·
Okunma
·
Beğeni
·
21
Gösterim
Adı:
Hegel ve/veya Spinoza
Baskı tarihi:
15 Aralık 2013
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756056493
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Hegel ou Spinoza
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Otonom Yayıncılık
Pierre Macherey'in Hegel ve/veya Spinoza'sı 1979 yılında Fransa'da yayımlandığında, izleri özellikle Alain Badiou, Antonio Negri ve Gilles Deleuze'ün eserlerinde takip edilebilen büyük bir etki uyandırır. Macherey, iki karakteristik filozofun yakınlığını aralarındaki uzlaşmaz gerilime dayandıran bir soruşturmaya girişir. Ona göre, "Spinoza'nın her Hegelci okurunun, keza Hegel'in her Spinozacı okurunun hissettiği tuhaf yakınlık duygusu"nu açıklamanın başka bir yolu yoktur. İki filozofu birbirinin içinde okumayı zorunlu kılan bu uzlaşmaz gerilim, kendini en çok Hegel'in Spinoza'ya bakışında belli eder. Hegel'in Spinoza'yı temel felsefi muhatabı olarak aldığı bir gerçektir. Ama Hegel, Spinoza'yı anlamamış, kendi sisteminin egemenliği altındaki bir unsur olarak sindirmek zorunda hissettiği için, onu adeta yanlış okumuştur. Hegel, Spinoza'yı kendisinden bile daha iyi anladığını iddia etse de, sanki onda kendi sisteminin bir sınırını görmüş gibi davranmaktadır. Nitekim Hegel'in Spinoza'nın ortaya koyduğu soruna sürekli geri dönme ihtiyacı hissetmesi, onun Spinoza'da sindirilemeyen bir şey, sürekli yeniden yüzleşmek zorunda kaldığı bir direnç bulduğunu gösterir. Buradan yola çıkan Macherey, Hegel'in Spinoza'yı kendisinin henüz yeterince gelişmemiş bir öncülü olarak sunan ilerlemeci felsefe tarihi okumasını terse çevirecek, Hegelci felsefenin asıl alternatifinin Spinoza olduğunu iddia edecektir. İçkin bir felsefe olarak Spinoza, henüz Hegelci olmayan değil, zaten hiç Hegelci olmamış bir felsefedir.
248 syf.
ya spinozacılık ya da felsefesizlik

-hegel

spinoza'dan bu denli etkilenmiş olan hegel'in özde bütün felsefesini o dönem alman idealistlerince ortaya atılan spinozacılık akımından hareketle oluşturmuş olduğunu söylesek hiç de abartmış olmayız. aslında aralarında fikri bir destek almak yok. işi güzelleştiren kısım da tam olarak burada başlıyor. çünkü spinoza'yı kendisine hedef seçip onu çürütmek için çabalaması hegel'i hataya sürüklemiş ve yanlış bir değerlendirme bütününe erişmiştir. dolayısıyla spinoza ilkel versiyonu iken varlık felsefesinin yanlış karşı çıkışıyla hegel ilk versiyonu oluvermiştir. yazarımız pierre macherey de tam olarak bu trajediyi anlatıyor bizlere.

gerilimin özü ''panteizm'' düşüncesiyle ortaya çıkıyor. spinoza'yı dinsizleştiren sürecin yanılsamasından çıkarak bir değerlendirme yapmak gerekirse spinoza'nın tanrıyı evrenin kendisi sayarak her olgunun hiçliğini işlemiş olması oldukça radikal bir söylem dili oluşturdu yaşadığı dönem içerisinde. keza bunun yansımalarını da hayatını okuduğumuzda yaşadıklarıyla görebiliriz. ''her şey tanrıdır'' diyen spinoza tinsel anlamda tanrının kesin egemenliğini kabul etmiş ancak bu kabul ediş beraberinde soru işaretleri doğurmuştur. -ki bu da panteizmin çelişkisi olarak bilinegeliştir. bu sorunlardan bazıları her şey tanrıysa inanmayanların nasıl var olduğu? eğer tanrı nezdinde her şey hiç (yok) ise iyi ve kötü nedir, nasıl belirlenir?

hegel ise burada spinozaya karşı çıkar ve oluşturduğu tözünde ''öznellik ve bireysellik'' eksik olduğunu söyler. dolayısıyla tözden özne ve birey türetmeye başlar. bu yüzden hegel, ''spinoza'nın takipçisi olmak, felsefenin temel başlangıcıdır'' diyerek dönemin panteizm-ateizm kıstasından spinozayı kurtarmaya çalıştığı ve ''tanrı kosmosdur'' fikriyle her şeyin onda eritildiği bir felsefenin insanın temel felsefi çıkış noktası olarak görürken spinoza'yı aşmak için de elinden geleni yapmıştır. burada bir dipnot: spinoza'yı aşabilen isim karl marks olmuştur. onu ise spinoza konusunda aşan isim tahmin edeceğiniz üzere nietzsche olacaktır.

yazarın spinoza-hegel arasında başlayan ve nietzsche'nin güç istencine kadar uzanan bu müthiş felsefi tartışma sürecinin başlangıcını anlatıyor bize. marks'ın dediği gibi tez antiteziyle çatışıp sentezi ortaya çıkarıyor.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hegel ve/veya Spinoza
Baskı tarihi:
15 Aralık 2013
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756056493
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Hegel ou Spinoza
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Otonom Yayıncılık
Pierre Macherey'in Hegel ve/veya Spinoza'sı 1979 yılında Fransa'da yayımlandığında, izleri özellikle Alain Badiou, Antonio Negri ve Gilles Deleuze'ün eserlerinde takip edilebilen büyük bir etki uyandırır. Macherey, iki karakteristik filozofun yakınlığını aralarındaki uzlaşmaz gerilime dayandıran bir soruşturmaya girişir. Ona göre, "Spinoza'nın her Hegelci okurunun, keza Hegel'in her Spinozacı okurunun hissettiği tuhaf yakınlık duygusu"nu açıklamanın başka bir yolu yoktur. İki filozofu birbirinin içinde okumayı zorunlu kılan bu uzlaşmaz gerilim, kendini en çok Hegel'in Spinoza'ya bakışında belli eder. Hegel'in Spinoza'yı temel felsefi muhatabı olarak aldığı bir gerçektir. Ama Hegel, Spinoza'yı anlamamış, kendi sisteminin egemenliği altındaki bir unsur olarak sindirmek zorunda hissettiği için, onu adeta yanlış okumuştur. Hegel, Spinoza'yı kendisinden bile daha iyi anladığını iddia etse de, sanki onda kendi sisteminin bir sınırını görmüş gibi davranmaktadır. Nitekim Hegel'in Spinoza'nın ortaya koyduğu soruna sürekli geri dönme ihtiyacı hissetmesi, onun Spinoza'da sindirilemeyen bir şey, sürekli yeniden yüzleşmek zorunda kaldığı bir direnç bulduğunu gösterir. Buradan yola çıkan Macherey, Hegel'in Spinoza'yı kendisinin henüz yeterince gelişmemiş bir öncülü olarak sunan ilerlemeci felsefe tarihi okumasını terse çevirecek, Hegelci felsefenin asıl alternatifinin Spinoza olduğunu iddia edecektir. İçkin bir felsefe olarak Spinoza, henüz Hegelci olmayan değil, zaten hiç Hegelci olmamış bir felsefedir.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Uğur De Molinari

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0