Henüz Vakit Varken Gülüm (Seçme Şiirler)

·
Okunma
·
Beğeni
·
51,5bin
Gösterim
Adı:
Henüz Vakit Varken Gülüm
Alt başlık:
Seçme Şiirler
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750814068
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Henüz vakit varken, gülüm,
Paris yanıp yıkılmadan,
henüz vakit varken, gülüm,
yüreğim dalındayken henüz,
ben bir gece, şu Mayıs gecelerinden biri
Volter Rıhtımında dayayıp seni duvara 
öpmeliyim ağzından 
sonra dönüp yüzümüzü Notrdama
çiçeğini seyretmeliyiz onun, 
birden bana sarılmalısın, gülüm,
korkudan, hayretten, sevinçten 
ve de sessiz sessiz ağlamalısın, 
yıldızlar da çiselemeli
incecikten bir yağmurla karışarak.
...
Bu kitap, hem Türk şiirinde büyük bir çığır açmış, hem de modern dünya şiirinde Türkçeye yer açmış bu büyük şairle tanışmak için güzel bir buluşma yeri olması umuduyla hazırlandı.
112 syf.
·10/10 puan
"Paran varsa eğer
Bana bir fanile bir don al,
Tuttu bacağımın siyatik ağrısı."

Param var diyorum Nazım baba alayım ama sen yoksun. Sana dünyalar alayım desem nafile. Çaresizlik kokan şiirlerini bize bırakıp çekip gitmişsin işte.

"Ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında 10 kere döndü dünya" demişsin. Peki sen öldüğünden beri güneşin etrafında 55 kere dönmüş bu dünya bunu bilir misin? Bütün polisler fark etti artık Gülhane parkındaki en güzel ceviz ağacı olduğunu.

En güzel şeydir şimdi hatırlamak seni. Tarih 23 Eylül 1945 olmasa bile. Türk köylüsü hala kitap yerine topraktan öğreniyor her şeyi. Değişen hiçbir şey olmadı senden sonra.

Ve senin gibi öylesine ciddiye alıyorum ki yaşamayı,
yetmişimi görürsem eğer zeytin dikeceğim. Buralarda yetişmez ama olsun.

Haydarpaşa garında değilim.
Ne sene 1941'in baharı ne saat on beş.
Ama yine de merdivenlerin üstünde güneş yorgunluk ve telaş var.

Ama vakit yok Nazım Baba. Paris yansın yıkılsın artık kimin umurunda.

"Bir de kim bilir
sevdiğin kadın seni sevmez olur
ufak iş deme
yemyeşil bir dal kırılmış gibi gelir
içerdeki adama."
112 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Nazım gibi bakmak, Nazım gibi gülmek, Nazım gibi susmak, Nazım gibi özlemek, Nazım gibi kokmak, Nazım gibi beklemek mahpus damında ve ölmek Nazım gibi öylesine...

Ülkemin değil, kişilerin kurbanı Nazım. Memleketine hasret bırakılan Nazım.
Yazdıklarının güzelliği, nedeniydi özlemi...

Ah Nazım...
Güzel Nazım...
Helâk oldum bilince seni, diğerleri gibi.

