Heir of Fire (Throne of Glass #3)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.617
Gösterim
Adı:
Heir of Fire
Alt başlık:
Throne of Glass #3
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
576
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
English
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Bloomsbury
Baskılar:
Ateşin Varisi
Heir of Fire
Lost and broken, Celaena Sardothien's only thought is to avenge the savage death of her dearest friend: as the King of Adarlan's Assassin, she is bound to serve this tyrant, but he will pay for what he did. Any hope Celaena has of destroying the king lies in answers to be found in Wendlyn. Sacrificing his future, Chaol, the Captain of the King's Guard, has sent Celaena there to protect her, but her darkest demons lay in that same place. If she can overcome them, she will be Adarlan's biggest threat - and his own toughest enemy.

While Celaena learns of her true destiny, and the eyes of Erilea are on Wendlyn, a brutal and beastly force is preparing to take to the skies. Will Celaena find the strength not only to win her own battles, but to fight a war that could pit her loyalties to her own people against those she has grown to love?

This third novel in the Throne of Glass sequence, from New York Times bestselling author Sarah J. Maas, is packed with more heart-stopping action, devastating drama and swoonsome romance, and introduces some fierce new heroines to love and hate. Perfect for fans of The Hunger Games and Game of Thrones
600 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10 puan
''Celaena Sardothien; kibirli, cesur ve yetenekli. Korku ve ümitsizlik nedir bilmeyen, ölümle bilenmiş bir silah olan Celaena.''

Serinin üçüncü kitap yorumu ile geldim! Kitap hakkında genel yorumum sonlara doğru müthişti. ilk 150 sayfasına kadar yeni gelen karakterleri okuyoruz. Lakin ben Celaena okumak istediğim için başlarda canım sıkıldı. Genel hatlarıyla anlatılan dünyaya bu kitapta daha da hakim oluyoruz çünkü hikaye artık saray ekseninin dışına çıkıyor.
İlk iki kitapta adı geçen cadıları daha net okuyor, soylarını ve geçmişlerini öğreniyoruz. Siyahgaga olan Manon karakterini aşırı sevdim. Anladım ki kötü karakterlere karşı aşırı sempatim var.
Gelelim Rowan karakterine... Sevdiğim erkek karakterlerin tüm özelliğini taşıyor. Soğuk, küstah, kibirli, güçlü ama geçmişinde yaşadıklarından dolayı olgun, yakışıklı ve bilge... Tam Celaena'ya göre. Çünkü Celaena güçlü bir kadın karakter olduğu için onun hakkından da güçlü bir erkek karakter gelebilirdi...
Dorian ve Chaol üstüne Celaena'nın kuzeni Aeidon. Bu üçlü çok tehlikeli... Chaol ve Aeidon Terresan kayıp kraliçesi Aelin için mücadele ediyorlar. Dorian'a başlarda gıcık olsam da sonunda her şeyi anlıyor ama .... (Spoiler olmasın üzgünüm. o kısım berbattı. okumanız lazım.)
Aslında her şey Bu kitaptan sonra başlıyor. Celaena en sonunda Aelin olduğunu kabul etti, krallığının peşine düştü. Dördüncü kitapta sanırım yer yerinden oynayacak. Şimdiden çok heyecanlandım. Aelin ve Rowan'ın ağırdan ilerleyen ilişkileri beni benden aldı. Hele o son sayfasında yaşanılan olaydan sonra bu ikilinin aşırı tehlikeli bir çift olacağını düşünüyorum.
Her şeyi değiştiren bu kitaptı. Serinin kilit kitabı olduğunu düşünüyorum. Yeni gelen karakterler, yeni can alıcı olaylar ve sonuçları, Celaena'nın Terrasen'in kayıp kraliçesi olduğunu kabul etmesi... Lakin sanırım favori kitabım dördüncü olacakmış gibi bir his var içimde. E o zaman Tuti okumaya kaçar kendinize iyi bakın :)
600 syf.
·34 günde·Puan vermedi
Yüce Wyrd adına!!!

Aelin'i durdurmak mümkün değil!. Ancak defalarca kitabı yarıda bırakmaya çalıştım. Öncelikle ciltli okumaya alışıp sonra üçüncü kitapta güzel yapraklı olsa da ciltsiz olunca okuma arzum azaldı. Yine de Sarah J. Maas güzel anlatıyor, çok sıkıcı olmuyor. İlk iki kitaptan farklı olarak bu sefer karşımıza birden fazla öykü odağı çıkıyor. Yazar birden fazla odak noktası ve hikâyeyi bir arada götürmeye çalışıyor. Oysa önceki kitaplarda üç karakter, üç hikâye üzerinden sürüyordu kitaplar. Bundan sonra bu hikâye noktaları/karakterler artacak demek ki. Acaba yazar bütün hikâyeleri bir arada götürebilecek mi, hikâye bozulacak mı, yoksa vasat bir tarzda mı sürecek?

