Hekimliğin Seyir Defteri

·
Okunma
·
Beğeni
·
24
Gösterim
Adı:
Hekimliğin Seyir Defteri
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
203
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758882496
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Deomed Medikal Yayıncılık
"Tıp doktoru” olmak için 6 veya 7 yıllık bir tıp fakültesinde tıp eğitimi almak yeterli. Ama "hekim” olmak için yeterli mi? Yıllarını cerrahiye veren bir hekim neden böyle bir kitap yazma gereği duyar? Hekimliğin geleceği için endişelenmek mi, hekimlikle ilgili yanlış kanılara isyan etmek mi?..

Faik Çelik, bu seyir defterini bir yandan tıp eğitimi alanlara, geleceğin hekimlerine meslek haritasında yollarını kolayca bulabilmeleri için bir pusula olması, öte yandan toplumun hekimleri daha iyi tanımasına aracılık etmesi arzusu ile "bilim-felsefe-sanat” üçgeni içinde kalarak, hekimlik ve tıp tarihindeki gelişmeleri ve yaşananları sorgulama ve düşündürme, bu noktaya gelene kadar verilen emekleri, çekilen sıkıntıları, ödenen bedelleri hatırlatma amacıyla kaleme aldı.

"İyi bir hekim olmak için, hekimlik sanatının iyi uygulanması gerektiğini ısrarla vurgulamaktayız, çünkü bir hekim ne kadar bilgili ve deneyimli olursa olsun, insanların, hastalarının, hasta yakınlarının duygu ve düşüncelerini anlamak, hissetmek, empati yapmak zorundadır” diyen yazarın kaleminden seyir defterinin sayfalarına düşen notlardan bazıları şunlar:

• Dünyaya gelen bir insan ilk çığlığını bir hekimin elleri arasında atar, nüfus kütüğüne bir hekimin imzasıyla kaydolur, son yolculuğuna da yine bir hekimin verdiği "defin ruhsatı” ile çıkar. Felsefe bu "insanlık hallerini” sorgular.

• Uğraş alanları ve hedefleri insan ve yaşam olan tıp ile sanat bazen yan yana bazen de iç içedir.

• Hasta ile hekim arasındaki çok özel ilişki insanlık tarihindeki en dikkat çekici ve en görkemli sosyal ilişkidir.

• Tıpta bilginin yarılanma ömrü ortalama üç yıla inmişken, sorgulamayan ve kendini gidişata bırakan hekimler çok tehlikeli, robotlaşmış, sevgisiz teknisyen-hekim tipi oluştururlar.

• Günümüzde doğu mistisizmini ve felsefesini öğretmeye soyunan sahte gurular veya kendilerine "yaşam koçu” unvanını bahşeden tıp doktorları tıbba en büyük zararı vermekteler.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hekimliğin Seyir Defteri
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
203
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758882496
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Deomed Medikal Yayıncılık
"Tıp doktoru” olmak için 6 veya 7 yıllık bir tıp fakültesinde tıp eğitimi almak yeterli. Ama "hekim” olmak için yeterli mi? Yıllarını cerrahiye veren bir hekim neden böyle bir kitap yazma gereği duyar? Hekimliğin geleceği için endişelenmek mi, hekimlikle ilgili yanlış kanılara isyan etmek mi?..

Faik Çelik, bu seyir defterini bir yandan tıp eğitimi alanlara, geleceğin hekimlerine meslek haritasında yollarını kolayca bulabilmeleri için bir pusula olması, öte yandan toplumun hekimleri daha iyi tanımasına aracılık etmesi arzusu ile "bilim-felsefe-sanat” üçgeni içinde kalarak, hekimlik ve tıp tarihindeki gelişmeleri ve yaşananları sorgulama ve düşündürme, bu noktaya gelene kadar verilen emekleri, çekilen sıkıntıları, ödenen bedelleri hatırlatma amacıyla kaleme aldı.

"İyi bir hekim olmak için, hekimlik sanatının iyi uygulanması gerektiğini ısrarla vurgulamaktayız, çünkü bir hekim ne kadar bilgili ve deneyimli olursa olsun, insanların, hastalarının, hasta yakınlarının duygu ve düşüncelerini anlamak, hissetmek, empati yapmak zorundadır” diyen yazarın kaleminden seyir defterinin sayfalarına düşen notlardan bazıları şunlar:

• Dünyaya gelen bir insan ilk çığlığını bir hekimin elleri arasında atar, nüfus kütüğüne bir hekimin imzasıyla kaydolur, son yolculuğuna da yine bir hekimin verdiği "defin ruhsatı” ile çıkar. Felsefe bu "insanlık hallerini” sorgular.

• Uğraş alanları ve hedefleri insan ve yaşam olan tıp ile sanat bazen yan yana bazen de iç içedir.

• Hasta ile hekim arasındaki çok özel ilişki insanlık tarihindeki en dikkat çekici ve en görkemli sosyal ilişkidir.

• Tıpta bilginin yarılanma ömrü ortalama üç yıla inmişken, sorgulamayan ve kendini gidişata bırakan hekimler çok tehlikeli, robotlaşmış, sevgisiz teknisyen-hekim tipi oluştururlar.

• Günümüzde doğu mistisizmini ve felsefesini öğretmeye soyunan sahte gurular veya kendilerine "yaşam koçu” unvanını bahşeden tıp doktorları tıbba en büyük zararı vermekteler.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Nihat güvenilir
  • DrKitapsever

Kitap istatistikleri