Bu vatanı seviyorum karış karış, geziyorum ayırmadan sağı solu, doğuyu batıyı senin yerine...
Bil ki içimdesin en güzel yerinde kalbimin...
  • Dokuza Kadar On
    8.7/10 (2.890 Oy)2.975 beğeni11,8bin okunma37,9bin alıntı58,3bin gösterim
  • Göğe Bakma Durağı
    8.2/10 (3.740 Oy)4.237 beğeni19bin okunma33,1bin alıntı70,1bin gösterim
  • Lavinia
    8.8/10 (2.750 Oy)2.984 beğeni10,9bin okunma24,3bin alıntı70,5bin gösterim
  • Hasretinden Prangalar Eskittim
    9.1/10 (5,5bin Oy)6,7bin beğeni22,9bin okunma52,6bin alıntı125,5bin gösterim
  • Üstü Kalsın
    8.3/10 (1.789 Oy)1.900 beğeni8bin okunma25,8bin alıntı28,1bin gösterim
  • Ah'lar Ağacı
    8.9/10 (3.282 Oy)3.611 beğeni11,7bin okunma48,9bin alıntı70,7bin gösterim
  • Sevda Sözleri
    8.8/10 (3.890 Oy)5bin beğeni17,3bin okunma49,8bin alıntı127,1bin gösterim
  • Bütün Şiirleri
    8.7/10 (2.711 Oy)2.772 beğeni11,2bin okunma29,1bin alıntı41,6bin gösterim
  • Üvercinka
    7.7/10 (2.412 Oy)2.435 beğeni10,7bin okunma16,6bin alıntı48,2bin gösterim
  • Leylim Leylim
    9.0/10 (2.790 Oy)3.262 beğeni10,3bin okunma55,4bin alıntı84,3bin gösterim
112 syf.
·2 günde·9/10 puan
Bir şiir kitabında şiirlerin güzellik ortalaması en yüksek kitaplardan biri kanaatimce...
Nazım Hikmet'in keskin ve güzel kaleminden çıkan eseri incelerken Fütürizm akımından etkilendiği için mısraların hareketli olduğunu en başta dile getirmem gerekir sanırım. Şiire olan sevgisini ve şiir yazma sebebini kendisi kitapta

"Kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
Ben ayrılıkların
Kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
Ben hasretlerin" şeklinde dile getirmiş. Tabi bu şiirleri ve hasreti yazarken karşılaştığı zorlukları ve zorluklar sonunda kazandığı zaferi
"Otuzumda asılmamı istediler
Kırk sekizimde Barış madalyasının verilmesini" ile bahsetmiş ve verdiler diyerek eklemiştir.
"Yazdıklarım otuz kırk dilde basılır
Türkiyem de Türkçemle yasak.." cümlesi ile vatan hainini olduğunu itiraf etmiş (!)
112 syf.
Merhabalar, yine ben :)) sevdim şu inceleme işini galiba ... fazla vaktinizi almadan başlayalım öyleyse. :))

Şiirler kalbin yansıtamadığı duyguları dilin ifade etme, edebilme gücüdür. Ve sen acını, sevincini, kızgınlığını, kırgınlığını, aşkını, özlemini.... ne güzel ifade ediyorsun Nazım.

Ne gariptir bu dünya otuzunda asılmanı istediler kırk sekizinde barış madalyasını sana verdiler..

Çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsin. demiştin.. çocuklar her gün ölüyor Nazım..


Bu dünya soğuyacak bir buz yığını olacak o zamana kadar senin şiirlerinle kalacak.

Ve unutmadan yazıların Türkiye'nde Türkçenle yasak değil artık.. bir dahaki sefere görüşmek üzere Nazım ...


Ben yanmasam
sen yanmasan
biz yanmasak,
nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa..

Sol cebimizden umudu eksik etmeyelim o zaman elbet çıkar karanlıklar aydınlığa....
112 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10 puan
Hayatımın şimdiye kadar olan tüm dönemlerinde şiir okumaktan asla haz alamadığımı itiraf etmek zorundayım. Şiirle aramda yıkılması oldukça güç olan bir bariyer vardı ve bu bariyeri yıkma girişimiyle alıp okumaya başladığım şiir kitapları ne yazık ki bariyeri yıkmak bir yana daha da kuvvetli hale getiriyorlardı. Ne kadar şiir kitabı okumak istediysem o kadar uzak düştüm şiirle. Hal böyleyken çabalarıma bir son vermek dışında bir seçeneğim yokmuş gibi görünüyordu.