Kitabı zar zor bitirmek, çok uzun süreye yaymak (ama Elantris'in son 200 sayfası üç senedir bekliyor neredeyse) beni yordu. Araya giren kitaplar da bu sıkıntıyı çoğaltıyor. Kendimi biliyorum: dördüncü kitap ciltli olduğu için rahat okuma olasılığım yüksek. Hikâyeler kötüyse, vasatsa bırakma olasılığım yüksek. Aelin'in hikâyesi, ZamanÇarkı'nı neden okumayacağımı da anlamama yardımcı oldu. Çok uzun serileri okuyabilmem için galiba anlatım konusunda daha edebi bir çizginin olması şart.

Bir çeşit kitap günlüğü gibi kullandığım sitemize bu kitap özelinde bir katkı da benden olsun... Aelin Galathynius'un yolu açık olsun!
600 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10 puan
İlk iki kitapta hiçbir şey yokmuş arkadaşlar. Resmen olaylar daha yeni başlıyor bu kitapla. Yazar ilmek ilmek işlemiş her şeyi. Çok güzeldi. Seriyi aldığım için hiç pişman değilim. Dexte tek sevdiğim kapaklar bu seride zaten lol. Ama çok pahalı değil mi ya serinin son kitabının indirimli hali 60 lira civarlarındaydı. Neyse ben spoilerlı kısma geçeceğim.

*****spoiler******

Aelin çok şükür korkularından arındı. Yaşadığı o kadar şeylere rağmen arınabilmesi bile mucize bence. Sevdiği herkesin başına bir şey geliyor :( Hele Dorian. Mutluydu... Kral kendi oğlunu tasmaladı. Adamda kalp olmadığına eminim artık. Kendi oğluna da yapmazsın böyle bir şeyi:( Dorian'a gerçekten çok üzüldüm kitap boyunca.
Yeni karakterlerimiz iyiki gelmiş. Rowan, Aedion ve Manon. Üçü de Dorian ve Chaol'u solladı benim için bxnxxbn Zaten Chaol'a ısınamıyorum bir türlü. Kitap boyunca Aedion ölmesin diye dualar ettim. Çok korktum başına bir şey gelecek diye. Aşırı ısındığım bir karakter oldu.♡ Ve zaten korktuğum başıma geldi. Ayrıca Manon'u ve cadıları okumak çok zevkliydi benim için. Cadıların acımasızlıklarının yanında Manon'un arada ortaya çıkan merhameti... Bizi nerelere götürecek acaba? Aelin ile karşılaşmaları nasıl olacak mesela?
Serinin yeni başlıyor olması önümde çok şey var demek. Okumak için sabırsızlanıyorum.
600 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Serinin bu kitabıyla birlikte hikaye artık saray ekseninin dışına çıkıyor. Celaena’nın Wendlyn’e gitmesiyle yeni karakterlerle tanışıyoruz. Feyleri derinlemesini okuduğumuz için beni çok mutlu eden bir kitap oldu hatta keşke sadece bu türü anlatsaydı yazar. Cadıları da bu kitapla tanımaya başlıyoruz ve sanırım o dünyayı en iyi anlatan kitap buydu fakat sürekli olan geçişleri hiç sevmedim. Örneğin Celaena ve Rowan okuyoruz, önemli bir olay oluyor sayfayı çeviyorum ve bum! Başka bir bölüme geçip tekrardan cadıların dünyasına giriyoruz ama benim aklım önceki bölümde nelerin yaşanacağında kaldığı için bölüme tam odaklanamıyorum. Hatta Celaena ve Rowan bölümleri hangi sayfalarda diye kitabın sonlarını karıştırdığım da oldu.

Cadıların olduğu kısımlarda sıkıldım maalesef ama bu yeni karakterleri tanımamızı sağlamak ve kurguya dahil edebilmek adına yazarın bunu yapması gerekiyordu.

Okumaktan en zevk aldığım kısımlar kesinlikle Rowan ve Celaena(ya da artık Aelin demem gerek) bölümleri oldu. Chaol karakterine gerçekten ısınamıyorum ve yine onun sahnelerini göz devirerek okudum.

