Helga'nın Günlüğü

7,5/10  (4 Oy) · 
5 okunma  · 
3 beğeni  · 
28 gösterim
Helga, Prag’da yaşayan Yahudi bir kız çocuğuydu. 1938 yılında Naziler ülkesini işgal etti, onun ve orada yaşayan 45 bin Yahudinin hayatı sonsuza dek değişti. Onunla birlikte 15 bin çocuk Terezín’deki toplama kampına, oradan da Auschwitz’e gönderildi ve içlerinden yalnızca 100 tanesi sağ çıkabildi.

Helga başlarından geçen her şeyi bir bir günlüğüne kaydetti. Her şey bittikten sonra da amcası tarafından Terezín duvarlarına gizlenen günlüğü yeniden eline geçti. Tüm bunlar başladığında Helga sekiz yaşındaydı, bittiğindeyse artık genç bir kız olmuştu.

Bu zamana kadar Yahudi Soykırımı’yla ilgili çıkmış kitapların belki de en dürüstü; okurken bir çocuğun gözündeki saflığa ve yaşadıklarıyla nasıl da olgunlaştığına şahit oluyorsunuz. Helga’nın kendi kara kalem çizimleri, fotoğraflar ve sonunda verdiği röportajla birlikte o günleri siz de yaşamış kadar olacaksınız.

“Anne Frank’ten beri çıkmış en etkileyici Yahudi Soykırımı günlüğü.” - The Telegraph -

“Yahudi Soykırımı’nın yarattığı trajediye dair soğukkanlı bir vasiyet gibi.” - Publishers Weekly -

“En şaşırtıcı kısmı da karşılaştıkları tüm zorluklara, acımasızlıklara rağmen müthiş bir direnç gösterip başını hep dik tutması.”

- Francine Prose -

Bu küçük kızın şeytanla yüzleştiği anlar öyle gerçek ki o tir tir titrerken siz de battaniyenize sarılma ihtiyacı duyacaksınız.”

- The Daily Beast -

“Helga, Auschwitz’den kurtulan pek az çocuktan biri. Helga’nın Günlüğü, bir çocuğun bakış açısından dolaysız anlatımıyla bu konuda yayımlanan onca kitabın arasından sıyrılıyor. Unutmak mümkün değil.”

- Jewish Week -

“Milyonların maruz kaldığı, pek azının kurtulabildiği bu acıyı hatırlatan kutsal bir yazı gibi.”

- Adam Kirsch, New Republic -

“Hayatlarının baharında susturulan tüm gençlerin sesi olmalı.”

- Margaret Flanagan -

“Yahudi Soykırımı’ndan sağ çıkanların sayısı gitgide azalırken bunu bizzat yaşayanların anıları gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Aile fotoğrafları ve çizimlerle birlikte Helga’nın Günlüğü, o korkunç günlerin ve genç olmanın getirdiği dayanıklılığın bir delili niteliğinde. 15.000 çocuktan pek azının sağ kaldığı o dönemde ölenlerin suskunluğuna ses oluyor.”

- Booklist -

“Weiss’ın etkileyici bakış açısı Yahudilerin o korkunç dönemde yaşadıklarına dair derin bir anlayış sunuyor.”

- Kirkus Reviews -

“Her bir sayfasında samimiyet ve açık yüreklilikle insanlığın en saf ve en korkunç yanlarını gösteriyor.”

- Malcolm Forbes, The Rumpus -

“Soykırım anılarıyla Helga insanın yüreğine dokunuyor, okuru şoka uğratıyor. Çok etkileyici.”

- Jewish Book World -
  • Baskı Tarihi:
    2017
  • Sayfa Sayısı:
    256
  • ISBN:
    9786052993453
  • Orijinal Adı:
    Helga's Diary
  • Çeviri:
    Şeyma Bakıcı
  • Yayınevi:
    Pegasus Yayınları
  • Kitabın Türü:
CaNSeL 1⃣ 9⃣ 0⃣ 7⃣ KIRAÇ 
09 Oca 22:27 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

#kitapyorum
#helganıngünlüğü

Kitap Anne Frank'in günlüğü gibi günlük yazısı biçiminde yazılmıştır. Bununla birlikte, Helga Weiss'in bugün hala hayatta kalmasıyla birlikte Anne Frank'in hayatını kaybetmesine rağmen iki taraf arasında da farklar var. Günlüğün ne zaman başlayıp bittiği ve Helga bir toplama kampına gönderilirken Anne saklandığına dair yaş farkı da var. Kitap anlatılanlar çok üzücü ancak Helga, tüm çektiği çile boyunca o kadar olumlu kalmış. Kitap son derece iyi yazılmış. Helga, günlüğünü savaştan sonra süslemeye pek ihtiyaç duymamış olduğu gibi aksettirmiş. Helga'nın ilk günlüğü mesajları, on beş yaşından beklediği gibi, basit gerçekler ve yerlere odaklanırken, yıllarca yaptığı kayıtlar, yazma becerileri ile mükemmel nesir haline gelmiş bir kadının eserini yansıtıyor. Ayrıca Helga'nın Günlüğü, illüstrasyonlar, çizimler, haritalar, diyagramlar ve resimlerle önemli ölçüde geliştirilmiş. Kesinlikle önereceğim bir kitap.

Esra Kılıç 
16 Şub 08:58 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Yazar Helga Weiss, küçük yaşta toplama kampında yaşadıklarını anlatıyor. Kitabın adından da belli olduğu gibi Helga’nın Günlüğünü okuyoruz. Prag’da yaşayan Yahudilerin yaşam haklarının ellerinden alınmasıyla başlıyor günlük. Küçük bir çocuğun korkularını, kötü durumlara karşı nasıl soğuk kanlı kalmayı başarabilmesini, onun ellerinden okuyoruz. Gerçek yaşam hikayesi olması hele de küçük bir çocuğun yaşadıklarını onun ağzında dinlemek daha da etkileyiciydi. Kitabın sonunda yazar ile yapılan röportaj da eklenmiş. Ben çok etkilendim. O yaşanan soykırımda 15 bin çocuktan sadece 100 tanesinin kurtulmuş olmasını okumalısınız.
Terezin, ne kadar da tarihin en acı yüz karası olan yerlerinden birisi olsa da, küçük kız bütün masumluğu ile anlatmış orayı.

Kitaptan 3 Alıntı