Şiir okumuyor olmanın eksikliğini de daima çekiyorum. İyi bir okur olma yolunda yürümeye çalışırken şiir okumaktan mahrum olmak beni ne kadar yol alırsam alayım asla tatmin olamadığım bir döngüye sokuyor. Bundan mütevellit bir gün ansızın şiir okumuyorsun fakat hiç değilse Nazım Hikmet okumamış olma, bir insan edebiyatsever olur da Nazım okumadan olur mu diye bir yergide bulundum kendime zira Edebiyatla uzaktan yakından arası olmayan bir insan bile aşinadır Nazım Hikmet’e.
Böylece yine sevmeyeceğimden emin bir şekilde elime aldığım ancak sırf Nazım Hikmet okuması yapmış olmak için başladığım bir kitap oldu.

Hayatta bir bakıma böyle değil midir zaten, çok fazla beklentilerle başladığımız her şeyin sonu hayal kırıklığı ile biterken beklentisiz başlanılar şeyler daima daha tatmin edici bir etki bırakır. Ne kadar istemeyerek aldıysam elime her sayfasını o kadar açlıkla okudum. Esasında ruhum şiire ne de muhtaçmış. Kalın kalın romanlarda bulamadığım hazzı yeri geldi tek satırda yaşadım. Bazen defalarca aynı dizeleri tekrar ettim.
Şiirlerin çoğu da aslında çok kez duyduğunuz, şarkıların içinde denk geldiğiniz, ya ben bunu biliyorum demek bu kitabın içerisinde yer alıyormuş diye insanı heyecanlandıran şiirler.
Bana şiiri sevdiren, şiirler yaşama arzusu uyandıran bir kitap oldu. Hayatımın bu kısmına kadar şiirden uzak yaşadım fakat artık şiirle iç içe geçerek yaşayacağımdan eminim. Umarım sizin ruhunuza da bana ettiği tesiri eder...
112 syf.
·9/10 puan
Bu kitabı yeni okudum ;

30 yılımdan ayaklarına kapanarak özür dilerim.

Olurda yaşarsam geriye kalan yıllarımdan ise afilli
bir teşekkür beklerim;''Nazım'landım " diye..

Üstâd'a Saygıyla,Özlemle..
112 syf.
·2 günde·9/10 puan
Henüz Vakit Varken Gülüm bir sunuş ile başlayan, Nazım Hikmet'in birbirinden anlamlı şiirleri ile devam edip biyografisi ile son bulan, bir solukta okunacak bir eser.

Neler yok ki içinde, Nazım'ın Piraye'ye yazdıkları, parmaklıklar ardındaki duyguları, siyasi ve sosyal düşünceleri, sevinçleri, üzüntüleri... Öylesine etkili yazmış ki şiirlerini okurken şairin duygularına ortak olmamak, betimlediği mekanlarda bulunmamak, soluduğu havayı solumamak mümkün değil.

Edebiyatımızda çığır açan, şiire kendi tarzını katan şairlerden biri Nazım Hikmet. Şiir seviyorsanız mutlaka okumanız gereken eserlerden biri.

Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaptedeceğiz güneşin zaptı yakın!

Ben yanmasam
sen yanmasan
biz yanmasak, nasıl
çıkar
karan-
-lıklar
aydın
cığa-

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.

Erkek kadına dedi ki:
— Seni seviyorum,
ama nasıl,
avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya,
çıldırasıya...

en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlılarda
ölüm acısı.

En güzel deniz :
henüz gidilmemiş olanıdır.
En güzel çocuk:
henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz :
henüz yaşamadıklarımız.
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz :
henüz söylememiş olduğum sözdür.

Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi meselâ, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.

Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
Seyir defterini başkası yazsın.
Kubbeli, çınarlı mavi bir liman.
Beni o limana çıkaramazsın.

Daha nice seveceğiniz dize yer alıyor eserde. Geç kalınmadan okunması temennisiyle...
112 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
Güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,
toprak kokuyor bakır sakallarımız!
Neş'emiz sıcak!
                kan kadar sıcak,
delikanlıların rüyalarında yanan
                                                  o《an》
                                                       kadar sıcak!