Sanırım yazarın en zevk aldığı şey olayları sonda yazıp okuyucuyu heyecanlandırmak. Başlangıçtaki bazı sayfalar sıkıcı geliyor ama en sonunda öyle şeyler oluyor ki eliniz hemen öbür kitaba uzanıyor.

Aelin’ın kendini keşfedişi ve artık kaçmayıp savaşması, kimliğini kabullenmesi çok güzeldi. İkilemlerden kurtulması o suikastçıdan arınıp herkesten sakladığı asıl kraliçeye bürünmesi belki de bu kitabın esas vermek istediği metindi.
600 syf.
·5 günde·9/10 puan
İtiraf etmeliyim ki ilk üç kitap içerisindeki en iyi kitap buydu.
Özellikle son 150 sayfayı resmen soluksuz okudum.
Kitabı bitirdim ve ilk aklımdan geçen Monan ve Celanea kesinlikle iyi bir ikili olur ve lütfen bu ikisinin yolu bir yerlerde kesişsin tabi müttefik olarak :))
İkinci aklıma gelen her kitapta bir erkek karakteri arkasında bırakıp giden Celanea.
Ve Rowan konusunda haklıydınız :))
En sonunda seriye aklı başında, ne yaptığını, ne istediğini bilen bir karaktere özellikle Celanea'ın sahip olması çok güzeldi:)
Onun dışında açıkçası kitap özellikle ilk yarısı çok yavaş ilerledi.
Hatta yine ilk 200 sayfasında süründüm diyebilirim.
Hele o aralarda Chaol'a tahammül edemedim.
Tabi bunda tarafını bir türlü seçmemesi önemli bir roldü.
Şahsen Rowan'ı daha fazla okumayı isterdim. Çünkü Celanea ile gerçekten iyi bir ikili oldular. Sadece arkadaş olsalar bile razıyım :)
Ama kitapta her bölümde başka karaktere atlanınca gözlerim çok aradı bu ikilinin bölümlerini.
Bir de ben seriyi 5 kitap sanıyorum:(
Bende ilk üç kitap mevcuttu, diğer gün iki kitabı da sipariş ettim mutlu mesut. Dedim seriyi noktalayacağım güzel güzel bekleme derdi olmadan.
Sonra dün gece kitabı bitirdikten sonra buraya girdim bir sonraki kitapla ilgili kim ne yazmış karıştırayım biraz derken :D
Sonra seri listesine girdiğimde 6yı gördüm 7yi gördüm, yıkıldım :((
Umarım dex bu kitaplar için çok bekletmez.
Bir de kitapların birine 33 diğerine 34 lira verdim bir de indirimli hali, içim kan ağlıyor resmen şuan.
Ve dex, bu kitapları çıkarmadan son okuma falan yapmıyor. Bu kitabı bitirdikten sonra bir daha emin oldum bu konuda.
628 syf.
·7/10 puan
Nereden başlayacağımı bilmiyorum, serinin dördüncü kitabı yakında çıkacağı için daha fazla bekletmek istemedim Ateşin varisi'ni. Biraz uzun sürdü bitirmem.
Uzun sürmesinin nedenlerinden birisi çok ağırdan ilerlemesiydi. Okurken aynı zamanda şaşırdığımı da belirtmeliyim. Yazar, Celaena'yı hizmetçi yapmaktan, esir yapmaktan hiç çekinmiyor. Karakterleri güçlü, yazdığı tüm karakterler güçlü bana göre. Celaena'nın hiç ergen tavırları sergilediğini görmedim. Bir de erkek konusuna değinmek istiyorum. Önce Dorian, sonra Chaol daha sonra da Rowan. Ben Dorian'la olmayacağını bildiğim için her duyguyu Chaol'a yükledim. Karanlık Taç'ın sonunda Chaol'la ilişkileri bittiğinde sinirlenmiş ve üzülmüştüm. Ama yazar bize daha büyük, daha duygusal şeyler vaat ediyormuş. bu kitabı okurken Rowan'dan da ümidim yoktu aslında, yine boşu boşuna hayaller kurarım diyerekten duygusuz bir şekilde okudum. -Her hareketin altında bir anlam ararım normalde- İlk 300 sayfa bunu yapmadım. Ama 300.sayfadan sonra öyle şeyler oldu ki artık 'Rowan!' diye bağıracak duruma geldim. Çok tatlı, çok olgun ve çok duygu dolu bir ilişki olacağının habercisi oldu bana göre bu kitap. İlk iki kitabı okuyupta bu kitabı okumama kararı alan varsa büyük hata yapıyor. Aslında her şey Bu kitaptan sonra başlıyor. Celaena en sonunda Aelin olduğunu kabul etti, krallığının peşine düştü. Benim için Aelin'i ve kraliçeliğini kabul etmesi yeterliydi zaten. Dorian ve Aedion için üzülüyorum şu an. Aklım onlarda, sonlarının ya da kurtuluşlarının nasıl olacağını merak ediyorum. Aelin ve Rowan'ın ağırdan ilerleyen ilişkileri beni benden aldı. Rowan'ın ağzından çıkan kelimeler beni krize sokmaya yetti. Zaten birbirlerine sonsuza kadar bağlı olmaları içimi rahatlatan tek nokta. tumblr'da elimde olmadan bazı spoiler yedim ama önemli değil. Her şekilde okuyacağım bir seri...
Dex biraz daha hızlı olursa çok güzel olacak. Diğer kitaplar bir an önce çıkmalı. Kitabın içeriği hakkında pek fazla bilgi vermedim. Sadece ilk 300 sayfayı büyük bir sabırla okumanız gerektiğini düşünüyorum. Sonrasında açılıyor, rahat bir şekilde okunuyor. Her şeyi değiştiren kitap olduğunu için seride en sevdiğim kitap bu olmayacak. Ama diğer kitapları okuyabilmek için bu kitap okumadan geçilmemeli.
600 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10 puan
Kitaba birden bir sürü karakter eklendiğinden ve bölümler arasında bi ona bi buna gitmekten çok yoruldum ama severek okudum. Asıl hikaye bu kitapta başladı. :)
600 syf.
·5/10 puan
İlk kitapta Dorian, ikinci kitapta Chaol ve üçüncü kitapta da 638174927302 yaşındaki mitolojik fey prensi! Yuppi.

