için uğraşmış. Başarılı da olmuş bu konuda. Kısa bir Hayyam'ın hayatından ve fikir dünyasından bahsediyor ardından Hayyam'a ait olduğu bilinen rubaileri okuyoruz. Oldukça keyif aldım. Çünkü çeviride hem Farsça hem Türkçe olarak yazmışlardı rubaileri. Bu da yayınevinin bir güzelliği. ^^^
117 syf.
Hayyam ve rubaileri üzerine yazılmış muhteşem bir kitap. Rubaileri üzerinden Şair ve Filozof Hayyam'ı daha yakından tanıyoruz.

Okul zamanlarında Ömer Hayyam’ı bilim insanı olarak öğrenmiştim. Birçoğumuz ilk kez öyle duymuştur. Ömer Hayyam'ı bir süre önce Rubailer kitabı ile şairliğini tanımıştım. Dörtlüklerine hayran kalmıştım ki hala ara ara açar okurum. Bu kitabı da telefona e-kitap olarak indirmişim. Öyle okuma fırsatı geçti.

Kitabımız Hayyam'ın rubaileri üzerinden incelenmesi şeklinde ilerliyor. İnceleme kısmının ardından sırasıyla önce rubailerin orijinal halini sonrada Türkçesini veriyor.
İncelemeden kasıt sadece rubailere anlamca bakılması değil. Hayyam'a ait olup olmayacağına da bakılıyor. Çünkü şuan biliniyor ki Hayyam'a ithaf edilen rubailerin birçoğu ona ait değil. Konu olarak din ve şarap ağırlıklı ilerliyor. O yüzden dinciler tarafından pek sevilmez kendisi. Alay ve kinayeyi sezsek de en çok Ölüm ötesi konularda alaycı bir tavır görüyoruz. Dönemine bakarak düşüncelerini dobra bir şekilde söylemesi onu diğer yazarlardan ayırıyor. Bu dünyada kalıcı olmadığımızı sürekli hatırlatıyor.
117 syf.
·6 günde·8/10
Ömer Hayyam'ın fikir kişiliğini bir nebze daha yakından tanımak için mutlaka okunmalı. Rubaileri düşündürücü ve okurken hadi be bunu nasıl böyle anlatmış helal olsun diyorsunuz. Meraklılarına tavsiye ederim, beğendim. Keyifli okumalar.
117 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
HAYYAM'IN TERÂNELERİ

# #terâne, rubai demek türkcedeki tam karsiligi ezgi...
##sadikhidayet #hayyam'i dünyada en iyi anlayanlardan biri olmustur.
# ortada bir suru #omerhayyama atfedilen rubai var. Bu kitapta Sadik Hidayet, kalemi ve ozenli calismasiyla Omer Hayyam'a ait olabilecek rubaileri derlemistir.
##omerhayyam der ki: "kalemin bir ülkenin islah edilmesinde ya da bozulmasinda onemli payi vardir. Bu yuzden guvenilir kalen sahiplerini el ustunde tutmak gerekir." ##hayyam, dusunce tarzini ve felsefesini biraz bilmek, hayyam severlerce rubai onun mu yoksa onun ustune mi atilmis sorusunu biraz cevaplar.
# Sadik Hidayet biz #hayyamilere en guzel hediyeyi vermis. #terânehâ-yi#Heyyâm#
#Mutluluk iste. Çünkü ömür dediğin bir andır.
117 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Çok şey yazıldı Hayyam üzerine. Onun olmayan çok söz atfedildi ona. O yazmış gibi gösterildi. Ayıklamak çok zordu onun yazdığı teraneleri. Sonra Fitzgerald ayırdı onun teranelerini, tanıttı Batı'ya. Oradan tanıdı İran bu muazzam düşünürü.
.
Sonra sadık Hidayet çıktı ortaya İran'da. İnceledi Hayyam'ın teranelerini. çünkü o da Hayyam gibi bakıyordu dünyaya: karamsar ve kötümser...
.
Hayyam'a nispet edilen ilk rubai mecmuası 1461 yılında Oxford Bodleian tarafından Hayyam'dan üç asır sonra yazılmış ve 158 rubaisi varmış. Yıllar içinde Hayyam'a atfedilen eserlerin sayısı o kadar artmış ki hangi rubaiyi Hayyam yazdı hangisini yazmadı ayırt edilemez olmuş. ancak bilinen bir şey var ki Hayyam ömrünün sonuna kadar kötümser ve kuşkucu biri olarak kalmış.
.
Bu eserde de Hayyam'ın filozof yönüne ve şair yönüne göndermeler yaparak onu anlatmaya çalışmış Sadık Hidayet. Eserin sonuna da rubai örneklerini sıralamış.
.
Şiir çevirmek zor iştir. Yine de Mehmet Kanar Hoca elinden gelenin en iyisini yapmış. Hiçbir şeyinden anlamasak da rubailerin Farsçası - dilin şiirselliğinden olsa gerek - ayrı bir tat veriyor.
117 syf.
·Beğendi·9/10
Hayyam ile ilgili o kadar çok ona aitmiş gibi gösterilen rubai var ki, en azından benim açımdan Sadık Hidayet güvenilir bir kaynak. Her kitaplıkta olmalı biz değerini bilmeden önce Avrupa hayrandı, acaba hala değerini biliyor muyuz ayrı bir konu...
Her şeyin sahibi Tanrı madem ki yarattı doğayı
Ne sebeple verdi ona eksiği, kusuru?
Çirkin olduysa bu mahluk, kimin kusuru?
İyi oldu madem; neydi yıkmaktaki zoru?
Tan ağarırken seher horozu
Bilir misin neden yakar ağıtı?
Yani der ki: Gösterdiler sabah aynasında
Geçti ömürden bir gece; yok ama haberin!
Hayyam maddeci ve bilimsel bakış mantığıyla insana “câm-ı cem” der. Onun var olması ve ölümü bir sineğin var olup ölmesi kadar önemsizdir:

Senin bu âleme gelip gitmenin anlamı ne?
Bir sinek var olmuş, sonra yok olmuş. İşte o kadar!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hayyam'ın Teraneleri
Baskı tarihi:
Ocak 2016
Sayfa sayısı:
117
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750801495
Orijinal adı:
Teraneha-yi Heyyam
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Ölümü ve yaşamı mantığa, duygulara, gözlemlere, yaşamın akışına dayanarak çözmek isteyen Hayyam'ın çok yönlü kişiliğinin ve eserlerinin incelenmesiyle rubaileri bir arada.

Hayyam'ın Teraneleri'nde şarabın buruk tadı ve iyimserliğin süzgecinden damıtılan kötümserlik çığlığı unutulmayacak: Mutluluk iste. Çünkü ömür dediğin bir andır.

Kitabı okuyanlar 124 okur

  • Tuğba
  • Bünyamin Bayansal
  • ~Meltem~
  • marie
  • Veysi Dalman
  • iştar
  • Yasin Bektaş
  • Dr.Shevek
  • Zeynep
  • Ramazan GÜLELİ

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (13)
9
%30.8 (16)
8
%30.8 (16)
7
%3.8 (2)
6
%1.9 (1)
5
%0
4
%5.8 (3)
3
%0
2
%1.9 (1)
1
%0