·
Okunma
·
Beğeni
·
1.720
Gösterim
Adı:
Hazreti Ali
Baskı tarihi:
Mayıs 2000
Sayfa sayısı:
342
ISBN:
9789944700986
Kitabın türü:
Yayınevi:
Büyük Doğu Yayınları
Üstad Necip Fazıl’ın eşsiz üslubuyla, bir kutlu ismin portresi...
Son bölümünü nasıl okuduğumu bilmediğim bir kitaptı. Ne olursa olsun sonuçta insan olduğumuzu, nefis taşıdığımızı ve imtihana tâbî olduğumuzu etkileyici bir biçimde hatırladım.

"Saadet güneşinin uzaklaştığı zaman boyunca beşerî zaaflar ortaya çıkmaya başlamış ve Cahiliyet Çığırına ait aile ve oba gayretleri filizlenmeye koyulmuştur."

Hüzün ağırlıklı çeşitli duygu ve düşünce içerisinde okuduğum kitabın son bölümünde, akıbetini bildiğim kimi olayların gelişimini okurken "inşallah öyle olmaz" gibi iyimser safiyane beklenti içinde olduğumu fark ettim. Bu kitabın müellifinin belagati ve hikâye etme ustalığıyla da yakından alakalı. Üstad, olayları etkileyici bir biçimde anlatmış.

Kitapta, İslam dünyası için çok şey ifade eden, dört büyük halifeden birisi olan ve defaatle Hz. Peygamber (S.A.V.) tarafından övülen, ilim beldesinin kapısı, hikmet sahibi olarak gösterilen Hz. Ali'nin ibretlerle dolu hayatı anlatılıyor. Ancak bu hayat, doğal olarak Hz. Peygambere birçok koldan yakınlığı nedeniyle Nebi'nin hayatıyla birlikte ele alınıyor. Çünkü peygambere çocukluğundan ölümüne kadar yoldaşlık, arkadaşlık, yakın akraba ve damatlık yapan Hz. Ali, o kutlu davanın da ilk omuzlayıcılarından.

Kitap üç bölümden meydana geliyor; Hicrete Kadar, Hicret ve Ötesi ve O'ndan Sonra. Hicrete Kadar olan kısım bildiğimiz İslam'ın ilk kıvılcımlanışı ve Mekke dönemi tebliğini anlatıyor ve çoğunlukla Hz. Peygamber üzerinden gidiliyor. İkinci bölümde Hicret ve sonrasındaki cihat mücadeleleri ve küfre karşı yapılan direniş ele alınıyor. Üçüncü bölümde ise Hz. Peygamber sonrası İslam alemi ve Hz. Ali'nin bu mücadeledeki konumlanışı anlatılıyor. O'ndan Sonraya kadar yaşanan Saadet asrı ve imandaki kararlılık, o kavî duruş, son bölüme gelindiğinde, O'ndan Sonrasında yani, her şey hüzün ve karanlığa dönüşüyor. Bu son bölüm; ilk hizipleşmenin, fitne fücurun, nefislere karşı ciddi imtihanın ve İslam'ın yaşadığı ciddi sarsıntının incelendiği yer. Çok ciddi derslerin alınması gereken bölüm aynı zamanda. O günlerde tohumu atılan fitne, çeşitli hizipleriyle bugüne kadar gelmiştir. O günlerde yaşananlar, bugünün hala tartışılan, bir türlü çözümlenemeyen ve İslam dünyasını paramparça eden konuları olmuştur. Hz. Peygamber, her şey bittiğinde, küfre karşı nice azlarla çoklara karşı yapılan ve çoğunluğunda da muzaffer olunan savaşlar sonrası ashabına dönüp "asıl büyük cihat şimdi başlıyor" demiş. "Nedir o?" diye sorulduğunda da nefislere karşı verilen insanın kendi iç harbini işaret etmiştir. Gerçekten de küfre karşı verilen çetin savaşlar sonrası İslam âbâd olmuş, devletleşme yolunda hızla ilerlenmiştir. Ancak Hz. Peygamber sonrası ilkin yaşanan sarsıntı ilk iki halife döneminde savuşturulsa da, İslam dünyası üçüncü halifeden itibaren ciddi bir türbülansa tutulmuştur. Bunda Ebu Zer'in isyan ettiği rahat ve refah seviyesinin artmasının da etkisi olsa da en etkili mefhum adalet temelinin köklerinden sarsılması olmuştur. Özelikle haya ve edep timsali Hz. Osman'ın hilm ve merhameti ile akrabalarına karşı haddinden fazla merhamet göstererek onları kollaması ve liyakatsizliğin yetkilendirilmesi hükümlerinde de etkili olmuş ve bu diğer halk içerisindeki adalet duygusunu zedelediği gibi her geçen gün seslerin yükselmesine neden olmuştur. Daha sonra işler ne kadar toparlanmaya çalışılsa da halk içerisinde hiziplerin oluşması ve o büyük İslam birliğinin parçalanmış olması, arada diğer fırsat bekleyen münafık ve şer odaklarının fitnesi ile "Bedir ashabı" denilen kutlu zümreden birçok insan şehit edilmiş.