Romantik olayları eleştirirken darp edilmek istemiyorum doğrusu, romantizme karşı biri değilim. Ama okuyup okumama konusunda tereddüt edenler için söylemem gereken bir çift lafım var: Eğer romantizm sona erecek sanıyorsanız, ermiyor. Ha ama kurgu biraz daha açıklığa kavuşur diye umuyorduysanız, o kavuşuyor ve bu iyi bir şey. Birinci ve ikinci kitaba göre daha güzeldi bu, çünkü sonunda bu feyler ne yapıyor, cadılar ne yapıyor, Kral ne yapıyor biraz biraz anlayabildik!

Şimdi gelelim kitabı incelememe. Buradan sonrası spoiler içerebilir.

Celaena ders almak üzere Wendlyn’e mi ne gidiyor. Orada Rowan adlı kaslı elemandan ders alırken aynı zamanda biz feylerle ilgili bilgi edinebiliyoruz. İlk defa kitapta beni rahatsız eden kısımlar Celaena’lı bölümler değildi, bu yüzden diğer karakterlerin bölümlerine geçeceğim.

Chaol’un Aedion ve diğerleriyle ittifakı güzeldi. Hala Celaena için bir şeyler yapıyor olması beni oldukça duygulandırdı. Şu yeni gelen Aedion’u da çok sevdim, diyecek pek bir şeyim yok burada da.

Ama gelelim Manon bölümlerine. :Ddd?¿ Bölümleri kısaca özetlemem gerekirse:
— Hrr biz cadıyız, kötüyüz kötülük yaparız çocuğumuza kötülük öğretiriz.
— Neden?
— Bilmiyoz.

Yani bakmayın espri yaptığıma cadılar ne yapıyor sahiden anlamadım ben. Aslında hikayeye sonunda ejderhalar girecek diye çok sevinmiştim ama Manon bölümlerinde o kadar sıkıldım ki... Hani cadılar ilkel mi değil mi anlayamıyorsunuz. Amaçları da belirsiz.

Ve gelelim beni en çok rahatsız eden bölümlere: Dorian ve Sorscha. Öncelikle Dorian’ı çok sevdiğimi söylemeliyim ama kişiliği oturtturulamamış sanki. Çapkın deniliyordu, değil bence, Celaena’yı da Sorscha’yı da çok güzel sevdi. Asi deniliyordu, kitabın sonuna kadar asiliği ile ilgili bir şey de göremedik. Her neyse, asıl söyleyeceğim şu ki: Sorscha çok gereksiz bir ayrıntı oldu. Kızla Dorian arasında geçenler öyle sahteydi ki... Hani yazar, “ben en son bu kızı öldürürüm Dorian da hayat dersi almış olur” diye düşünüyordu sanki. Çok basit aşık oldular, ilişkileri çok basit ilerledi ve kız da çok basit öldü. Üstelik ben bu süreç boyunca Dorian’ın olgunlaştığını falan da düşünmüyorum.