Ey! Benim aşka doymayan Nâzım'ım. Vatan sevgisiyle yanıp tutuşan delikanlım. Ne acıdır ki daha otuzunda asılmanı istediler. Kırk sekizinde ise Barış madalyasını sana verdiler. Adaleti olmayan bu koca dünyada bir kuşun özgürlüğünü istercesine debelenen Üstadım.

Özlenildin. Özlenildin. Özlenildin.

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
                        bahçesinde ebruliii
                                   hanımeli
                                                açan bir ev.

"Henüz Vakit Varken Gülüm" benim enlerim arasında umarım kitabı okuyan diğer okurlar içinde böyle olur :) Baş ucununuzda bulundurmanız dileğiyle :)
112 syf.
·1 günde
Kimisi için "Mavi gözlü dev" kimisi için " Romantik komünist". Benim için o çocukluğum... Nazım Hikmet şiirleriyle büyüdüm ben ilk ezberlediğim şiir onundu. Edebiyatı onunla sevdim bu nedenle bir Nazım Hikmet kitabını incelemek hayli zor benim için ....
Öncelikle kendisi serbest nazımı çağdaş edebiyatımızda kullanan ilk kişi oluşunu ve bunda ne kadar iyi olduğunu bütün şiirlerinde kanıtlamış. Kitaptaki son şiir olan otobiyografi şiirinde şu dizeleri dile getiriyor

Yazılarım otuz kırk dilde basılır
Türkiye'mde Türkçemle yasak

Ne mutlu bize ki bir şairimizin daha kıymetini öldükten sonra anladık ...
Kim ne derse desin Nazım Hikmet bu gün umudun, aşkın ,kavganın,direnişin ,hasretin ve ümidin şairidir ... Nice Nazım Hikmet ile büyüyen çocukların yetişmesi dileğiyle.
"SENDE, BEN,İMKANSIZLIĞI SEVİYORUM,
FAKAT ASLA ÜMİTSİZLİĞİ DEĞİL..."
112 syf.
·6/10 puan
İlk defa bir şiir kitabı okumuş oldum. Benim için ilginç bir deneyimdi. Nasıl değerlendirilir hiç bilmem.

Nazım Hikmet çok acılar çekmiş. Gerçekten zorlu ve dramatik bir hayat yaşamış. Kadın konusunda da pek çapkın, o ayrı. Kendisi de zaten bu konuda itirafta bulunmuş.

Beğendin mi diye sorarsanız, beğenmedim. Şiir beğenmediğimden değil, gerçekten güzel şiirler vardı. Birkaçı yüreğime dokundu, bazı kelime oyunları etkileyiciydi. Fakat beğenmedim. Sebebi şiire yatkın biri olmadığımdan kaynaklanıyor olabilir. Belki de Nazım Hikmet aradığım şair değildir. Romantik bir yüreğe sahip olmadığımı biliyorum, ama şansımı denemeye devam edeceğim. Edip Cansever ile Turgut Uyar’ın kitapları var; eğer onlarda da umduğumu bulamazsam şiire bir süre ara verebilirim.

Beğenmeme sebebim umarım tarz meselesinden kaynaklanıyordur. Şairlerde tarzın, stilin, kendince bir imzanın çok önemli olduğunu duymuştum. Elbet bana hitap eden biri denk gelir.

Akrep şiiri favorim olabilir.
112 syf.
·Puan vermedi
Evet, belki şiir gibi geçmiyor ömrümüz ama şiir gibi insanlarla kesişiyor yolumuz... Bir şiirin, bir mısrasında buluveriyorsun kendini. Bir dizeyi okuduktan sonra unutuyorsun kederini. Veya sana kederini unutturuyorlar... Böyleyken insan nasıl sevmez şiiri ? Ve yalnızken sana şiiri hediye edeni ?

“Milleti ve savaşı keşfettim. Şaştım, korktum, sevdim ve bütün bunları yazmak gerektiğini sezdim. Şiirle yeni şeylerin, şimdiye kadar söylenmemiş şeylerin ifade edilmesi gerektiğini sezdim.” diyerek konuşturuyor kalemini Nazım Hikmet, bize de okumak kalıyor.