"Sahabilerin en azizlerinden ölen ölene... İslam âlemi, Kâinat Nuru'nun 40. Hicret yılında boşluğa gömülmüş gibi... Karanlık, karanlık..."

"Fitne kopunca insanı hayret ve şüpheye düşürür, hakikati bilinmez hâle getirir. Fitne bir ruh illetidir. Rüzgârlar estirir ve akıllıyı çocuk gibi şaşırtır."

Tüm bu üzücü hadiselerden sonra, fitne ve fesatlar neticesinde gelinen noktada en son Hz. Ali de şehit edilir. Necip Fazıl ise O'nunla mücadele içindeki Muaviye ile Hz. Ali arasındaki hüküm kısmında daha geniş bir çerçeve de olayı ele alarak âdeta ahkâmsız bir hüküm verir ve der ki: "Hz. Ali mutlak sûrette haklı buna mukabil Hz. Muaviye haksız değil." Meselenin de, içtihad konusunda ayrım meselesi olduğu ve üzerine düşünülmesi gereken ince bir mesele olduğunu belirtiyor.
Şu muhakkak ki hakikaten zor bir mesele...

Kitap, İslam'ın doğuşundan Hz. Ali'nin şehadetine kadar ki süreci anlatıyor. Hem de bunu beklediğimden daha akıcı ve anlaşılır bir üslupla yapıyor. Kendi adıma çok faydalı oldu. Çünkü tam olarak vakıf olmadığım dönemler, bilmediğim olaylar vardı. Bunları öğrenmiş oldum ve kitabı da severek okudum. Her seviyedeki okuyucunun rahatlıkla okuyup anlayacağı güzel ve faydalı bir eser olmuş gerçekten.
Uzun bir yolculuk oldu. Zira bu kitapla ofiste iş bitince buluşuyorduk:) Üstad’ın kalemine diyebileceğimiz birşey olamaz. Kitabın içeriği insanı derinden etkiliyor ve o dönemleri düşündürüyor.
Cennetle müjdelenmiş sahabilerin aralarında zuhur eden ihtilaflar...

İlmin ve hikmetin yegane temsilcisi Hz. Ali’ ye karşı sergilenen tutumlar.

Hepsi insanoğlunun acziyetine kaderin mutlak olduğuna delalet ediyor.

Ve nefsin insana herdaim düşman olduğunu bu kitapta heran görmek mümkün..
Gerçekten ne söyleyeceğimi bilemiyorum. Zira ne söylesem az gelir. Ben şu sözle özetlemek istiyorum. Hani çoğu zaman kullanırız ya ‘ anlatılmaz, yaşanır’ sözünün vücut bulmuş hali bir kitap :)

Benzer kitaplar

Üniversite yıllarıma ait güzel ve sürüklenip savrulduğum yerde tutunduğum derinliklerinde kaybolduğum eser. Necip Fazıl Kısakürek eserlerinde bir dinginlik ve ayrı derinlik hissederim
Bazen de tekrar okurum
Büyük mazlumlar lise yıllarımda 3.baskısı elimde var. Evlatlara kalacak nitelikte
Genel anlamda bildiğimiz konular,ancak bilinenler bile necip fazılın kaleminden ayrı bir lezzet.
Hz. Muaviye'ye bakış açılarımız ve yaşananların detayıylı analizi konumunda önemli ve okunması gereken bir kitap.
Allah Rahmet eylesin kendisine .
kitabı okumaya başladığımda okumak için geç kalınmış kitap ve yazarlardan biri olduğunu anladığım andı benim için. kitap çok iyiydi. özellikle hazreti ali ,hazreti osman, hazreti aişe ve hazreti muaviye arasında geçen olayları çok iyi bir şekilde anlatmış. bence her kalemin altından kalkamayacağı olayları çok iyi bir şekilde anlatıp bizlere aktarmış...
Bazı kitapları 1 kez okumak yetmez. Tekrar tekrar okumak gerektir. Bu gibi..
Hiçbir şey insan kadar yükselemez ve yine hiçbir şey insan kadar alçalamaz.
Necip Fazıl Kısakürek
Sayfa 86 - Büyük doğu yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hazreti Ali
Baskı tarihi:
Mayıs 2000
Sayfa sayısı:
342
ISBN:
9789944700986
Kitabın türü:
Yayınevi:
Büyük Doğu Yayınları
Üstad Necip Fazıl’ın eşsiz üslubuyla, bir kutlu ismin portresi...

Kitabı okuyanlar 85 okur

  • Helin Hantaş
  • Arif Moğulkoç
  • bir "insan"
  • Kantaron çiçegi
  • Mehmet Güner
  • Ömer ADIGÜZEL
  • Levent Varol
  • Yücel Gökhan
  • Veli Altınkaya
  • Nur Turgut

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.9
14-17 Yaş
%6.7
18-24 Yaş
%28.9
25-34 Yaş
%20
35-44 Yaş
%17.8
45-54 Yaş
%11.1
55-64 Yaş
%4.4
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%40.5
Erkek
%59.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%56.7 (17)
9
%10 (3)
8
%6.7 (2)
7
%10 (3)
6
%3.3 (1)
5
%3.3 (1)
4
%3.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%6.7 (2)