Hani sonda bir sahne var, Chaol Dorian’ı bir kral olarak mı ne görüyor, ben hiç de göremedim o kralı ama görmeyi çok isterdim. Tamam, belki biraz daha kendi ayakları üzerinde durmaya başladı, büyü yetisi gelişti falan. Ama bir kral olmanın onurlu, iyi biri olmaktan ibaret olduğunu sanmıyorum. (Dorian’da liderlik vasfı yok bi kere, ehe.) Şimdi gurur, şeref, liderlik, dürüstlük, cesaret gibi sıfatlar fantastik okurlarının bir kralda isteyeceği sıfatlar elbette ama dürüst olalım, bir kral olmak aynı zamanda da bir politikacı olmak değil mi? Dorian ise politikayla ilgileniyor gibi görünmüyor. Ülkenin dertlerini yakından takip ediyor mu, doğru olanı bilmek bir yana nasıl doğru olanı uygulayacağını biliyor mu, bilmiyoruz. Çünkü yazmıyor. Ama ileriki kitaplarda Dorian’ın kendini geliştireceğini ve favori karakterlerimden biri haline geleceğini düşünüyorum.
600 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10 puan·Ne Okusam'dan
Ateşin Varisi, seri ilerledikçe daha da güzelleşeceğini umduğum için çok büyük beklentilerle başladığım bir kitap olmuştu. Biraz hayal kırıklığına uğradım. Şöyle ki yazar kendini dili bakımından daha da geliştirmişti ama bazı yerleri okurken atlayıp da asıl olaya gelmeyi istedim. Yeni giren karakterlerin çok yeri vardı kitapta ama buna rağmen onlara pek ısınamadım. Ama fantastik dünya ve ana karakterler zaten çok iyi, anlatım da gelişince oldukça güzel olan bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bence bu kitap 4. kitaba hazırlık gibiydi; biraz durgundu, karakterler kendilerince değiştiler, geliştiler. Genel olarak tavsiye ettiğim bir seri ama sanki yazar beni bazı konularda üzdü bu kitapta ve daha da üzecek gibi duruyor, bakalım hayırlısı artık:)...
600 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Spoiler
İlk kitap full sarayda geçiyor ve az ana karakter var. Ama 3. Kitap karakter sayısındaki artış, dünyanın her yerinden olayları okumamız derken iyice açıldı.
Ben her zaman en çok dorian i sevdim bu kitapta biraz sinirlendim ona babasının yaptıklarını umursamayip gönül ilişkisi yaşadı.
Ben dorian in power couple lardan birinde olmasını istiyorum dolayısıyla sorcha nin ölümüne sevindim. Son kralla olan bölümü nefessiz okudum, gerçekten dorian chaol için kendini feda etti resmen. Doriani okumayacağız çünkü içinde valg prensi olacak biraz üzgünüm o konuda.

Manon bölümlerini seviyordum bizi cadılara hazırladı bi sonraki kitapta cadıları insanlarla göreceğimiz için heyecanlıyım en çok da Manon diğerleri ile yolu nasıl kesişecek merak ediyorum.

Rowan ve celaena'nin ilişkisi yavaş ve tadında ilerliyordu. Ayrıca celeananin maeve uyguladığı güç gösterisi muhteşemdi aferin dedim. Gelecek kitap Rowan diğer herkesden ayrı kıtada ne yapacak diye düşünmeyelim, bence celeana yı dinlemeyip peşinden gidecek.

Celaena'nin yolu chaolla kesişince birbirlerine anlatacaklari ve celeana valg presnlerini öldürdükten sonra dorianın içine onlardan girdiğini anlayıncaki tepkilerini çok merak ediyorum.