“İçimde ikinci bir insan gibidir seni sevmek saadeti...”

Şiir okuyun, şiirle kalın, şiir gibi geçsin ömrünüz
112 syf.
·2 günde·10/10 puan
Şiir, dışavuramadığımız duygularımızın başkaları tarafından en vurucu şekilde yazıya dökülmüş halini bulduğumuz edebi türdür benim için. Sevdiğin bir kitabı okurken her cümlede kendini bulamazsın genel olarak bir olayı takip edersin; bir bölümde aktarılan bir düşünce ve sözde birden kendini bulursun. Ama şiir bence öyle değil. Sevdiğin bir şiirin her cümlesinde kendini bulursun. Ve dolaylı olarak şiirin şairinde de kendini bulursun.
Nazım Hikmet'in şiirleri benim için o türden şiirlerdir.. Ki Nazım Hikmet'in yeri bende her zaman başkadır bunu bilen bilir. Acısını, sevincini, kızgınlığını, kırgınlığını, aşkını, özlemini, memleket sevdasını ifade ediyor Nazım Hikmet şiirlerinde. Kalbinde dile getirmek istediği duygularını şiirle dile getirmiş  ifade etmiş.
Şiir kitabı yorumlanmaz genelde ama şiirin ve Nazım'ın benim için ne ifade ettiğini dile getirmek istedim. Lafı daha fazla uzatmadan sözü Nazım Hikmet'e bırakalım;
"Yani öyle ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için.."


Nazım Hikmet şiirlerinde insanın kendini bulduğu ve yalnız hissetmediği mısralar vardır. Benimki "Mavi Gözlü Dev, Minnacık Kadın ve Hanımlleri"
"Kimse seni sen olduğun için sevmeyecek; herkes seni, seni sevmenin onlara ne kadar yakışacağını düşündüğü için, yani kendileri için sevecek ve bu da demek oluyor ki insan böyle yaparak yine kendini sevecek. "Sen hiç sevilmemiş olacaksın hikayenin sonunda."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Henüz Vakit Varken Gülüm
Alt başlık:
Seçme Şiirler
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750814068
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Henüz vakit varken, gülüm,
Paris yanıp yıkılmadan,
henüz vakit varken, gülüm,
yüreğim dalındayken henüz,
ben bir gece, şu Mayıs gecelerinden biri
Volter Rıhtımında dayayıp seni duvara 
öpmeliyim ağzından 
sonra dönüp yüzümüzü Notrdama
çiçeğini seyretmeliyiz onun, 
birden bana sarılmalısın, gülüm,
korkudan, hayretten, sevinçten 
ve de sessiz sessiz ağlamalısın, 
yıldızlar da çiselemeli
incecikten bir yağmurla karışarak.
...
Bu kitap, hem Türk şiirinde büyük bir çığır açmış, hem de modern dünya şiirinde Türkçeye yer açmış bu büyük şairle tanışmak için güzel bir buluşma yeri olması umuduyla hazırlandı.

Kitabı okuyanlar 12,7bin okur

  • Kübra Yılmaz
  • Aşkın bektaş
  • özgür budak
  • Fatma
  • Fatma Kaya
  • Çamkozalağı
  • Eski
  • Murat
  • Özer Şanlı
  • Nursena Zadıkan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%6.2
13-17 Yaş
%13.7
18-24 Yaş
%32.2
25-34 Yaş
%31.7
35-44 Yaş
%10.2
45-54 Yaş
%3.3
55-64 Yaş
%0.6
65+ Yaş
%2.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%66.8
Erkek
%33

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%46 (1.460)
9
%24.7 (783)
8
%17.3 (549)
7
%7.2 (228)
6
%2.6 (84)
5
%1.4 (45)
4
%0.3 (9)
3
%0.1 (4)
2
%0.1 (3)
1
%0.2 (7)

Kitabın sıralamaları