Dorian valg prensi olarak nasıl yenecekler hiçbir fikrim yok, Celena valgleri ateşi sayesinde öldürdü. Celaena'nin o kıtada ateş gücü olmaması bir yana dorianın buz gücü var. Onu altından nasıl geleceklerini dört gözle bekliyorum.
600 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Cam şato serisinin 3.kitabiyla geldim.
Celaena anahtarların sırlarını öğrenmek için fey kraliçesi teyzesinin yanina gider. Ama istediği bilgiyi alabilmesi için teyzesinin bir şartı vardır.
Prens Rowan 'nın eğitiminden geçecek ve hak ettiğini gösterecek.
Ve böylece ana erkek karakterimiz Rowan ile tanışmış olduk. Ben yüzbaşıcı olsam da , Celaena'nin yanına Rowan gibi biri yakışır bunu da inkar edemem ve tabi Rowan ile yüzbaşı gözümden silinmeye başladı
Kitapta birçok olaylar ve sırlar vardı. Celaena sonunda ateşin varisi olduğu gerçeğini kabul etti. Şimdi sıra hakkı olan tahtı almada ve kaydettikleri uğruna savaşmakta.
Serinin 4.kitabını çok merak ediyorum bakalim neler olacak
628 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10 puan
Yayınevine büyük sitemim var. Kardeşim serinin devam kitapları nerdeeğ?? Yurtdışında dördüncü kitabı bırak beşincisi çıkmış. Güzelim seriyi bırakmak istemiyorum :(((
. ..
Manon Titus'tan başka hiçbir ejderhayı almayacaktı.
Çünkü ancak en gaddar, karanlığı kendi karanlığına denk bir yaratık onun bineği olabilirdi. Gözleri Titus'un gözlerinin sonsuz karasıyla buluşurken ejderhaya gülümsedi.
Ejderhanın da kendisine gülümsediğine yemin edebilirdi.
Sarah J. Maas
Sayfa 114 - Siyahgaga klanının varisi, 13 lerin lideri Manon..
. ..
Sırıtan Rowan'ın köpek dişleri ışıldadı. "Ögreniyorsun."
"Ben de ara sıra seni böyle yemliyorum işte."
Rowan'ın bakışı Celaena'ya "Fark etmediysen söyleyeyim, beni yemlemene ben göz yumuyorum ; senin gibi ölümlü bir budala değilim ben," der gibiydi. ..
Sarah J. Maas
Sayfa 234 - Rowan..
. ..Abraxos göğün soğuk yükseklerinde bir süre iki yana açık kanatlarını çırpmadan aşağı süzüldü. Bir an için dünyayı durdurarak.
Manon ise kendisini gören olmadığından, olsa da umurunda olmayacağından kollarını iki yana açtı ve serbest düşüşün tadını çıkardı. Şimdi rüzgâr kulaklarında ve kurumuş yüreğinin içinde bir şarkıydı.
Sarah J. Maas
Sayfa 303 - Manon..
. ..
Rowan, Celaena'nın elleriyle ateşi ancak birkaç denemenin ardından yakmasını alaya almadı ya da çam iğneleri nihayet tutuşup çıkan duman bu iğreti ölü yakma töreninin tütsüsünü havaya yayarken küçümseyici bir söz söylemedi. Aksine, Celaena yükselen alevlerden geri geri yürüyerek uzaklaşırken Rowan'ın kendisine yaklaşıp tepesinde dikildiğini ; savaşçının kendine güven yayan, yarı yabani aurasının bir hayalet gibi bedenini sardığını hissetti. Sıcak bir esinti Celaena'nın saçlarını ve yüzünü yaladı. Ateşe yardıma gelen hava ; cesedin yanıp kül olmasına yardım eden rüzgâr.
Sarah J. Maas
Sayfa 238 - Fey Prensi Rowan..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Heir of Fire
Alt başlık:
Throne of Glass #3
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
576
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
English
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Bloomsbury
Baskılar:
Ateşin Varisi
Heir of Fire
Lost and broken, Celaena Sardothien's only thought is to avenge the savage death of her dearest friend: as the King of Adarlan's Assassin, she is bound to serve this tyrant, but he will pay for what he did. Any hope Celaena has of destroying the king lies in answers to be found in Wendlyn. Sacrificing his future, Chaol, the Captain of the King's Guard, has sent Celaena there to protect her, but her darkest demons lay in that same place. If she can overcome them, she will be Adarlan's biggest threat - and his own toughest enemy.

While Celaena learns of her true destiny, and the eyes of Erilea are on Wendlyn, a brutal and beastly force is preparing to take to the skies. Will Celaena find the strength not only to win her own battles, but to fight a war that could pit her loyalties to her own people against those she has grown to love?

This third novel in the Throne of Glass sequence, from New York Times bestselling author Sarah J. Maas, is packed with more heart-stopping action, devastating drama and swoonsome romance, and introduces some fierce new heroines to love and hate. Perfect for fans of The Hunger Games and Game of Thrones

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0